Jump to content

Insanogluna Dogumdan Gelen Hicbir Kavramsal Deger/Bilgi Yoktur.


evrensel-insan

Recommended Posts

"Mu ni" diye burnunu gosterir, sen "o burun" dersin Yani onun burun oldugunu yasamdan ve yasayandan ogrenir.

Sana da İlgi'ye verdiğim tavsiyenin aynısını vereceğim. Kavram adı ile kavramın kendisinin farkını öğrenmelisin. : : :)

Kavrama ad vermek başkadır, kavramın beyinde kavram haline gelmesi başkadır.

 

Ne ayni o bebek, İngilterede bir İngiliz ailenin bebeği olarak doğmuş olsa, burnunun " burun " olduğunu hayatında Türkçe bilen biri ile karşılaşmadıkça asla öğrenemeyecek miydi :) :)

Link to comment
Share on other sites

Bilgiyi reddetmekten kastin nedir?

 

Burada bir bilgi reddi yok, bu bilginin sadece dogan tarafindan dogumdan bilinmemesi var, yani yasamdan ogrenilmesi.

 

Bu bir "luks" degil, olgu.

Sen,insanın kavramsallaştırıp bilgi haline soktuğu bütün fenomenleri reddetmiyorsan, yeni doğana doğuştan gelen bilgiyi de information anlamında reddetmeyecek, kabul edeceksin.

 

Diğer bilgileri kabul edip, bunu, " mantıken ", " REDDETME LÜKS "ün YOK !

Link to comment
Share on other sites

Zaman yoktur demiyorum, insanoglu yaratimi ve fenomenlestirdigi ve olcum olarak aciklamasidir, diyorum.

Ama maalesef demişsin işte:

 

Degisim hareketteki farkli alginin adidir. Doga da zaman da degisim de yoktur, bu algilar insanogluna aittir.

 

Ayrıca, dediklerine göre algı varsa fenomen vardır. Şu halde, Zaman da bir fenomendir. Kendi dediğini inkar mı ediyorsun şimdi ?

Link to comment
Share on other sites

O halde sen kendini öyle sansan da Yapılandırmacı değilsin, zira;

 

insanoglu bir parca olarak dunya denen mekanda evrildi. Dolayisi ile dunya gozlem veren bir fenomen olarak insanoglu zihninden bagimsizdir. Yani insanoglu zihni olmasa onu algilayan bir fenomen icin vardir.

 

diyorsun ve insan zihni dışı bir fenomenin dünyayı aynı algılayacağını ve dolayısıyla bizim algıladıklarımızla gerçek dünyanın aynı olduğunu ve yine dolayısıyla fenomenin numene eşit olduğunu, numenin var olmadığını ima etmiş oluyorsun. Bu da Metafizik Materyalist bakış açısı ile aynıdır.

Oysa, wikipedia'nın constructivist epistemology maddesinden alıntıladığım paragrafın ilk cümlesi, Fenomenin varlık hakkındaki tüm gözlemi ve algıyı vermediğini ortaya koyar. Ve bu ortaya koyuş İdealizmi çağrıştıran ontolojik bir iddianın üstü kapalı bir kabulüdür.

'' According to constructivists the world is independent of human minds ''

( Yapılandırmacılara göre, dünya insan zihninden bağımsızdır )

Bu cümlede kendisinden bahsedilen Fenomen ( dünya ) varlığa ilişkindir. Bu bir numen ( öz ) olduğu iddiasıdır.

Gerçeklik bilinçten bağımsız olarak nesnel dünyada bulunan varlıklardır. Yani nesnenin kendisidir.Genellikle doğruluk kavramı ile aynı anlamda kullanılmaktadır fakat felsefede bu iki kavram farklıdır. Doğruluk bilgiye ait bir özelliktir ve özneye bağımlıdır ama gerçeklik ancak nesnel dünyaya ait bir varlığın özelliği olabilir. Nesnel dünyada var olan ama bir insan tarafından algılanmamış bir şey yine de gerçektir. Bilgi ile gerçeğin uyumu bilginin doğruluğunu sağlar. “

Numen (Noumenon) veya Ding an sich, yani "kendinde olan şey", Kant felsefesinde fenomenin ötesindeki bilinemez ve tanımlanamaz "gerçeklik", "gerçek bilgi" manasındadır. Bilginin imkânı ya da imkânsızlığına yönelik düşünceler çerçevesinde, özne'nin ilişki kurduğu nesnenin görüntüsünün ardındaki gerçek özünü tanımlama çabası olan numen, somutun ifade bulduğu "fenomen"'in karşıtı olup, varoluşsal özü ifade eder. Herhangi bir varlığın algımızdan bağımsız, kendi içinde oluşur. "

( tr.wikipedia )

Link to comment
Share on other sites

Konu aynı sinyali alma meselesi değil. Yastığın tepkisini azlığı, tepki olmadığının kanıtı da değil. :)

 

Konu bu tepkiyi oluşturan şeyin niteliği. Neye tepki gösterilmesi gerektiğinin bilgisi bulunmadan tepki gösterilebilir mi ?

Tabi canim, yasti ve duvarin neye nasil tepki gosterecegi bilgisi var cunku beyinleri bu bilgiyi onlara gaipten vermis.

 

Ayni dinciler gibi dusunuyorsun "Ogunes oraya insanoglu yasasin diye konmus" evet, aynen!

 

Gorursem, soylerim.

Link to comment
Share on other sites

Sana da İlgi'ye verdiğim tavsiyenin aynısını vereceğim. Kavram adı ile kavramın kendisinin farkını öğrenmelisin. : : :)

Kavrama ad vermek başkadır, kavramın beyinde kavram haline gelmesi başkadır.

 

Ne ayni o bebek, İngilterede bir İngiliz ailenin bebeği olarak doğmuş olsa, burnunun " burun " olduğunu hayatında Türkçe bilen biri ile karşılaşmadıkça asla öğrenemeyecek miydi :) :)

Burada asil bilincinin kapaliginin acmasini ogrenecek bir kisi varsa o da sensin. :)

 

Bir fenomenin kavram ile ozdeslesmesi her bir toplum cografya temelinde kendi dili bunyesindedir.

 

Bunlari bile bilmemen sasirtiyor, beni. :)

Link to comment
Share on other sites

Sen,insanın kavramsallaştırıp bilgi haline soktuğu bütün fenomenleri reddetmiyorsan, yeni doğana doğuştan gelen bilgiyi de information anlamında reddetmeyecek, kabul edeceksin.

 

Diğer bilgileri kabul edip, bunu, " mantıken ", " REDDETME LÜKS "ün YOK !

Benim neyi reddedip neyi reddetmeyecegim benim beynimin ..e goresine bilgi bilinc ve farkindalik duzeyine goredir. Iste bu herkesten ve seninkinden farklidir.

 

Kendi mantik mantiksiuzliklarini sadece kendinde gecerli kilabilirsin, baskasinda degil. :)

Link to comment
Share on other sites

Ama maalesef demişsin işte:

 

 

Ayrıca, dediklerine göre algı varsa fenomen vardır. Şu halde, Zaman da bir fenomendir. Kendi dediğini inkar mı ediyorsun şimdi ?

Eee sende algi sonlandigi oldugu surece benim yapacak bir seyim yok.

 

Zaman insanoglu bildirimidir. Anlatabildim mi?

 

Zaman insanoglunun fenomenlestirdigidir.

 

Aslinda senin bu avukatliginin tek nedeni her zaman kendi beyninde yasadigin celiskiden kaynaklaniyor.

 

Herkesin beynini de kendi beynin gibi celiskide zannediyorsun.

 

Ustelik celiski/iliski farkini bildigini de hic zannetmiyorum.

Link to comment
Share on other sites

O halde sen kendini öyle sansan da Yapılandırmacı değilsin, zira;

 

 

diyorsun ve insan zihni dışı bir fenomenin dünyayı aynı algılayacağını ve dolayısıyla bizim algıladıklarımızla gerçek dünyanın aynı olduğunu ve yine dolayısıyla fenomenin numene eşit olduğunu, numenin var olmadığını ima etmiş oluyorsun. Bu da Metafizik Materyalist bakış açısı ile aynıdır.

 

Oysa, wikipedia'nın constructivist epistemology maddesinden alıntıladığım paragrafın ilk cümlesi, Fenomenin varlık hakkındaki tüm gözlemi ve algıyı vermediğini ortaya koyar. Ve bu ortaya koyuş İdealizmi çağrıştıran ontolojik bir iddianın üstü kapalı bir kabulüdür.

 

'' According to constructivists the world is independent of human minds ''

 

( Yapılandırmacılara göre, dünya insan zihninden bağımsızdır )

 

Bu cümlede kendisinden bahsedilen Fenomen ( dünya ) varlığa ilişkindir. Bu bir numen ( öz ) olduğu iddiasıdır.

 

Gerçeklik bilinçten bağımsız olarak nesnel dünyada bulunan varlıklardır. Yani nesnenin kendisidir.Genellikle doğruluk kavramı ile aynı anlamda kullanılmaktadır fakat felsefede bu iki kavram farklıdır. Doğruluk bilgiye ait bir özelliktir ve özneye bağımlıdır ama gerçeklik ancak nesnel dünyaya ait bir varlığın özelliği olabilir. Nesnel dünyada var olan ama bir insan tarafından algılanmamış bir şey yine de gerçektir. Bilgi ile gerçeğin uyumu bilginin doğruluğunu sağlar. “

 

Numen (Noumenon) veya Ding an sich, yani "kendinde olan şey", Kant felsefesinde fenomenin ötesindeki bilinemez ve tanımlanamaz "gerçeklik", "gerçek bilgi" manasındadır. Bilginin imkânı ya da imkânsızlığına yönelik düşünceler çerçevesinde, özne'nin ilişki kurduğu nesnenin görüntüsünün ardındaki gerçek özünü tanımlama çabası olan numen, somutun ifade bulduğu "fenomen"'in karşıtı olup, varoluşsal özü ifade eder. Herhangi bir varlığın algımızdan bağımsız, kendi içinde oluşur. "

 

( tr.wikipedia )

Dedim  ya o kendi sinirli ve beynin kapali bilin c acikligin ile, herkesi kendin gibi algiliyorsun.

 

Cunku ben senin bu dediklerinin hicbirini yapmiyorum ve soylemiyorum. Ama tabiki beyin duzeyi algi ve bilinc farki.

 

Bir kisi kendi algisi ve bilinci degil de, hep baskasininkinin uzerine dusunce uretirsde, iste boyle hem kendine ait bir seyi olmaz, hem ne dedigini bilmez, hem de sanki baskasi ne dedigini algilamis gibi, kendi algisini ona dayatir.

 

Gerci bu bir psikoloji konusudur.

 

Tabiki koyacak, CUNKU YAPILANDIRMACI EPISTEMOLOJI VARLIKTAN DEGIL BILGIDEN YOLA CIKAR.

 

Dedim ya ufku metafizik ile sinirli olanlar, epistemolojiyi algilayamazlar. Once ufuklarini var dan bil kokenine tasimalari sonrafda her turlu dogmalarini ve ideolojik inancsal varliksal ezberlerini bozmalari gerekir.

 

Iste o zaman belki her seyden once varlik ile bilgi arasindaki o farki algilarlar ve bilgiyi varlik ile varligi bilgi ile corbalamazlar.

 

Ayrica gercekligin ontolojik ve yapilandirnaci farkini da ancak bu farki algilarlarsa belki ufuklari yonlenir.

Link to comment
Share on other sites

Zaman insanoglu bildirimidir. Anlatabildim mi?

 

Zaman insanoglunun fenomenlestirdigidir.

Sen bir sayfa önce algı varsa fenomen vardır demedin mi ? Değişimdeki farklı algı zamanın bir fenomen olduğunun göstergesi değil midir ? Bir şeyin fenomen olması için somut, algılanabilir ve denenebilir olması yeterli.

Link to comment
Share on other sites

Dedim  ya o kendi sinirli ve beynin kapali bilin c acikligin ile, herkesi kendin gibi algiliyorsun.

 

Cunku ben senin bu dediklerinin hicbirini yapmiyorum ve soylemiyorum. Ama tabiki beyin duzeyi algi ve bilinc farki.

 

Bir kisi kendi algisi ve bilinci degil de, hep baskasininkinin uzerine dusunce uretirsde, iste boyle hem kendine ait bir seyi olmaz, hem ne dedigini bilmez, hem de sanki baskasi ne dedigini algilamis gibi, kendi algisini ona dayatir.

 

Gerci bu bir psikoloji konusudur.

 

Tabiki koyacak, CUNKU YAPILANDIRMACI EPISTEMOLOJI VARLIKTAN DEGIL BILGIDEN YOLA CIKAR.

 

Dedim ya ufku metafizik ile sinirli olanlar, epistemolojiyi algilayamazlar. Once ufuklarini var dan bil kokenine tasimalari sonrafda her turlu dogmalarini ve ideolojik inancsal varliksal ezberlerini bozmalari gerekir.

 

Iste o zaman belki her seyden once varlik ile bilgi arasindaki o farki algilarlar ve bilgiyi varlik ile varligi bilgi ile corbalamazlar.

 

Ayrica gercekligin ontolojik ve yapilandirnaci farkini da ancak bu farki algilarlarsa belki ufuklari yonlenir.

Zaten Din inanırları da mantık ve bilgi-karşı argüman ile tartışmak yerine bir noktadan sonra senin gibi anlayamazsın, edemezsin şeklinde suçlayarak, hakaret ederek çekilirler.

Link to comment
Share on other sites

Zaten Din inanırları da mantık ve bilgi-karşı argüman ile tartışmak yerine bir noktadan sonra senin gibi anlayamazsın, edemezsin şeklinde suçlayarak, hakaret ederek çekilirler.

En basitinden bilgi temelli bir teoriyi metafizik temelli bir ideoloji ile yani idealizm ile bagdastirmak, iste bilgi ve varlik farkinin algilanamamis olmasinin ve ufkun metafizik varliksal dogma ile sinirli olusunun bir delilidir.

Link to comment
Share on other sites

Sen bir sayfa önce algı varsa fenomen vardır demedin mi ? Değişimdeki farklı algı zamanın bir fenomen olduğunun göstergesi değil midir ? Bir şeyin fenomen olması için somut, algılanabilir ve denenebilir olması yeterli.

Hayir hic oyle bir sey demedim, fenomen algiya gozlem verir dedim.

 

Hayir degildir, cunku fenomen kavrmsal bilgi olarak sabitlenmez. Her bir gozlemin algisi ve onun turettigi kavramsal bilgisi de farkli yenilenen ve degiskendir.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...