Jump to content

Insanogluna Dogumdan Gelen Hicbir Kavramsal Deger/Bilgi Yoktur.


evrensel-insan
 Share

Recommended Posts

Ben hala bilgiyi "doğuran"ın insan mı, insan dışı mı olduğunu anlayamadım. :)

Gelince sorariz.

 

Yalniz unutma, "INSANOGLU FENOMENI DISINDA KAVRAMSAL BILGIYE KENDI ALGILADIGI GOZLEMI TEMELINDE SAHIP OLAN BASKA BIR FENOMEN YOKTUR VE Fenomen de bilgi yoktur' u algilamak ve bilincine varmak, METAFIZIKTEN EPISTEMOLOJIYE GECIS, ASAMASIDIR.

Link to comment
Share on other sites

Yalniz unutma, "INSANOGLU FENOMENI DISINDA KAVRAMSAL BILGIYE KENDI ALGILADIGI GOZLEMI TEMELINDE SAHIP OLAN BASKA BIR FENOMEN YOKTUR VE Fenomen de bilgi yoktur' u algilamak ve bilincine varmak, METAFIZIKTEN EPISTEMOLOJIYE GECIS, ASAMASIDIR.

 

 

Bunları kavradım. Teşekkür ederim. :)

 

İnsanoğlu fenomeni dışında bilgi üreten fenomen yoktur.

 

Numenal yeti sadece insanoğluna aittir. Yeni doğan, gözlem, düşünme ve kavrama aşamasına gelinceye kadar numenal yetisini kullanamaz. Bilgi üretip algılayamaz.

Link to comment
Share on other sites

Ben hala bilgiyi "doğuran"ın insan mı, insan dışı mı olduğunu anlayamadım. :)

O cümlenin öznesi insan değil diye o cümlenin ana fikrini insan dışı bilgi üreten bir şey vardır diye algılamak mı lazım illa ki ? Mahsus mu yapıyorsun bunu ?

 

" Bu etkileşimin sonucu oluşan durum ise yeni bir bilgi doğurup molekül düzeyinde farklı moleküllere bilgi taşır. "

 

İnformation'a elli defa bilgi demişim ve insan ürünü olduğunu söylemişim. Her defasında parantez mi kullanmam gerek ?

Link to comment
Share on other sites

Bunları kavradım. Teşekkür ederim. :)

 

İnsanoğlu fenomeni dışında bilgi üreten fenomen yoktur.

 

Numenal yeti sadece insanoğluna aittir. Yeni doğan, gözlem, düşünme ve kavrama aşamasına gelinceye kadar numenal yetisini kullanamaz. Bilgi üretip algılayamaz.

Iste o yuzden ana rahminden 3 yasina kadar bebek bilincaltina kaydeder. Ondan sonra sorarak ogrenme sureci ve kendini ortaya koyma cabasi baslar.

 

Genetik epistemolojist G.Pigett yapilandirmaci epistemolojiyi egitim ve ogretim olarak her yasta cocugu gozlemleyerek olgular ortaya cikarmistir.

 

Yapilandirmaci epistemoloji bir egitim/ogretim sistemidir.

 

Darisi ulkemizin basina.

Link to comment
Share on other sites

Demek ki insana doğumdan gelen kavramsal değer bilgi yaşayana göre varmış.

Basligi iyi oku. O yanlis algi. Cunku yasayan dogani gozlemliyor kendi elde ettigi sekilde ozdeslestiriyor.

 

Mesela "yeni dogan aglar/aglatilir"

 

Anne sutu emer, altini kirletir, bir yeri agridiginda ya da altini kirlettiginde aglar, eger onlenmezse tirnaklari ile yuzunu vucudunu cizebilir v.s.

 

Bak bu ornek guzel iste. Eger dogan bilgi de kavramsal bilgi olsa idi, YANI ZARAR VERME BILGISI, NE OGRENMEDEN ELINI ATESE SOKAR, NE DE TIRNAGI ILE BIR TARAFINI CIZERDI  v.s.

 

Dolayisi ile bir gozlemden once zaten o gozlem ile ilgili ortaya konmus bir kavramsal bilgi vardir.

 

Ama bu gerekirse ogrenilir. HIC BIR BEBEGI OLMAMIS BIR KISI BEBEK BAKMAMIS BIR KISI BU BILGILERI BILMEZ.

Link to comment
Share on other sites

Başlıkta sana ait bir iddia var ve biz bunun doğru olup

olmadığını tartışıyoruz.

 

" KAVRAMSAL BILGI YETISI" Yasayana gore bilgidir 

 

demedin mi şimdi bunu inkar mı edeceksin ?

Yukarda sen bu denileni kendi algina gore carpitmissin.

 

Bir daha yaziyorum, bir bebek kavramsal bilgi yetisi ile ama 0 kavramsal bilgi ile dogar.

 

Simdi bunun uzerine itirazin varsa, dile getir.

 

Ya da curutebilecegini dusunuyorsan; gozlemsel olarak ispatla.

Link to comment
Share on other sites

Nasıl yani ? Ben sana " kavramsal bilgi yetisi " bilgi midir, değil midir diye sorduğumda, yaşayana göre bilgidir demedin mi ? Niye dediğini inkar ediyorsun şimdi ?

Bak bir daha yaziyorum.

 

Insanoglu turunun biri, KAVRAMSAL BILGI YETISI ILE, FAKAT 0 KAVRAMSAL BILGI ILE DOGAR.

 

Kavramsal bilgi yetisi bu bilgiyi OGRENMIS  OLAN yasayan icindir, dogan da bu bilginin OGRENILMISLIGI yoktur.

 

Lutfen carpitmadan algila.

Link to comment
Share on other sites

İçgüdü kaynaklı korkular birer kavramsal bilgidir. Doğan doğduğu andan itibaren bu korkuların yönlendirmesi ile yaşar. Öğrenme sürecinde korkularını asgariye indirir.

Yasamda olana ve bu bilgiyi ogrenmis olana gore. Bunu yasayan bilmez, cunku ogrenmemistir.

 

Mesela bir bebek cok rahat zehirli bir orumcege yaklasabilir, cunku kendisini sokacagini bilmez.

 

Onun korku yasadigi yasamda olanin algisidir, bebegin degil.

 

Zaten bebek kavramsal bilgiye sahip olsa, anne baba onu susturmak icin; "deneme&yanilma metodu" nu denemez.

Link to comment
Share on other sites

Mesela bir bebek cok rahat zehirli bir orumcege yaklasabilir, cunku kendisini sokacagini bilmez.

 

Çünkü, bebek henüz oral dönemdedir ve algısı ağız ve dudaklarda yoğunlaşmış, kontrolü kaybetmeme korkusu henüz aktive olmamıştır.

 

0-1 yaş arası bebeğin dış dünya ile kurduğu ilişki yalnız ağız yoluyla ( oral )dır. Beyninin yoğunlaştığı tek algı reseptörleri ağız ve dudaklardadır. Ve bu aşamadaki bebeğin tek korkusu beslenememe korkusudur.

 

Bu döneme saplanan yetişkinde madde bağımlılığı ve depresif kişilik bozuklukları görülür.

 

Daha sonraki yaşlarda sırasıyla Anüs ve Fallus önem kazanır.

 

1-3 yaş arası Anal dönemde, nesneleri tutup bırakmama, bağımsızlık ( ben yaparım tarzı ) davranışları görülür. Bu aşamadaki bebeğin korkusu kontrolü kaybetme korkusudur. Yavaş yavaş toplumsal kurallar algılanır, çatışmalar başlar ve Süper Ego gelişmeye başlar.

 

Bu döneme saplanan yetişkinde obsesif-kompülsif kişilik bozuklukları görülür.

 

0-1 yaşı arası Oral dönemde olan bebekte henüz örümcekin uyandıracağı kontrolü kaybetme korkusunu tetikleyecek bir duyumu beyin algılamamaktadır.

 

Bana herkesin zehirli örümcek tarafından ısırıldıktan sonra, yani böyle bir deneyim kazandıktan sonraörümcekten korkmaya başladığını falan savunmayacaksın herhalde.

Link to comment
Share on other sites

Çünkü, bebek henüz oral dönemdedir ve algısı ağız ve dudaklarda yoğunlaşmış, kontrolü kaybetmeme korkusu henüz aktive olmamıştır.

 

0-1 yaş arası bebeğin dış dünya ile kurduğu ilişki yalnız ağız yoluyla ( oral )dır. Beyninin yoğunlaştığı tek algı reseptörleri ağız ve dudaklardadır. Ve bu aşamadaki bebeğin tek korkusu beslenememe korkusudur.

 

Bu döneme saplanan yetişkinde madde bağımlılığı ve depresif kişilik bozuklukları görülür.

 

Daha sonraki yaşlarda sırasıyla Anüs ve Fallus önem kazanır.

 

1-3 yaş arası Anal dönemde, nesneleri tutup bırakmama, bağımsızlık ( ben yaparım tarzı ) davranışları görülür. Bu aşamadaki bebeğin korkusu kontrolü kaybetme korkusudur. Yavaş yavaş toplumsal kurallar algılanır, çatışmalar başlar ve Süper Ego gelişmeye başlar.

 

Bu döneme saplanan yetişkinde obsesif-kompülsif kişilik bozuklukları görülür.

 

0-1 yaşı arası Oral dönemde olan bebekte henüz örümcekin uyandıracağı kontrolü kaybetme korkusunu tetikleyecek bir duyumu beyin algılamamaktadır.

 

Bana herkesin zehirli örümcek tarafından ısırıldıktan sonra, yani böyle bir deneyim kazandıktan sonraörümcekten korkmaya başladığını falan savunmayacaksın herhalde.

Bebek ogrenmeden hangi korkuyu BILINCLI YASAR?

 

Butun bu yazdiklarinin yasamdan ogrendigin bilgiler, dogumdan degil.

Link to comment
Share on other sites

Bebek ogrenmeden hangi korkuyu BILINCLI YASAR?

 Butun bu yazdiklarinin yasamdan ogrendigin bilgiler, dogumdan degil.

Öğrenmek ile bilmek farklıdır. Bebek yaşamdan öğrendiğinin hangisini bilinçli yaşar peki ?

 

Bana herkesin zehirli örümcek tarafından ısırıldıktan sonra, yani böyle bir deneyim kazandıktan sonra örümcekten korkmaya başladığını mı savunacaksın yoksa ?

Link to comment
Share on other sites

Öğrenmek ile bilmek farklıdır. Bebek yaşamdan öğrendiğinin hangisini bilinçli yaşar peki ?

 

Bana herkesin zehirli örümcek tarafından ısırıldıktan sonra, yani böyle bir deneyim kazandıktan sonra örümcekten korkmaya başladığını mı savunacaksın yoksa ?

Tabi ki farklidir. Ikiside yasamdan kazanilir.

 

Bu bizim toplum icin pek olasi degil; cunku herkes kendisine verileni ya uygular ya karsi cikar. Bilinc icin verilenin sorgulanmasi gerekir, uygulama yerine.

 

Evet ilk tecrubeler boyle olustu.

 

Yani biri elini yakmasa atesin yaktigi bilgisi nasil kazanilacak ti?

Link to comment
Share on other sites

Seni bilmem de, ben ilk örümcekten korkmam gerektiğini kimseden öğrenmedim, hiç bir yerde okumadım, örümcek tarafından da hiç ısırılmadım. Ama yine de korktum. şimdi bilinçlenince de korkmamayı öğrendim.

 

Asıl olan korkudur. Korku da bir bilgidir. Ve tüm bilgiler de ancak yeni bilgilerle aşılır, bu genel kuraldır. Onun için doğuştan gelen temel korkular yaşam deneyimleri ile aşılır veya makul seviyeye çekilir.

Link to comment
Share on other sites

Seni bilmem de, ben ilk örümcekten korkmam gerektiğini kimseden öğrenmedim, hiç bir yerde okumadım, örümcek tarafından da hiç ısırılmadım. Ama yine de korktum. şimdi bilinçlenince de korkmamayı öğrendim.

 

Asıl olan korkudur. Korku da bir bilgidir. Ve tüm bilgiler de ancak yeni bilgilerle aşılır, bu genel kuraldır. Onun için doğuştan gelen temel korkular yaşam deneyimleri ile aşılır veya makul seviyeye çekilir.

Korku doganin ogrenmeden ya da tatmadan bilemeyecegi bir bilgidir.

 

Mesela yasamda korkuyu kendince bilen ve anlam ve iceriklendiren bir insanoglu  gozlem algisi olarak korku ile bir davranisi (hayvan ya da insanoglu) ozdeslestirebilir.

 

Dogustan korku gelmez. Korku fenomenal degil, numenal bir duyumdur.

Link to comment
Share on other sites

Dogustan korku gelmez. Korku fenomenal degil, numenal bir duyumdur.

 

Numenal olan fobilerdir. Temel korkular fenomenaldir.

 

Doğada kırmızı-sarı kombinasyonu ( yılanlar ) zehire, siyah-sarı kombinasyonu ( leopar, jaguar, sırtlan vb. ) yırtıcı tehlikeye

tekabül eder. Bu gibi ilkel beyin kaynaklı ön bilgiler a prioriktir, evrimseldir.

 

Gözünü açan kedi yavrularının, insana daha çıkmamış dişini göstermeye ve korkutmaya çalışması deneyimden elde edilen bilgi kaynaklı bir davranış değildir. Yabancı varlıklara karşı gösterilen ön yargılı ( ön bilgi ) bir tepkidir.

 

Yine; kedi yavruları, annesiz büyümüş olsalar dahi dışkılarının üstünü örtmeyi bilirler. Bunu deneme yanılma ile değil, genetik olarak bilirler.

 

Yavru kediler de tıpkı insan yavruları gibi bildiklerinin bilincinde değildirler ama bilirler. Çünkü, bilmez iseler hayatta kalamazlar.

İşte bu ve buna benzer tepki ve davranışlar evrim ile kazanılmış ön bilgi kaynaklıdırlar.

 

Keza; İnsan türünün yavrusunun bebek dediğimiz aşamasında içgüdülere bağlı ön bilgi olmazsa hayatta kalma şansı olmaz. Bebek açlıktan ölebileceği bilgisine ( korku ) sahip olmazsa ağlamaz. Açlığa tepki vermez. Bu bilginin bilincine varması da gerekmez. Ön bilgi ( korku ) vardır ve bu bilgiye bağlı davranış vardır.

 

İçgüdülerin tümü ilkel beyin kaynaklı birer duyumdur. Korku duyuma bağlı bir ön bilgidir. İç güdüler birer duyumdur.

Link to comment
Share on other sites

Numenal olan fobilerdir. Temel korkular fenomenaldir.

 

Doğada kırmızı-sarı kombinasyonu ( yılanlar ) zehire, siyah-sarı kombinasyonu ( leopar, jaguar, sırtlan vb. ) yırtıcı tehlikeye

tekabül eder. Bu gibi ilkel beyin kaynaklı ön bilgiler a prioriktir, evrimseldir.

 

Gözünü açan kedi yavrularının, insana daha çıkmamış dişini göstermeye ve korkutmaya çalışması deneyimden elde edilen bilgi kaynaklı bir davranış değildir. Yabancı varlıklara karşı gösterilen ön yargılı ( ön bilgi ) bir tepkidir.

 

Yine; kedi yavruları, annesiz büyümüş olsalar dahi dışkılarının üstünü örtmeyi bilirler. Bunu deneme yanılma ile değil, genetik olarak bilirler.

 

Yavru kediler de tıpkı insan yavruları gibi bildiklerinin bilincinde değildirler ama bilirler. Çünkü, bilmez iseler hayatta kalamazlar.

İşte bu ve buna benzer tepki ve davranışlar evrim ile kazanılmış ön bilgi kaynaklıdırlar.

 

Keza; İnsan türünün yavrusunun bebek dediğimiz aşamasında içgüdülere bağlı ön bilgi olmazsa hayatta kalma şansı olmaz. Bebek açlıktan ölebileceği bilgisine ( korku ) sahip olmazsa ağlamaz. Açlığa tepki vermez. Bu bilginin bilincine varması da gerekmez. Ön bilgi ( korku ) vardır ve bu bilgiye bağlı davranış vardır.

 

İçgüdülerin tümü ilkel beyin kaynaklı birer duyumdur. Korku duyuma bağlı bir ön bilgidir. İç güdüler birer duyumdur.

Fenomenal korku olmaz. Cunku fenomenin numenal yetisi yoksa, korkusu da olmaz. Korku bir histir ve beyinde algilanir. Yani yasanan bir his korku ile ozdeslesir.

 

Aslinda korku bilgi ile ters orantilidir. Bildikce korku azalir.

 

Ayrica korkunun kaynagi bir fenomen de olmayabilir.

 

Mesela Allah korkusu, cehennem korkusu, evham, endise v.s.

 

Korku insanoglunun bir davranis ya da dusunceye verdigi kavramdir.

 

Dogan bebekte korku yoktur.

Link to comment
Share on other sites

Aslinda korku bilgi ile ters orantilidir. Bildikce korku azalir.

 

Hani bebek zehirli örümceği öğrenince korkuyordu ? Kendi kendini çürütüyorsun.

 

Ayrıca, benim şu cümlemle senin söylediğinin bir farkı yok neden itiraz ediyorsun o halde ?

 

" Asıl olan korkudur. Korku da bir bilgidir. Ve tüm bilgiler de ancak yeni bilgilerle aşılır, bu genel kuraldır. Onun için doğuştan gelen temel korkular yaşam deneyimleri ile aşılır veya makul seviyeye çekilir. "

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...