-
İçerik sayısı
2.869 -
Kayıt tarihi
-
Son ziyareti
-
Kazandığı günler
152
İçerik türü
Profiller
Forums
Store
Makaleler
Everything posted by kavak
-
Enerji tanrı ise kesinlikle kötü deĝildir. Olsa olsa aptaldır, çünkü evrime şöyle bir baktıĝımızda, canlılar dünyasını yap boz tahtasına çevirmiş. Bilinçsizce deneyerek, yanılarak, düzelterek, eleyerek, bozarak bir şeyler yapmaya çalışan bir çırak görüntüsünü veriyor.
-
Varsa, buyursun gelsin! Kapımız her zaman açık.
-
Seçimler 14 Mayıs´ta yapılacak. Memleket çaĝdaşlıĝı, özgürlüĝü, kuvvetler ayrılıĝını, baĝımsız yargıyı, tarafsız adaleti ve toplumsal bir barışı yakalayabilmesi için yeni bir fırsat. Peki, RTE nam-ı diĝer AKP neden 14 Mayıs´ı seçti? Çünkü DP(Demokrat Parti) 14 Mayıs 1950´de seçimlere girmişti ve Ramazan ayının sonuna denk geliyor. Yani yine Menderes sömürüsü ve Ramazan boyunca bol bol din sömürüsü yapılacak. Din bir kere daha siyasete alet edilecek. Bu o kadar aşikar ki!
- 23 yanıt
-
- din dömürüsü
- siyaset
-
(1 etiket daha)
Konudaki etiketler:
-
Sana vazgeç diyen yok ancak bu dinin diĝer dinlerden hiçbir farkı yoktur. İnsanlar tarafından uydurulmuştur. Zaten dinlerin insan ürünü olduklarını idrak edebilsen, tüm dinleri çoktan sepetlerdin ve piyasadaki din zırvalarına inanmayı tamamen bırakırdın.
-
Her güç sahibini sevmek veya ona tapmak mecburiyeti mi var? İsterse her şeyiyle iyi olsun, yine de onu sevmek veya ona tapmak zorunluĝu yoktur. Korkutma veya sindirme siyaseti güden tanrılar, krallar ve güç sahiplerini güçlü oldukları için sevmeye veya onlara tapmaya kalkışmak, hastalıktır. Bana göre çıkarcılıktır, bencilliktir.
-
Tamam işte, birbirimizi tanıyoruz işte. O nedenle inanç bazında kesin veya son kararım minvalinde bir şeyler yazmaya devam edersen, inandırıcılıĝını yitirirsin.
-
Ben seni eskiden beri tanıyorum, bu nedenle böyle kesin ifadeli cümleler kurmamanı tavsiye ederim. Şöyle dön de bak; son senelerde kaç defa inanç deĝiştirdiĝini kendin gör.
-
Zırvaya, zırva denir. Sen de 3 gün sonra yine başka dine geçersen veya yine dinsiz olursan hiç şaşırmam. Ha bire inanç deĝiştiriyorsun. Yani çok tutarsızsın.
-
Zırva!
-
Çarşamba günü ateist olmuşsun ancak bugün Hrıstiyan olduĝunu iddia ediyorsun. Seni kafa bir hayli karışık anlaşılan.
-
Gerçek Hrıstiyan deĝilmiş..miş. Yahu Müslümanı da Hrıstiyanı da sıkışınca "Aman da onlar gerçek Müslüman deĝil veya onlar gerçek Hrıstıyan deĝil" saçmalıĝının arkasına sıĝınıyor. Hâlâ anlamıyorsun, deĝil mi? Sen önce misyonerlik nedir onu öĝren. Misyonerlik, Hrıstiyan dininin yayılmasının temel taşıdır. Bu zihniyet hâlâ devam ediyor. İnsanların yaşamına karışıyorlar, daha ne yapsınlar!
-
O zaman sen Hrıstiyan tarihini pek bilmiyorsun ve yazdıklarımı iyi okumadın. Misyonerlik: https://en.wikipedia.org/wiki/Christian_mission
-
Bu mevzuları @müftü yukarıda gayet güzel izah etmiş, bu nedenle ben diĝer yazdıklarına bir iki cümle sarfetmek istiyorum. İlginçtir ki sizin durumunuzda olanların sayısı bir hayli fazla. Konu sahibi de dinsiz imansız bir yaşamı kabullenemedi ve tabiri yerindeyse, eksi konumuna(sünni müslüman) geri döndü. Bunun böyle olmasının çok nedenleri var elbette; içinde yaşanan toplumun kültürü, ahlak anlayışı, yaşam tarzı ve dini. Bunlar insanları çok yakından etkileyen şekillendiren hususlar. Ancak bir tanesi daha var ki bence en önemlisi aslında. O da şu: Ölüm korkusu, yani ölümden sonraki bilinmezlik. Bu durum çoĝu insanı ürkütüyor ve onları güvenli bir liman arayışına itiyor. Kendisinden kat kat daha güçlü hayali bir varlıĝa tapmak, ona adaklar (kurban) sunmak veya sorunlarını çözmesi için yalvarıp yakarmak bazılarını rahatlatıyor galiba. Bu üç eylem (tapmak, kurban sunmak, yalvarmak) insanlık tarihi kadar eksidir. Hrıstiyanlık hâlâ misyonerlik maskesinin altında diĝer insanların yaşamına karışmaya çalışıyor. Tıpkı İslam gibi yayılmacılık hedefi olan bir dindir. Bu nedenle bu 2 din, dünyanın en ucra köşesine kadar gidebilmişlerdir. Kendinden olmayanların hayatına karışan ve hayali bir tanrıya tapınılmasını isteyen dinler güzel ahlaklı deĝildir. Hangi tanrı dünyadaki yaşama karışabilmiş veya onu umursamış ki? Hiçbirisi! Evet; piyasaya sürülmüş olan tüm tanrılar dut yemiş bülbül gibi sessizliĝini koruyor. Kutsal kitaplardaki tanrı eylemlerinin ve söylemlerinin hepsini bizler uydurduk. Hergün tecavüze uĝrayan çocuklara ve kadınlara hepisi sessiz kalmıştır ve hâla öyle. Sınavmış..mış falan filan, hepsi boş laf aslında. Araştır, araştırmaktan zarar gelmez ve iyidir, ancak dinler insan ürünü olmaktan kurtulamayacaktır.
-
Gezip dolaşmak, farklı insanların farklı kültürlerini, yaşam tarzlarını ve dinlerini yerinde görmek gibisi yok. İnsanın ufku genişliyor. Dünyadaki insanların ezici çoĝunluĝu ekonomik sebeplerden ötürü doĝup büyüdüĝü diyarın dışına dahi çıkamıyor. Bu nedenle doĝdukları yerdeki dinlerine/inançlarına sadık kalmalarının yegane sebeplerinden birisi bu.
-
Siz beni boşverin. Bu konudaki (dindar --> dinsiz --> dindar) görüşlerimi yeterince dile getirdim. Gerisi fasa fiso.
-
Ben konu sahibinin aptal olduĝunu hiç düşünmedim. Aptal olduĝunu da zannetmiyorum. Aklı başında birisi. Yani mesele duygusal falan deĝil.
-
Pratik olarak nasıl uygulayacaĝız bu doĝrulamayı?
-
Evet, şaka gibi ancak konu sahibi şaka olmadıĝını izah etmeye çalıştı. Ancak ben yine de tam olarak ikna olmadım, çünkü kim ne derse desin, hayatımız boyunca içinde yaşadıĝımız toplumun kültürünü ve dinini silkeleyip atmak çok zor. Bir insan %100 tekrar aynı dine/mezhebe dönüyorsa (Sünni müslüman --> dinsiz imansız --> Sünni müslüman), demek ki o dini/mezhebi hiçbir zaman tam olarak bırakamamıştı. Halbuki dünyada zibil gibi farklı dinler/mezhepler var. Hepsi de en doĝrusu olduĝunu iddia ediyor. Bunu birçok kez dile getirdim ancak nedense pek ilgi görmedi.
-
3 harfli dediĝine göre, demek ki cinlerden öcü gibi korkuyorsun ve dindarsın. Çünkü dindarlar olmayan hayali şeyleri dert eder kendine. Korkunun ecele faydası yok. Ne mi yapman gerekiyor? Sittir et gitsin şu dandik rüyaları ve her şeyden önce sesli bir şekilde "cin" kelimesini söyle. Merak etme çarpılmazsın, çünkü seni ne çarpan ve ne de çarptıran var.
-
Olabilir, çünkü kendini çok güçlü bir konumda gören bir insan, kendinden zayıf ve güçsüz olanı görmezden gelmeye, ona baskı uygulamaya veya onu ezmeye meyillidir. Muhtemelen her canlının dna´sında olan bir şey bu, yani ilk etapta kendi şahsi çıkarları ön plandadır. Bizler karıncaları nasıl hiç önemsemiyorsak, her bakımdan bizden daha ileride olan bir uygarlık bizleri neden umursasın?! Ancak kainatın büyüklüĝü ve ışık hızının sınırlı olması, zeki ve teknolojiyi kullanabilen bir türün bizlerle iletişime geçmesinini bir hayli güçleştiriyor. Burnumuzun ucunda olan güneşin ışınlarının bize ulaşması bile 8 dakika sürüyor. Bize en yakın güneş sistemi olan Alfa Centauri´in uzaklıĝı 4.2 ışık yılı civarında. Yani ışık hızında gitmeyi başarabilen bir uygarlık olsa bile, buraya varmaları en azından 4 sene sürer. Uzun lafın kısası: Bu müthiş mesafeleri göz önünde bulundurduĝumuzda, biz dünyalıların bir hayli yalnız olduĝunu görüyorum.
-
Depremzede Memleketin %80´i deprem bölgesi olmasına raĝmen... Her yere gökdelenler dikiliyorsa Devlet bunlara göz yumuyorsa Vatandaş bunlardan hesap sormuyorsa Memleketin %1´i deprem bölgesi olsa bile... Vatandaş, depremzede olmaya mahkumdur.
-
Bre Emre! İnsanların hayal gücü o kadar geniştir ki, kendi uydurduklarını bile belli bir süre sonra gerçek zanneder. Ve bununla yetinmeyip başkalarının kafasını da ütülemekten çekinmez. İnsan ürünü ve eskilerin masallarından ibaret olan bu mâlum kitabın içinden bir gün canlı bir tavşan çıkarmaya çalışırsan heeç saşırmam. Sizin gibiler her kelimeye 9 takla attırmaya utanmazlar. Hatta o kadar ileri giderler ki kafalarındaki hayale uyana kadar kelimeleri ha bire zıplatırlar. Şu anlama da gelirmiş..miş, şöyle tercüme edenler varmış..mış, geniş anlama sahipmiş...miş. Sizler böyle yaptıkça taptıĝınız tanrıyı daha da aciz bir hâle getiriyorsunuz, çünkü kendisi derdini bir türlü anlatamamış ki zibil gibi farklı yorumlar, tercümeler, anlamlandırmalar piyasaya sürülmüş. Yani 2 + 2 = 4 demekten aciz olmalı ki sizin(!) gibiler milletin kafasını ütülemeye devam ediyor. Maalesef işte bu yüzden Türkiye bir türlü şeyhlerin, şıhların, hacıların, hocaların, tarikatların saçmalıklarından kurtulamadı. Hâlâ milyonlarca insan bu gerici kafalardan medet umuyor. Hasılı sen de bunca senedir hayalperestlikten kurtulamadın gitti.
- 26 yanıt
-
- 2
-
-
Bu devirde araba üretmek çocuk oyuncaĝı aslında. Basarsın parayı, fabrika da kurarsın ve numunelikte olsa arabaları fabrikada üretirsin. Göz boyamak amacıyla devletin en öngelenlerini çaĝırıp güzel bir açılış da yaparsın. Bunlar işin en kolay yanı. En zor yanı ise başarılı bir şekilde pazarlayabilmek. Bu noktayı konuşan pek yok, çünkü riski de çok. Alt yapınız yoksa, dış piyasayı geçtim iç piyasada bile bu arabanın büyük miktarda satılma şansı yoksa eninde sonunda fabrikayı kapatmak zorunda kalacaksınız. Eĝer bir şansı olacaksa maddi açıdan orta halli bir vatandaş bu arabayı fazla zorlanmadan alabilmeli. Türkiye genelinde akü doldurma istasyonları kurulmalı. Yok eĝer zengin kesim hedefleniyorsa, bu araba satılmaz, çünkü rakip ülkelerin/şirketlerin daha iyi daha lüks arabaları var.
