Jump to content

kavak

Members
  • İçerik sayısı

    2.867
  • Kayıt tarihi

  • Son ziyareti

  • Kazandığı günler

    152

Everything posted by kavak

  1. Bize ne @Emre_1974tr?
  2. Dünyanın her tarafında tecavüz vakaları yaşanıyor ancak bunlar ipin ucunu iyicene kaçırmış. Ülke desen, sadece adı var; kültür desen, ne idiğü belirsiz. Hindistan´dan ayrıldı ayrılalı bu ülkede düzgün bir çivi çakıldığını zannetmiyorum.
  3. Sevindiğini bu kadar belli ettiğine göre demek ki GS´lısın.
  4. 2010 senesinde Kuzey Afrika´da başlayıp tee Suriye´ye kadar giden Arap Baharı başarılı olmamasına rağmen Suudi Sülalesini derinden etkilemiştir. O zamandan beri Suudi Arabistan´ın sessiz kalmasının nedenlerinden birisi toplumsal başkaldırılardan oldum olası ödü kopması, çünkü ülkede kontrolü kaybettikleri an Suudi sülalesinin hakimiyeti biter. Bunun olmaması için kadınların özgürlüklerini gıdım gıdım arttırıyorlar ve spora milyarlarca yatırım yapıyorlar. Halkı oyalama peşindeler.
  5. Bize ne @Emre_1974tr! O kadar meraklıysan kendin izle.
  6. Buradaki gavur diyarındaki kiliseler sadece Pazar günleri ibadete açılır. Gayet mantıklı.
  7. İlgiyle okunduğu kocaman bir yalan ve bize ne? Taner kim la?
  8. Kuran´nın insan sözü olduğuna hem içerikleri hem de senin gibi umutsuz vakaların akla ziyan iletileri kanıt teşkil ediyor her zaman.
  9. Yukarıdan gelen bir emirle kapatmaya gerek yok. Camilere girişler ücretli olsun ve tüm giderleri caminin bulunduğu mahalle karşılasın. Her yıl sonunda kapatılıp kapatılmayacağına mahalleli kendisi karar versin. Böyle bir durumda olacaklar belli. Türkiye´deki camilerin %90`ı mahalle sakinleri tarafından kapatılır.
  10. Yaşadığım yerde kiliseler var, yani beni teget geçen bir durum. Olur da memlekete temelli dönersem şayet, işte o zaman oradaki belediyeden hesap sorarım. Kulağıma gelen duyumlara göre eski tarihi eserleri korumak, belediyelerin görevleri arasında imiş. Ayrıca bağlantısını vermiş olduğun yerde şu yazıyor: "Temizlik hizmeti verilecek camiler, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan protokolle belirleniyor."
  11. Yanılıyorsun, aslında saçmalıyorsun. Sayende bu kitabın içler acısı haline bir kez daha tanık oluyoruz. Bu durum onun insan sözü olduğunu tekrar ve tekrar kanıtlamakta.
  12. @Emre_1974tr, neyi anlattığı bize ne! Kutsal kitabını da insanlar elleriyle yazdı. Senin ve reklamını yaptığın kişilerin bir pok yaptığı yok. Yukarıda iliştirdiğin video 9 sene evveline ait. Yani bayatlamış bir şey. Ayrıca bu forumda Hrıstiyan da yok. Git onların yanına ve tıksırıncaya kadar Müslüman misyonerliği yap.
  13. O zaman bu tür talepler neden belediyelere yöneltiliyor? Camilerin temizlenmesini isteyenler bunu bilmiyor mu?
  14. Bilginize... 1001 Gece Masallarının tümünü (24 band) yukarıdaki sitede bulmanız ve okumanız mümkün.
  15. Saçma sapan bir iddiadan başka bir şey değil, çünkü insanlar aklını kullanarak dindar olmadı/olmuyor. Doğduktan itibaren din/inanç bombardımanına tutuluyor; ailesinde, mahallesinde ve ülkesinde hayatının baharında bir güzelcene eskilerin masallarıyla beyni yıkanıyor. Dünyanın her tarafında karşınıza din doğmaları çıkıyor, haliyle bu illetten kurtulmak pek kolay olmuyor. İslam fıtrat dini miymiş? Külahıma anlatsınlar.
  16. @somebody, talep gelmesi halinde meclis karar veriyormuş. Buraya kadar her şey normal gözüküyor ancak bu arada Diyanet´in görevleri nedir, diye sorası geliyor insanın. Diğer yandan CHP´yi seçenler dinsiz imansız değil, bilakis bunların çoğunluğu Müslüman zaten. Yani CHP´li belediyeler onlara da şirin gözükmek zorunda. Tarihi değeri olan eserler, bihassa UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası konumunda olanlar sahipsiz kalmamalı elbette.
  17. İslam şeriatının yaşanmadığı her karış toprak, klasik İslam anlayışına göre savaşılıp fethedilecek(nam-ı diğer cihad), sonra orada İslam düzeni (halifelik dahil) kurulacak. Kur´an bunu emreder. Der ki: "Din, Allah´ın oluncaya kadar savaşın."
  18. Müslüman mı olmuş? Eee, bize ne? Hatta, kime ne, kimin ne olduğu? @Emre_1974tr, bizim aklımız ve vicdanımız var. Kendinle bizi karıştırma.
  19. Allah, lanet etmiş. Kime etmiş? Kendi yarattıklarına. Vay be koskoca tanrı sıradan insanlar gibi triplere girip öfkeleniyor. Lanetliyor, köpürüyor falan filan. Sanki 10 yaşındaki bir çocuk. Gerçi çocuklar daha akıllı hareket eder. @Emre_1974tr gibi sıradan insanlar bunun böyle olduğu her iletisinde gösteriyor.
  20. Ölmeyi, öldürmeyi, ayrımcılığı ve düşmanlığı savunan tanrıları çöpe attığımız zaman.
  21. İstanbul´un fethi Avrupa açısından her bakımdan bir dönüm noktasıdır adeta, çünkü Doğuya gitmenin başka yollarını aramaya mecbur olmuşlardır. Yani Amerika´nın yeniden* keşfedilmesine doğrudan katkısı olmuştur bu olayın. *İspanyol Kristof Kolomb´dan 500 sene evvel Viking´lerin Amerika kıtasına gittikleri ortaya çıktı.
  22. 4. Yaratıcıya olan bağlantı Bu şekilde yaratılan insanların etkili olabilmeleri için, yaratıcı tanrıya kadar giden sürekli bir bağın olmasına ihtiyaçları var bazı insanların. Bu bağ birçok dinlerde ve inançlarda gözlemlenen dinsel veya ruhsal ritüeller sayesinde kurulmaktadır. Günümüzde icra edilen ritüellerden bazıları şunlar: Kurban ritüeli Bireysel veya ibadethanelerde toplu halde yapılan ibadetler (namaz, meditasyon vb.) Kutsal yer veya mekanlara yapılan ziyaretler (hac vb.) Bunun yanında Kuzey Cermenlerin kutsal ağacı olsun, Mikronezyadaki "Ataların ağacı" olsun, Sioux kızılderililerin güneş dansındaki Güneş Ağacı olsun veya Avusturalya yerlilerinin kutsal sırığı olan Kauwa-auwa olsun... Bunların üzerinden tanrı ile kutsal bağın kurulabildiğine inanılan ve bölgesel olarak çok farklı yerler var. Kosmik bağın kutsal bir sırıkta vücut bulmuş halini Melanezya´da, Endonezya´da, Kuzey ve Güney Amerika´da da görmek mümkün. Kuzey ve Orta Asya´da ise şamanların bir ağaç veyahut bir sırık sayesinde gökyüzüne tırmandıklarına inanılır.
  23. 3. İnsanın yaratılışı Yaratılan insan sık sık topraktan biçimlendirilir ve yaratıcının nefesiyle canlandırılır. Bu eylem İncil de şöyle geçer: "Jahwe, toprağın tozundan insanı oluşturdu ve hayat nefesini onun burnuna soludu; o, bu şekilde canlı bir mahluka dönüştü." İslamın kutsal kitabında: "O ki, .... İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.... Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. ..." Qumran yazıtlarında şöyle denir: "Ve O, Adem´i ve eşini yarattı, nefesiyle onu ayağa kaldırdı." Kuzeydoğu Sibiryadaki Chukch´lular (maalesef Türkçesini bilmiyorum) şu şekilde bilir: "Yaratıcılar ellerine avuç dolusu toprağı alıp ona üflediler ve onu ot saçlı insanlara dönüştürdüler." Benzerlerini Yeni Zelandalı Maori´lerde, Nijeryanın Güneybatısında yaşayan Yoruba´larda, Aztek´lerde, Arizonalı Hopi´lerde görmek mümkün. Afrikalı Suaheli kabilesinin yaratılış mitine göre yaratılmış olan insani mahluk, söylenen söz sayesinde hayata gözlerini açar. Yaratılış mitlerindeki yaratıcı tanrı, topraktan yaratılan insana akıl ve ruh verir. Winnebago kızılderililerine göre yaratıcı tanrı insana sırasıyla akıl, dil ve ruh verir. Ama ona nefesini üfledikten sonra o konuşabilmeye başlar. Hopi´lerde çamurdan biçimlendirilen vücut, yaratılış şarkısı sayesinde hayat bulur. Aztek´lerde insan, mısır ve tanrının kanından yaratılır ve burada da onu canlandırmak için ona nefes üflenir. Guetamala´daki Maya´larda da insan mısırdan yaratılır.
  24. 2. İlk varlık ve yaratılış Mitlerde bahsi geçen ilk varlık çoğunlukla hep var ve bazen hiçlikten yükseliyor. Bir düzeni, bir kainatı, insanların sonradan yaşayacağı ve hayat yolunda ilerleyeceğı yeryüzünü yaratıyor. Yaratıcı tanrı bazı yerlerde üçlü sahsiyet (Trimurti) olarak ortaya çıkar. Hindistan kökenli Rigveda´da bu üçlü sahsiyetin isimleri Brahma(Yaratıcı), Vishnu (Koruyucu) ve Shiva(Yok edici) olarak bilinir. Söz veyahut sözün titreşimleri ile yaratılış da birçok kültürlerde karşımıza çıkar. Yuhanna İncilinde söyle yazar: "İlk anda söz vardı ve söz tanrının yanında idi ve tanrı söz idi. Her şey söz sayesinde meydana geldi. ......". Sözü söyleyen, Tahiti´de Ta´aroa, Yeni Zelanda´lı Maori´lerde Io şöyle der: "Karanlık, ışıkla dolsun" ve ışık gözükür. "Işık, karanlığa bürünsün" ve ışık ile karanlık birbirini sarmalar. Çoğu kere yaratıcı tanrının hep orada olduğundan ve çevresinin ise boş ve karanlık olduğundan bahsedilir. Etrafında hiçbir şey yoktur veya herşeyin olduğu ancak biçimsiz ve ışıksız bir hiçliğin, boşluğun tarifi yapılır. Bu boşluk bu nedenle karanlık olarak da adlandırılır. Varlığın bütün temeli ona atfedilir. Boşluktan ışık yaratılır. Birçok yaratılış mitleri aynı zamanda yaratılış türküleridir. Kuzey Avrupa kökenli Völuspá, Edda şarkılarından tutun Güney Amerikalı Guarani kızılderililerin türkülerine kadar hemen her diyarda karşımıza çıkmışlardır.
  25. 1. Yaratılış mitleri Yaratılış mitlerinin dünyanın her diyarında, her kültürde ve her dinde olduğu, hepimizin malumu. Bu mitler yeryüzünün ve insanın yaratılışından bahseder. İlginç olan, dünyanın neresinde olursanız olun, yaratılış mitlerinin benzer motifleri içinde barındırıyor olması. Neredeyse her yerde kudretli bir varlık, kaostan veya hiçlikten bir kăinat yaratıyor. Bilinen en eski yazılı yaratılış miti Sümer çivi yazıtlarında mevcuttur. Yaratılışın ilk anına Mısırlılar "Nun", Druidler "Arweyyn" derken, Budistler "boşluk", Lakota kızılderilileri "Hanhepi" der. Diğer kültürler, ilk anı ve başlangıcı karanlığa bandırılmış su veya sınırlandırılması mümkün olmayan biçimsiz bir kütle olarak tanımlarlar. Bu ilk kaosta yaratılış için gereken tüm ham maddeler bulunmaktadır. Japon mitlerine göre ilk başlarda yeryüzü ile gökyüzü (Izanagi ve Izanami) bir bütündü. Beraberce içinde tohumu barından ve bir yumurtaya benzeyen kaosu oluşturuyordu. O vakit erkeklik ve dişilik prensibi yoktu; başlangıç mükemmel bir birlikten meydana geliyordu. Başlangıçtaki birliğin kırılması, yani yeryüzünün ve gökyüzünün birbirinden ayrılması, yaratılışın ilk perdesini oluşturur. Yumurta biçimindeki ilk an Çin´de, Hindistan´da, Endonezya´da, Polnezya´ya ve Afrika´daki mitlerde de bulunur. Sibirya ve Endonezya mitlerinde ise bir kuş biçiminde olan ulvi bir varlık sonradan yeryüzünün oluştuğu ilk sulara bir yumurta bırakmaktadır.
×
×
  • Create New...