-
İçerik sayısı
2.932 -
Kayıt tarihi
-
Son ziyareti
-
Kazandığı günler
157
İçerik türü
Profiller
Forums
Store
Makaleler
Everything posted by kavak
-
Bunları yazmak için bir hayli geç kaldınız. Eminim bunu yazmak için saatlerce düşünmüşünüzdür. Haliyle özürünüzü kabul etmiyorum. Ayrıca “kibrinizi, ön yargılarınızı bir kenara koyarak tarafsız bir şekilde ve doğru kaynaklardan okuduğunuzu düşünmüyorum ” demişsiniz. Bunlar sizin hüsnü kuruntularınız. Ne düşünürseniz düşünün. Hiç gülesim yoktu. Gerisini es geçtim, çünkü siz yazılanları görmezden gelmeyi ve sadece işinize gelen pasajları görmeyi yeĝliyorsunuz. Çünkü konu başlıĝı ve şu yazdıklarınız "Bana kötü olduğunu düşündüğünüz, insanlara kötülüğün emredildiği ayet örnekleri verebilir misiniz?" kör ve saĝırları oynadıĝınızın kanıtı. Bu konuda tüm yazdıklarımı okusaydınız, böyle garip bir soru sormazdınız. Çünkü bu kitabın en kötü paşajını yine bu konuda yazdım halbuki. Dipnot: Yazmaya kalkarsam bir sürü sıkıntılı pasajı yazarım. Siz yazdıklarıma odaklanın. Bundan sonra size ve Ömer´e yanıt yok! Yani şu andan itibaren istediĝiniz kadar atıp tutabilirsiniz.
-
BIlimin en güzel yönü, ölçülebilir, tekrarlanabilir ve yanlışlanabilir gibi kıstasları koymasıdır. Yani bu durumda her önüne gelen, kafasına göre sallayamaz. Salladıĝı vakit ve kıstasları yerine getiremiyorsa, eninde sonunda boyunun ölçüsünü alır. Ancak bunun böyle olması bazı bilim insanlarını ürkütebilir ve uçuk saçık hipotezleri ulu orta dile getirmekten alıkoyabilir. Bu iyi mi veya kötü mü, orasını USC bilir.
- 1 yanıt
-
- 1
-
-
Akıllı(!) atalarımız ne demişti zamanında? - Görünen köy kılavuz istemez.
-
Doĝanın boyunduruĝundan çıkmak için tanrı olmak lazım galiba. Tanrı icat etmesini iyi biliyoruz ancak tanrı olmasını henüz beceremedik.
-
Benim açıdan bir sıkıntı yok, doĝa olmasaydı ve evrimsel süreç yaşanmasaydı, seninle burada bu zamanda muhabbet edemezdik. Ancak bu böyle diye ben doĝaya tapmam, ona biat etmem ve onun rızasını almak için hayvanları katletmem.
-
Güney Amerika: Bolivya´nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan Motesene yerlilerinin yaratılış miti Dobbitt´in gökyüzü, uzayda sürüklenen kocaman bir sal idi. Melekvari ruhlar ona refakat ediyordu. Dobbitt, topraktan insanları yaptı ve yeryüzüne bıraktı. Sonra orada olanları öğrenmek için oğlu Keri´yi beyaz Kondor kılığında oraya gönderirken, onun aşağıya bırakılırken bağlı olduğu ip koptu ve Keri öldü. Dobbitt, oğlunun kafasından bir balık yaptı ve yaratılışı tamamlamak için bizzat kendisi yeryüzüne gitti. Bütün hayvanları yaptı; nehirleri, gölleri ve okyanusları yapmak için sepetinden su serpiştirdi. Daha sonra insanlara hayatta kalmayı öğretti. Bazıları der ki: "Dobbitt, gökyüzünü yeryüzünün üzerinde tutan kocaman bir yılan yaptı."
-
Ömer; yeter. Karşında salak yok ve sen trollük yapıyorsun.
-
@bilge şunu yazdı: ...ki öğrenmek istemediğiniz zaten kuranı hiç okumadım demenizden anlaşılıyordu. İyi oku, lütfen. Kitabı okumadıĝımı yazdıĝımı iddia etti ve sen onun yazdıĝını doĝru dürüst okumadan onun söylediklerine katıldın. Halbuki kitabını okumadıĝını Cougar yazmıştı.
-
Benim bu kitabı okumadıĝımı yazdıĝımı söyledi konu sahibi. Kör müsün?
-
Çünkü asılsız bir şey söyleyen birisini savunuyorsun, sırf bana laf sokmak için.
-
Ne güzeli bre!. Konu sahibi bana iftira attı. Kör müsün?
-
Afferin sana. Hep böyle ol.
-
Ha gayret; bozacının şahidi şiracı.
-
Samimi olmayan sensin. Konu sahibi gibi bana iftira atanlara sessiz kalacaĝımı bekleme.
-
Kitabın apaçık olduĝunu iddia ediyor. Araplar anlasın diye, Arapça indirildiĝini de vurgular. Ama gel gör ki, günümüzün Arapları bile bazı yerlerin ne anlama geldiĝini bilmez. Sen de bilmiyorsun. Halbuki örnek teşkil etmesi beklenen bir eser, her kelimesine kadar anlaşılır olmalı. Sen de zaten açık olmayan ve her yöne çekilebilecek yerlerin olduĝunu söyleyerek, kitabını bir bakıma ucundan eleştirmişsin zaten. Bu iyiye bir işaret, çünkü bunu her Müslüman yap(a)maz. Ben düşünüyorum, aklım ve vicdanım var. Salak da deĝilim, bana bir kere söylenmesi yeterli. Öyle ha bire tekrarların lüzumu yok. Ha şunu diyebilirsin tabii: Her insan senin gibi deĝil. Olabilir; birisi kereden anlar diĝeri 10 kerede belki anlar. Bu konu başlıĝı kimin (ön)yargılı olduĝunu cümle âleme haykırıyor. Yani bizzat siz dibine kadar (ön)yargılısınız. Bu kuru bir iftira, çünkü bu iddianızın aslı astarı yok. Tam tersine; bilmediĝim şeyleri ya sorarım ya da farklı(!) kaynaklardan öĝrenmeye çalışırım. Öte yandan bildiĝim şeyleri soracak kadar salak deĝilim herhalde. Bu daha büyük bir iftira, çünkü ben böyle bir şey demedim. Demem de, çünkü ben de eskiden Müslümandım. 15-16 yaşına kadar bu kitabın tek bir kelimesini anlamadan Arapça okumuşluĝum var, daha sonraları hem Türkçe ve hem Almanca okumuşluĝum vardır. Hâlâ gerektikçe göz atarım. Siz önce yazılan iletileri kimin ve neden yazdıĝına iyicene dikkat edin. Çevir kazı yanmasın; halbuki sizin yanlışlarınızı gösterdiĝim için ne diyeceĝinizi şaşırmış vaziyettesiniz. Ayrıca sizin yanıt vermemeniz, daha doĝrusu verememeniz heeç umrumda deĝil. Hasılı konu başlıĝı numunelik aslında!
-
Ben de bunu dürüstçe kabul ettiĝine sevindim. Kitabın ha bire "Görmez misiniz, düşünmez misiniz vb." söylemlerini tekrarlayarak kafa ütülüyor. Bu durum bir hayli sıkıcı ve okuma hevesini teşvik ettiĝi de söylenemez ancak bu yöntem yüzünden yazılanları anlamamak(!) için bir hayli art niyetli olmak lazım. Buna raĝmen kitabın bazı yerlerinin ne anlama geldiĝini ana dili Arapça olanlar bile %100 bilmiyor. Mesela bunlardan birisi Huruf-i Mukattaa kelimeleridir. Bu mevzuda İslam dünyasında görüş birliĝi yoktur. Huruf-i Mukattaa: Kur’an’da yirmi dokuz sûrenin başında yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı. Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/huruf-i-mukattaa
-
Kitabın insanları ötekileştiriyor, kendinden olmayanları kebap yapmaya niyetli, onlara hakaret ediyor ve bol keseden sallıyor. Yukarıda iliştirdiĝim o iki pasaj bunun böyle olduĝunu tüm çıplaklıĝı ile göz önüne seriyor.
-
Boş lakırdı yapıyorsun deyince, güceniyorsunuz. Mesele bir şeyi savunmak veya kötülemek deĝil; durum neyse onu dile getirmek. Bir şeyin kötü tarafı varsa (az veya çok), onlar da elbette dile getirilmeli. Bunu yapmak kötülemek deĝildir. Sıkıntılı durumları görmezden gelmek ve sadece şirin gözüken noktalara odaklanmak, hoş bir tutum deĝil. Hasılı sebebi ne olursa olsun, bunu yapamayanlar veya yapmak istemeyenler, 3 maymunu oynuyorlar.
-
Evet; bu sefer yerel seçimlerde bütün büyük kentleri, belki Ankara istisna olabilir, kaybedecekler. Bunun baş sorumlusu KK´dır. Yapıştıĝı koltuktan kalkmadıĝı müddetçe muhalif kesimin kazanma şansı günden güne azalıyor.
- 14 yanıt
-
- 1
-
-
Okumalısın, çünkü daha neler var neler.... Bakara 171. pasajı der ki: İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar. Kaynak: Diyanet İşleri tercümesi
-
Bu mevzuda mesela dinsiz imansızlar ayvayı yiyecek, denilebilir. Yanı sırf inanmıyoruz diye, benim gibiler kebap olacak. Zaten konu başlıĝı her şeyi açıklıyor aslında. Fetih 13. pasajı: Allah'a ve Peygamberine kim inanmamışsa bilsin ki, şüphesiz Biz, inkarcılar için çılgın alevli cehennemi hazırlamışızdır. Kaynak: Diyanet İşleri tercümesi
- 68 yanıt
-
- 1
-
-
İnanılır gibi deĝil; bir gün Müslümanların çoĝunluĝunun imanını savunacaĝım heeç aklıma gelmezdi.
- 68 yanıt
-
- 1
-
-
Şaka mısınız siz?! Attıĝınız iddianın altını saĝlam verilerle dolduramıyorsunuz. Suçlu ben mi oluyorum? Artı; bu durumun benim inanıp inamamamla ne alakası var? Hiçbir alakası yok. Yani haklı çıkmak için ne yapacaĝınızı şaşırmış vaziyettesiniz. Evet; iddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Bunu yapmıyorsanız, gerisi fasa fiso. Bakıyorum Ömer´den destek alınca cesaretlenmişsiniz ve saatler sonra şimdi yanıt vermek aklınıza geldi. Dünyadaki Müslümanların çoĝunluĝu noktasında elinizde kanıt yok; durum bundan ibaret. Hepsi sizin subjektif düşüncelerinizden oluşuyor. Ben sadece bunu diyorum. Mevzu dünya geneliydi aslında. Peki, sadece Türkiye olsun. Türkiye´deki Müslüman nüfus ne kadar? Bunların kaçta kaçı cinayet, tecavüz işliyor? Bunlarla ilgili elinizde tarafsız veriler var mı ve bu veriler Türkiyedeki Müslümanların çoĝunluĝunu oluşturuyor mu? İran demişsiniz; öyle ya onlar Şii idi deĝil mi? Onların çoĝunluĝunun imanı da mı tü ka yoksa? Son olarak; madem diĝer çoĝunluĝun imanı size göre gevşek, sizin düzgün bir Müslüman olduĝunuza kim karar veriyor?
-
Böyle önemli bir mevzuda Müslümanların çoĝunluĝunu kanıtsız/veririz inancını düzgünce icra etmediĝini ilân etmek doĝru deĝil, haliyle bu yaptıĝına kendi kendine gelin güveyi olma denir. Kimbilir; onlar Müslümanlıĝı belki senden ve konu sahibinden daha iyi icra ediyorlardır. Bu nedenle Müslümanların bir kısmı deseniz, anlarım. Ancak Müslümanların çoĝunluĝu olduĝunu iddia ettiĝiniz vakit, bunun altını bilimsel verilerle doldurmak gerekli. Gerisi hikaye.
-
Yine boş lakırdı yapma niyetindesin.
