-
İçerik sayısı
2.869 -
Kayıt tarihi
-
Son ziyareti
-
Kazandığı günler
152
İçerik türü
Profiller
Forums
Store
Makaleler
Everything posted by kavak
-
Benim bu kitabı okumadıĝımı yazdıĝımı söyledi konu sahibi. Kör müsün?
-
Çünkü asılsız bir şey söyleyen birisini savunuyorsun, sırf bana laf sokmak için.
-
Ne güzeli bre!. Konu sahibi bana iftira attı. Kör müsün?
-
Afferin sana. Hep böyle ol.
-
Ha gayret; bozacının şahidi şiracı.
-
Samimi olmayan sensin. Konu sahibi gibi bana iftira atanlara sessiz kalacaĝımı bekleme.
-
Kitabın apaçık olduĝunu iddia ediyor. Araplar anlasın diye, Arapça indirildiĝini de vurgular. Ama gel gör ki, günümüzün Arapları bile bazı yerlerin ne anlama geldiĝini bilmez. Sen de bilmiyorsun. Halbuki örnek teşkil etmesi beklenen bir eser, her kelimesine kadar anlaşılır olmalı. Sen de zaten açık olmayan ve her yöne çekilebilecek yerlerin olduĝunu söyleyerek, kitabını bir bakıma ucundan eleştirmişsin zaten. Bu iyiye bir işaret, çünkü bunu her Müslüman yap(a)maz. Ben düşünüyorum, aklım ve vicdanım var. Salak da deĝilim, bana bir kere söylenmesi yeterli. Öyle ha bire tekrarların lüzumu yok. Ha şunu diyebilirsin tabii: Her insan senin gibi deĝil. Olabilir; birisi kereden anlar diĝeri 10 kerede belki anlar. Bu konu başlıĝı kimin (ön)yargılı olduĝunu cümle âleme haykırıyor. Yani bizzat siz dibine kadar (ön)yargılısınız. Bu kuru bir iftira, çünkü bu iddianızın aslı astarı yok. Tam tersine; bilmediĝim şeyleri ya sorarım ya da farklı(!) kaynaklardan öĝrenmeye çalışırım. Öte yandan bildiĝim şeyleri soracak kadar salak deĝilim herhalde. Bu daha büyük bir iftira, çünkü ben böyle bir şey demedim. Demem de, çünkü ben de eskiden Müslümandım. 15-16 yaşına kadar bu kitabın tek bir kelimesini anlamadan Arapça okumuşluĝum var, daha sonraları hem Türkçe ve hem Almanca okumuşluĝum vardır. Hâlâ gerektikçe göz atarım. Siz önce yazılan iletileri kimin ve neden yazdıĝına iyicene dikkat edin. Çevir kazı yanmasın; halbuki sizin yanlışlarınızı gösterdiĝim için ne diyeceĝinizi şaşırmış vaziyettesiniz. Ayrıca sizin yanıt vermemeniz, daha doĝrusu verememeniz heeç umrumda deĝil. Hasılı konu başlıĝı numunelik aslında!
-
Ben de bunu dürüstçe kabul ettiĝine sevindim. Kitabın ha bire "Görmez misiniz, düşünmez misiniz vb." söylemlerini tekrarlayarak kafa ütülüyor. Bu durum bir hayli sıkıcı ve okuma hevesini teşvik ettiĝi de söylenemez ancak bu yöntem yüzünden yazılanları anlamamak(!) için bir hayli art niyetli olmak lazım. Buna raĝmen kitabın bazı yerlerinin ne anlama geldiĝini ana dili Arapça olanlar bile %100 bilmiyor. Mesela bunlardan birisi Huruf-i Mukattaa kelimeleridir. Bu mevzuda İslam dünyasında görüş birliĝi yoktur. Huruf-i Mukattaa: Kur’an’da yirmi dokuz sûrenin başında yer alan ve isimleriyle telaffuz edilen harflerin ortak adı. Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/huruf-i-mukattaa
-
Kitabın insanları ötekileştiriyor, kendinden olmayanları kebap yapmaya niyetli, onlara hakaret ediyor ve bol keseden sallıyor. Yukarıda iliştirdiĝim o iki pasaj bunun böyle olduĝunu tüm çıplaklıĝı ile göz önüne seriyor.
-
Boş lakırdı yapıyorsun deyince, güceniyorsunuz. Mesele bir şeyi savunmak veya kötülemek deĝil; durum neyse onu dile getirmek. Bir şeyin kötü tarafı varsa (az veya çok), onlar da elbette dile getirilmeli. Bunu yapmak kötülemek deĝildir. Sıkıntılı durumları görmezden gelmek ve sadece şirin gözüken noktalara odaklanmak, hoş bir tutum deĝil. Hasılı sebebi ne olursa olsun, bunu yapamayanlar veya yapmak istemeyenler, 3 maymunu oynuyorlar.
-
Evet; bu sefer yerel seçimlerde bütün büyük kentleri, belki Ankara istisna olabilir, kaybedecekler. Bunun baş sorumlusu KK´dır. Yapıştıĝı koltuktan kalkmadıĝı müddetçe muhalif kesimin kazanma şansı günden güne azalıyor.
- 14 yanıt
-
- 1
-
-
Okumalısın, çünkü daha neler var neler.... Bakara 171. pasajı der ki: İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar. Kaynak: Diyanet İşleri tercümesi
-
Bu mevzuda mesela dinsiz imansızlar ayvayı yiyecek, denilebilir. Yanı sırf inanmıyoruz diye, benim gibiler kebap olacak. Zaten konu başlıĝı her şeyi açıklıyor aslında. Fetih 13. pasajı: Allah'a ve Peygamberine kim inanmamışsa bilsin ki, şüphesiz Biz, inkarcılar için çılgın alevli cehennemi hazırlamışızdır. Kaynak: Diyanet İşleri tercümesi
- 68 yanıt
-
- 1
-
-
İnanılır gibi deĝil; bir gün Müslümanların çoĝunluĝunun imanını savunacaĝım heeç aklıma gelmezdi.
- 68 yanıt
-
- 1
-
-
Şaka mısınız siz?! Attıĝınız iddianın altını saĝlam verilerle dolduramıyorsunuz. Suçlu ben mi oluyorum? Artı; bu durumun benim inanıp inamamamla ne alakası var? Hiçbir alakası yok. Yani haklı çıkmak için ne yapacaĝınızı şaşırmış vaziyettesiniz. Evet; iddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Bunu yapmıyorsanız, gerisi fasa fiso. Bakıyorum Ömer´den destek alınca cesaretlenmişsiniz ve saatler sonra şimdi yanıt vermek aklınıza geldi. Dünyadaki Müslümanların çoĝunluĝu noktasında elinizde kanıt yok; durum bundan ibaret. Hepsi sizin subjektif düşüncelerinizden oluşuyor. Ben sadece bunu diyorum. Mevzu dünya geneliydi aslında. Peki, sadece Türkiye olsun. Türkiye´deki Müslüman nüfus ne kadar? Bunların kaçta kaçı cinayet, tecavüz işliyor? Bunlarla ilgili elinizde tarafsız veriler var mı ve bu veriler Türkiyedeki Müslümanların çoĝunluĝunu oluşturuyor mu? İran demişsiniz; öyle ya onlar Şii idi deĝil mi? Onların çoĝunluĝunun imanı da mı tü ka yoksa? Son olarak; madem diĝer çoĝunluĝun imanı size göre gevşek, sizin düzgün bir Müslüman olduĝunuza kim karar veriyor?
-
Böyle önemli bir mevzuda Müslümanların çoĝunluĝunu kanıtsız/veririz inancını düzgünce icra etmediĝini ilân etmek doĝru deĝil, haliyle bu yaptıĝına kendi kendine gelin güveyi olma denir. Kimbilir; onlar Müslümanlıĝı belki senden ve konu sahibinden daha iyi icra ediyorlardır. Bu nedenle Müslümanların bir kısmı deseniz, anlarım. Ancak Müslümanların çoĝunluĝu olduĝunu iddia ettiĝiniz vakit, bunun altını bilimsel verilerle doldurmak gerekli. Gerisi hikaye.
-
Yine boş lakırdı yapma niyetindesin.
-
Gözünle gördüklerin bazı(!) insanlar, ki bunlar çoĝunluĝu teşkil etmekten çok uzaktalar. Bunların bile dinlerini tam olarak nasıl icra ettikilerini %100 bilmek mümkün deĝil. Dünya çapında 1,5 milyardan fazla olan müslüman toplumu söz konusu olan. Bu nedenle söyledikleriniz boş laftan öteye gidemez.
-
Müslümanlığın, imanın, dindarlığın sahte olarak yaşandığı gerçeğini bilmemiz gerek. maalesef ki dünyada gerçekten imanla yaşayan müslümanlar azınlıkta diyebilirim. Yukarıdaki cümle size ait. Müslümanların çoĝunluĝunun dinini düzgün yaşamadıĝı ile ilgili bilimsel ve tarafsız bir araştırma var mı elinizde? Yoktur, elbette. Bu nedenle sizin subjektif bir iddianızdan öteye gitmez. Bu baĝlamda boş laftan söz ettim. Konu başlıĝı tersini söylüyor.
-
Kusura bakma, bunlar boş laf ve kuru bir iddiadan öteye gitmez ve merhametli olmak için tanrı inancı şart deĝil.
- 68 yanıt
-
- 1
-
-
Tanrının resmi Bir anaokulu öğretmeni, çocukların resim yaptığı grup odasını gözlemliyordu ve ara sıra çizimlere bakmak için dolaşıyordu. Hevesli ve hararetli bir şekilde resim çizen küçük bir kızın yanına geldiğinde, ona ne çizdiğini sordu. Kız: "Tanrıyı çiziyorum." Öĝretmen: "Ama kimse Tanrı'nın neye benzediğini bilmiyor ki." Kız başını çiziminden kaldırmadan, "Öyle demeyin; bir dakika sonra siz de öĝreneceksiniz" diye yanıtladı.
-
Aynı fikirdeyim. Bilenler bilir. Süleyman Demirel, Türkiye siyasetine uzun süre damgasını vurmuş bir kişidir ve meşhur sözlerinden birisi şöyledir: "Bana saĝcılar suç işliyor dedirtemezsiniz..." Yıllar sonra bu sözünün doĝru olmadıĝını itiraf etmek zorunda kalmıştır, çünkü suçları/kötülükleri sadece belli bir kesim işler diye bir kural yok. Hem günümüzde hem de tarihin tozlu safyalarında bunun sayısız örnekleri vardır. Koyu dindarından tutun, katı dinsizine kadar her yelpazeden insan suç işler, hem kendinden olanlara hem de kendinden olmayanlara zarar verir. Dünyanın her tarafında bu böyledir.
-
Musevi dini ve daha sonra Hrıstiyan dini piyasada cirit atarken, ortada İslam´ın İ´si yoktu. Ne ismi vardı ne de cismi. Evet; üçü de monoteist dindir ancak Tanrı tasavvurları bir hayli farklıdır. Mesela Teslis mevzusu İslam anlayışına tamamen terstir. Musevilikte Teslis inancı yoktur, tek tanrı vardır ve cehennem anlayışı diĝerlerine nazaran farklıdır. İslam MS 7. yüzyılda ve daha sonraları yeşerirken, hem Musevilik hem de Hrıstiyanlık asırlardan beri zaten vardı ve varlıklarını günümüze kadar devam ettirdiler. Durum bundan ibaret, yani yukarıdaki iddian tutarsız. Dolayısıyla İslam, var olan Museviliĝi/Hrıstiyanlıĝı kabul etmeyenlerin ve onları revize edenlerin dinidir. Bu nedenle Musevilik ve Hrıstiyanlıĝın süresinin bittiĝini ileri sürer, çünkü son din, son peygamber ve son kitap iddiasındadır. Tersi ise mümkün deĝil, çünkü tarihi tersine çevirmeye kalkışmak veya onu görmezden gelmek, gerçekleri göz ardı etmek anlamına gelir. Durum belli: Musevilik --> Hrıstıyanlık -> Müslümanlık. Kısa özet: Musevilik ve Hrıstiyanlık yaşanırken, İslam ve Müslümanlık yoktu. Müslümanların Adem´den beri İslam´ın var olduĝunu iddia ettiklerini biliyorum ancak yaşanan tarih bize tam tersini gösteriyor, çünkü tarihsel olarak sadece MS 7. yüzyıla kadar İslam´ın izlerini bulmak mümkün. Kitabı bile diĝerlerinden çok sonraları yazılmıştır. Hasılı İslam ilk din deĝildir.
-
Kütüb-i Sitte nedir? Hadislerin büyük bir kısmını ve genellikle güvenilir olanlarını ihtiva eden altı hadis kitabı. Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/kutub-i-sitte @pigeon´un ilştirdiĝi 4931 numaralı hadis burada geçiyorsa, ki öyle zaten, demek ki İslam dünyasına göre saĝlam bir söz. Buna raĝmen son zamanlarda hadisleri tamamen yok sayan veya kabul etmeyen Müslümanların sayısında bir hayli artış var, çünkü günümüzün yaşamına ve dünyasına ters gelen bir çok rivayeti orada bulmak mümkün.
-
Maalesef herkes senin gibi deĝil. Doĝrusu bu olmalı elbette. Günümüzde bile inancının, kitabının, tanrısının ve peygamberinin eleştirilmesini hakaret olarak algılayanlar var. Halbuki istinasız her şey eleştirilebilmeli, tabular yıkılmalı ancak dünyanın dört bir yanında yaşayan bir çok dindar bunu kabul edebilecek seviyede deĝil. Seviye derken elbette cahillikten bahsetmiyorum; herhangi bir eleştiriye veya tamamen ters bir düşünceye karşı açık/anlayışlı olmaktan bahsediyorum.
