-
İçerik sayısı
2.867 -
Kayıt tarihi
-
Son ziyareti
-
Kazandığı günler
152
İçerik türü
Profiller
Forums
Store
Makaleler
Everything posted by kavak
-
Forumların sakinleşmesinin din bazlı konularla hiçbir alaka yok, çünkü 1990´li jenerasyondan itibaren 3 cümleyi doğru dürüst yazanların, kendini ifade edebilenlerin, toplumsal sorunlarla ilgilenenlerin ve hakkını arayanların nesli tükenmeye başladı. Bunun en güzel örneği 1 Mayıs´tır. Piyasadaki tanrılara atfedilen tüm özelliklerin fikir anası ve babası bizleriz. Krallara, hükümdarlara yüklediğimiz özellikleri bir adım öteye götürmüşüz sadece. Kral güçlü olmalı. Demek ki tanrı daha güçlü olmalı, çünkü kralı da o yaratmış. Krala boyun eğilmeli, demek ki tanrıya tapılmalı. Bunlar bu şekilde çoğaltılabilir. Tanrının özellikleri nasıl mı olmalı? Kendisi gelsin bir zahmet, hele bir boyunu posunu göstersin. Ona göre bir şeyler yazıp çizeriz elbette.
-
İnancımız veya düşüncelerimiz önemli değilse, sorular sormanın ne anlamı var?
-
NASA, 2040 yılında oraya da astronotları göndermek istiyor. Uzun vadeli bir proje bu. SpaceX gibi özel şirketler daha evvel gönderecekilerini taahhüt ettiler. Önce Ay sonra Mars. Plan böyle. Evet; mahvetme konusunda bir hayli uzmanız.
-
Dünyadaki ve forumdaki kadınların günü kutlu ve mutlu olsun. Sadece bugünle kalmamasını diliyorum. Hâlâ hak ettikleri değeri görmüyorlar, erkeklerden az kazanıyorlar, horlanıyorlar, tecavüze uğruyorlar, erkeklerin dayattığı kıyafetlerinin içine paketleniyorlar, özgürlükleri kısılıyor, dayak yiyorlar ve öldürülüyorlar. Erkekler fiziksel üstünlüklerini kadınları ezme ve sindirme yönünde kullanmışlar ve maalesef bu noktada köklü bir gelişme ve iyileşme yok gibi. Halbuki kadınlar olmasaydı erkekler ne yapardı acep?
-
İş, aş ve sağlık sorunu olanlar negatif düşüncelerden çıkamazlar. Olsa olsa koyu dindar olurlar ve anca bol bol dua ederler.
-
Baya uzun yaşamış, iyi mi! Doğum: 1935 Ölüm: 2017
-
Elbette Hrıstiyan değildi, çünkü onun ölümünden sonra Hrıstiyanlık yeşillendi. Müslümanlar ise 6-7 asır sonra boy göstermeye başlayacaklardı. Yahudi olduğu iddiası bile muğlaktır ki yaşadığı dahi tartışmalıdır.
- 1 yanıt
-
- 1
-
-
Tufan Düşünüyordu öylesine, ki bu düşünme faslının bu sefer çok uzun sürdüğünün farkındaydı. Erkenden çivileri temizleyip törpülemişti ve 10 tane tablet çivilenmeye hazırdı. Daha fazlasına ihtiyacı olursa eğer, komşusu ve aynı zamanda yakın dostu kendisine çabucak hazırlayacağının sözünü de vermişti. Bu sefer hiç çivilenmemiş bir şeyi yazmaya niyetliydi. Çok sevdiği eşi de telaşlanmaya başlamıştı ancak ona belli etmemeye çalışıyordu. Kocasının yanına usulca yaklaştı "Acıkmış olmalısın, sana taze incir getirdim," dedi. Elindeki incir yaprağına sarılmış incirleri onun yanına koydu ve kocasının yanıtını beklemeden diğer odaya geçti. Karısının telaşlandığını biliyordu, çünkü gelir kaynakları çivileyeceği hikayelere bağlıydı. Yeni birini kurgulamak bu defa çok uzun sürmüştü. Bu sefer öyle bir şey çivilemeliydi ki kulaktan kulağa yayılsın ve nesiller boyu anlatılsın. Yine de biraz tereddüt ediyordu, çünkü bir önceki hikayesini kral pek beğenmemişti ve bir hayli sıradan bulmuştu. "Olağanüstü, etkileyici ve akla hayale gelmeyen şeyleri okumak isterim," demişti ve baş parmağını ona doğru kaldırıp "Umarım hayal kırıklığına uğramam," diye eklemeyi de ihmal etmemişti. Bir tane inciri eline aldı, yemeden yaprağın üzerine geri koydu. Tokmağı ve bir çiviyi aldı ve başladı çivilemeye. Gılgameş, Utannapiştime konuştu.... Kelimeler: çivi, incir, kral
-
Yahu memleleti bu kadar karalamayın. Japonya ve Çin, Batı teknolojisini çalarak ve kopyalayarak bu seviyeye geldiler. Teknoloji hırsızlığını hiç duymadınız mı?
-
Yanık ses Öğle vakti gelmişti. Abdulkerim, çoraplarını çıkardı. Her zamanki gibi caminin avlusundaki çeşmelerin birinde elini yüzünü ve ayaklarını bir güzelcene yıkadı. Sonra çaraplarını yeniden giydi ve terlikle minareye doğu yöneldi. Garip birisiydi, çünkü şehirdeki hoparlörü olmayan tek caminin müezzinliğini yapıyordu. Kim geldiyse, tutunamamıştı burada. Kimisi minareye çıkmayı istememişti, kimisi orada başının döndüğünü iddia ediyordu. Abdulkerim hariç. Oraya çıkıp yanık sesiyle çığırmak hoşuna gidiyordu. Mahalle sakinleri hemfikir olmasa da, herhangi bir şikayet gelmemişti. O da bundan cesaret alarak her gün sesini daha da yükseltiyordu. İmam da memnundu bundan, çünkü nihayet hevesli bir müezzin bulunmuştu. Sesini pek beğenmemişti, ama olsun. Hiç yoktan yine iyiydi. Kelimeler: müezzin, cami, çorap
-
Baş ağrısı Sabaha kadar içmişti ve zil zurna sarhoş bir şekilde kendi evine dönmüştü. Gelir gelmez, kıyafetlerini çıkarmadan yatağa uzanmış ve anında uykuya dalmıştı. Öğleye doğru yataktan güç bela ve isteksizce kalkmıştı. Aslında kalkmazdı ancak köşedeki caminin müezzini damarına basarcasına bağırarak milleti ibadete çağırıyordu. Müezzine bastı kalayı içinden. Başı ağrıyordu, ağzında ekşi ve yavan bir tat vardı. Sallana sallana mutfağa geçti, dolaptan bir bardak aldı, suyla doldurdu ve son damlasına kadar içti. Baş ağrısı azalacağına şiddetlemişti sanki. Baş ağrısı habı almayı düşündü ancak sonra vazgeçti. "Ağrısın başım; bu az bile, hak ettim aslında" diye içinden mırıldandı. Oturma odasına ve oradan kapısını açarak balkona geçti. Baş ağrısı yetmiyormuş gibi, bugünkü hava pek hoş değildi. Bulutlardan güneş gözükmüyordu, soğuk ve rüzgarlıydı ve hafiften yağmur yağıyordu. Keyfi hâlâ düzelmemişti. Kendisini kapı önüne koyan sevgilisini aklından geçirdi. "Arasam mı, acaba?" diye düşündü. Cevabını kendisi biliyordu: "Ne yüzle!" Kelimeler: yatak, ağrı, yağmur
-
Gözüme görünme Gecenin bir yarısı elleri cebinde gözleri yerde daldın dalgın yürüyordu. Hedefsizdi; öylesine dolaşıyordu. Aniden durdu ve etrafına bakındı, kulağını kabarttı. Sokağın karşısındaki bir kahveden müzik sesi geliyordu. Yürümekten yorulmamıştı, ama üşümüştü biraz. Kısa bir süre kararsızca dikildi, sonra o tarafa doğru yöneldi. Sola baktı, sağa baktı ve yavaş bir tempoda karşıya geçti. Kapıyı açtı ve içeri girdi. Kahve içmeyecekti, çünkü keyifsizdi. Kafayı çekecekti ve olanları unutmaya çalışacaktı. Ne de olsa kovulmuştu. "Bir daha gözüme görünme!" demişti ve yüzüne kapıyı kapatmıştı son sevgilisi. Kelimeler: sevgili, kahve, müzik
-
Anlat hele bir.
-
@Bayram Tatili Sizin memlekette iyi ilaçların kıtlığı olabilir mi? Uzaya gittiniz, yerli arabanız da var. Etkili yerli ilaçlarınız niye yok?
-
Kesin intihar etmeye çalışmıştır ve kutudaki tüm hapları yutmuştur.
-
Eğer böyle ise onunla olan yakın dostluğumu yeniden gözden geçirmem gerekecek.
-
Bilhassa kışın haftada bir Vitamin D hapı kullanıyorum, çünkü Avrupa´da kış mevsiminde güneşli günler pek fazla olmaz. Doktorum eksik olduğunu söylemişti ve takviye etmemi tavsiye etmişti. Kendisi yakın dostumdur; zararlı olsa bana tavsiye etmez.
-
Arabistan yavaş yavaş açılıp saçılıyor ki buna mecbur aslında, çünkü halkı sürekli baskı altında tutmaya veya özgürlüklerini kısıtlayamaya devam ederse, Suudi ailesinin hükümdarlığı fazla uzun sürmez. Bu nedenle bilhassa spor sektörüne milyarlar harcıyor.
-
Oto vitesi hiç sevmemişimdir, çünkü rahat olmasına rağmen ben ısınamadım. Böyle araba kullanmak yavan geliyor bana.
- 9 yanıt
-
- otomatik vites nedir
- otomatik vites püf noktaları
-
(1 etiket daha)
Konudaki etiketler:
-
TDK (Türk Dil Kurumu) der ki: Karanlık ve ıssız yerlerde, insanın gördüğünü sandığı korkunç hayalet. Karanlık ve ıssız yerlerde dolanıyormuş, demek ki kalabalık yerleri ve gündüzü sevmiyor. Sevmez tabii, çünkü foyası meydana çıkacak. Uyduruktan teyyara olduğu anlaşılacak. Bu mevzu ile ilgili bir makale bırakayım, çünkü bu zımbırtılara inananların sayısı bir hayli kalabalık. https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/981152-akyazidaki-gulyaban-yabancimiz-degildir-bizde-bol-bol-ornegi-vardir
-
Geç kalmadın mı?
-
Müslüman diyarından gelen duyumlara göre gerçek İslam, Asr-ı Saadet denilen devirde gerçekleşmiş. O gündür bügündür öyle bir devri gören mören yokmuş...muş. Güzel Türkçe´mize tercüme edersek, mutluluğun yüzyılı gibi bir şeye tekabül ediyor. Yüz yıla takılmayın; süresi gerçekte 22 yıldır. Hangi zamanı kastettiğimi kesin anlamışsınızdır. Da, mutluluğun göya zirve yaptığı o devirde Muhammed´sin ölüsü 3 gün gömülmedi. Onun en yakın çevresi birbirlerine karşı (Ayşe - Ali) savaştı. 4 halifeden 3´ü öldürüldü. Çok eşlilik ve kölelik resmen devam etti. Bunlar yetmiyormuş gibi günümüzde şeriatla yönetilen ülkeleri (Afganistan, Iran, Suudi Arabistan vs) beğenmezler günümüzün Türk Müslümanları. Efendim; kalleş Yahudiler onların hepsini kontrol ediyormuş.
- 4 yanıt
-
- gerçek i̇slam
- i̇slam hoşgörü dinidir
-
(1 etiket daha)
Konudaki etiketler:
-
Hoş geldin. Ben oradaki köfteyi çaktım. Kaynak takvimden, yani din güzellemesi yapan kesimden. Bunlar cinlerden öcü gibi korkarlar, işte bundan dolayı adamın içinde cirit atan cinleri sansürleyip bir güzelcene kuduza çevirmişler. Oradaki adam cin görmüş gibi fıldır fıldır dolanıyor.
-
Bu şeytan da az değilmiş; girip çıkmadığı yer yok. İyi de; şeytan dikizliyor da Allah dikizlemiyor mu? Bre Muhammed; şeytana huylanıyorsun da, Allah´a niye huylanmıyorsun?
- 1 yanıt
-
- 1
-
