Thus spoke Beavis Konu tarihi: 18 saat önce Report Konu tarihi: 18 saat önce Şu an bir yere oturmuş, bu metni okuyorsun. Altında, saatte 107 bin kilometre hızla zifiri karanlık bir boşluğun içinde savrulan, çekirdeği erimiş demirden dev bir kaya parçası var. Sen ise bu devasa kozmik merminin üzerindeki mikroskobik bir küf tabakası gibisin. Ama zihnin o kadar dar ki, bu akşamki yemeği, birinin sana attığı bakışı veya banka hesabındaki o sanal sayıları evrenin en büyük trajedisi sanıyorsun. Kafanı kaldır ve yukarı bak. O gördüğün yıldızların çoğu, ışıkları sana ulaşana kadar çoktan söndü. Sen şu an ölülerin ışıklı mezarlığına bakıyorsun ve buna "romantizm" diyorsun. Galaksiler birbiriyle çarpışıyor, güneşler birer sönük mum gibi pof diye sönüyor, milyarlarca gezegen hiçbir şahitleri olmadan karanlıkta yok olup gidiyor; sen ise hala "Benim hayatımın anlamı ne?" diye soruyorsun. Anlamın yok. Doğa seni bir "anlam" bulman için değil, sadece genlerini bir sonraki nesle aktarıp sessizce çürümen için tasarladı. Sen, evrenin milyarlarca yıllık kör denemeleri arasında kazara ortaya çıkmış, kendi üzerine düşünebildiği için kendini önemli sanan bir biyolojik hatasın. Birkaç bin yıl önce mağaralarda birbirini taşlayan atalarınla aynı dürtülere sahipsin; sadece taşlarını akıllı telefonlara ve ideolojilere dönüştürdün. Kendi yarattığın tanrılara tapıyor, kendi uydurduğun sınırlara inanıyor ve kendi uydurduğun yasalarla birbirini öldürüyorsun. Bir atom bombasının üzerine şiir yazan, bir yandan "sonsuz yaşam" hayali kurup diğer yandan pazar günü ne yapacağını bilemeyen o tuhaf, şizofrenik primat... Yüz yıl sonra, şu an yaşayan 8 milyar insanın tamamı toprak olacağını hayal et. Toprak bile olmayacak; sadece rastgele dağılmış atomlar yığınına dönüşecek. Senin o çok kıymetli acıların, büyük aşkların, sarsılmaz inançların ve devasa egon; evrenin tarihinde bir milisaniyelik bir dipnot bile teşkil etmeyecek. Başka bir galakside, başka bir türün tarih kitaplarında "Dünya" diye bir yer asla geçmeyecek. Hala bugün ne giyeceğini mi düşünüyorsun? Hala o küçük, yerel tanrının seninle özel olarak ilgilendiğini mi sanıyorsun? Karanlığa bak ve dürüst ol: Evren sana karşı zalim değil, evren sana karşı kayıtsız. Ve bu kayıtsızlık, senin bütün o dini, siyasi ve kişisel illüzyonlarını bir çırpıda yutan en büyük canavardır. Bizler sadece, ışığın söndüğü ana kadar karanlıkta ıslık çalan, korkmuş ve yapayalnız çocuklardan başka bir şey değiliz. 1
Recommended Posts
Create an account or sign in to comment
You need to be a member in order to leave a comment
Create an account
Sign up for a new account in our community. It's easy!
Register a new accountGiriş yap
Already have an account? Sign in here.
Sign In Now