Jump to content

Usame Bin Laden Öldürüldü


Terzaghi

Recommended Posts

Uff...SSDP

 

Tanınan güçlü biri tarafından tecavüze ya da tacize uğrayan bir çocuğun adli tıp raporunda "psikolojisinin bozuk olmadığı" görülüyor.

Psikoloji mezunu biri, ya da herhangi biri de çıkıp "tacize uğradıysa psikolojisi bozulmuştur" diyor.

Sen de diyorsun ki, "kardeşim o raporu yazanlar işinin ehli adamlar, sen kimsin ki inanmıyorsun karşı çıkıyorsun."

 

Hah...Ne güzel örnek vermişsin. Sence raporu değerlendirecek adamın da psikoloji alanında bir eğitimi, birikimi vs. olması gerekmez mi? Yoksa işi kahvehanedeki dayılara mı sormak lazım?!

 

Bu arada dediklerimi bilerek ya da bilmeyerek çarpıtıyorsun. Ben otoriteye itiraz edilmez/edilmemeli asla demedim, otoriteyi eleştirecek adamın da ilgili alanda donanımı vs. olmalı, ya da başka kaynaklara başvurmalı dedim.

 

kaldı ki, sen daha adamın 11 Eylül olaylarında ABD parmağı olduğunu söylediği ilk iletisinde onunla dalga geçmişsin, sanki olmayacak birşey gibi, üstelik ilk iletisinde çelik binanın yangın ile yıkılmayacağı iddiası yok.

 

Evrensel bey amca orada "düşünen beyinler komplo teorilerine inanır" diye bir aforizma yumurtladıydı, ben de ona binaen yazdım onu.

 

Aslında bu soruya daha önce yanıt vermiştim.

 

Ama farklı bir açıdan tekrar bu soruya yanıt verilebilir.

 

http://en.wikipedia.org/wiki/Milgram_experiment

 

Milgram vb. psikoloji deneyleri bunu açıklayabilir.

 

Milgram Deneyi'ni biliyorum, bu tarz deneyler Naziler gibi tarihi olguları açıklamakta yardım oluyor. Ama doğru bir analoji şöyle olurdu işte; Naziler 6 milyon adamı öldürecek, ama bunun için teröristleri suçlayacaklar, herkes de bu sırrı tutacak, kimse itiraz vs. etmeyecek.

 

Bu yüzden, devlet yetkili ve kurumlarına her koşulda, kayıtsız ve şartsız biçimde güvenmeyi, çok da doğru bulmuyor veya sağlıklı bir yöntem olarak görmüyorum.

 

Biz öyle mi dedik ama?! Korkuluk dövme meraklısı ne çok arkadaş var yav, sanki biz her durumda devlet kurumlarına güvenin diyoruz. Şüphecilik iyidir ama makul olun diyoruz, devlet kurumlarına karşı şüpheci yaklaşımınızı komplo teorilerine de yansıtın diyoruz.

 

Çünkü artık insanların ABD'de olan herşeyin altında birşey aramak için milyonlarca nedeni var, komplo teorilerine inanmaları için herşey yeterince kirli ve karışık. Asıl artık doğru metodoloji onların ve hatta tüm devletlerin yaptığı her işte bir iş aramaktır.

 

Arayın ama bulduğunuz bir şeye benzesin.

 

 

11 Eylülde ABD parmağı vardır diyen birine çıkıp "kesinlikle olamaz, ortaya çıkacağını bilerek yalan söyleyemezler, hiç bi devlet kendi insanına bunu yapmaz" gibi onun söylediklerinden daha saçma gerekçelerle ABD'nin parmağı olmadığını sanki bu işler olurken işin içindeymişcesine emin savunursanız komplo teorileriyle uğraşanlardan daha komik olmuş olursunuz. Pekala ABD'nin işi olabilir 11 Eylül.

 

UFO'lar da yapmış olabilir. Ve evet, hiçbir devlet bu kadar insanı dahil etmek zorunda olan bir komployla Almanların Yahudileri hedef alması gibi bir durum da yokken binlerce vatandaşını tüm dünyanın gözü önünde öldüremez. Bunu saçma bulan Scientology işine takılsın.

Link to comment
Share on other sites

Saygideger Astur;

 

Evrensel bey amca orada "düşünen beyinler komplo teorilerine inanır" diye bir aforizma yumurtladıydı, ben de ona binaen yazdım onu.

 

Wallahi benim "yumurtlama cagim gecti".

 

Yalniz, sen neye gore bu cumleyi yumurtladin, ben onu merak ediyorum.

 

Ben hic bir zaman bunlara komplo teorisi demedim. Komplo olduklarini soyleyen sensin.

 

Eger benim astigim yaziyi algilayarak okursan ABD'nin "camiyi calmadan, kilifini hazirladigini" dile getirdim.

 

Ama dedimya, inanc iman duzeyine cikinca, yapacak bir sey yok.

 

Evrensel'e karşı biraz sabırsız vs. yazmış olabilirim haklısın, ama tabii kendisiyle ilk defa yazışmıyoruz, bir de fena kilitliyor adam, hiç çekemediğim şey. Neyse...

 

"cuvaldizi kendine, igneyi basskasina batir." Ayrica kendinin ne yaptigini algilamak istiyorsan, arasira da aynaya bir bak.

 

Bir daha lakabimi anmazsan, senin ile bu konuda yazismayacagim. Cunku, sabit fikir, inancini iman duzeyine cikarmis beyinlerle yazismanin bir anlami yok.

 

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

Uff...SSDP

 

 

 

Hah...Ne güzel örnek vermişsin. Sence raporu değerlendirecek adamın da psikoloji alanında bir eğitimi, birikimi vs. olması gerekmez mi? Yoksa işi kahvehanedeki dayılara mı sormak lazım?!

 

Bu arada dediklerimi bilerek ya da bilmeyerek çarpıtıyorsun. Ben otoriteye itiraz edilmez/edilmemeli asla demedim, otoriteyi eleştirecek adamın da ilgili alanda donanımı vs. olmalı, ya da başka kaynaklara başvurmalı dedim.

 

 

 

Evrensel bey amca orada "düşünen beyinler komplo teorilerine inanır" diye bir aforizma yumurtladıydı, ben de ona binaen yazdım onu.

 

 

 

Milgram Deneyi'ni biliyorum, bu tarz deneyler Naziler gibi tarihi olguları açıklamakta yardım oluyor. Ama doğru bir analoji şöyle olurdu işte; Naziler 6 milyon adamı öldürecek, ama bunun için teröristleri suçlayacaklar, herkes de bu sırrı tutacak, kimse itiraz vs. etmeyecek.

 

 

 

Biz öyle mi dedik ama?! Korkuluk dövme meraklısı ne çok arkadaş var yav, sanki biz her durumda devlet kurumlarına güvenin diyoruz. Şüphecilik iyidir ama makul olun diyoruz, devlet kurumlarına karşı şüpheci yaklaşımınızı komplo teorilerine de yansıtın diyoruz.

 

 

 

Arayın ama bulduğunuz bir şeye benzesin.

 

 

 

 

UFO'lar da yapmış olabilir. Ve evet, hiçbir devlet bu kadar insanı dahil etmek zorunda olan bir komployla Almanların Yahudileri hedef alması gibi bir durum da yokken binlerce vatandaşını tüm dünyanın gözü önünde öldüremez. Bunu saçma bulan Scientology işine takılsın.

 

 

Üfff,

Astur ben senin komplo teorileri ile alakalı çoğunlukla doğru söylediğini zaten biliyorum.

Ama evrensel inşaat mühendisi ya da konuyla ilgili bilirkişi olsa da aynı tepkiyi vereceğini düşündüğüm için ona olan yazıların heleki söz konusu ABD iken aşırı ve gereksiz geldi.Sonuçta sen de bilirkişi değilsin (belki onun kadar bile anlamıyon işten) ve ABD gibi bir güç binanın çöküşü ile alakalı raporlarda pekala hile yapmış olabilir. Yani, Evrensel binanın çöküşü ile ilgili söylediklerinde haklı olabilir. Bunun böyle olmadığını söylemek için her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmemiz ve bu bilgileri değerlendirip işleyebilecek bilirkişiler olmamız gerekir. Fakat bize bilgi olarak verilenler de doğru bilgi olmayabilir....vs vs. Senin de dediğin gibi bunun bir sonu yok.

İnsanların devletlere güveni kalmadı, her yaptıklarında her söylediklerinde bir iş arıyorlar, çünkü herşey kirli ve karışık. Bu yüzden onlara kızmayalım, bu tutumlarında haksız değiller. Neyse, ben burada kesiyorum ve başlıktan bir daha girmemek üzere ayrılıyorum.

Link to comment
Share on other sites

Marquez,

 

Çok ikna edici bir açıklama değil. Yani her durum ve her zaman için geçerli olacak bir açıklama değil bu.(Tabii bunu 11 Eylül için söylemiyorum bunları, o ayrı bir tartışma konusu; o konuya çok derinlemesine hakim olmadığım için şimdilik bir şey demeyi uygun bulmuyorum.)

 

Eğer senin dediğin gibi düşünsek hiçbir istihbarat örgütünün filan doğru düzgün çalışamaması lazım. Sadece onların değil, suç işleyen örgütlerin de eninde sonunda birbirlerini ihbar edip, tüm sırlarını, gizli bilgilerini, her şeylerini açığa çıkartıp yok olmalarını beklemek gerekir ki. Öyle olmadığı çok açık ve net.(Zaman zaman öyle oluyor denilebilir ama her zaman değil, mesele de bu zaten.)

 

İstihbarat örgütleri görevi sır tutmak olan ve bu konuda özel seçilip, özel de eğitim almış kişilerden oluşur. Ona rağmen büyük komplolarda, çok sayıda ajanın işin içine girdiği olaylarda onlar bile fire verir.

 

11 Eylül olayında, mesela bina uçak çarpmasından değil de oraya yerleştirilmiş patlayıcılardan dolayı çökmüş olsa iddia edildiği gibi, bu patlayıcıları oraya yerleştirmek için ya bütün bina görevlilerini izne göndereceksin ki adamlarını içeri sokup patlayıcıları yerleştiresin, ya da bina görevlilerini de işin içine katıp yapacaksın komplonu.

 

Hadi onları eve gönderdin, sonra adamlarını sokup binaya patlayıcılar yerleştirdin diyelim, ondan sonra bu işin yapıldığı günden, 11 Eylül saldırısının olduğu güne kadar bunların açığa çıkmamasını ve bina görevlilerinin bunları bulmamasını nasıl sağlayacaksın?

 

Binanın her tarafını 24 saat kasede çeken o güvenlik kayıtlarını nasıl yok edeceksin?

 

Onları yok ettiğini gören, tanıklık eden, hatta yardım eden (çünkü yardımsız yapamazsın) insanların susmasını nasıl sağlayacaksın?

 

Ayrıca, zaten bütün bina görevlilerinin esrarengiz bir şekilde evlerine gönderilmesi diye birşey de olmadı zaten o olaydan önce.

 

Hadi bir şekilde işin o kısımlarını hallettin diyelim, binaların çökmesinden sonra, o bölgeye doluşan yüzlerce, binlerce görevlinin, o yığın içinden patlayıcı artıkları ve sabotaj delilleri bulmasını nasıl önleyeceksin?

 

Orada görev yapan bütün suç mahali konusunda uzman dedektifleri oradan uzak mı tutacaksın? Yanmış bir binanın kundaklama mı, yoksa kazadan mı yandığını bile bir çırpıda anlayan o kadar adamın susmasını nasıl sağlayacaksın?

 

Peki orada görev yapan itfaiye görevlilerini, polisleri nasıl susturacaksın? Hadi onları da susturdun, sırf yardım olsun diye bölgeye gelen ve görevli bile olmayan halkı nasıl komplonun içine dahil edeceksin?

 

Azıcık düşünseniz, bu olayın komplo olduğu fikrinin Amerikan düşmanlığı ile körüklenmiş bir masaldan daha farklı olmadığını, insanların Amerikaya öfkesi ve güvensizliği olmasa, böyle bir komplo hikayesinin hiçbir inandırıcılığı kalmayacağını kendiniz de görürsünüz.

 

Şu da var: zaman zaman bazı kişiler çıkıp bazı şeyler yazabilir, bazı sırları açığa vurabilir vb. Ama karşı taraftan birileri atağa geçip onları yalanlayabilir; çeşitli şekillerde onları susturabilir.

 

Peki öyle birşey oldu mu bu olayda?

 

Olayın komplo olabileceğine dair fikir dile getirenler arasında, o bölgede çalışmış, görev yapmış, olay sırasında orada bulunmuş veya olaya ya da soruşturmasına yakın olmuş tek bir kişi bile var mı?

 

Dikkat ederseniz, bu komplo fikirlerinin hep binlerce mil öteden çıkmış, alakasız kişilerden kaynak alan olan fikirler olduğunu görürsünüz.

 

Bizim Madımak oteli yakıldığında, olan bitenin "dincileri suçlamak için laiklerin yaptığı komplo" olduğunu iddia eden dincilerinki kadar, hatta daha saçma bir iddia olduğunu göremiyor musunuz bunun?

 

Mesela Sivas'ta kalabalık 33 kişiyi yakarak öldürmüştü. Maraş olayları var.

 

Senin mantığına göre insanların böyle şeyler yapmamalarını beklemek gerekir. Ama oluyor işte.

 

Halk provoke edilip, galeyana gelip öyle şeyler yapar. Bunun yüzlerce kişinin parçası olduğu planlı bir komployla ne ilgisi var?

 

Madımak olayında kullanılmış o dinci kitlenin katılımına komplo denmez. Buna sebep olmak için bilinçli bir şekilde harekete geçen ajan provokotörlerin yaptığına belki komplo denir ama o işin parçası olan insanların yaptığı şeyin adı komplo değildir. Önce komplonun ne anlama geldiğini öğrenin.

 

Bu verdiğin örneğin, konuyla olan tek ilgisi, o meseleyi o dönemde "laiklerin kendilerini suçlamak için yaptıkları komplo" olarak açıklayan dincilerin iddialarıdır.

 

İşte o olayın ancak o yönü 11 Eylül'ün komplo olup olmadığı konusuyla alakalı bir kısım.

Link to comment
Share on other sites

 

Milgram Deneyi'ni biliyorum, bu tarz deneyler Naziler gibi tarihi olguları açıklamakta yardım oluyor. Ama doğru bir analoji şöyle olurdu işte; Naziler 6 milyon adamı öldürecek, ama bunun için teröristleri suçlayacaklar, herkes de bu sırrı tutacak, kimse itiraz vs. etmeyecek.

 

İyi de, Milgram deneyi sadece Naziler ile ilgili olayları açıklamakla sınırlı bir deney değil ki. Deneye katılan sıradan kişiler. Nazi yanlıları ve Yahudi düşmanları ile Yahudiler için özel hazırlanmış bir deney değil bu. Bak ne yazıyor:

 

Yale'deki çalışma için denekler gazete ilanları ve posta yoluyla bulundu. Deneyler üniversitenin eski yerleşkesinde, Linsly-Chittenden binasının bodrumundaki iki odada gerçekleştirildi. Deneyin tanıtımında deneyin bir saat sürdüğü ve katılanlara deneyi tamamlamasalar bile 4,50$ ödeneceği bildirildi. Katılımcılar 20 ve 50 yaşları arasında, ilkokul terklerden doktora mezunlarına kadar her türlü öğretim geçmişine sahip erkeklerden oluşuyordu.

 

Deney gözlemcisi rolünü bir teknisyen önlüğü giyen sert, hissiz görünümlü bir biyoloji öğretmeni oynuyordu. Kurban rolünü de bu rol için eğitilmiş, İrlandalı-Amerikan bir muhasebeci üstlenmişti.

 

 

Yani deneye rastgele sıradan kişilerin katıldığını düşünebiliriz. Deneye katılacaklar arasından 'özel olarak' (Nazi yanlısı olmak gibi vb.) bir nitelik filan aranmıyor.

 

Bu deney, sıradan insanların sorgulamadan otoriteye ne şekilde itaat edeceklerini göstermek açısından önemli. Zaten deneyden çıkardığı sonuçla ilgili olarak Milgram şöyle yazıyor:

 

Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yoketme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü

 

Orada, sıradan insanlardan söz ediyor. Orada sadece Nazi yanlılarından, Nazi yönetimi altında yaşayanlardan söz edilmiyor. Eğer olsaydı söz ederdi.

 

Biz öyle mi dedik ama?! Korkuluk dövme meraklısı ne çok arkadaş var yav, sanki biz her durumda devlet kurumlarına güvenin diyoruz. Şüphecilik iyidir ama makul olun diyoruz, devlet kurumlarına karşı şüpheci yaklaşımınızı komplo teorilerine de yansıtın diyoruz.

 

Komplo teorileri her zaman doğrudur demedim. Şunu da söylüyorum üstelik komplo teorileri çoğu defa yanlış da olabilir. (Gerçekten bunları birçoğu bana da son derece saçma geliyor.) Ama buradan tüm komplo teorilerinin yanlış olduğunu söyleyemeyiz.

Link to comment
Share on other sites

Marquez,

 

İstihbarat örgütleri görevi sır tutmak olan ve bu konuda özel seçilip, özel de eğitim almış kişilerden oluşur. Ona rağmen büyük komplolarda, çok sayıda ajanın işin içine girdiği olaylarda onlar bile fire verir.

 

11 Eylül olayında, mesela bina uçak çarpmasından değil de oraya yerleştirilmiş patlayıcılardan dolayı çökmüş olsa iddia edildiği gibi, bu patlayıcıları oraya yerleştirmek için ya bütün bina görevlilerini izne göndereceksin ki adamlarını içeri sokup patlayıcıları yerleştiresin, ya da bina görevlilerini de işin içine katıp yapacaksın komplonu.

 

Hadi onları eve gönderdin, sonra adamlarını sokup binaya patlayıcılar yerleştirdin diyelim, ondan sonra bu işin yapıldığı günden, 11 Eylül saldırısının olduğu güne kadar bunların açığa çıkmamasını ve bina görevlilerinin bunları bulmamasını nasıl sağlayacaksın?

 

Mantık;

 

Sen sadece olaya kendi sahip olduğun olanaklar açısından bakarak değerlendiriyorsun gibi görünüyor. Bilmediğin şu:

 

Devleti yönetenlerin, yetkili kişilerin, veya böyle bir komplo varsa bu komployu düzenleyen kişilerin elinde ne gibi imkan, yetki, güç, para vb. olduğunu da bilmiyorsun. Ben de bilmiyorum. Bilmediğim için kesin konuşmaktan kaçınıyorum. Komplo var mı yok mu bilmiyorum. Varsa bile bunu bilmenin o kadar kolay olmayabileceğini söylüyorum. Sen ise o söyler, sır açığa çıkar filan diyorsun. Ben diyorum ki sırlar açığa çıksa da çıkmasa da bu işler de neyin olup bittiğini anlamak o kadar kolay değil.

 

Şimdi Türkiye'de 'Ergenekon' davası var. Az çok duymuşsundur. 'Ergenekon, Derin Devlet, Susurluk, Çatlı, JİTEM vb." olaylar.

 

Aslında bu söylediğin olaydan bile, bazı bakımlardan daha büyük olay bunlar.

 

Yıllardır TSK, Jitem'in varlığını kabul etmedi. Devlet de yıllardır Ergenekon'un varlığını kabul etmiyordu. Hala da bunların varlığı, nasıl çalıştığı, nasıl eylemler yaptıkları filan tam olarak aydınlatılmış değil. Durum karma karışık. Şimdi bu 'Ergenekon' davası devam ederken bu davadan yargılananlar ve tutuklananlar kendilerine komplo kurulduğundan söz etmeye başladı.

 

Hanefi Avcı, Nedim Şener ve daha birçok kişi Polis teşkilatı gibi birçok kuruluşun, hatta birçok mahkemede görev yapan hakim ve savcıların cemaatin etkisi altında kaldığını, karar verdiğini söylüyor.

 

Ama öte yandan tutuklu ve Ergenekoncu olmakla suçlanıyorlar.

 

Yani senin açıdan bakarsak, her iki tarafta belki fire veriyor. Ama fire verenler yukarıda örnekte görüldüğü gibi etkisiz hale getirilebiliyor, suçlanabiliyor vb. Böyle olunca işi tüm yönleriyle çözmek o kadar kolay olmuyor.

 

Binanın her tarafını 24 saat kasede çeken o güvenlik kayıtlarını nasıl yok edeceksin?

 

Onları yok ettiğini gören, tanıklık eden, hatta yardım eden (çünkü yardımsız yapamazsın) insanların susmasını nasıl sağlayacaksın?

 

Ayrıca, zaten bütün bina görevlilerinin esrarengiz bir şekilde evlerine gönderilmesi diye birşey de olmadı zaten o olaydan önce.

 

Hadi bir şekilde işin o kısımlarını hallettin diyelim, binaların çökmesinden sonra, o bölgeye doluşan yüzlerce, binlerce görevlinin, o yığın içinden patlayıcı artıkları ve sabotaj delilleri bulmasını nasıl önleyeceksin?

 

Dediğim gibi 11 Eylül'ün nasıl olduğunu bilmiyorum. Aslında bu soruyu yapanlara sorman gerekir bana değil. Her şeyin yanıtını bilseydim ben de milyar dolar servete sahip biri olurdum belki. Ama birçok şeyin yanıtını bilmiyorum.

 

Ama şu var sen tek yönlü şekilde bir iddiayı inceliyorsun. 11 Eylül ile ilgili milyar tane komplo teorisi yazılabilir. Bunlardan bir tanesi doğru; diğerleri yanlış olabilir. Veya hepsi yanlış olabilir.

 

Oayı gerçekten de El Kaide gerçekleştirmiş de olabilir. Ama CIA, FBI vb. bunu bildiği halde buna göz yummuş da olabilir. Dolaylı olarak El Kaideyi desteklemiştir vb.

 

Sen öyle bir şekilde yazıyorsun ki CIA, FBI, devletin yetkilileri bunu yapmaz, yapamaz. Yapsalar bir şekilde duyulurdu. (Ve üstelik sanırım bu olayın tüm detayları ile birlikte açıklanacağını filan iddia ediyorsun.)

 

El Kaide gibi uyduruktan, olanakları son derece kısıtlı bir terör örgütü bu işi bu şekilde yapıyorsa, yapabiliyorsa; CIA vb. nin de bunu yapacak gücü, donanımı vb. var olması beni şaşırtmaz.

 

Ve bu işi yapmak için de ille de binlerce, yüz binlerce kişinin, işin tüm ayrıntılarını bilecek kadar, görev almasına bile gerek var mı yok mu çok emin değilim. Belki de yok.

 

El Kaide bu işi Amerika'da kaç kişi ile yaptı. Yüz binlerce kişi ile mi? Değil sanırım.

 

Orada görev yapan bütün suç mahali konusunda uzman dedektifleri oradan uzak mı tutacaksın? Yanmış bir binanın kundaklama mı, yoksa kazadan mı yandığını bile bir çırpıda anlayan o kadar adamın susmasını nasıl sağlayacaksın?

 

Orada görev alan bir dedektif değilim. Oradaki dedektiflerin nasıl çalıştığını, hangi mantıkla olaya baktığını bilmiyorum.

 

Ama kolay kolay hiçbir dedektif, polis canının yanacağını bile bile iktidara sahip kişilere dokunamayabilir; bunu da biliyorum.

 

Örnek savcı Doğan Öz.

 

Doğan Öz, 1934 yılında doğdu. Ankara'da Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapıyordu. Devletin içindeki kontrgerilla yapılanmasını araştırırken 24 Mart 1978'de Ankara'da kontrgerilla[1] tarafından taşeron olarak kullanılan ülkücü İbrahim Çiftçi'ye öldürtüldü.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Do%C4%9Fan_%C3%96z

 

Bugüne kadar hala hiç kimse bu ülkede bu adam nasıl oluyor da böyle vuruluyor diye sormaya pek fazla cesaret edemedi. Olayın üstüne gidemedi. Durum bu. Belki korkudan, belki çaresizlikten, belki acizlikten...(Devletin binlerce polisi, askeri ordusu bu olaya baktı kaldı geçmişte. Var mı ötesi? Gözümüzün önünde oldu bunlar. Adam göstere göstere alay edercesine yaptı bunları. Kim yaptı, nasıl yaptı, suçlular nerede, nasıl oldu bunlar. Her şey buharlaştı gitti bir anda. Savcı vurulduğu ile kaldı o kadar. )

 

Peki orada görev yapan itfaiye görevlilerini, polisleri nasıl susturacaksın? Hadi onları da susturdun, sırf yardım olsun diye bölgeye gelen ve görevli bile olmayan halkı nasıl komplonun içine dahil edeceksin?

 

Azıcık düşünseniz, bu olayın komplo olduğu fikrinin Amerikan düşmanlığı ile körüklenmiş bir masaldan daha farklı olmadığını, insanların Amerikaya öfkesi ve güvensizliği olmasa, böyle bir komplo hikayesinin hiçbir inandırıcılığı kalmayacağını kendiniz de görürsünüz.

 

Açıklanması zor son derece sofistike olayları gerçekleştirmek, aynı zamanda sahip olunan güç, teknoloji vb. ilintilidir.

 

Şimdi iki yaşındaki bir çocuk bankayı soydu, güvenlik güçlerini atlattı, arabaya bindi vb. desek herkes güler değil mi?

 

Ama son derece büyük, olağan üstü olanaklara sahip biri bunların çoğunu yapabilir. Belki nasıl yapabildiğini bile kolay kolay düşünemezsiniz. Çünkü o olanakların hiçbirine sahip değilsiniz zaten.

Link to comment
Share on other sites

Üfff,

Astur ben senin komplo teorileri ile alakalı çoğunlukla doğru söylediğini zaten biliyorum.

Ama evrensel inşaat mühendisi ya da konuyla ilgili bilirkişi olsa da aynı tepkiyi vereceğini düşündüğüm için ona olan yazıların heleki söz konusu ABD iken aşırı ve gereksiz geldi.Sonuçta sen de bilirkişi değilsin (belki onun kadar bile anlamıyon işten) ve ABD gibi bir güç binanın çöküşü ile alakalı raporlarda pekala hile yapmış olabilir. Yani, Evrensel binanın çöküşü ile ilgili söylediklerinde haklı olabilir. Bunun böyle olmadığını söylemek için her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmemiz ve bu bilgileri değerlendirip işleyebilecek bilirkişiler olmamız gerekir. Fakat bize bilgi olarak verilenler de doğru bilgi olmayabilir....vs vs. Senin de dediğin gibi bunun bir sonu yok.

İnsanların devletlere güveni kalmadı, her yaptıklarında her söylediklerinde bir iş arıyorlar, çünkü herşey kirli ve karışık. Bu yüzden onlara kızmayalım, bu tutumlarında haksız değiller. Neyse, ben burada kesiyorum ve başlıktan bir daha girmemek üzere ayrılıyorum.

 

Tamam da daha önce de söyledim, ben evrensel ile daha önce bilmemkaç ay aynı forumda yazdım, tartıştık ettik; bu forumda sıfır noktasından başlamadık ki. Karşımdaki adamın kim olduğunu, ne düşündüğünü aşağı yukarı biliyorum, zaten ondan kendisine karşı biraz sabırsızım. Bilirkişi olan adamın böyle yazmayacağını anlamak için zaten bilirkişi olmaya gerek yok.

 

Ben de elbette bilirkişi değilim ve tam olarak bu nedenle konuşurken güvenilir addettiğim çeşitli kaynaklara başvuruyorum. Merak ettiğim konu oldu mu benim anlayabileceğim dilde yazılmış popüler bilim kitaplarına bakıyorum, Mythbusters vb. belgeselleri izliyorum falan.. ki makul olan bence budur. Kahvehanede oturup okey oynarken memleketi kurtaran dayılar gibi ahkam keserek olmaz bu işler.

 

Neyse, dediğim gibi, şüpheci olmayın demiyorum ben kimseye; ama şüpheciliğin de makul çeşitleri var, sınırları var.

 

 

 

İyi de, Milgram deneyi sadece Naziler ile ilgili olayları açıklamakla sınırlı bir deney değil ki. Deneye katılan sıradan kişiler. Nazi yanlıları ve Yahudi düşmanları ile Yahudiler için özel hazırlanmış bir deney değil bu. Bak ne yazıyor:

 

Orada, sıradan insanlardan söz ediyor. Orada sadece Nazi yanlılarından, Nazi yönetimi altında yaşayanlardan söz edilmiyor. Eğer olsaydı söz ederdi.

 

Ufff... Bir türlü anlatamadım kendimi sana Marquez. Sen Asimov vb. nicklerle benle daha önce yazışan arkadaşsın zaten, değil mi?

 

Bak alıntıladığın kısımda ne yazmışım:

 

Milgram Deneyi'ni biliyorum, bu tarz deneylerin Naziler gibi tarihi olguları açıklamakta yardımı oluyor.

 

Bu cümleden deneyin sadece Nazilerle ilgili olayları açıkladığı anlamını nasıl çıkardın ki?

 

Daha önce de dedim, kurduğun analoji alakasız. Milgram Deneyi otoriteye boyun eğmekle ilgili bir olay, yoksa Almanya'da da yönetimdeki Nazilerin emirlerini uygulayan herkes de bu davaya inanmış, ideolojik olarak motive olmuş insanlar değildi. Ama işte Holocaust konulu komplo teorileri Milgram Deneyi vs. ile açıklanamayacak iddialarda bulunuyor. Diyor ki aslında o kadar Yahudi öldürülmedi, savaşı Yahudiler çıkardı vs. Düşünsene kamplara gönderilen ama kurtulan, orada kampları işleten, yakınları alınan ve can veren, kampları basan müttefik askerleri vs. bu insanların hepsini birileri organize ediyor, herkes komplo ortaya çıkmasın diye yalan söylüyor, bu da ortaya çıkmıyor. Bu akıl alacak bir şey mi?! 11 Eylül konusundaki olay da aynı. Hani ABD'de faşist bir hükümet olsa, yasa/silah/otorite vs. zoruyla kendi vatandaşlarını kendi vatandaşlarının yardımı ile öldürdüler falan...Öyle bir şey belki hayal edilebilir. Ama komplo teorisi bunu demiyor, diyor ki bu insanları birileri organize etti, onca insan bu komplonun, bu haksız hukuksuz eylemin parçası oldu, kimselerin de sesi çıkmadı. Senin aklın mantığın bu tarz şeyleri olası görüyorsa zaten bırakalım tartışmayalım. Ben aynı şeyleri tekrar tekrar açıklamaktan sıkılmaya başladım.

 

Komplo teorileri her zaman doğrudur demedim. Şunu da söylüyorum üstelik komplo teorileri çoğu defa yanlış da olabilir. (Gerçekten bunları birçoğu bana da son derece saçma geliyor.) Ama buradan tüm komplo teorilerinin yanlış olduğunu söyleyemeyiz.

 

Dediğim gibi, ortaya yeterince komplo teorisi atarsan belki birkaçı tutabilir. Her hafta birileri lotoyu da tutturuyor, "atmasyonu" da geçerli bir düşünce metodu sayalım mı?!

Link to comment
Share on other sites

Ama son derece büyük, olağan üstü olanaklara sahip biri bunların çoğunu yapabilir. Belki nasıl yapabildiğini bile kolay kolay düşünemezsiniz. Çünkü o olanakların hiçbirine sahip değilsiniz zaten.

 

Buna da cevap verdim aslında.

 

Komplo teorilerine ilişkin Wikipedia maddesinden şöyle ufak bir alıntı yapıyorum:

 

used almost exclusively to refer to any fringe theory which explains a historical or current event as the result of a secret plot by conspirators of almost superhuman power and cunning.

 

Madem bu adamların elinde bu denli olağanüstü imkânlar var, işsiz güçsüz adamlar bu koca komploları nasıl evlerinin bodrumunda herkese açık TV kanallarından görüntüleri dondurup vs. nasıl açığa çıkarabiliyorlar? Binlerce vatandaşlarını gözlerini kırpmadan dünyanın gözü önünde öldüren bu adamlar ismi, yeri vs. belli komplo teorisyenlerine neden dokunamıyorlar?

 

Hem adamlara dev imkânlar, büyük zeka, akıl almaz kötülük vb. özellikle atfediyorsunuz, sonra aynı anda zayıf, salak hatalar yapan vs. olduklarını iddia ediyorsunuz. Nasıl iş?!

Link to comment
Share on other sites

 

Bu cümleden deneyin sadece Nazilerle ilgili olayları açıkladığı anlamını nasıl çıkardın ki?

 

 

 

Tek başına o cümleden öyle bir anlam çıkarmadım tabii ki. Yazdıklarının bütününden çıkarttığım sonuç o.

 

Aynı hatayı sanki yine tekrar etmişsin. Üstelik benim neyi savunduğumu, pozisyonumu filan anlamadan habire yazıyorsun.

 

Ben özel olarak şu komplo teorisi, bu komplo teorisi doğrudur demiyorum. Olay bir komplo ürünü olabilir, meseleyi bilmiyorum diyorum.

 

Hani ABD'de faşist bir hükümet olsa, yasa/silah/otorite vs. zoruyla kendi vatandaşlarını kendi vatandaşlarının yardımı ile öldürdüler falan...Öyle bir şey belki hayal edilebilir. Ama komplo teorisi bunu demiyor, diyor ki bu insanları birileri organize etti, onca insan bu komplonun, bu haksız hukuksuz eylemin parçası oldu, kimselerin de sesi çıkmadı.

 

Tamam işte burada verdiğim deneye ters gelen bir şey yok, deneye uyan bir durum var. Adamlar itiraz etmeden, sorgulamadan verilen emre uyuyor olabilir. Bunun için faşist bir yönetimin olmasına gerek yok. Otorite olması gerekli. Sen anlamıyorsan ben ne yapayım?

 

Dediğim gibi, ortaya yeterince komplo teorisi atarsan belki birkaçı tutabilir. Her hafta birileri lotoyu da tutturuyor, "atmasyonu" da geçerli bir düşünce metodu sayalım mı

 

Bazı durumlarda atmaktan başka çare kalmıyorsa olabilir tabii.

 

Binlerce vatandaşlarını gözlerini kırpmadan dünyanın gözü önünde öldüren bu adamlar ismi, yeri vs. belli komplo teorisyenlerine neden dokunamıyorlar?

 

Güçlü dedik ama her şeye gücü yeten Tanrı demedik.

 

Belki Tanrı olsaydı dediğin olurdu ama ne yazık ki yok işte! (Belki de iyi ki yok!)

Link to comment
Share on other sites

Tamam işte burada verdiğim deneye ters gelen bir şey yok, deneye uyan bir durum var. Adamlar itiraz etmeden, sorgulamadan verilen emre uyuyor olabilir. Bunun için faşist bir yönetimin olmasına gerek yok. Otorite olması gerekli. Sen anlamıyorsan ben ne yapayım?

 

Yahu bir durumda insanlar otoriteye itaat ediyor, öbüründe komplo kurup suç işliyorlar. Aradaki farkı cidden göremiyor musun?

 

Bazı durumlarda atmaktan başka çare kalmıyorsa olabilir tabii.

 

Bilmediğimiz şeye bilmiyoruz diyemiyor muyuz? Niye illa bir şey uydurmamız gerekiyor ki? Evrenin nereden, nasıl geldiğini bilmiyoruz diye Allah vb. bir Tanrı uydurup o yarattı mı dememiz gerek?!

 

Güçlü dedik ama her şeye gücü yeten Tanrı demedik.

 

Bu komploculara atfedilen hataları yapmamak için alimimutlak kadirimutlar Tanrı olmaya gerek yok.

Link to comment
Share on other sites

Yahu bir durumda insanlar otoriteye itaat ediyor, öbüründe komplo kurup suç işliyorlar. Aradaki farkı cidden göremiyor musun?

 

 

Astur;

 

Neyi göreceğim?

 

Orada bir soru sormuştun.

 

Soru neydi:

Sen cidden ABD toplumunun bu denli büyük bir kısmının hem kendi vatandaşlarından binlercesinin böyle öldürülmesine onay vereceğini falan gözünün önüne getirebiliyor musun? Buna nasıl olur da kimseler itiraz etmez?

 

Yani buna yönelik olarak açıklama yapmak için Milgram deneyine başvurmuştum. Bu komployu düzenleyenler bir avuç insan olabilir. (Bir grup insan diyelim. Sayısı üç, beş, on yirmi neyse bilmiyorum.)

 

Bunlar üst düzeyde yetkili ve güçlü kişilerse, ciddi düzeyde otoriteleri, yetkileri varsa; bu yetki ve otoriteyi kullanarak; birçok kişiyi kirli işlerinde kullanabilirler. Ve kullanılan insanlar da bunu çok sorgulama gereği duymaz ve verilen birçok kirli emri yerine getirebilir diyorum. Buna devletin birçok personeli de dahil olabilir. Çünkü devlet hiyerarşik bir kurum sonuçta. Memurlar bağımsız, kendi kafalarına göre, canlılarının istediği gibi hareket etmiyorlar. Kendilerine verilen emri uyguluyorlar.

 

Bu varsayımsal bir açıklama tabii ki.

 

İlle de bu şekilde olmuştur diye bir şey söylemiyorum. Olasılıktan söz ediyorum.

 

Başta türlü açıklamalar da yapılabilir kuşkusuz.

 

Bilmediğimiz şeye bilmiyoruz diyemiyor muyuz? Niye illa bir şey uydurmamız gerekiyor ki? Evrenin nereden, nasıl geldiğini bilmiyoruz diye Allah vb. bir Tanrı uydurup o yarattı mı dememiz gerek?!

 

Ben bilmediğim şeye bilmiyorum diyorum işte.

 

Evren'i Tanrı yarattı mı dedim. Demedim.

 

Hatları karıştırma.

 

Belki de evren rastgele bir kazanın ürünüdür. :lol:

 

Bu komploculara atfedilen hataları yapmamak için alimimutlak kadirimutlar Tanrı olmaya gerek yok.

 

İyi de ben bu gücün Tanrı kadar güçlü olmadığı için çok güçlü bile olsa her şeyi kontrol edemeyeceğinden söz ediyorum. Senin soruna yönelik olarak.

Link to comment
Share on other sites

 

Yani buna yönelik olarak açıklama yapmak için Milgram deneyine başvurmuştum. Bu komployu düzenleyenler bir avuç insan olabilir. (Bir grup insan diyelim. Sayısı üç, beş, on yirmi neyse bilmiyorum.)

 

Bunlar üst düzeyde yetkili ve güçlü kişilerse, ciddi düzeyde otoriteleri, yetkileri varsa; bu yetki ve otoriteyi kullanarak; birçok kişiyi kirli işlerinde kullanabilirler. Ve kullanılan insanlar da bunu çok sorgulama gereği duymaz ve verilen birçok kirli emri yerine getirebilir diyorum. Buna devletin birçok personeli de dahil olabilir. Çünkü devlet hiyerarşik bir kurum sonuçta. Memurlar bağımsız, kendi kafalarına göre, canlılarının istediği gibi hareket etmiyorlar. Kendilerine verilen emri uyguluyorlar.

 

Bu varsayımsal bir açıklama tabii ki.

 

Çürük bir açıklama. Bürokrasiyi falan gözünün önüne bir getir; yetkiler çok spesifik şekilde dağılmış durumda değil midir? Herkesin emir aldığı kimseler yok mudur? Bunları düzenleyen yönetmelik vs. yok mudur? Verilen emrin altına atılan imza vb. kaydı kuydu yok mudur? Devlet kurumlarında çalışan insanların eylemlerinin meşruiyeti yasalardan vs. gelir. Bu kadar kamu görevlisinin bütün bu prosedürleri hiçe sayarak birkaç karanlık tipten emir alıp uyguladıklarını düşünmek, bir de bunun gizli kalacağına ihtimal vermek nasıl bir saçmalıktır?!

 

Ben bilmediğim şeye bilmiyorum diyorum işte.

 

Evren'i Tanrı yarattı mı dedim. Demedim.

 

Bazen doğru olan atmasyondur dedin de ondan verdim o örneği, sen öyle dedin demedim. Hangi durumlarda atmasyon doğrudur?

 

İyi de ben bu gücün Tanrı kadar güçlü olmadığı için çok güçlü bile olsa her şeyi kontrol edemeyeceğinden söz ediyorum. Senin soruna yönelik olarak.

 

Tamam evrensel'in kanıt diye getirdiği şeyleri gördün; televizyona açıklama yapsın diye çıkarılan adamların iddia edildiği gibi canlı yayında komployu itiraf etmeleri vb. hataları yapmamak için Tanrı olmak mı lazım?

Link to comment
Share on other sites

Çürük bir açıklama. Bürokrasiyi falan gözünün önüne bir getir; yetkiler çok spesifik şekilde dağılmış durumda değil midir? Herkesin emir aldığı kimseler yok mudur? Bunları düzenleyen yönetmelik vs. yok mudur? Verilen emrin altına atılan imza vb. kaydı kuydu yok mudur? Devlet kurumlarında çalışan insanların eylemlerinin meşruiyeti yasalardan vs. gelir. Bu kadar kamu görevlisinin bütün bu prosedürleri hiçe sayarak birkaç karanlık tipten emir alıp uyguladıklarını düşünmek, bir de bunun gizli kalacağına ihtimal vermek nasıl bir saçmalıktır?!

 

Astur;

 

JİTEM neydi, Ergenekon neydi, Gladio, özel harp dairesi nasıl çalıştı? Bunların yönetmelikleri nelerdi, bunlar nasıl çalışıyordu biliyor musun?

 

Üstelik yönetmeliklerde her şeyi, en inceden, inceye, en ayrıntılı biçimde yazmaya da gerek yok. Zaten yönetmeliklerde her şey yazılmaz.

 

Polis olarak bir suçluyu sorguladın mı? Sorgulamaların nasıl olduğunu biliyor musun? Bu konuda bir araştırma yaptın mı?

 

Hanefi AVCI yönetmeliklere aykırı olmasına rağmen işkence, dayak vb. yöntemlerin sorgulama aracı olarak kullanıldığını söylüyor. Hatta sanırım bunun sistematik hala gelmesinden filan söz ediyor.

 

Birçok şey yoruma da tabiidir.

 

O yüzden orada ne yazıyor lafı gibi bayat, ucuz açıklamaları bırak.

 

Önemli olan uygulamadır.

 

Yazılanlar vb. değil.

 

Ha birde yeni yönetmelik çıkarıp, sonra gerektiğinde bunları iptal etmek veya işlevsiz kılmak vs. gücü elinde bulunduranlar için çok büyük sorun olmayabilir zaten.

Link to comment
Share on other sites

Astur;

 

JİTEM neydi, Ergenekon neydi, Gladio, özel harp dairesi nasıl çalıştı? Bunların yönetmelikleri nelerdi, bunlar nasıl çalışıyordu biliyor musun?

 

Biliyorum da ben de mantık da sana söyledik, bu tarz istihbarat özgürü ve benzeri yapılanmaların olayı zaten gizlilik içinde çalışmaları, yasaları by-pass etmeleri vs. Bu 11 Eylül olayında komplonun gerçekleşmesi için suç işlemesi gereken insanlar bu tarz organizasyonların parçası değiller.

 

Hanefi AVCI yönetmeliklere aykırı olmasına rağmen işkence, dayak vb. yöntemlerin sorgulama aracı olarak kullanıldığını söylüyor. Hatta sanırım bunun sistematik hala gelmesinden filan söz ediyor.

 

E tamam, zaten bu tarz olayları iki tarafın da görgü tanıklığından falan biliyoruz. Polisler anılarını yazıyor, insan hakları örgütleri mağdurların kayıtlarını tutuyor vs.

 

Ha birde yeni yönetmelik çıkarıp, sonra gerektiğinde bunları iptal etmek veya işlevsiz kılmak vs. gücü elinde bulunduranlar için çok büyük sorun olmayabilir zaten.

 

Hea, zaten bunların kaydı, kuydu, prosedürü vs. yok...

Link to comment
Share on other sites

Usame Bin Ladin ile ilgili yeni gelisme

 

Obama'nin yapmis oldugu "operasyonda bize pakistan yardimci olmadi" aciklamasi uzerine, pakistan sessizligini bozdu ve UBL'i 10 yil once yakalayip, ABD'ye verdigini soyledi. Sonrada ABD'nin UBL'i biraktigini vurguladi.

 

Ayrica, ABD UBL'in fotograflarini da "gizlilik" nedeniyle yayinlayamadi.

 

Televizyonlarda ABD'nin tanittigi sahsin ve UBL olarak lanse edilen sahsin, olu olup olmadigi tartisiliyor.

 

Eeee, ne yaparsiniz, ABD bu agzi ile degil; her yeriyle yalan soyluyor.

 

UBL'mi "seytan aldi goturdu, satamadan getirdi."

 

Zerdari: Ladin'i 10 yıl önce teslim ettik !

http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=45517

 

http://www.facebook.com/notes/haber-medya5/pakistan-bin-ladini-10-y%C4%B1l-%C3%B6nce-yakalayarak-abdye-teslim-etti/170605286330945

 

Tatmin olmayan beyinlere, baska linkler de verebilirim.

 

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

Biliyorum da ben de mantık da sana söyledik, bu tarz istihbarat özgürü ve benzeri yapılanmaların olayı zaten gizlilik içinde çalışmaları, yasaları by-pass etmeleri vs. Bu 11 Eylül olayında komplonun gerçekleşmesi için suç işlemesi gereken insanlar bu tarz organizasyonların parçası değiller.

 

 

Ya bak hala anlamakta zorlanıyorsun. Özel Harp dairesi neyse şu bu, ülke içinde büyük bir operasyon yapıyor diyelim. Ülke içinde polis, jandarma vb. güçlerin bunlardan haberi olmuyor. Bunlar sanki tümüyle birbirinden alakasız birimler, hiçbir biçimde birbirleriyle ilgisiz kurumlar gibi konuyu açıklamaya çalışıyorsun hala. Haberi olsalar bile ne hikmetse üzerine gitmek istemiyorlar filan. Savcılar bir şey diyemiyor vb.

 

E tamam, zaten bu tarz olayları iki tarafın da görgü tanıklığından falan biliyoruz. Polisler anılarını yazıyor, insan hakları örgütleri mağdurların kayıtlarını tutuyor vs.

 

Oradan dediğim yere geliyoruz. Devletin içinde çalışan memurların (polis, asker vb.) her zaman için şeffaflık içinde, hareket edecekleri, yönetmelikleri çiğnemeyeceğine dair bir şey yok. Bu bir varsayım olabilir. Bu varsayımın da zaman zaman belki de çok kereler çürüdüğünü gördük.

 

Ki devletin memurları yönetmelikleri çiğnemek zorunda da kalmayabilirler. Çünkü:

 

1. Yönetmeliklerde bazı konular yorumla ilişkilidir.

 

2. Akla gelecek her şey, en ince noktasına kadar, olağanüstü çok detaylı ve kapsamlı olacak biçimde zaten yönetmelikte yazılmaz.

 

3. Gerektiğinde yönetmelikler değiştirebilir.

 

Yukarıda saydığım 3 çerçeve içinde bu söylediğim olay olmuş olabilir.

 

Bu 11 Eylül olayında komplonun gerçekleşmesi için suç işlemesi gereken insanlar bu tarz organizasyonların parçası değiller.

 

Tabii bu da senin yorumun.

 

Ben yine söylüyorum: 11 Eylül olayları tümüyle yukarıda dediğim şekilde olmuştur demiyorum. Olmamış da olabilir. Veya daha başka biçimlerde de olay olmuş olabilir. Ben sadece böylesi olasılıkların da var olabileceğini söylemek istiyorum. Bu gerçekleşmemiştir o ayrı bir konu.

Link to comment
Share on other sites

Ya bak hala anlamakta zorlanıyorsun. Özel Harp dairesi neyse şu bu, ülke içinde büyük bir operasyon yapıyor diyelim. Ülke içinde polis, jandarma vb. güçlerin bunlardan haberi olmuyor. Bunlar sanki tümüyle birbirinden alakasız birimler, hiçbir biçimde birbirleriyle ilgisiz kurumlar gibi konuyu açıklamaya çalışıyorsun hala. Haberi olsalar bile ne hikmetse üzerine gitmek istemiyorlar filan. Savcılar bir şey diyemiyor vb.

 

Anlamakta zorlanıyorum zira saçmalıyorsun. Bak mantık ne yazmış:

 

 

11 Eylül olayında, mesela bina uçak çarpmasından değil de oraya yerleştirilmiş patlayıcılardan dolayı çökmüş olsa iddia edildiği gibi, bu patlayıcıları oraya yerleştirmek için ya bütün bina görevlilerini izne göndereceksin ki adamlarını içeri sokup patlayıcıları yerleştiresin, ya da bina görevlilerini de işin içine katıp yapacaksın komplonu.

 

Hadi onları eve gönderdin, sonra adamlarını sokup binaya patlayıcılar yerleştirdin diyelim, ondan sonra bu işin yapıldığı günden, 11 Eylül saldırısının olduğu güne kadar bunların açığa çıkmamasını ve bina görevlilerinin bunları bulmamasını nasıl sağlayacaksın?

 

Binanın her tarafını 24 saat kasede çeken o güvenlik kayıtlarını nasıl yok edeceksin?

 

Onları yok ettiğini gören, tanıklık eden, hatta yardım eden (çünkü yardımsız yapamazsın) insanların susmasını nasıl sağlayacaksın?

 

Ayrıca, zaten bütün bina görevlilerinin esrarengiz bir şekilde evlerine gönderilmesi diye birşey de olmadı zaten o olaydan önce.

 

Hadi bir şekilde işin o kısımlarını hallettin diyelim, binaların çökmesinden sonra, o bölgeye doluşan yüzlerce, binlerce görevlinin, o yığın içinden patlayıcı artıkları ve sabotaj delilleri bulmasını nasıl önleyeceksin?

 

Orada görev yapan bütün suç mahali konusunda uzman dedektifleri oradan uzak mı tutacaksın? Yanmış bir binanın kundaklama mı, yoksa kazadan mı yandığını bile bir çırpıda anlayan o kadar adamın susmasını nasıl sağlayacaksın?

 

Peki orada görev yapan itfaiye görevlilerini, polisleri nasıl susturacaksın? Hadi onları da susturdun, sırf yardım olsun diye bölgeye gelen ve görevli bile olmayan halkı nasıl komplonun içine dahil edeceksin?

 

 

Oradan dediğim yere geliyoruz. Devletin içinde çalışan memurların (polis, asker vb.) her zaman için şeffaflık içinde, hareket edecekleri, yönetmelikleri çiğnemeyeceğine dair bir şey yok. Bu bir varsayım olabilir. Bu varsayımın da zaman zaman belki de çok kereler çürüdüğünü gördük.

 

Biz de sana diyoruz ki bu komplonun gerçekleştirilebilmesi için yukarıdaki mantık'ın bahsettiği insanlardan çok daha fazlasının bu işe karışmış olması lazım. Öyle devlet memurlarının yozlaşmış olabileceği ile açıklanabilecek gibi değil olay. Tabii kanıtsız, desteksiz böyle şeyler iddia etmenin, düşünmenin ne derece sağlıklı olduğu da tartışılır...

 

Ki devletin memurları yönetmelikleri çiğnemek zorunda da kalmayabilirler. Çünkü:

 

1. Yönetmeliklerde bazı konular yorumla ilişkilidir.

 

2. Akla gelecek her şey, en ince noktasına kadar, olağanüstü çok detaylı ve kapsamlı olacak biçimde zaten yönetmelikle yapılmaz.

 

3. Gerektiğinde yönetmelikler değiştirebilir.

 

Yukarıda saydığım 3 çerçeve içinde bu söylediğim olay olmuş olabilir.

 

Olamaz. Sen bana 11 Eylül'ü gerçekleştirmeye olanak sağlayacak şekilde yorumlanabilecek bir tane yönetmelik örneği getirebilir misin?

 

Yönetmelikleri hiç şüphe çekmeden bu yönde nasıl değiştirmiş olabilirler? Yok artık LeBron James!!!

 

Tabii bu da senin yorumun.

 

11 Eylül saldırısının olduğu gün görev alan tüm kamu görevlilerinin şeytani dev bir komplonun ya da gizli bir örgütün parçası olmadığı mı benim yorumum?!

 

Ben yine söylüyorum: 11 Eylül olayları tümüyle yukarıda dediğim şekilde olmuştur demiyorum. Olmamış da olabilir. Veya daha başka biçimlerde de olay olmuş olabilir. Ben sadece böylesi olasılıkların da var olabileceğini söylemek istiyorum. Bu gerçekleşmemiştir o ayrı bir konu.

 

Mantıksal olarak olasılık dahilinde olan her şeyi listeleyeceksek ohooo....

Link to comment
Share on other sites

Şimdi ben emniyet'e gitsem ve falanca kişiyi öldürdüğümü itiraf etsem; ancak cesedi gösteremezsem, cinayetten hapse falan girmem.

Dolayısıyla El Kaide'nin Bin Laden öldü demesinin hiçbir anlamı yok.

İnsanları aptal mı zannediyorlar, nerede bu ceset?

Kimse kabul etmezmiş cesedi, bence İran güle oynaya kabul ederdi.

 

El Kaide de sanki CNN televizyonu, o açıklamayı El Kaide'nin yaptığı bile şüpheli.

Link to comment
Share on other sites

Saygideger Astur;

 

Hala inat ediyorsun degilmi?

 

Konu UBL'in olup olmemesi degil; haberin ABD ile UBL iliskisi oldugu.

 

Ayrica El-Kaide zaten bir ABD teror orgutu, ABD 'nin disinda bir aciklama yapacak degil ya!

 

evrensel-insan

 

 

Astur ile bu konuyu tartışmak hata.

 

ABD ne dediyse iman etmiş biri Astur.

 

Yani Astur'un yorumu şu: ABD devleti ne derse kabul et, sus ve konuşma. Sen kimsin, hö he..yorumu

Link to comment
Share on other sites

Saygideger Marquez;

 

Ben neye "uzuluyorum" biliyor musun?

 

Genc ve dinamik bir kisinin, 21. yuzyildaki dunya ve insanoglunun durumunu sorgulayacagina, guce, otoriteye biat etmesine.

 

Bu kadar da korukorune bir savunma, denilenleri carptirma ve illa kendi aklinin inandigi dogruda israr etme, pek bir hayra alamet degil.

 

Iste, aklin ideolojik inancsal dogru boyunduruk tutsakligi boyle bir seydir. Boyunduruk boynunda oldugu halde "ben tutsak degilim" dersin. Cunku aklin inandigi dogru, o boyundurugu sana hissettirmez ve boylece boyunduruk ta seni rahatsiz etmez.

 

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

Anlamakta zorlanıyorum zira saçmalıyorsun. Bak mantık ne yazmış:

...

 

Yahu sen yazılanı anlamıyorsun. Burada gelmiş sanki her şeyi görmüş, bilmiş, yaşamış, okumuş, incelemiş gibi anlatıyorsun.

 

Ve öyle bir savunuyorsun ki yarı iman etmiş adamlar gibi ABD'nin resmi açıklamalarını kabul etmeyen herkesi aptal yerine koyar gibi aşağılayarak yazıyorsun. O yüzden biraz takıldım.

 

ABD devletine iman etmiş biri gibi yazıyorsun. Denileni de anlamıyorsun.

 

Biz de sana diyoruz ki bu komplonun gerçekleştirilebilmesi için yukarıdaki mantık'ın bahsettiği insanlardan çok daha fazlasının bu işe karışmış olması lazım.

 

Bu ne? Sen, bu konunun en yüksek düzeyde uzmanı, gelmiş geçmiş en iyi bileni misin? Değilsin kafana göre yorumlayıp, oturduğun yerden ahkam kesiyorsun. O kadar. Ben de öyleyim. Ama sen çok büyük yorumlarda bulunuyorsun, sanki gören de seni CIA uzmanı, ABD uzmanı, terör uzmanı, El Kaide uzmanı, dedektif, cinayet uzmanı, bir de elinde tonlarca bilgi olan biri sanacak. Ama değilsin işte. Kesin ve neredeyse hiç şüpheye bırakmayacak biçimde olayı bildiğini iddia ediyorsun. Tabii bu durumda ben de biraz takıldım ama hata etmişim sanırım.

 

Tabii kanıtsız, desteksiz böyle şeyler iddia etmenin, düşünmenin ne derece sağlıklı olduğu da tartışılır...

 

Yani biz bir şey söylemiyoruz burada. Asıl iddia sahibi sensin. Kanıtların da ABD devletinin söylediklerinin neredeyse her koşulda doğru oldukları üzerine kurulu. Buna iman etmiş gibi konuştuğun için itirazım buna.

 

Ben zaten diyorum: ABD bu işe karışmamış da olabilir.

 

Ama sen öyle bir yazıyorsun ki, bunun dışındaki ihtimali aklına bile getirenler sanki kafayı yemiş, sahtekar tipler.

 

Olamaz. Sen bana 11 Eylül'ü gerçekleştirmeye olanak sağlayacak şekilde yorumlanabilecek bir tane yönetmelik örneği getirebilir misin?

 

Adam şimdi hukukçu kesildi başımıza. Sürüyle çıkabilir belki. Çıkmasa bile bu okuduğunu anlamak ve yorumlamak ile ilgili aynı zamanda bak; onu da söyledim. Ama sen anlamazsın o ayrı. ABD devleti ne söylerse doğru onu dinle sen. Sam Amca'yı.

 

11 Eylül saldırısının olduğu gün görev alan tüm kamu görevlilerinin şeytani dev bir komplonun ya da gizli bir örgütün parçası olmadığı mı benim yorumum?

 

Tabii canım devletler asla suç işlemez, bunun olasılığı bile olmaz. Böyle şeyler düşünülemez. :lol: Şeytani düşünceler bunlar. Şeytani düşünceler.

 

Mantıksal olarak olasılık dahilinde olan her şeyi listeleyeceksek ohooo....

 

Elde çok bilinmeyen varsa zaman zaman buna baş vurmak zorunda kalabiliriz ne yapalım?

 

Ben bunu söylüyorum.

Link to comment
Share on other sites

El Kaide bile Usame'nin öldüğünü itiraf etmişken hala itiraz ediyorsunuz.

 

Görüntüler de sahte olabilirmiş de, bilmem neymiş de...

 

Yok devenin nalı!

Birinin ölümünün kesinleşmesi için ceset lazım ceset!

Ceset yoksa DNA testi yapılacak bir şey getirin, bir diş kaydı ya da bilmem ne.

Müslümanlara yöneltir durursunuz iddia ediyorsun, kanıtla diye.

Buyrun öldüğünü iddia ediyorsunuz, kanıtlayın!

 

El Kaide açıklama yapmışmış.

Herhalde mağaranın koordinatları hakkında bizi tam olarak bilgilendirebilirsin?

Canlı yayın mı yapılmış?

 

Usame'nin öldüğünü iddia eden bunu kanıtlamak zorundadır.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...