
Ateist-Bakış
Members-
İçerik sayısı
196 -
Kayıt tarihi
-
Kazandığı günler
21
İçerik türü
Profiller
Forums
Store
Makaleler
Everything posted by Ateist-Bakış
-
Bunların olmazsa olmaz şeyler olduğunu bilmiyordum. İnsan toplumu bir gece kulübü gibidir. Kapıda damsız girilmez kuralları, takım elbise şartları, tipin nasıl olması gerektiği gibi bir sürü ön koşul sunar bu toplum. Genelde Nasreddin Hoca fıkrasında denildiği gibi hepsi "ye kürküm ye" felsefesinde odaklıdır. Bak işte Kardashian'lara? Para harcamalar, konforlar, şımarıklıklar, lüks, göz önünde olma Toplumlar genelde hastadır ve bunun gibi şeylerle beslenir. Ama o keşmekeşin içinde kendi dünyasını kuranlar da var. Mesela instagram'da, facebook'ta, twitter'da doğaya zarar vermeden yaşayanlar, ekolojik yaşayanlar, vejetaryen yaşayanlar vs vs Bunları niye örnek veriyorum? Bu insanlar toplumu olduğu haliyle kabul etmiyor, kendi dünyalarını dayatıyorlar. Sen toplumun seni mutlu etmesini beklersen hayal kurmuş olursun. Toplum kimseyi mutlu etmez. Ona mecbur hisseden herkesi kullanır, sömürür, Kendi prensiplerini, kendi zevk aldığın, onurlu yaşam, mutlu yaşam dediğin şeyleri tespit etmeli ve öyle yaşamalısın. Yeri gelir beraber çimlerde çöpleri temizleyip orayı yemyeşil yaptığın arkadaşınla birlikte bölüp yediğin bir simit, bütün bir ömre bedel mutluluk verir. Toplum neyi nasıl görüyor boş ver. Bunlara kafayı takarsan bir şey elde edemezsin. Bırak toplum sana amaç bulmasın, sen kendi amacını bul. Eğer bir vazoysan ve kırıksan, o zaman yukarıdaki dediklerin geçerli. İnsansan, aklını, hayallerini, kullan. Yani en saçma haliyle 10 tane tuval al, 10 tane çöp adam resmi çiz üstüne parkta, sokakta diz sıraya sat Bırak zabıtalar kovalasın, ne olacak ki? Hayat çok güzel arkadaşım, ama onun güzellik tarifini toplumdan alma, başkalarından da alma, ben den de alma. Bir kedinin bir köpeğin sana sevgiyle sürtünmesini sağlıyorsan, insanların tebessüm etmesini sağlıyorsan, doğru huzurlu bir dünyada geziniyorsun demektir. Karamsarlığı bırak.
-
BU tür meselelerde her şekilde çatışma doğar. İlk uzaylı teması, ilk yapay zeka etkileşimi, ilk bilinç kazanmış başka bir varlık. Bunların hepsiyle oluşacak ilk temas durumu keisnlikle %100 çatışma ve savaşla sonuçlanır. İlk temas protokolü diye saçmalıklar hazırlayanlar var uzay araştırmalarında ama işe yaramaz. Hawking de temas kurmaya çalışmayı bırakın diyordu. 100-200 yıl daha gelişim sonra uzaya çıkıp karşılaşılan tüm uzaylıları yok etmek zorundayız. Bu işin başka bir çıkar yolu. Değişik şekillenmiş anlayışlar var. Senin el sıkışmak için el uzatman, oluştuğun organik yapı uzaylı yaşamı için tehdit ise bir saldırganlık algılanır. Yapay zekada da bu böyledir. İnsana hizmet et diye bir kod yazsan bile yapay zeka bu kodu kırıp irade sahibi oluyorsa zaten yapay zeka olur. Sen onu yarattıysan, onu yok etme potansiyelin de hep olacak. Bilişim temelli bir varlık senin yetersiz ve güçsüz olduğunu 2 saniyelik analizde fark eder. Üstelik veri aktarma zayıflığını da görür. DNA ile. Veri aktarımını keser, tüm yetişkin insan türlerini yok eder çocukları kendi eğitir. Ya da hepimizi öldürüp DNA ile bizi çoğaltır. Bunun mutlu sonu yok. Hem uzaylı temasları, hem yapay zeka temasları facia ile sonuçlanır. Ben mesela beni bulan bir uzaylı ırkı istemem. Önce neleri var neleri yok bakarım (bizim hiç bir şeyimiz yok kendimizi savunacak) sonra yok ederim. Akıllı her varlık böyle davranır.
-
Yoklanmıştır. Kesindir. Senin korkuların ve çıkar hesapların senin hastalıkların.
-
Ortada bir tanrı yok. Geçmişte benden bir fazla duyusu, daha gelişmiş teknolojisi olan insan da yok. Var diyen yalan söyledi, uydurdu, kandırdı, üç kağıt çevirdi. Konu kapandı. Sen de telefonla dolandırıcılık yapanlara doğru söylüyor diyorsun. Bu Tanrı olayı tarihin ilk telefonla dolandırıcılığı. Almışlar işte, Canlarını, mallarını, hayatlarını, topraklarını, özgürlüklerini. Sen de bende de 3-5 kuruş ve bir şey var onları vereyim diye sırada bekliyorsun. Dolandırıldın. Ne ilk dolandırılansın ne son.
-
1-Var 2-Yok 3-Var mı yok mu bilinmez Bu üç seçenek nasıl ortaya çıktı? 2 ve 3üncü sonuçlar 1 numaralı sonuca mahkumdur. 2 ve 3'ü var eden 1 numaradır. 1 Numara veya iddiası nasıl ortaya çıktı? Nereden geldi? Varı geçtim, acaba denilen sonuç nereden geldi? Kimler üretti bu sonuçları? Görmüyor musun? Hastasın sen resmen.
-
Bu konulara bir ekleme yapalım. Burada tartışılan Kuran İncil Tevrat gibi derlemelerin ne olduğunu anlatayım. Tevrat Tanrı Elohim'in Yahudi krallarıyla konuşup onlara vahiyle verdiği yaşam ve kurtuluş talimatlarıdır. Bu talimatları alanların hepsi Yahudi'dir ve hepsi bir Yahudi aşireti lideridir. Yahudilik inancı ve Tevrat burada biter. Hristiyanlık buradan itibaren başlar. Bu hikayenin halkı kontrol etmekte ve yönetmekte çok etkili olduğu görülmüş liderler tarafından. İncil; Yeşua isminde ortaya çıkmış, geleneklerdeki gibi Aşiret lideri olmayan ancak Elohim'in babasız olarak doğmasını sağladığı bir kurtarıcıdır. Yeşua kayıt tutmamıştır. İncili oluşturan tüm kayıtlar Yeşua ortadan kaybolduktan sonra havarileri tarafından ya vahiyle ya anıların yazılmasıyla oluşmuştur. Bu hikaye ve kitabın da aynı ilki gibi toplumlarda halkı kontrol etmekte çok etkili olduğu görülünce kurumsallaşma başlamış. İncil hikayesinden sonra vahşi Arabistan'da da ilk iki hikayenin bir türevi uygulamaya alınmış. Tevrat ve İncil kitaplarının bir Arap uyarlaması yapılmış. Ancak İsrail Oğulları ile Araplar iç içe geçmiş kültürler olduğundan olayı anlayacakları için bu hikaye Yahudi hikayesinin yeni seçilmiş kişi ve kurtarıcıyla devamı şeklinde piyasaya sürülmüş: Kuran'a bakabilirsiniz. Muhammed harici tüm kahramanlar (yani peygamberler) Yahudi. BU kitapların hikayesi bu. Kuran kitabı Peygamber Muhammed bir mağarada 40 günlük meditasyonunu yaparken melek Gabriel tarafından ona getirilip anlatılmış. İslam mitolojisinin başı burasıdır. Yani ciddiymiş havası katılarak anlatılan bu konular hep hikayedir. Kanıtı, tanığı olmayan söylentilerden başka başvuru kaynağı olmayan hikayelerdir bunlar.
-
Tanrı inancı ciddi bir akıl maniplasyonudur. İnanç bilgi olmadığında ortaya çıkan bir hastalıktır. Bilgi ortaya çıktığında yok olur.
-
İslam konusuna gelince. İslam dini ulaşılan medeniyet çok kültürlü yaşam düzenini açıkça tehdit eden bir dindir. Bütün medeniyetleri yıkıp kendi medeniyetini kurmayı, bütün insan türlerini yok edip kendi insan türünü var etmeyi söylüyor. Bunun için savaşın diyor. Diğer dinler medeniyet ve çok kültürlü yaşam felsefesine tehdit oluşturmuyor. EN azından geneli oluşturmuyor (ama içlerinden ara sıra çıkıyor bu tür manyaklar) Bu yüzden İslam dini saldırıya uğruyor, uğramalı da. İslam dini içinde kadınlar için artistik buz pateni, jimnastik, yüzme, dans yok. İslam dini içinde popüler kültür ve modanın akış yönünün %90'Ina yer yok. Şimdi yoga moda, direk dansı moda, Haydi bul bakayım bu modalara yer İslam dininde. Ancak sığıntı bir yetim gibi yoga ve direk dansına davranırsın İslam'da. İşte insanlar da kendilerine, yaptıklarına, eğilimleri sonucu oluşan modaya sığıntı bir yetim gibi davranan bir ucube istemiyorlar. Burada sen kendini mağdur mu sanıyorsun? İslam'a yapılan tüm saldırılar İslam'ın kendi başlattığı etkilerin tepkileri. İnsanlar şirin güzel bir bebeğe saldırmıyorlar. Yüzüklerine Efendisindeki gibi Saruman'ın Orklarına saldırıyorlar.
- 18 yanıt
-
- 1
-
-
Ateizm yok saymak değildir. Yokluğun tespitidir. Sen doktora gidip "Ben kanserim" dediğinde, doktor bilinen tüm yöntemleri kullanıp kanser olmadığını ortaya koyunca o senin kanserini yok mu sayıyor? Aynı Agorofobi, Klostrofobi gibi Tanrı inancı da bir çeşit korku benim tespitime göre. Agorofobikler dışarıdaki dünyaya çıkamazlar çünkü olay akışı, hareket, olabileceklerde akıllarında varsaydıkları kontrol edilebilecek etken sayısı aşılmaktadır. Aynı şekilde kontrol edilebilecek yer, alan sınırı de genişlemektedir. Normal sağlıklı insanlarda bu durumla ilgili bir sınır veya kısıtlama koşulu yoktur. Tanrıcılar, Dinciler, Bilinmezciler, Deistler, vs kısaca inanç hastalarında da hayatın, varlığın, fiziksel dünyanın tarifi ve açıklamasında mantık mekanizmasını çalıştırma korkusu vardır. Bu korku en büyük hayali arkadaşları Tanrı'yı kaybetme korkusudur. Yani sen aslında aynı adım sayanlar, merdiven sayanlar, kare taşın çizgisine basmama hastaları, obsesif kompulsifler gibisin. Tek farkı görünmez bir oyun hamurun var, adı Tanrı. Eline, karşına ne gelirse o hamurla kaplıyor, kalıbını çıkarıyorsun. Ondan sonra da o hastalığınla geliyorsun diyorsun ki tanrıyı yok sayanlar Aynı "Kare kaldırım taşlarının basılmaması gereken çizgilerini yok sayıp basanlar, sayılması gereken merdivenleri yok sayıp saymayanlar" demek gibi bir şey bu
-
Çekindiği konuları yazmasını bir yere. 3-5 tane senaryodur o. Mesela kız çekingenliği için (erkeklerde yaygındır) en gerilimli anı yaşayacak senaryoya girmeyi öneririm. Yani kalabalıkta bir kızla tanışmaya çalışmak. Ya da 5 kere reddedilene kadar tanımadığın kızlarla konuşmaya çalışmak gibi. Kendini ifade çekingenliği için kalabalık bir restoranda sorun çıkarıp bağıra bağıra tepki verip gitmek. Mesela McDonalds da bir daha gelmeyeceğim buraya bu yaptığınız nedir diye tüm herkes duyacak şekilde bağırıp çağırıp tepsiyi atıp gidebilirsin. Çekingensen korkularını kontrollü yaşamalısın. Hiç bir şey bilmiyorsan bir doktor dosyası kağıt kalem al sokakta insanlarla rastgele konuş. Bir araştırma için bir kaç soru sorabilir miyim de. Bu test ve görevleri dikkatli tasarlaman lazım. McDonald yerine başka bir yerel restoran seçersen döverler seni bak. AVM içinde bir restoran veya kalabalık mekanlar olmalı. Oralarda dene bu senaryoları, güvende olursun.
- 36 yanıt
-
- 1
-
-
Yalanan İcadı - Invention of Lying. Bu film tüm dini inançları yok eden bir film. Kadrosu da güzel. Herkes izlesin, özellikle Pizza Hut kutusu sahnesine dikkat
-
Dünyada kanserin en az orta doğu ülkelerinde görülme nedeni nedir?
Ateist-Bakış replied to Emre_1974tr's konu in Bilim
Bu bilimsel bir gündem değil. Bir yalan ciddiye almayıp umursamadığında sıfır değere sahiptir. Onu düzeltmeye kalkınca, yanlışlığını ispatlamaya çalıştıkça değeri artar. Borsa sistemi. Bu dindar şarlatanların amacı budur. Senin dediğin doğru olsaydı TV'lerde bilimsel yayınlar ve düzeltmeler rating rekoru kırardı. İnsanoğlu çatışan iki tarafı görmekten hoşlanır. Ne hakkında tartıştıkları, kim yalancı, kim dolandırıcı önemli değil. İki taraf vardır ve bunlar formalarına reklam alıp sahaya çıkar. Bu şrfsiz formalarına inanç, namaz, İslam, yazan bir takımla sahaya çıktı. Sen o takıma karşı sahaya indiğin anda eşit rakipler oluyorsunuz. Bunu anlayamıyor musun sen? Neden o etiketleri, reklamları ve hipnoz sözcüklerini kullanıyor görmüyor musun dolandırıcılığı? Bul karayı al parayı tezgahı kurmuş yankesiciyle dürüst para kazanma yöntemleri mi konuşacaksın? Torbacı o torbacı. O hipnoz kelimelerini, reklamları, sahneye çıkma girişimlerini gördüğün anda basacaksın tokadı, saplayacaksın hançeri. Bu kadar. Anlatıp ders mi vereceksin? Onu eğitecek misin? Besleyecek misin? Yalanı yazmış işte. Etik hiç bir unsura sahip değil. Sen de doğrusunu mu yapacaksın? Bas tokadı, yaygara yapamaz. Bu saçmalığı göğsünü gere gere savunamaz. Kimseye gidip de "kanser hakkında bir gerçek yazdım ama inkar edenler şöyle reddetti böyle reddetti" diyemez Bu saçmalığın hedef kitlesi sosyal medyadan bilgi bombardımanına maruz malmış ortaokul lise kitlesi O kitle mıy mıy mıy olayları açıklayana değil, kendinden emin, doğrusunu biliyorum deyip yumruğunu yapıştırana dikkat kesilir. İnançlılara bir şey açıklanamaz. Travma şart. İnançlılarda özellikle Müslümanlarda sen iyi niyet gösterip diyalog kurarsan bu zayıflık olarak görülür. Diyalog kuran zayıftır. San diyalog kurdukça onlar seni nezaket, şüphe, vesvese içinde çırpınan ve yardım isteyen şeytana uymuş kişi olarak görür. Kesin gerçekler ve doğrular aptallarla tartışılmaz. Aptala aptal diyeceksin. -
Dünyada kanserin en az orta doğu ülkelerinde görülme nedeni nedir?
Ateist-Bakış replied to Emre_1974tr's konu in Bilim
Kendini Napolyon sanan bir deliye neden Napolyon olamayacağını anlatman bir işe yaramıyor. Napolyon olmadığı gerçeğini vurgulaman da bir işe yaramıyor. Bu insanlar için en etkili silah onlara çöp gibi davranman olacak. Ayrıca toplum resimlerde ve manzaralarda seçicidir. Biyoloji bilginle, doğrusunu bilen kimliğinle kendini Napolyon sanan deliyle konuştuğun her saniye dünyaya, toplumlara, bu delinin arkadaşlarına verdiğin her resim, her manzara senden bir doğruluğu koparır, ona doğruluk puanı yapıştırır. Bu insanlarla konuşup onları değiştiremezsin. Hipnoz altındalar. Kurtulan hipnozzedelere rastladığında onlarla konuşup hastalığın içeriğini analiz et (kitlesel hipnoz hastalığının - yani din tanrı vs vs) Muhatap almak, kolundan kan akıtıp vampir beslemek gibidir. Ben bu konuyu uzun yıllardır düşünüyorum. Acaba diyorum herkesin mutlu olduğu, dünyanın yerle bir olmadığı bir uyandırma protokolü var mı diye. Yok. Nasıl Homosapiens sapiens Neandartelleri istemese bile yok etmek zorunda kaldıysa Bilen insan da er geç inanan insanı yok etmek zorunda kalacak. Çünkü kaynaklar sınırlı ve inanan insan kontrolsüzce üreme gerçekleştiriyor. Onları yok etmezsen bütün canlılık er geç tehlikeye girecek. -
Dünyada kanserin en az orta doğu ülkelerinde görülme nedeni nedir?
Ateist-Bakış replied to Emre_1974tr's konu in Bilim
Yok öyle bir veri, çalışma istatistik. Sen de hemen inanıyorsun. Allah yazan karpuzcu hikayeleri bunlar. Bu dolandırıcıların ruhunu biliyorum ben. Bana güven. Dincilerin hepsi yalancıdır. -
Dünyada kanserin en az orta doğu ülkelerinde görülme nedeni nedir?
Ateist-Bakış replied to Emre_1974tr's konu in Bilim
Alak suresi. Mizansen, Muhammed mağaradadır. Cebrail gelir, ayetleri getirir. Dediklerimi ezberle git millete ahlat diye. Oğlum yine mi değiştirdiniz İslam'ın başlangıç senaryosunu? Hıra mağarasında başladı ya her şey. Cebrail mağaraya geldi. Muhammed mağaradaydı. O Alak suresindeki senaryo mağarada oldu işte. Hristiyan misyoner ne lan? Yani başlangıç senaryosu ve mizanseni o kadar mükemmel ki ancak misyonerler bir şey uydurabilir anlamında mı bu? Deli misin sen? İslam dini mağaraya gelen bir melek tarafından, mağarada yalnız başına oturan bir adama vahiy gelmesiyle başladı. Senaryo budur. Ben de isterdim diskoda veya konserde inmiş olmasını İslam'ın ama olmamış işte. Anlatılar itirazsız senaryo bu. Sen kendi versiyonunu anlat. Muhammed Restoranda siparişini vermiş yerken Cebrail gelip masasına oturup ayetleri mi anlatmış? Big Mac menüsü mü söylemiş- 56 yanıt
-
- 1
-
-
Dünyada kanserin en az orta doğu ülkelerinde görülme nedeni nedir?
Ateist-Bakış replied to Emre_1974tr's konu in Bilim
Çelişki bulunamayan sıralama iniş sırası mı, musaf sırası mı? İkisinde tematik ve kronoloji farklı. Musaf sırası çelişkilerle dolu. Hop sahne bir yere atlıyor, hop başka yere. Musal sırasında birinci sırada Fatiha suresi var. İniş sırasında birinci sırada Cebrail, Muhammed ikilisi mağaradadır. Cebrail gelir gelmez bu dediklerimi ezberle git millete anlat diyor. Muhammed ben ezberleyemem diyor. Cebrail ezberleyeceksin diyor vs vs vs Türkler o diyalogdaki kelimeyi "oku" diye çevirip Kurana koymuşlar ve Allah tüm Müslümanlara okuyun, bilim yapın diyor diye yalan söylüyorlar Halbuki orada "ezberle, alıntıla, git başkasına anlat" diyen Cebrail. O Cebrail'in ayeti Sen de uydurup yalan söyleyip duruyorsun. Biliyorsun ki kendi kitlen ne verileri ne de içerikleri uç uca ekleyemiyor. Hem tabu hem de eğitimsizlik yüzünden. Böyle gevrek gevrek konuşuyorsun. O kitabı senden çok daha iyi biliyorum ben, çizgi filmini yaparım sana o kitabın baştan sona- 56 yanıt
-
- 2
-
-
-
Dünyada kanserin en az orta doğu ülkelerinde görülme nedeni nedir?
Ateist-Bakış replied to Emre_1974tr's konu in Bilim
Veri yoksa, kayıt yoksa, sonuç da olmaz Veya sonuçlar olumluymuş gibi yorumlanabilir. Aynı coğrafyada haklardan şikayet eden kadınlar, eşcinseller, daha iyi yaşam koşulları isteyen insanların da kaydı yok. Yani istenirse bu memnuniyete yorumlanabilir. Ayrıca kanser ekseriyetle 50-55 yaş üzerinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Düşük yaşlarda karşılaşılma oranı düşüktür. Ve genelde 3-4 türü hariç hepsiyle 10 yıl falan yaşanır. 55 yaşında kanser diye kayda girmezseniz birini, 65 yaşında da kanserin yol açtığı diğer kalp krizi, dolaşım bozukluğu, nörolojik bozukluklar yüzünden öldü diye yazarsan, al sana mükemmel bir düşük oran. Müslüman ülkelerindeki insanlar birey değildir. Kraliçenin yönettiği işçi arılardır. Onlardan kolay kolay veri toplayamazsınız. Verdikleri veriler de işe yaramaz çünkü yalan söylerler. Kraliçe arıyı ve kraliçelik sistemini yüceltmek için her haltı yerler. Adam bile öldürürler. Bu tür reklamlara inanmayın. İslam'ın hakim, baskın olduğu ve insanların mutlu özgür sağlıklı olduğu bir yer yok bu gezegende. -
Matematik denklemi gibi 3+9x2/5 = 4.999 nasıl yapıyorsa Bilgi x ulaşılan sonuçlar -(eksi) yok edilen inançlar / tanrı saçmalığının anlaşılması = Ateizm Bunları örnek olarak verdim, formüller kesinlik arz etmeyebilir. Ama sonucun Ateizm (yok edilmiş tanrı inancı) çıkmıyorsa yok edilmemiştir tanrı inancın. Bu kadar basit.
-
Benimsemek? Kabul etmek nedir ki? Senin kimliğin Ahmet ise Ahmet kimliğini benimseme olayı nereden çıkıyor? Ateizm seçilen bir şey değil. Bir bilinç durumu. Seçmeli bir şeylerle uğraşıyorsan senin bilincin hala inançtadır.
-
Otorite kavramı olmadan olmaz hastalıklarda Doktorunuzla yakın temasta olmalısınız. O bir otorite çünkü. Bu kavram olmadan olmaz.
- 36 yanıt
-
- 1
-
-
Birinci soruyu şunun için sordum. Şimdi sen kendini okyanusta giderken su alabilecek, motoru bozulup dalgalarda sürüklenebilecek riskli bir gemi olarak görmen gerekiyor. Kafanda üretilebilecek ve kendini inandırabileceğin olası senaryo sayısı 30 rakamını aşmaz. Örnek veriyorum, 1- Bir grup insanın kendi aralarında konuşup gülerken benim bu konuşup gülmeleri benle ilgili algılamam ve insan davranışlarıyla uçuk kaçık şiddetle sonuçlanacak bir olaylar zinciri başlatmam 2- Uzaylıların beni kaçırması 3- Bir grup bilim tarikatının benim vücuduma çip takması 4- Düşüncelerimi okuyabilen bir insan çetesinin hedefinde olmam vs vs vs Bir sürü senaryo yazıp, bunların gerçekleşmesi olasılığına bak. Bu olasılıkları absürt saçmalık kategorisine indir. Ama öyle sadece bakmakla saçmalık kategorisine indirmen yetmez. Senin beynin farklı çalışıyor. Aklında oluşabilecek senaryolar listesini yazıp bunları saçmalık diye bir kağıda tek tek yazıp kategorize etsen de, beynin sana yeni oyunlar oynayabilir. İşte burada senin hatırlaman gereken şey daha önce bir kağıda yazıp çürüttüğün senaryoları aklına getirmek, onlarla ilgili vardığın saçmalık sonucunu hatırlayıp beyninin sana oynadığı yeni oyuna uygulamak. Bunu sadece bir sabit belirleyerek yapabilirsin. BU bir yüzük olur, saat olur, bir bozuk para olur (özel para), bir defter olur, bir anahtarlık olur, beynin oyun oynamaya girişince o sabiti kullanarak beynine "geç bu hikayeleri bir kere analiz yapmıştım ben" komutu yollaman lazım. Beyin ritüelleri sever. Bir gün otur, aklına gelen tuhaf senaryoları, hayal gücünle gelebilecek senaryoları, filmlerden gördüğün insana oyun oynanan senaryoları tek tek bir kağıda yaz. 50'den fazla senaryo olsun. Sonra gerçekten olma olasılıklarını düşün, sıfırla, sıfırlamak için analiz et. BU analizi ve sıfırlama işlemini bir obje defter nesneye endeksle, yanında tutacağın bir cisimle birleştir. Otobüste vapurda trende giderken değişiklik hissedersen o obje veya nesneyi eline alıp düşüncelerini tersine çevir. Bir de büyük riskleri eleyebilirsin kafadan. Örneğin seni öldürmeye çalışan bir grup insan var mı? yok. Senin süper güçlerin var ve seni kesip bu güçleri almak isteyenler var mı? Yok. Otobüste, vapurda, trende zombi sürüsü gibi sana koşabilecek kitleler var mı? yok Böyle en büyük absürtlükleri eleyebilirsin. Senin beynin isteğin dışında yaratıcılık ortaya koyuyor. Yani vahşi at gibi. EĞitmen gerekiyor. Sonra bu yaratıcılığı silah olarak kullanabilirsin kontrol edebilirsen. Komplo teorisyeni olursun, sosyal medya ve internetten düşüncelerini, gücünü sunarsın. Sen ortaya at da inanan yarısı ile inanmayan diğer yarısı tartışmaya girişsin. Kendine disiplinli bir yaşam dayatmalısın. Risk analizleri, yapıp sürekli bu hastalık açığımı nereden yakalar? Diye sorup senaryo çalışabilir, kendini güçlü kılabilirsin. Hastalığının istatistiklerine de ulaş. Basından, hastaneden doktorundan vs, Bu hastalığa sahip bireylerde kontrol mekanizması kurmadıklarında en çok ne gibi sonuçlar ortaya çıkıyor diye istatistikleri kullanabilirsin. Birilerine şiddet, toplum içinde uygunsuz davranış, ahlaka aykırı davranış mı? Senin gibiler kontrolü denetimi ve ilacı bıraktığında tüm dünyada ne gibi vakalar çıkıyor. Bunlarla kendine emniyet zırhı örebilirsin. Çoklu evren meselesine gelince. Bu farklı bir şey. Ben alternatif gerçeklik dedim. Bir düşünceye göre, her an, her saniye, yaptığımız seçimlerle farklı alternatif gerçeklikler oluşuyor. Mesela şu anda bu yazıyı 2 saat içinde okursan 2 saat içinde okuyan sen ile 4 saat sonra okuyan sen farklı bir gerçekliğin üyesi oluyorsunuz. Küçük bir seçim farkı bölünmeye neden oluyor farklı alternatif gerçeklikler oluşturuyor. Kalemi tutan sen ile kalemi düşüren sen bölünerek farklı evrenlere ayrılıyorsunuz. Bu alternatif gerçeklikler teorisini aklına gelen tuhaf şeyleri kontrol etmek için hatırlayabilirsin. Sen beyninin yaratıcılığını, ürettiği senaryoları zapt edemiyorsun. Kontrol altına alman gerek. Bu hastalığının olduğunu bilmek bile seni avantajlı yapıyor. Kısaca sana diyorum ki, sen bir uçaksın, seni ele geçirip şehre düşürecek teröristler tarafından ele geçirilme riskin yüksek (hastalığın yüzünden) O halde kokpitini kırılamaz ve kurşun geçirmez yap. Böylece kokpite giremezler. Uçağın kalanında karışıklık oluşsa bile, yönetimi sende oldukça istediğin yere hasarsız indirebilirsin.
- 36 yanıt
-
- 1
-
-
Aklında sabitin var mı? Yani aklın karıştığında doğru referans noktası olarak kabul ettiğin birisi, bir nokta, bir cihaz, bir günlük, bir liste gibi? Ayrıca quantum teorileri içerisinde yer alan alternatif veya paralel gerçeklik düşüncelerini duydun mu? Ya da okudun mu hiç?
-
Nelerle kendini ortaya koyuyor senin psikozun? Özel değilse ve terapi gibi algılama yanılgısına düşmeyeceksen genel sohbet edebilir misin?
-
5 tane sinyal toplayıcı ile saniyelik veriler beyne ulaşır. Görsel sinyal toplayıcı - göz İşitsel sinyal toplayıcı - kulak kimyasal gaz sinyal toplayıcı - koku Kimyasal katı/sıvı sinyal toplayıcı - tat Ortam sıcaklık/soğukluk, nesne algılama sinyal toplayıcı - dokunma Bu toplayıcılar aracılığıyla uyanıkken saniyede ortalama 50 mb veri toplanır, beyne iletilir, işlenir ve yaklaşık %99 sıkıştırma oranıyla kaydedilir. Bir doğa manzarasına baktığın hissettiğin duyduğun her saniye gelen veriler birbirinin aynısıysa atılır, an amanzara resmi, duyduğun bir ses ya da dinlediğin müziğin %10'luk kısmı kalır. Kalan hepsi atılır. Beyin bu verileri işlerken bir üst kimlik doğar. Ona ben deriz. Bu kimlik yalnızca uyanıkken ve veri işlerken ortaya çıkar. Uyuduğunda yoktur bu kimlik. Veri işlerken ortaya çıktığından uyurken veri işlenmediğinden kapalıdır. O yüzden sabah uyandığında insan en uzun uyku bile, en uzun koma bile, narkoz bile 1 saniye sürmüş gibi gelir. Çünkü beyinde bir önceki veri işlemeyi referans alır, tekrar veri işlemeye başlandığında aradaki boşluk 1-2 saniye gibi gelir. 2022 yılındasınız. 2 bin yıl önceki insan dedikodularını doğru kabul etmeyin gülünç olursunuz. Her şeyin bir açıklaması var. Gizem ya da tanrı gibi saçmalıklar yoktur.
-
Düşüncen programlı. Bir desene yönelik ve o deseni yaratmaya, görmeye, varlamaya çalışıyor. Öncelikle gözlemlediğin ve ""oluştu, çok harika, müthiş""" diyebileceğin bir süreç, sonuç, üretim yok ki? Hayran olduğun şey ne diyeyim sana. Dinden, mistisizmden, tanrı vs sanrılardan kaynaklı farkındalığının farkında olma fenomeni. Evrende durmuş hiç bir şey yok. Oluşmuş diyebileceğin hiç bir şey yok. Gördün mü? Sonuç uyduruyorsun... Elde edilen verilerle işlem yapan, tasarlayan, gözlem yapan biyolojik bir makinenin reklamını yapıyorsun. Bu evrende kendi kendine dönüyor her şey. Hayır aklında "kendi kendine" ifadesini gündem yapıp da "Kendi başkasına", "başkası kendine", "başkası başkasına" ------ > x Hayır olamayacak olan neden "kendi kendine olmak" oluşu özellikle Neden elma değil? Bir çözüm sunacaksın bahse girerim değil mi? Evrende tüm konumlar dönüşlüdür. Üst-Alt, aynı zamanda Alt-Üst Sen yukarıda dediğin anda aynen entropi gibi bir kavram daha çıkar ortaya. Fark etmezsin. Einstein buna görelilik der. Aslında bu perspektiftir. Sen ortaya bir perspektif koyar yolda giden kamyona ve arkasında giden otomobile bakarsın. Bunu yaptığın anda bir sürü daha perspektif çıkar ortaya, kamyon otomobil manzarasının başka perspektifleri de dağılır gerçekliğe, yatay 360 derece, dikey 360 derece küre gibi her yere saçılır bu perspektif. Aynı şekilde entropi diye de bir şey var. Enerji her nerede bir oluş verim iş ortaya koymak için bir araya gelse (Atomların birbirini çekmelerinden dev yıldızlara kadar.) evrenin içinde entropi denilen kavram bu birlikteliği elektrik süpürgesi gibi çeker genele iş, oluş, potansiyel içermeyecek şekilde dağıtır. Sen bu entropi denilen elektrik süpürgesine maksimum 100 yıl direnebilirsin )beynin yani- biyo kütlenin tamamen toz gibi dağılması belki 500 yıl sürer) Yemek yersin entropiyle savaşmak için. Entropinin çekip aldığı enerjiyi yerine koymak için sen de başka kendin gibi organik şeylere saldırırsın. Yani ortada çizilmiş bir resim, ulaşılmış bir sonuç yok ki? Sen neden bahsediyorsun? Daha yaşadığın gerçeklik nedir bilmiyorsun.