Jump to content

Ateist-Bakış

Members
  • Posts

    13
  • Joined

  • Last visited

Reputation

0 Neutral

Profile Information

  • Gender
    Not Telling

Recent Profile Visitors

796 profile views
  1. Ateizm bilinç seviyesinden geri dönüş yoktur. Ya akıl hastası olacaksın, ya da hiç ateist olmamış olacaksın. Ateizm, materyalizm gerçeklik tanımlamasının bir ürünüdür. Materyalizm aslında objektiflik, nesnelliktir (nesne ve obje madde demektir) Gerçekliği etrafa saçılmış geometrik şekiller olarak düşünürsen (yani her yerde kareler, üçgenler, çizgiler olan bir manzara olarak düşünürsen) Materyalizm (nesnellik, objektiflik) bu şekillerin çizgi ve köşelerine odaklanıp analiz eden bir bilinç seviyesidir. Bu seviyenin bir sonucu olarak da Ateizm ortaya çıkar. Ancak Materyalizmin zıttı olan ve tüm inançların babası olan (dinler de dahil) bir saçmalık var. Buna idealizm deniyor. İdealizm gerçeklikte gözlemci ve gözleminin ana unsur olduğunu söyler. Yine aynı örneğe geri dönelim. Gerçekliği etrafa saçılmış geometrik şekiller olarak düşünelim. Materyalizm temelli bir bilinç bu şekillerin köşe ve çizgilerini seçer odaklanır, analiz eder. Bilim de buradan çıkmıştır. İdealizm hastalığı bulaşmış bir bilinç etrafa saçılmış bu geometrik şekillerin çakışmalarından, sıralanmasından oluşan şekilleri, şablonları seçer. Bir düzen, bir mesaj, bir mana şüphesine kapılır. BU da inanca, madde dışı, fizik ötesi vs denilen saçmalıklardan bahsetmeye yol açar. Ateizmden geri dönüş yoktur. Sen nesnelliğe (ateizme) mümkün olduğu kadar çok yaklaşmış ama idealizm hastalığından kurtulamamış bir bilinçsin. Hiç Ateist olmadın ki.
  2. Popülizm diye bir şey var. Sanatsallık insanların tercih ettiği bir şey değil. Bakın ödül almış filmlere, senaryolara, sıkıcı. Çoğunluğun tercih etmediği bir şey. Popülist davranmak zorundasınız. İnsanlar açken Michelin Yıldızlı şefler gibi sanatsal tabaklar hazırlayamazsınız. Kaos çıkar dümdüz ederler sizi. Bir çok insana ulaşmak istiyorsanız popülist olmalısınız. Artık kimse 300 sayfa roman alıp okumayı tercih etmiyor. Satışlar düşük. 300 sayfalık bir romanı alan da popülist bir reklamından ya da herkesin konuşmasından dolayı alıyor. O romanı okuduğunu göstermek istiyor. Benim sana gerçekçi tavsiyem mantık kitap roman kağıt vs işleriyle uğraşma. Bir aplikasyonu bul, hikaye aplikasyonu yaptır (maliyeti tahminen 2-3 bin dolar olur öğrenciye yaptırırsan) Hikaye aplikasyonları tablette veya telefonda bir çizgi karakter, bir çizgi sahne ve konuşma baloncuğundan oluşan (kendi yaptığın geçiş müzikleri de koyabilirsin - reklam jeneriği gibi) Bu iş sana düşük ücrete mal olur ama milyonlarca hatta on milyonlarca insana ulaşma şansı da avucunda olur. Hiç bir kitapla 10 milyon satış yapamazsın. Bu işin maliyeti kısaca şöyle olur. 1- Aplikasyonu bir öğrenciye telifini sana terk edecek feragat anlaşmasıyla yaptırmak. 2- Aplikasyona çizgi resim ekleme programı, çizim programı veya tasarım programı kullanmak. Benim tavsiyem insan resmini veya ortamları çizgi avatara dönüştüren uygulamalardan bir tane edinmek olur. Bu uygulamaya atıfta da bulunursun uygulamanda karşılıklı reklam da olur. 3- Müzik yaratma uygulaması (geçişlerde mini 2-3 saniyelik müzik istiyorsan) 4- Google Play, Apple, Huawei Store vs mağaza kira ücretleri - yıllık toplamda 600 dolar falan de hepsine. 4 bin dolar applikaysonu yaptırmaya 200 dolar çizgi resim uygulaması lisansına, 200-300 dolar dj (müzik oluşturma uygulaması lisansına) 600 dolar mağaza kiralarına 500-600 dolar web sitesi, twitter, facebook, instagram hesapları içerik hazırlama yayınlama faaliyetlerine (senin iş gücün vaktin de dahil) Yai kabaca 10 bin dolar ile tüm dünyanın huzuruna çıkabileceğin bir sahne yaratabilirsin. Üstelik Applikasyona abonelik kurarsan, düzenli her ay 2-3 dolar kişi başı gelir. Sen de içeriğini yüklersin. Ancak kurduktan ve yayına geçtikten sonra 50000 kişi indirmeden itibaren profesyoneller almalısın. Bug reportu, facebook sayfa düzeni vs. Tek başına her şeye yetişemezsin. Bu popülist uygulamaların sağı solu da belli olmuyor, bir yerde adı geçiyor yüz milyonlarca insan hücum ediyor, böyle acil durum senaryoların da olmalı 4-5 tane.
  3. Gorillere hitap ediyorsan %100 kesin olan bir şey vardır. Gorillere hitabın içinde asla cik cik cik sesleri yoktur. Hedef kitleni tanımalısın.
  4. Her şeyin mekaniği vardır. Tersine mühendislik yapılabilir. Önemli olan sunumdur. Günümüzde yazarlık teknik bir şey artık. Mesela şöyle bir alıştırma yapabilirsin. 30 anahtar kelime seç kendine rastgele. Armut, florasan lamba, kolye vs diye. Sonra bu anahtar kelimelere bak, birini seç başla uydurmaya. Kullandıkça üstünü çiz. Kelimelerden sonra sahneleri de rastgele çalışabilirsin beş dış mekan seçersin, park, sokak ışıkları, cadde, stadyum vs diye 10 iç mekan seçersin, otel lobisi, hastane bekleme salonu, okul, kafe, banka, oturma odası1, oturma odası2 (başka ev) mutfak1, 2 vs diye. Sonra rastgele rulet gibi karakterleri de hikaye oluşmadan seçebilirsin. 4 tane 50 yaş üstü karakter, 7 tane 20-40 yaş arası karakter, 3 tane 0-10 yaş arası karakter. Böyle böyle mekanik haritasını oluşturup gidebilirsin. Sonra boşlukları doldurmak kalır. Spontane bir şeyler tetiklenir kafanda. Ama anahtar kelimeleri, karakterleri, mekanları, büyük büyük a4, a3 kağıtlarına yazıp çalıştığın odada masanın karşı duvarına raptiyele ya da as. Mekanları da kendin bilgisayarda paint'te basit cin ali çizimleriyle yapıp asabilirsin. Filmlerdeki şu suçlu arayan ajanlar, plan yapan soyguncular gibi bir yığın oluştur. Hikaye bitince de hepsini tek tek imha ediyorsun. Yani öyle sandığın gibi bir ressamlık yeteneği gerekmiyor. Mekanik planla her şeyi olması gerektiği gibi yapabilirsin. Fonksiyonel hareketler ve eğlence sana kalmış. Olayları unsurları nasıl bağladığın, ne kadar eğlendiğin sana kalmış.
  5. Talat Paşayı da katabilirsin bak hikayeye. Hitlerin Münih - Berlin civarlarında propaganda yaptığı yıllarda o da oradaydı. Hatta Berlin'de suikastla öldürüldü. Talat Paşa suikastını de Hitlerin emrettiğini ima edersen. Eve Brown'la da ilişki sokarsan araya, bizim Osmanlıcı güruh onu gerçek yapmak için her şeyi yapar İnsanların beyni hasta. Onlara o hastalığa hitap eden şeyler vermelisin.
  6. Kısa hikayelerle başlamanı öneririm. 5 sayfayı geçmeyen kısa hikayelerle başla. Bağımsız. Bir kısa hikayenin bir noktasından uzantıyla başka hikayeye bağla. Örneğin Hitlerin gençliğinden yanlış zamanda yanlış yerde olması sebebiyle suçsuz yere tutuklandığı bir hikaye olsun. Ama bunu böyle pat diye kabak gibi suçsuz yere tutuklandığı hikaye diye yansıtamazsın. 17 yaşında dolaştığı yerdeki günlük insan akışı, pazar yeri, kriminoloji, gazete manşetleri, toplumsal olaylar, siyasi gündem vs bir örüntü yap Bir de değişkenlik yaratan karakter bul. Hitler tutuklandığı sırada her şeyi görmüş ama korktuğu için kimseye bir şey dememiş 12 yaşındaki bir odun satıcısı kız olsun Ondan ona ondan ona bağımsız hikayeler, eğlenceli, şaşırtıcı İnsanlar yalanı sever. Ya da abartılı süslü anlatımı. Şaşalı olmadıktan sonra hikayeyi kim ne yapsın? Geçtiğimiz 10 yıl içinde dizileştirilen bir alternatif tarihli bilim kurgu hikayesi var. Kitap 1962 yazımı. Paralel evrenlerden birinde Nazilerin ve Japonların savaşı kazandığı bir dünyayı anlatıyor. Amerika ikiye paylaşılmış, bir kısmı American Reich yani Amerikan Nazi Devleti diğer kısmı Japon Pasifik Eyaletleri. Okumanı veya diziyi izlemeni öneririm. Pek çok ilginç şey var içinde. Çıtayı yükseltmeni ve tabulara dokunup insanları rahatsız etmeni öneririm.
  7. İnanmak denilen bilinç hastalığıyla alakalı bu. İnanmak: elde hiç veya yeterli veri olmadan bir sonuç üretip bu sonucu doğru (inanmak) veya yanlış (inanmamak) kabul etmektir. Tanrı da süper kahraman bir otoritedir. İnsan bilmez o bilir, insan anlamaz o anlar. İnsan hata yapar o yapmaz gibi. Şimdi bu otoriteyi inanmak denilen süreçle birleştirip, insanlara da sürekli sonuç uyduracakları bir sistem vermek, işte din bu. Gündemler önceden oluşturulmuş kalıplar etrafında belirlendiğinden herkes kontrol altındadır. Bu din, tanrı, inanç vs sistemi dezenfermasyonla maniple edilebiliyor. Sonuçları kontrol edilebilir bir dezenfermasyon olmalı.
  8. Fikirle ifadenin birlikte olduğunu varsayarsak (ki hep öyledir) İnsanların %80 bir kesimi de inanç hastasıysa Fikirler ekseriyetle değersizdir.
  9. Fikirler değersizdir Önemli olan nesnel tespitlerdir, keşiflerdir. Denizin ötesinde uçurum canavar fikri inancı olan bir sürü öküz vardı Denizin ötesinde Avustralya tespitini, keşfini yapan kazandı. Öküzlük aynı şekilde devam ediyor.
×
×
  • Create New...