Jump to content

Recommended Posts

Konu tarihi:

Müslüman arkadaşlar bu konuyu çok sulandırıyor. “Yok işte mağarada bilmem kaç bin yıllık Kuran bulundu”, “filanca caminin restorasyonunda Muhammed döneminden kalma Kuran çıktı” gibi iddialar sürekli ortaya atılıyor. Bu konuyu da açıklığa kavuşturmak gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle kaynak olarak kullanacağım site budur; sonradan Müslüman arkadaşlar “Bunları nereden uyduruyorsun?” diye tepki göstermesin.

The Qur'anic Manuscripts

1. Topkapı Mushafı Gerçekten Hz. Osman Dönemine mi Ait?

  • Boyut ve İçerik: Topkapı Mushafı yaklaşık 41 × 46 cm boyutlarındadır ve parşömen üzerine Kûfî hat ile yazılmıştır. Toplam 408 varaktan oluşur; yalnızca iki varak eksiktir. Günümüze ulaşan kısmı, Kur’an metninin %99’undan fazlasını içermektedir.

  • Elyazmasının Tarihi: Bu mushaf, Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa tarafından 1811 yılında Osmanlı Sultanı II. Mahmud’a hediye edilmiştir. Daha sonra Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler Dairesi’nde muhafaza edilmiştir.

  • Gerçekten Hz. Osman’a mı Ait? Kısa cevap: Hayır. İslam dünyasında Hz. Osman’a ait olduğu iddia edilen birçok eski mushaf bulunmaktadır. Ancak uzmanlara göre Topkapı Mushafı doğrudan Hz. Osman dönemine ait değildir. Bunun nedeni; yazı stili, süslemeler ve hareke sisteminin Emevî dönemine, yani hicrî 1. yüzyılın sonları ile 2. yüzyılın başlarına işaret etmesidir. Araştırmacı Salahaddin el-Müneccid de bu mushafın Hz. Osman döneminden kalmadığını belirtmiştir.

  • Yazı Özellikleri: Mushaf Kûfî hat ile yazılmıştır. Metin üzerindeki bazı noktalama ve hareke işaretlerinin sonradan eklendiği düşünülmektedir. Ayrıca bazı sayfalarda farklı yazı stilleri görülmesi, kimi bölümlerin daha sonra yeniden yazılmış olabileceğini düşündürmektedir.

  • Sonuç: Topkapı Mushafı oldukça eski ve önemli bir Kur’an nüshasıdır. Ancak mevcut akademik görüşe göre bu mushaf doğrudan Hz. Osman dönemine değildir; daha sonraki Emevî döneminde yazılmıştır.

2. TIEM 457 Mushafı Gerçekten Hz. Osman Dönemine mi Ait?

  • Envanter ve Boyut: TIEM Inv. No. 457 (Türk ve İslam Eserleri Müzesi). Toplam 439 varaktan oluşur. 17 varak eksik olup bir kısmı 1437 yılında sonradan onarılmıştır. Boyutları yaklaşık 32 × 23 cm’dir.

  • Tarihçe: 1912’de Ayasofya Kütüphanesi’nden Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ne aktarılmıştır. Kökenine dair erken dönem bilgileri net değildir.

  • Yazı ve Özellikler: Mushaf Kûfî hat ile yazılmıştır ve parşömen üzerine hazırlanmıştır. Ayet ve sure ayırıcı süslemeler altın ve renkli işaretlerle yapılmıştır. Metnin bazı bölümleri daha sonra onarılmış veya yeniden yazılmıştır.

  • Gerçekten Hz. Osman’a mı Ait? Kısa cevap: Hayır. Son varakta yer alan “Hz. Osman’a ait olduğu” iddia edilen ifade, paleografik ve tarihsel gerekçelerle güvenilir kabul edilmez. İslam kuruluşu uzmanlarından Dr. Tayyar Altıkulaç ve Ṣalāḥ al-Dīn al-Müneccid’e göre bu mushaf, Hz. Osman döneminden değil, Emevî dönemine (hicrî 1. yüzyılın sonları / 2. yüzyılın başları) aittir.

  • İçerik: Fâtiha’dan Nâs suresine kadar Kur’an’ın tamamını içerir; küçük eksikler ve onarımlar dışında metin büyük ölçüde korunmuştur.

3. Gerçek Bilimsel Ezber Bozan: Codex Ṣanʿāʾ I (San'a En Eski Kur'an Parçası)

Müslüman arkadaşların kulaktan dolma "mağarada mushaf bulundu" efsanelerinin arkasındaki gerçek akademik ve bilimsel karşılık, Yemen'deki bir cami çatısından çıkan Codex Ṣanʿāʾ I'dir. Ancak bu bulgu, onların sandığı gibi "bütün haldeki matbu bir kitap" değildir.

  • Keşif Hikayesi: 1965 ve 1972 yıllarında Yemen’deki San'a Ulu Camii'nin çatı restorasyonu sırasında, tesadüfen kapısı olmayan gizli bir depo odası bulundu. İçinden İslam'ın ilk yüzyıllarına ait çuvallar dolusu parşömen fragmanı çıktı. Bu keşif, akademik çevrelerde "Indiana Jones macerası" olarak anılır.

  • Palimpsest (Üst Üste Yazım) Özelliği: Codex Ṣanʿāʾ I bir "palimpsest"tir. Parşömen kıtlığı nedeniyle, İslam'ın ilk döneminde yazılan ilk yazı (Scriptio Inferior) kimyasallarla yıkanıp silinmiş ve üzerine ikinci bir katman olarak yeni Kur'an metni (Scriptio Superior) yazılmıştır.

  • Şok Edici Metinsel Farklılıklar (Varyantlar): Ultraviyole (UV) ışık teknolojisiyle okunan soluk alt katman, sūre sıralaması bakımından bildiğimiz resmi Hz. Osman mushafından tamamen farklıdır (Örn: Sūre 11'den sūre 8'e, sūre 34'ten sūre 13'e geçiş gibi). Akademisyenler Sadeghi ve Goudarzi, bu alt katmanın edebi kaynaklarda dahi geçmeyen, Sahabe dönemine ait tamamen bağımsız, resmi olmayan bir metin geleneğini temsil ettiğini kanıtlamıştır. Üst katman ise resmi Osmanî geleneğe göre yeniden yazılmıştır.

  • Radyokarbon (C14) Testi Sonuçları: Popülist iddiaların aksine, bilimsel laboratuvar testleri bu el yazmasının yaşını net olarak ortaya koymuştur. Arizona Üniversitesi AMS Laboratuvarı'nda yapılan testlere göre parşömenin %95 olasılıkla Miladi 578–669 yılları arasına ait olduğu saptanmıştır. Parşömenin Miladi 646 yılından daha eski olma olasılığı %75,1'dir. Corpus Coranicum projesinin bağımsız karbon testleri ise el yazmasını %95,4 olasılıkla Miladi 606–649 yılları arasına tarihler. Yani alt katman metni, Hz. Muhammed'in ölümünden sonraki ilk 15 yıl içine denk gelmektedir.

  • Mevcut Durum: Bu el yazması tek parça bir kitap halinde değildir. Toplamda Kur'an'ın yaklaşık %41'ini kapsayan 81 yapraktır. Bu yapraklar Yemen (San'a), Louvre Abu Dhabi, David Collection (Kopenhag) ve bazı özel koleksiyonlar arasında bölünmüş durumdadır.

Genel Özet ve Sonuç

Görüldüğü üzere, "Elimizde Hz. Osman'ın kanlı mushafı var" ya da "Muhammed döneminden kalma eksiksiz kitap bulduk" iddiaları tamamen birer şehir efsanesidir.

Akademik dökümanlar açıkça gösteriyor ki; bugün elimizde olan en eksiksiz ve devasa mushaflar (Topkapı ve TİEM) Hz. Osman dönemine değil, ondan onlarca yıl sonraki Emevî dönemine aittir. Bilimsel olarak İslam'ın ilk yıllarına, yani Hz. Muhammed'in ölümünün hemen arkasına tarihlenen tek gerçek kanıt olan San'a El Yazması ise eksiksiz bir kitap değil; sūre dizilimleri resmi Kur'an'dan farklı olan, ultraviyole ışıklarla zorla okunan parça parça parşömen kalıntılarıdır. Bilimsel gerçekler, sosyal medyadaki hurafelerden çok farklıdır.

 
Mesaj tarihi:

Codex Arabe 328c & Mingana 1572a (Meşhur "Birmingham Kur'an'ı" Gerçeği)

Müslüman arkadaşların sosyal medyada "İngiltere'de Muhammed döneminden kalma eksiksiz kitap bulundu" diye övündüğü Birmingham Kur'an parçalarının bilimsel arka planı çok farklıdır:

  • Parçalanmış Bir Kodeks: Birmingham Üniversitesi'nde (Mingana Collection) bulunan 2 yaprak (Mingana Islamic Arabic 1572a) ile Fransa Ulusal Kütüphanesi'nde (Paris) bulunan 16 yaprak (Arabe 328c) aslında aynı Kur'an kitabına (kodekse) aittir. Bilimsel adı Codex Arabe 328c'dir.

  • Eksiksiz Bir Kitap Değil: Bu el yazması toplamda sadece 18 yapraktır ve Kur'an metninin yalnızca %8,3'ünü içermektedir. Yani ortada bütün bir Kur'an kitabı yoktur.

  • Kökeni ve Serüveni: Paris'teki parçalar, 19. yüzyılın başında Fransa'nın Mısır'daki konsolosluk ajanı Jean-Louis Asselin de Cherville tarafından toplanmıştır ve kökeni Kahire'deki Amr bin el-As Camii'ne dayanmaktadır. Birmingham'daki 2 yaprak ise şarkiyatçı Alphonse Mingana tarafından 1920'lerde Mısır'dan toplanıp İngiltere'ye götürülmüştür.

  • Karbon Testi ve Yazı Özellikleri: Birmingham'daki 2 yaprak, daha önce yazısı yanlışlıkla Kufi sanılarak 2-3. yüzyıla tarihlenmişti. Ancak Oxford Üniversitesi'nde yapılan radyokarbon analizleri, bu parşömenlerin %95,4 olasılıkla Miladi 568–645 yıllarına ait olduğunu gösterdi. Yazı stili erken dönem Hicazi'dir; sesli harf işaretleri (vokalizasyon) yoktur ve sūreleri ayıran şeritler sonradan eklenmiştir.

Codex Marcel 17 (Birmingham Koleksiyonunun Diğer Parçası)

Müslümanların tek parça sandığı Birmingham'daki el yazması koleksiyonu (M. 1572), 2011 yılında araştırmacı Alba Fedeli tarafından yapılan detaylı incelemeyle ikiye bölünmüştür. Yukarıda bahsedilen 2 yaprağın dışındaki kalan 7 yaprak (Mingana Islamic Arabic 1572b), tamamen farklı bir el yazmasına aittir:

  • Üç Ülkeye Dağılmış Yapraklar: Birmingham'daki bu 7 yaprak; Rusya Ulusal Kütüphanesi'ndeki (St. Petersburg) 17 yaprak (Marcel 17) ve Katar İslam Eserleri Müzesi'ndeki (Doha) 4 yaprak (Ms. 67.2007) ile birleşmektedir. Bu kodeksin bilimsel adı Codex Marcel 17'dir.

  • İçerik Oranı: Toplamda sadece 28 yapraktan oluşur ve Kur'an metninin yalnızca %14,7'sini içermektedir. Sayfaları yanlış katlandığı için metin akışı düzensizdir.

  • Tarihlendirme ve Köken: Bu el yazması da Mısır'daki Amr bin el-As Camii'nden Fransız Napolyon seferi üyesi Jean-Joseph Marcel tarafından yağmalanarak Rusya'ya götürülmüştür. Birmingham'daki parça ise 1936'da Hollandalı bir antikacıdan satın alınmıştır. Yazı stili Hicazi olup, San'a el yazmaları üzerindeki son çalışmalar ışığında Hicri 1. yüzyılın sonlarına tarihlenmektedir.

 

Sonuç

Birmingham Üniversitesi'ndeki parçalar tek ve bütün bir kitaba ait değildir; aksine, şarkiyatçı sömürge döneminde Mısır'daki Amr bin el-As Camii'nden yağmalanarak parçalanmış ve bugün Fransa, Rusya ve Katar gibi farklı ülkelere dağılmış iki ayrı erken dönem el yazmasının (Codex Arabe 328c ve Codex Marcel 17) kopuk yapraklarıdır.

Bu iki el yazmasının hayatta kalan tüm parçaları bir araya getirilse dahi, elde edilen metin Kur'an'ın tamamını değil; sadece %8,3 ve %14,7 gibi son derece küçük ve sınırlı bölümlerini içermektedir. Dolayısıyla ortada Muhammed döneminden kalma bütün bir "kitap" veya "mushaf" kesinlikle mevcut değildir.

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...