Valery Legasov Konu tarihi: Cumartesi saat 10:53 Report Konu tarihi: Cumartesi saat 10:53 Biz onu (Yunus'u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik. Ey Müslümanlar! Her şeyi bilen, her şeye gücü yeten Allah böyle konuşur mu? Allah, Yunus’u kaç kişiye gönderdiğini bilmiyor mu ki “yüz bin veya daha çok insana” gibi kesinlik içermeyen bir ifade kullanıyor? Her şeyi bilen bir Allah, böyle bir anlatıma başvurur mu? Bazı Müslüman arkadaşlar buna, “Allah böyle de konuşur, öyle de konuşur, fazla kurcalama,” diye cevap verebilir. O halde bir örnek verelim: Diyelim ki bir yerde Alay Komutanısınız, rütbeniz Albay. Bölük Komutanı olan Üsteğmen’i çağırıyor ve A Bölüğü’nde kaç asker olduğunu soruyorsunuz. Üsteğmen size, “Komutanım, asker sayımız 150 veya daha fazla,” diye cevap veriyor. Böyle bir cevap karşısında bu Üsteğmen'in gırtlağını sıkmaz mısınız? 1
kavak Mesaj tarihi: yesterday at 09:24 Report Mesaj tarihi: yesterday at 09:24 Aslında her şeye gücü yeten mâlum tanrı çok kalabalık bir topluluktan bahsetmek istemiş ancak arada Cebrail ve Muhammed gibi aracılar olunca, gelde ayıkla princin taşını şimdi. Artı; kutsal mesajların yazıldığı iddia edilen taşlar, kemikler, deriler ve elbette yazılı ilk orijinal mushaf da ortada yok. Uzun lafın kısası şu: kopyanın, ..., kopyanın kopyasıyla idare etmek zorundayız. Bu tablo karşısında günümüzdeki sözde ulemaların, hacıların, hocaların da kafası bir hayli karışıktır, da, belli etmemeye çalışıyorlar. Oysa tanrı(lar) doğrudan her insanla tek tek iletişime geçse tüm bu karmaşıklıklar, ayrımcılıklar, savaşlar falan filan hiç olmazdı. İslam´ın ve diğer dinlerin yumuşak karnı tam bu noktada yatıyor, çünkü herhangi bir mesajı iletmek için araya aracı koyarsanız, o mesajın %100 eksiksiz bir şekilde yerine ulaşmasının garantisini veremezsiniz. Benzer durum hadis mevzusunda da var; o devirlerde bilgiler sözlü(!) olarak kulaktan kulağa aktarılıyordu ki İslam´ın temel taşlarından birisi olan hadisler böyle oluşmuştur ve Muhammed´in ölümünden asırlar(!) sonra yazılı olarak kaydedilmiştir. Bu nedenle sade Kuran´cılar kolaya kaçıp hadisleri reddederler, çünkü güvenli olduklarından şüphe ederler. Buna rağmen İslam dini hadisler olmadan varlığını sürdüremez, çünkü hadisler sayesinde bugünlere gelebilmiştir.
Recommended Posts
Create an account or sign in to comment
You need to be a member in order to leave a comment
Create an account
Sign up for a new account in our community. It's easy!
Register a new accountGiriş yap
Already have an account? Sign in here.
Sign In Now