Jump to content

Lozan Andlasmasi


evrensel-insan
 Share

Recommended Posts

Bildiginiz gibi; 24 Temmuz 1923 Lozan Andlasmasinin tarihi. Ben size herkesin bildigi kaynaktan bir link veriyorum.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Lozan_Antla%C5%9Fmas%C4%B1

http://www.ait.hacettepe.edu.tr/egit...203204/I11.pdf

Sevr'e gore "kazancli", Misak-i Milli'ye gore "kayipli" degerlendiren bu andlasmanin Getirdikleri, goturdukleri nelerdir? Bugun ABD ve Ermenistan; lozan'da cizilen siniri tanimamaktadir, neden? Bogazlar, ege'deki adalar konusu v.s.

Ayrica, bu andlasma hakkindaki; yorum, gorus ve bilgilerinizi bekliyorum.


 

Ben burada kagit uzerinde olan ama yasama hic bir zaman gecmemis olan; azinliklar ile ilgili maddeleri ekliyorum.

 

KESIM III
 

AZINLIKLARIN KORUNMASI


 

MADDE 37


 

Türkiye, 38 nci Maddeden 44 ncü Maddeye kadar olan Maddelerin kapsadigi hükümlerin temel yasalar olarak taninmasini ve hiç bir kanunun, hiç bir yönetmeligin (tüzügün) ve hiç bir resmi islemin bu hükümlere aykiri ya da bunlarla çelisir olmamasini ve hiç bir kanun, hiç bir yönetmelik (tüzük) ve hiç bir resim islemin söz konusu hükümlerden üstün sayilmamasini yükümlenir.

 

 

MADDE 38
 

Türk Hükümeti, Türkiye'de oturan herkesin, dogum, bir ulusal topluluktan olma [milliyet, nationalitY], dil, soy ya da din ayirimi yapmaksizin, hayatlarini ve özgürlüklerini korumayi tam ve eksiksiz olarak saglamayi yükümlenir.


 

Türkiye'de oturan herkes, her inancin, dinin ya da mezhebin, kamu düzeni ve ahlak kurallariyla çatismayan gereklerini, ister açikta isterse özel olarak, serbestçe yerine getirme hakkına sahip olacaktir.


 

Müslüman-olmayan azinliklar, bütün Türk uyruklarına uygulanan ve Türk Hükümetince, ulusal savunma amaciyla ya da kamu düzeninin korunmasi için, ülkenin tümü ya da bir parçasi üzerinde alinabilecek tedbirler sakli kalmak sartiyla, dolasim ve göç etme özgürlüklerinden tam olarak yararlanacaklardir.

 

MADDE 39

 

Müslüman-olmayan azinliklara mensup Türk uyrukları, Müslümanlarin yararlandiklari ayni yurttaslik [medeni] haklariyla siyasal haklardan yararlanacaklardir.

 

Türkiye'de oturan herkes, din ayirimi gözetilmeksizin, kanun önünde esit olacaktir.


Din, inanç ya da mezhep ayriligi, hiç bir Türk uyrugunun, yurttaslik haklariyla [medeni haklarla] siyasal haklarindan yararlanmasina, özellikle kamu hizmet ve görevlerine kabul edilme, yükseltilme, onurlanma ya da çesitli mesleklerde ve is kollarinda çalisma bakimindan, bir engel sayilmayacaktir.


Herhangi bir Türk uyrugunun, gerek özel gerekse ticaret iliskilerinde, din, basin ya da her çesit yayin konulariyla açik toplantilarinda, diledigi bir dili kullanmasina karsi hiç bir kisitlama konulmayacaktir.


Devletin resmi dili bulunmasina ragmen, Türkçeden baska bir dil konusan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakimindan uygun düsen kolayliklar saglanacaktir.


MADDE 40


Müslüman-olmayan azinliklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakimindan hem de uygulamada, öteki Türk uyruklarıyla ayni islemlerden ve ayni güvencelerden [garantilerden] yararlanacaklardir. Özellikle, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayir kurumlariyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve buna benzer ögretim ve egitim kurumlari kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapmak konularinda esit hakka sahip olacaklardir.


MADDE 41


Genel [kamusal] egitim konusunda, Türk Hükümeti, Müslüman-olmayan uyrukların önemli bir oranda oturmakta olduklari il ve ilçelerde, bu Türk uyruklarınin çocuklarina ilk okullarda ana dilleriyle ögretimde bulunulmasini saglamak bakimindan, uygun düsen kolayliklari gösterecektir. Bu hüküm, Türk Hükümetinin, söz konusu okullarda Türk dilinin ögrenimini zorunlu kilmasina engel olmayacaktir.


Müslüman-olmayan azanliklara mensup Türk uyruklarınin önemli bir oranda bulunduklari il ve ilçelerde, söz konusu azinliklar, Devlet bütçesi, belediye bütçesi ya da öteki bütçelerce, egitim, din ya da hayir islerine genel gelirlerden saglanabilecek paralardan yararlanmaya ve pay ayrilmasina hak gözetirlige uygun ölçülerde katilacaklardir.


Bu paralar, ilgili kurumlarin (Ytablissements et institutions) yetkili temsilcilerine teslim edilecektir.

 

MADDE 42

 

Türk Hükümeti, Müslüman-olmayan azinliklarin aile durumlarilya [statüleriyle, aile hukukuyla] kisisel durumlarin [statüleri, kisi halleri] konusunda, bu sorunlarin, söz konusu azinliklarin gelenek ve görenekleri uyarinca çözümlenmesine elverecek bütün tedbirleri almagi kabul eder.

 

Bu tedbirler, Türk Hükümetiyle ilgili azinliklardan her birinin esit sayida temsilcilerinden kurulu özel Komisyonlarca düzenlenecektir. Anlasmazlik çikarsa, Türk Hükümetiyle Milletler Cemiyeti Meclisi, Avrupa'li hukukçular arasından birlikte seçecekleri bir üst-hakem atayacaklardir.

 

Türk Hükümeti, söz konusu azinliklara ait kiliselere, havralara, mezarlıklara ve öteki din kurumlarina tam bir koruma saglamayi yükümlenir. Bu azinliklarin Türkiye'deki vakiflarina, din ve hayir isleri kurumlarina her türlü kolayliklar ve izinler saglanacak ve Türk Hükümeti, yeniden din ve hayir kurumlari kurulmasi için, bu nitelikteki öteki özel kurumlara saglanmis gerekli kolayliklardan hiç birini esirgemeyecektir.

 

MADDE 43

 

Müslüman-olmayan azinliklara mensup Türk uyrukları, inançlarina ya da dinsel ayinlerine aykiri herhangi bir davranista bulunmaga zorlanamayacaklari gibi, hafta tatili günlerinde mahkemelerde hazir bulunmalari ya da kanunun öngördügü herhangi bir islemi yerine getirmemeleri yüzünden haklarini yitirmeyeceklerdir.

 

Bununla birlikte bu hüküm, söz konusu Türk uyruklarıni, kamu düzeninin korunmasi için, öteki Türk uyruklarına yükletilen yükümler disinda tutar anlamina gelmeyecektir.

 

MADDE 44

 

Türkiye, bu Kesimin bundan önceki Maddelerdeki hükümlerin, Türkiye'nin Müslüman-olmayan azinliklariyla ilgili oldugu ölçüde, uluslararasi nitelikte yükümler meydana getirmelerini ve Milletler Cemiyetinin güvencesi [garantisi] altina konulmalarini kabul eder. Bu hükümler, Milletler Cemiyeti Meclisinin çogunlugunca uygun bulunmadikça, degistirilemeyecektir. Ingiliz Imparatorlugu, Fransa, Italya ve Japon Hükümetleri, Milletler Cemiyeti Meclisinin çogunlugunca razi olunacak herhangi bir degisikligi reddetmemegi, İşbu Andlaşma uyarinca kabul ederler.

 

Türkiye, Milletler Cemiyeti Meclisi üyelerinden her birinin, bu yükümlerden herhangi birine aykiri herhangi bir davranisi ya da böyle bir davranista bulunma tehlikesini Meclise sunmaga yetkili olacagini ve Meclisin, duruma göre, uygun ve etkili sayacagi yolda davranabilecegini ve gerekli görecegi yönergeleri [talimati] verebilecegini kabul eder.

 

Türkiye, bundan baska, bu maddelere iliskin olarak, hukuk bakimindan ya da uygulamada, Türk Hükümetiyle imzaci öteki Devletlerden herhangi biri ya da Milletler Cemiyeti Meclisine üye herhangi bir baska Devlet arasında görüs ayriligi çikarsa, bu anlasmazligin, Milletler Cemiyeti Misakinin 14 ncü Maddesi uyarinca uluslararasi nitelikte sayilmasini kabul eder. Türk Hükümeti, böyle bir anlasmazligin, öteki taraf isterse, Milletlerarasi Daimi Adalet Divanina götürülmesini kabul eder. Divanin karari kesin ve Milletler Cemiyeti Misakinin 13 ncü maddesi uyarinca verilmis bir karar gücünde ve degerinde olacaktir.

 

MADDE 45

 

Bu Kesimdeki hükümlerle, Türkiye'nin Müslüman-olmayan azinliklarina taninmis olan haklar, Yunanistan'ca da, kendi ülkesinde bulunan Müslüman azinliga taninmistir.

 

 

http://www.lozanantlasmasi.com/lozan-antlasmasi-maddeleri.html

Link to comment
Share on other sites

  • Replies 108
  • Created
  • Last Reply

Top Posters In This Topic

Birinciden başla o zaman ters olanı, ben göremedim.

MADDE 37

 

Türkiye, 38 nci Maddeden 44 ncü Maddeye kadar olan Maddelerin kapsadigi hükümlerin temel yasalar olarak taninmasini ve hiç bir kanunun, hiç bir yönetmeligin (tüzügün) ve hiç bir resmi islemin bu hükümlere aykiri ya da bunlarla çelisir olmamasini ve hiç bir kanun, hiç bir yönetmelik (tüzük) ve hiç bir resim islemin söz konusu hükümlerden üstün sayilmamasini yükümlenir.

Link to comment
Share on other sites

Onu geç, somut durumlara gel. Lozan'da ne varmış da verilmemiş ?

MADDE 38

Türk Hükümeti, Türkiye'de oturan herkesin, dogum, bir ulusal topluluktan olma [milliyet, nationalitY], dil, soy ya da din ayirimi yapmaksizin, hayatlarini ve özgürlüklerini korumayi tam ve eksiksiz olarak saglamayi yükümlenir.

 

Türkiye'de oturan herkes, her inancin, dinin ya da mezhebin, kamu düzeni ve ahlak kurallariyla çatismayan gereklerini, ister açikta isterse özel olarak, serbestçe yerine getirme hakkına sahip olacaktir.

 

Müslüman-olmayan azinliklar, bütün Türk uyruklarına uygulanan ve Türk Hükümetince, ulusal savunma amaciyla ya da kamu düzeninin korunmasi için, ülkenin tümü ya da bir parçasi üzerinde alinabilecek tedbirler sakli kalmak sartiyla, dolasim ve göç etme özgürlüklerinden tam olarak yararlanacaklardir.

Link to comment
Share on other sites

Ee hangi din yasaklanmış, hangi azınlık mensubu hapse atılmış ?

Bilmem turkiye tarihini biliyorsan, ve de turk milli tarafli tasrihe bakmiyorsan; hersey cok acik. Hangisine izin verilmis?

 

Diyanet din olarak neyi ogretir?

 

Aleviler sunnilige zorlanmiyor mu?

 

Kurd katliamlarini ve surulmelerini nasil acikliyorsun?

 

Ermeni ve rumlar cok mu rahat yasiyor?

Link to comment
Share on other sites

Aleviler Sünniliğe ne zamandan sonra zorlanmış ? Diyanetten önce Osmanlı'da Alevilerin bir eli yağda bir eli balda mıymış ?

 

Aleviliğin devlet üzerinde bir iddiası mı varmış ki, onu da kontrol altında tutmak için bir diyanet kurulması gerekliymiş ?

 

İşinde gücünde olan Kürt nereye sürülmüş, nerede katledilmiş ? Ne yaparlarsa yapsınlar dokunulamaz diye bir madde mi vardı ?

 

Batı Trakyadakiler ne kadar rahat yaşıyorlarsa, İstanbul Rumları da o kadar rahat yaşıyorlardı. Zira, Lozan'da mütekabiliyet diye bir madde de var.

Link to comment
Share on other sites

Aleviler Sünniliğe ne zamandan sonra zorlanmış ? Diyanetten önce Osmanlı'da Alevilerin bir eli yağda bir eli balda mıymış ?

 

Aleviliğin devlet üzerinde bir iddiası mı varmış ki, onu da kontrol altında tutmak için bir diyanet kurulması gerekliymiş ?

 

İşinde gücünde olan Kürt nereye sürülmüş, nerede katledilmiş ? Ne yaparlarsa yapsınlar dokunulamaz diye bir madde mi vardı ?

 

Batı Trakyadakiler ne kadar rahat yaşıyorlarsa, İstanbul Rumları da o kadar rahat yaşıyorlardı. Zira, Lozan'da mütekabiliyet diye bir madde de var.

Banane osmanli'dan ben lozandan bahsediyorum, T.C.Devletinin sartlarini kabul ederek imzaladigi lozan'dan.

 

Tevekkeli degil, AB turkiye'yi almiyor!

 

Bir din kurumu ulke bunyesindeki mevcut tum dinleri ve inanclari korumalidir. Aksi o kurum DINI/MEZHEPSEL VESAYET KURUMU olur.

 

O yuzden mi 6-7 eylul kiskirtmasi yasandi?

Link to comment
Share on other sites

Menderes el altından tertipledi, yaptırdı. Bu Resmi olarak Lozanın çiğnenmesi anlamına gelmez. Halk bilinçsizdi ki, Rumlara saldıran satılmışlara kitlesel bir tepki olmadı.

Ne zaman kime oldu ki!

 

Bugune kadar aciklanmayan onlarca faili mechul ve hatirlarda taze sivas katliami (madimak oteli) var

 

Zaten ilk milleyetcilik ice yonelik degil; disa yonelikti. Yani icerde yasayan rumlara ve ermenilere.

Link to comment
Share on other sites

Görünen köy kılavuz istemez de, bunu ifade edince coşmaya gerek yok, asıl üzülmek gerek. TC senin memleketin değil mi ? Yoksa kendini İngiliz mi zannediyorsun ?

Costugumu nerden cikardin?

 

Ben bu konularda ne uzulurum, ne de sevinirim. Hersey mantik cercevesindedir.

 

Ben dunya vatandasiyim. Benim icin milli ya da dini koken bir onem tasimiyor, ben onlari coktan astim.

Link to comment
Share on other sites

Türkçülük ve Ülkücülüğün tezahürleri bunlar. İlkel beyne hitap eden anlaşılması kolay ideolojiler kolay taraftar toplar ve beyinlere çabuk nüfuz eder.

Daha sonra farki ne oldu? Bu seferde kurdculuk ayrimi tezgahlandi. 1970 ortalarinda PKK eliyle ve emperyalizmin onculugunde.

 

Benim konum sosyo-etik politikalar degil, sosyo-etik hak ve ozgurlukler.

Link to comment
Share on other sites

Costugumu nerden cikardin?

 

Ben bu konularda ne uzulurum, ne de sevinirim. Hersey mantik cercevesindedir.

Ben "Aferin. " cümleni fazla üstünlük hisli ve kötülememden sevinmiş gibi coşkulu olarak algıladım. Çünkü, şimdiye kadar hiç olumlu bir yargı okumadım senin yazdıklarında Türkiye hakkında.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share


×
×
  • Create New...