Jump to content

Tanrı Canlı Yaşamına Karışır mı?


Aristo
 Share

Recommended Posts

Arkadaşlar uzunca bir süredir düşünüyorum dinlerin kendini yalanlaması insanın kendini aciz hissetmesi ahlaksal otoriteyi cehennem adı altında kontrol altına almaya çalışmaları tabiki bunlar birer efsaneden ötürü gitmiyor velakin dinler kalkarsa herkesin birer üstün insan olması çok çok zor çünkü herkesin boyunun eşit olmaması gibi zekalarıda eşdeğer değil ahlaksal olarak insanlar eğer din zaten yokmuş ben zaten rastgele doğdum bir kere yaşıcam gidip istediğim kötülüğü yapıyım kafasında olmazmı bilinçli insanlar için demiyorum bence şuan için din çok gerekli bir tanrının varlığına yokluğuna gelirsek boşlukta hissetmek insanın yok olma korkusu ve kibri bizlere tanrıyı mı yarattırdı. Buda bir olasılık ama şöyle de düşünebiliriz herkes içinde bazen bir güç bir maneviyat olduğunu hisseder. Ya varsa ve bizi izliyorsa ama peygamberler yollar mı yada canlı yaşamına karışırmı yada emirler buyurur mu ahlaktan bahseden tanrı insanları köle sıfatına alıp neden emirler yağdırsın. Ama bir hiçlikten bir hiçlik olur varlıktan varlık olur eğer bir hiçlik bile varsa insan beyni şuan için bunu algılamaya elverişli değil ileriki zamanı bilemem evren sürekli genişliyor biliyorsunuz başka gezegenlerde neden başka yaşam formları oluşturmasın bizde yıldızlardan gelmedik mi sonuçta panteistlik şuan için benim aklıma daha çok yatıyor albert neden spinozanın tanrısına biat etti. Fazla duyarlı olmak ve düşünmek gerçekten insanı üzen şeyler hayatın bir amaçı olmadığı rastgele varolduğumuzun bilinçindeyiz ama hiçlikten değil birşeyden ama o birşey ne işte bunu şuan için algılayamıyoruz. İleride robotları daha da geliştirdiğimizde eminimki bizleri birer tanrı olarak görücekler ama en azından onları biz var etmiş olucağız bunu kesinlikle bilecekler ama bizim nasıl varolduğumuzu biz nasıl bilebilicez.

Link to comment
Share on other sites

Yazdıklarını anlamadım ama, başlıktaki soru ve tanrı konusunda iki üç yorumda bulunabilirim. 

Öncelikle evrende her olayın bir nedeni varsa bir işi nasıl tanrı yapmış oluyor? 

Eskiden yağmur duasına çıkanlar vardı, artık meteoroloji var ve yağmurun nasıl oluştuğunu biliyoruz. 

Eskiden depremleri tanrıya bağlayanlar vardı. Artık fay hatları biliniyor.

Bu liste bu şekilde uzar gider. Yani bir olayı tanrıyla ilişkilendirmenin anlamı yok.

Din konusuna gelirsek, peygamber denilen insanların çoğu hiç yaşamamış karakterler. Muhammed, İsa ve Daniel hariç. 

5 saat önce, Aristo yazdı:

ahlaksal otoriteyi cehennem adı altında kontrol altına almaya çalışmaları tabiki bunlar birer efsaneden ötürü gitmiyor velakin dinler kalkarsa herkesin birer üstün insan olması çok çok zor çünkü herkesin boyunun eşit olmaması gibi zekalarıda eşdeğer değil ahlaksal olarak insanlar eğer din zaten yokmuş ben zaten rastgele doğdum bir kere yaşıcam gidip istediğim kötülüğü yapıyım kafasında olmazmı

Budizm de cehennem filan yok ama mensupları çok ahlaklı davranmaya çalışıyorlar. Ahlak denilen şey beyinsel ve psikolojikmiş gibi duruyor.

Bana kalırsa cennet-cehennem inancının hiçbir faydası yok. 

 

 

Link to comment
Share on other sites

8 saat önce, Aristo yazdı:

Arkadaşlar uzunca bir süredir düşünüyorum dinlerin kendini yalanlaması insanın kendini aciz hissetmesi ahlaksal otoriteyi cehennem adı altında kontrol altına almaya çalışmaları tabiki bunlar birer efsaneden ötürü gitmiyor velakin dinler kalkarsa herkesin birer üstün insan olması çok çok zor çünkü herkesin boyunun eşit olmaması gibi zekalarıda eşdeğer değil ahlaksal olarak insanlar eğer din zaten yokmuş ben zaten rastgele doğdum bir kere yaşıcam gidip istediğim kötülüğü yapıyım kafasında olmazmı bilinçli insanlar için demiyorum bence şuan için din çok gerekli bir tanrının varlığına yokluğuna gelirsek boşlukta hissetmek insanın yok olma korkusu ve kibri bizlere tanrıyı mı yarattırdı. Buda bir olasılık ama şöyle de düşünebiliriz herkes içinde bazen bir güç bir maneviyat olduğunu hisseder. Ya varsa ve bizi izliyorsa ama peygamberler yollar mı yada canlı yaşamına karışırmı yada emirler buyurur mu ahlaktan bahseden tanrı insanları köle sıfatına alıp neden emirler yağdırsın. Ama bir hiçlikten bir hiçlik olur varlıktan varlık olur eğer bir hiçlik bile varsa insan beyni şuan için bunu algılamaya elverişli değil ileriki zamanı bilemem evren sürekli genişliyor biliyorsunuz başka gezegenlerde neden başka yaşam formları oluşturmasın bizde yıldızlardan gelmedik mi sonuçta panteistlik şuan için benim aklıma daha çok yatıyor albert neden spinozanın tanrısına biat etti. Fazla duyarlı olmak ve düşünmek gerçekten insanı üzen şeyler hayatın bir amaçı olmadığı rastgele varolduğumuzun bilinçindeyiz ama hiçlikten değil birşeyden ama o birşey ne işte bunu şuan için algılayamıyoruz. İleride robotları daha da geliştirdiğimizde eminimki bizleri birer tanrı olarak görücekler ama en azından onları biz var etmiş olucağız bunu kesinlikle bilecekler ama bizim nasıl varolduğumuzu biz nasıl bilebilicez.

İnsanları ahlaklı yapabilmek için dinin hiçbir anlamı yok zaten olmadığı da ortadadır.

Elbette herkes doğarken cahil doğuyor. İyi insan olmak için önce tanrıyı bilip sonra rahiplere boyun eğmesi sonrada köleleşmesi iyi bir yöntem değildir.

Herşeyin bir açıklaması var. insanlara da bu açıklama yapılarak neyin neden ve nasıl olması gerektiği konusunda ikna edilebilir. Açıklanamayan konuları da bir gizeme büründürmenin anlamı yok.

Din ve tanrı kolaycılıktır. Bu yüzden de kolay yoldan iktidarı ele geçirmek isteyenler, kolay yoldan sömürmek isteyenlerin temel argımanı olarak kullanılmaktadır.

Bence dinler deli işidir. Karşılaştığı zorluklarla mücadele edemeyen insanların sığınıp kaldığı bir çöplükten ibarettir. Yaşayan insan çöplüğüdür. Sebep sonuç ilişkisi kuramayan insanların , hayatta mücadele edemeyen , iletişimi zayıf insanların sığınma noktasıdır.

Bu yüzden bütün dinlerde mezarlarlıklar hayattakilerden daha kıymetlidir. Çünkü onların yaşamları birer çöptür. Ölümleri ile daha kıymet kazanırlar.

Link to comment
Share on other sites

5 saat önce, Kafir İmam yazdı:

İnsanları ahlaklı yapabilmek için dinin hiçbir anlamı yok zaten olmadığı da ortadadır.

Elbette herkes doğarken cahil doğuyor. İyi insan olmak için önce tanrıyı bilip sonra rahiplere boyun eğmesi sonrada köleleşmesi iyi bir yöntem değildir.

Herşeyin bir açıklaması var. insanlara da bu açıklama yapılarak neyin neden ve nasıl olması gerektiği konusunda ikna edilebilir. Açıklanamayan konuları da bir gizeme büründürmenin anlamı yok.

Din ve tanrı kolaycılıktır. Bu yüzden de kolay yoldan iktidarı ele geçirmek isteyenler, kolay yoldan sömürmek isteyenlerin temel argımanı olarak kullanılmaktadır.

Bence dinler deli işidir. Karşılaştığı zorluklarla mücadele edemeyen insanların sığınıp kaldığı bir çöplükten ibarettir. Yaşayan insan çöplüğüdür. Sebep sonuç ilişkisi kuramayan insanların , hayatta mücadele edemeyen , iletişimi zayıf insanların sığınma noktasıdır.

Bu yüzden bütün dinlerde mezarlarlıklar hayattakilerden daha kıymetlidir. Çünkü onların yaşamları birer çöptür. Ölümleri ile daha kıymet kazanırlar.

İste anlatmak istediğimde bu cahilden çok ülkemizde daha çok ne  var şuan istesekde istemesekde dinin otorite sağlaması  bizim açımızdan daha iyidir.

Link to comment
Share on other sites

8 saat önce, Sputnik yazdı:

Yazdıklarını anlamadım ama, başlıktaki soru ve tanrı konusunda iki üç yorumda bulunabilirim. 

Öncelikle evrende her olayın bir nedeni varsa bir işi nasıl tanrı yapmış oluyor? 

Eskiden yağmur duasına çıkanlar vardı, artık meteoroloji var ve yağmurun nasıl oluştuğunu biliyoruz. 

Eskiden depremleri tanrıya bağlayanlar vardı. Artık fay hatları biliniyor.

Bu liste bu şekilde uzar gider. Yani bir olayı tanrıyla ilişkilendirmenin anlamı yok.

Din konusuna gelirsek, peygamber denilen insanların çoğu hiç yaşamamış karakterler. Muhammed, İsa ve Daniel hariç. 

Budizm de cehennem filan yok ama mensupları çok ahlaklı davranmaya çalışıyorlar. Ahlak denilen şey beyinsel ve psikolojikmiş gibi duruyor.

Bana kalırsa cennet-cehennem inancının hiçbir faydası yok. 

 

 

Bu konuda sana tamamen katılıyorum üstadım cehennem ve cennetle ilgisi yok ama bu sistem çoğu beyni yıkanmış dindarlar tarafından kandırıldıklarını anladıkları zaman dünyada bir kaos hakim olur.

Link to comment
Share on other sites

33 dakika önce, Aristo yazdı:

İste anlatmak istediğimde bu cahilden çok ülkemizde daha çok ne  var şuan istesekde istemesekde dinin otorite sağlaması  bizim açımızdan daha iyidir.

Dinin zaten şak diye kalkması mümkün değil. Doğaya aykırı bir durum bu. Ama ortamı daha da dinci hale getirecek söylemlere sahip çıkmaya gerek de yok. Aksi halde dünyaya yine kaos hakim olacak. Ortaçağ dünyasının tam da özeti bu.

Cahil insanların kolayca sorgulayacağı argumanları hep savunmak lazım.  Dinci birisi birşeye pis derse onu da Allah yaratmış diyerek lafı sokmak lazım. Yoksa işin ucu bana oy vermeyenin kestiği inek yenmeze gider. Zaten iş oraya kadar gitmiş de biz onu çevirmeye çalışıyoruz.

Şu da bir gerçek ki , biz başarılı olursak dinsiz beyinlerle dünya daha çabuk güzelleşecek. Çünkü kafa kesmeye meyilli birisini böyle bir dünyada kimse vatansever yada cengaver diye kutsamaz aksine akıl hastası diyerek tedavi etmeye çalışır.

Link to comment
Share on other sites

3 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Dinin zaten şak diye kalkması mümkün değil. Doğaya aykırı bir durum bu. Ama ortamı daha da dinci hale getirecek söylemlere sahip çıkmaya gerek de yok. Aksi halde dünyaya yine kaos hakim olacak. Ortaçağ dünyasının tam da özeti bu.

Cahil insanların kolayca sorgulayacağı argumanları hep savunmak lazım.  Dinci birisi birşeye pis derse onu da Allah yaratmış diyerek lafı sokmak lazım. Yoksa işin ucu bana oy vermeyenin kestiği inek yenmeze gider. Zaten iş oraya kadar gitmiş de biz onu çevirmeye çalışıyoruz.

Şu da bir gerçek ki , biz başarılı olursak dinsiz beyinlerle dünya daha çabuk güzelleşecek. Çünkü kafa kesmeye meyilli birisini böyle bir dünyada kimse vatansever yada cengaver diye kutsamaz aksine akıl hastası diyerek tedavi etmeye çalışır.

Başarılı olucağımızı sanmıyorum insan doğa gereği zayıf canlıdır bizi korucak sağlam derimiz keskin tırnaklarımız pençelerimiz yok bla bla bla diye gider bu durum sadece merak duygusu ve ortama adapte olma içgüdüsüyle yaşayabilmişiz zayıf varlık olduğumuz için ister istemez insanlar illa bir tanrı görmek yada görmesede inanmak ister üstadım

Link to comment
Share on other sites

Sn. @Aristo, yazmış olduklarınızdan hiçbir şey anlamadım.:D

Azıcık yazım kurallarına riayet etseniz ve uzun cümleler yerine cümleleri paragraflara ayırarak yazmaya gayret ederseniz, ne demek istediĝiniz daha bir anlaşılır olur.

Link to comment
Share on other sites

1 dakika önce, kavak yazdı:

Sn. @Aristo, yazmış olduklarınızdan hiçbir şey anlamadım.:D

Azıcık yazım kurallarıa riayet etseniz ve uzun cümleler yerine cümleleri paragraflara ayırarak yazmaya gayret ederseniz, ne demek istediĝiniz daha bir anlaşılır olur.

Ederim tabiki de üstadım. Ama bnuda anlybliyrsn bu yazdığımıda anlayabiliyorsun. Paragraflara bölme konusunda doğru söylersin üstadım.

Link to comment
Share on other sites

Arkadaşlar bu anlamadım ayaklarını geçin, rica ediyorum. 

Arkdşlar bu anlmadm ayklarnı gçn rica edyrm.

İki cümleyide anlayabiliyorsunuz. Anlamamak için üç seçenek vardır.

1. Gerizekalısındır.

2. Türkçeyi seviyorsundur. Latin harflerini seviyorsundur.

3. Kibrin müsade etmiyordur. Herşeyi eksiksiz görmek istiyorsundur. Burası dil bilgisi forumu değil araştırma gözlemleme platformudur.

Link to comment
Share on other sites

2 saat önce, Aristo yazdı:

Başarılı olucağımızı sanmıyorum insan doğa gereği zayıf canlıdır bizi korucak sağlam derimiz keskin tırnaklarımız pençelerimiz yok bla bla bla diye gider bu durum sadece merak duygusu ve ortama adapte olma içgüdüsüyle yaşayabilmişiz zayıf varlık olduğumuz için ister istemez insanlar illa bir tanrı görmek yada görmesede inanmak ister üstadım

İnsanlar kendi zayıf yönlerini kuvvetlendirmek için dinlerden önce medeni organizasyonlar yapmışlar zaten. Evlilik bunların en başında gelir. Sonra birlik olup klanlar kurmuşlar. İş bölümü yapmışlar ve son olarak devletleri oluşturan kurumları icad etmişler. Bütün bunlar insanı korumak için yapılmış ve başarı sağlanmış. Eğitim , yasama , hukuk ..bütün bunlar insan ürünü ve insanı korumak için varlar. 

Ama tanrı düşüncesinin bir hayaletten öte etkisi olmamış. Üstelik hiçbir faydası da yok. Kutsal denilen hikayelerde anlatılan hiçbir şey gerçekte yok. Tanrıların o kitaplarda verdikleri sözlerin hiçbirini gören duyan yok.. bütün bunlar çok kısa süre sonra inananları yozlaştırıp "demek ki bu iş böyle oluyormuş" düşüncesini hayata geçirmiş. Bütün dinlerin ömrünün çok kısa olması ve dinlerin hep kavgalara zemin oluşturması bu yüzden.

Ama insan ürünü kurumlar doğru işletildiği zaman suçun karşılığını Allah'a havale ederek kendi kendini pasifize etmez insan. Çünkü muhatap alınacağı bir yer olduğunu bilir ve hakkını yedirmez.  Bu güne kadar tanrı denen kurgular söylenen üç beş kişiden başka kimseyi muhatap almamış..

Hangisi daha caydırıcı?

Adil bir şekilde yönetilen kurumlar mı yoksa su bükücü musa'nın tanrısı mı, son uzay bükücü Muhammed'in tanrısı mı ?

Link to comment
Share on other sites

17 dakika önce, Kafir İmam yazdı:

İnsanlar kendi zayıf yönlerini kuvvetlendirmek için dinlerden önce medeni organizasyonlar yapmışlar zaten. Evlilik bunların en başında gelir. Sonra birlik olup klanlar kurmuşlar. İş bölümü yapmışlar ve son olarak devletleri oluşturan kurumları icad etmişler. Bütün bunlar insanı korumak için yapılmış ve başarı sağlanmış. Eğitim , yasama , hukuk ..bütün bunlar insan ürünü ve insanı korumak için varlar. 

Ama tanrı düşüncesinin bir hayaletten öte etkisi olmamış. Üstelik hiçbir faydası da yok. Kutsal denilen hikayelerde anlatılan hiçbir şey gerçekte yok. Tanrıların o kitaplarda verdikleri sözlerin hiçbirini gören duyan yok.. bütün bunlar çok kısa süre sonra inananları yozlaştırıp "demek ki bu iş böyle oluyormuş" düşüncesini hayata geçirmiş. Bütün dinlerin ömrünün çok kısa olması ve dinlerin hep kavgalara zemin oluşturması bu yüzden.

Ama insan ürünü kurumlar doğru işletildiği zaman suçun karşılığını Allah'a havale ederek kendi kendini pasifize etmez insan. Çünkü muhatap alınacağı bir yer olduğunu bilir ve hakkını yedirmez.  Bu güne kadar tanrı denen kurgular söylenen üç beş kişiden başka kimseyi muhatap almamış..

Hangisi daha caydırıcı?

Adil bir şekilde yönetilen kurumlar mı yoksa su bükücü musa'nın tanrısı mı, son uzay bükücü Muhammed'in tanrısı mı ?

Tanrı'nın varlığı yada yokluğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz... Bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey varsa herşeyi yoluna koyucak bir beyin'e sahibiz. Adil bir şekilde yönetilen tabiki kurumlar ama bunu sağlayabilicek üst insan evresine geçemedik daha, hızlı evrimleşmemiz lazım.

Link to comment
Share on other sites

8 saat önce, Aristo yazdı:

Tanrı'nın varlığı yada yokluğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz... Bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey varsa herşeyi yoluna koyucak bir beyin'e sahibiz. Adil bir şekilde yönetilen tabiki kurumlar ama bunu sağlayabilicek üst insan evresine geçemedik daha, hızlı evrimleşmemiz lazım.

Evrim topluca olan bir gelişmedir. İnsanlar arasında sadece sen evrimleşenezsin. Bu yüzden o hayalini kurduğun üst insan evresini bugün için düşünmeliyiz. Dinler ve devletler evresi tamamlanmak üzere bunun yerine evrensel ilkeler ve katılımcı bireyler evresine giriş yapacağız.

Link to comment
Share on other sites

3 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Evrim topluca olan bir gelişmedir. İnsanlar arasında sadece sen evrimleşenezsin. Bu yüzden o hayalini kurduğun üst insan evresini bugün için düşünmeliyiz. Dinler ve devletler evresi tamamlanmak üzere bunun yerine evrensel ilkeler ve katılımcı bireyler evresine giriş yapacağız.

Evet evrim toplumsal bir gelişmedir. Hızlı bir şekilde evrimleşmeliyiz, derken bunu söylüyordum aslında. umarım hepsi gerçekleşir.

Link to comment
Share on other sites

On 16.06.2022 at 21:01, Aristo yazdı:

Arkadaşlar bu anlamadım ayaklarını geçin, rica ediyorum. 

Arkdşlar bu anlmadm ayklarnı gçn rica edyrm.

İki cümleyide anlayabiliyorsunuz. Anlamamak için üç seçenek vardır.

1. Gerizekalısındır.

2. Türkçeyi seviyorsundur. Latin harflerini seviyorsundur.

3. Kibrin müsade etmiyordur. Herşeyi eksiksiz görmek istiyorsundur. Burası dil bilgisi forumu değil araştırma gözlemleme platformudur.

Bir kere yazıyorum, uyup uymamak size kalmış. Bu konunun ilk iletisinde olduĝu gibi karman çorman ve başı sonu belli olmayan yazılar yazmaya devam ederseniz, sizi bir daha uyarmayacaĝım.

Link to comment
Share on other sites

  • moderator changed the title to Tanrı Canlı Yaşamına Karışır mı?
3 dakika önce, moderator yazdı:

Bir kere yazıyorum, uyup uymamak size kalmış. Bu konunun ilk iletisinde olduĝu gibi karman çorman ve başı sonu belli olmayan yazılar yazmaya devam ederseniz, sizi bir daha uyarmayacaĝım.

Ben bilmediğimden değil üstadım. Saçma gelmesinden dolayı böyle yazıyorum, ama her insanın okuma ve anlama algısı, eşit seviyede değil, malesef. Uyarınız için teşekkürler daha dikkatli yazmaya gayret ederim.

Link to comment
Share on other sites

Şu an, Aristo yazdı:

Ben bilmediğimden değil üstadım. Saçma gelmesinden dolayı böyle yazıyorum, ama her insanın okuma ve anlama algısı, eşit seviyede değil, malesef. Uyarınız için teşekkürler daha dikkatli yazmaya gayret ederim.

Lütfen lafı fazla uzatmayın. Ne demek istediĝimi gayet iyi anladınız!

Yazmadan evvel başka bir yerde yazın, orada yazınızı düzenleyin, kontrol edin ve sonra buraya iliştirin.  Bilhassa uzun yazılar yazarken böyle bu şekilde yapmak daha verimli olur.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...