Jump to content

Felsefe ve Filozoflara Dair Sorular


evrenselbirey

Recommended Posts

On 02.03.2022 at 04:06, evrenselbirey yazdı:

Sayin Dawkins, 

ve

Sayin diger uyeler;

 

 

Size iki arguman yazacagim. Biraz beyin mantik egzersizi yapip, uzerinde dusunelim. Sorun nerede bulalim. Bu argumanlari mantik esas alinarak sizin icin hazirladim.

 

A. Cosmological Arguman

  1. Var olan hersey var olmaya basladi. ______________________( 1. Oncul)
  2. Evren vardir. _____________________________________________(2. Oncul)
  3. Evren var olmustur. ._____________________________________ (1 ve 2. Onculden cikan Sonuc)
  4. Hic bir sey kendi kendini var edemez. ____________________(4. Oncul)
  5. O halde evren disinda bir sey evreni var etmistir. _________(3. ve 4. Onculden cikan sonuc)

 

 

Simdi yukarida yazdigim argumani daha acik bir sekilde yazacagim.

 

 

B. Cosmological Arguman

  1. Her olayın bir önceki nedeni vardır._____________________________________________(1. Oncul)
  2. Nedensel olaylar zincirinde geriye doğru bakıldığında Iki sey goruruz:__________(2. Oncul)
  3. A. Olaylarin sonsuz geri dongusu ___________YADA
  4. B. Bir ilk neden._____________________________(Tanri)
  5. Sonsuz donguyu kabul edemeyiz_______________________________________________(5. Oncul)
  6. O halde bir ilk neden vardir. ____________________Tanri____________________________(Oncullerden cikan Sonuc)

 

Bu iki arguman da sonucu oncullerden cikmasina ragmen problemli gorunuyor. 

Buradaki problem/ler/i bulabilir misin? 

Bu konu determinism ile ilgilidir.

 

Daha sonra tekrar konusalim. 

Bu arada sadece sayin Dawkins'e degil,

Diger forum uyelerine de ayni soruyu soruyorum.

Lutfen siz de fikrinizi paylasin.

 

 

 

 

Bunlar tanrıyı arayan sorulardır. Tanrı varsa ve her yerde ise ben niye onu aramakla yükümlüyüm, o beni bulsa daha kolay olacak, tanrı saklambaç oynuyor. Aslında saklambaç oynayan zihnimizdir. Üstesinden gelemeyeceğini düşündüğünde daha olağanüstü bir varlığı kendi yaratıyor.

Evren konusuna gelince , varlık dediğimiz şeyler yine zihnimizin algılarıyla sınırlı. Bu yüzden hep başlangıç ve sonuç arıyoruz.

Şunu düşünün, enerjisi sıfıra çok çok yakın  bir varlık belki de enerjisi sıfır, onu hissedemeyeceksiniz. Hatta hareket ettiğinizde onunla yerdeğiştirmiş olursunuz. Çünkü kendi moleküllerimiz kendi enerjisini ona aktarırsa siz o olursunuz.

İşte esir maddesi dedikleri karanlık maddenin böyle bir yönü de olasılıklar arasındadır. Yani esir maddesi bir baseline gibi durağanken , titreşmeye başladığında varlık diye algıladığımız şeyler oluşuyor. Mıknatıs tozlu oyuncaklar gibi ..

 

 

  • Like 1
Link to comment
Share on other sites

On 02.03.2022 at 19:16, evrenselbirey yazdı:

Ben, bilim ve epistemoloji ile bu sonuca variyorum. Suanda bilimin ve felsefenin cagimizda geldigi en guncel, en dogru yer de budur. Her turlu ideolojiyi de reddediyorum. Idealistler ruhu, dusunceyi mutlaklastirip tanrilastirirlar; materyalistler maddeyi tek gercek, tek mutlak kabul ederler. Ben, bunlarin ikisinde de taraf olmak istemiyorum. Ben, seylerin bilgisi ile ilgiliyim. Inanclariyla ilgim, iliskim, bagim yok. 

Bu mantığa göre tüm fikirlerin doğada yeri yoktur. Hepsi insan zihninin bir ürünüdür. Her şeyi reddetmek gibi bir düşünceniz yok. Ama tanrıyı neden reddettiniz? Determinizmi neden reddettiniz? Bilimi neden etmediniz? O da insan zihninin ürünü ve bir inanç. 

 

Tam olarak anlamadığım şey neden sadece bilimi kabul etmiyorsunuz da böyle dolambacli bir yola giriyorsunuz? Üstüne üstlük açıklayamasam da yanlış hissettiriyor. Bir sıkıntı var burada. Tanrı yi kafamda yarattim ama bu kavram gerçek dunyada bir sey yaratamıyor diye bir düşünce reddedilmez.Tanrı zaten saçma bir kavram. Ama reddetme biçiminiz de öyle duruyor. 

Link to comment
Share on other sites

52 dakika önce, Charles Dawkins yazdı:

Bu mantığa göre tüm fikirlerin doğada yeri yoktur. Hepsi insan zihninin bir ürünüdür. Her şeyi reddetmek gibi bir düşünceniz yok. Ama tanrıyı neden reddettiniz? Determinizmi neden reddettiniz? Bilimi neden etmediniz? O da insan zihninin ürünü ve bir inanç. 

 

Tam olarak anlamadığım şey neden sadece bilimi kabul etmiyorsunuz da böyle dolambacli bir yola giriyorsunuz? Üstüne üstlük açıklayamasam da yanlış hissettiriyor. Bir sıkıntı var burada. Tanrı yi kafamda yarattim ama bu kavram gerçek dunyada bir sey yaratamıyor diye bir düşünce reddedilmez.Tanrı zaten saçma bir kavram. Ama reddetme biçiminiz de öyle duruyor. 

Soru bana sorulmamış ama cevap vermeye çalışayım,

Tanrı bilim değildir, inançtır. Bilgi insan zihninin ürünü sorgulanabilir. Değiştirip yerine daha iyisini koyabilirsiniz. Tanrı böyle değildir. Bilim deve sidiği içmenin mers hastalığı yaptığını ortaya çıkarırken tanrıya inananlar tanrı böyle emrettiği için onu içerler.

Bilim son sınırın ötesini bilinmeyen olarak niteler ve kendine araştırma alanı yaratır. Tanrı ise kadere boyun eğmeği emreder.

Gerektiğinde bir bişim insanı bilime de şüpheli yaklaşabilir. Bir imam , papaz , haham bunu asla yapamaz. Yapsa bile gizli tutar.

Link to comment
Share on other sites

8 hours ago, Charles Dawkins said:

Bu mantığa göre tüm fikirlerin doğada yeri yoktur. Hepsi insan zihninin bir ürünüdür. Her şeyi reddetmek gibi bir düşünceniz yok. Ama tanrıyı neden reddettiniz? Determinizmi neden reddettiniz? Bilimi neden etmediniz? O da insan zihninin ürünü ve bir inanç. 

 

Tam olarak anlamadığım şey neden sadece bilimi kabul etmiyorsunuz da böyle dolambacli bir yola giriyorsunuz? Üstüne üstlük açıklayamasam da yanlış hissettiriyor. Bir sıkıntı var burada. Tanrı yi kafamda yarattim ama bu kavram gerçek dunyada bir sey yaratamıyor diye bir düşünce reddedilmez.Tanrı zaten saçma bir kavram. Ama reddetme biçiminiz de öyle duruyor. 

sayin Dawkins,

Bu hafta sonu yada hafta icinde vakit buldugumda bu konuyu daha detayli yazacagim. Maalesef yogun bir hafta geciriyorum. Ustelik Covid-19 olduk evde ve biraz sikintili geciyor. Kendimi biraz daha iyi hissedince yazacagim. Baska sorulariniz varsa sahsima yonelik yada ifade ettiklerime yonelik, lutfen ozgurce istediginiz soruyu yazabilirsiniz, ben cevaplandirmaya calisirim.

Fakat, soyle diyebilirim kisaca; ben bilimi, tanriyi yada dusunceyi reddetmiyorum. Bunlarin hepsi de bu dunyada var. Var olan seyleri neden reddedeyim. Dusunce dedigimiz sey, beynin bir fonksiyonudur dolayisiyla dusunce vardir. Dusunce sadece zihne baglidir ve bagimsiz degildir. Tanri, bir kelimedir ve kavramsal olarak gercektir. Yani kelime olarak ve sosyal bir bilgi olarak vardir. Simdiye kadar milyonlarca belki de milyarlarca tanri yaratilmistir. Yani yaratilan bir kavram olarak vardir. Ben, bu kavrami reddetmiyorum, ben bu kavrami insanoglu nasil yaratti, ne icin yaratti bunun bilgisini aliyor yada veriyorum. Bahsettiginiz sey tanriya yonelik "inancin reddi"ise, soyle soyleyebilirim; "inanc beslemiyorum". Metafizik, tanri var mi yok mu diye tartisip durur, bir grup tanri var der, diger grup onu "yok"a tasir.

Her iki sekilde de bu tartisma etkinligi metafiziksel bir tartismadir. Ne bilimseldir ne de bilimin konusudur. Ben, epistemoloji zemininden hareket ederek yaklasmaya calisiyorum. Cunku metafizik "var", "yok" dan hareket ederken, epistemoloji "bilgi" den yola cikar. Ve bildiginiz gibi pek cok da bilgi teorisi vardir. Fakat konu bu olmadigi icin o konuya simdilik girmiyorum. 

Benim, neden tanri inancimin olmadigini mi soruyorsunuz? Ben, yarattigim kavram, 'bir sey yaratamiyor diye' o kavrama yonelik inancsiz degilim. Inancsiz olmamin sebepleri farklidir. Bunu da uygun zamanda konusuruz. 

Sizin yaklasiminiz nedir? Isterseniz siz bu zaman diliminde yazin. Geldigimde tekrar konusalim.

Gecikme icin de ozur dilerim.

Link to comment
Share on other sites

On 04.03.2022 at 12:56, Kafir İmam yazdı:

Soru bana sorulmamış ama cevap vermeye çalışayım,

Tanrı bilim değildir, inançtır. Bilgi insan zihninin ürünü sorgulanabilir. Değiştirip yerine daha iyisini koyabilirsiniz. Tanrı böyle değildir. Bilim deve sidiği içmenin mers hastalığı yaptığını ortaya çıkarırken tanrıya inananlar tanrı böyle emrettiği için onu içerler.

Bilim son sınırın ötesini bilinmeyen olarak niteler ve kendine araştırma alanı yaratır. Tanrı ise kadere boyun eğmeği emreder.

Gerektiğinde bir bişim insanı bilime de şüpheli yaklaşabilir. Bir imam , papaz , haham bunu asla yapamaz. Yapsa bile gizli tutar.

Orada hem fikiriz zaten :)

Ben evrenselinsan in epistemolojisini anlamaya çalışıyorum. Ve gereksiz de buluyorum. Yoksa tanrı zaten safi saçmalık.

Link to comment
Share on other sites

On 04.03.2022 at 20:57, evrenselbirey yazdı:

sayin Dawkins,

Bu hafta sonu yada hafta icinde vakit buldugumda bu konuyu daha detayli yazacagim. Maalesef yogun bir hafta geciriyorum. Ustelik Covid-19 olduk evde ve biraz sikintili geciyor. Kendimi biraz daha iyi hissedince yazacagim. Baska sorulariniz varsa sahsima yonelik yada ifade ettiklerime yonelik, lutfen ozgurce istediginiz soruyu yazabilirsiniz, ben cevaplandirmaya calisirim.

Fakat, soyle diyebilirim kisaca; ben bilimi, tanriyi yada dusunceyi reddetmiyorum. Bunlarin hepsi de bu dunyada var. Var olan seyleri neden reddedeyim. Dusunce dedigimiz sey, beynin bir fonksiyonudur dolayisiyla dusunce vardir. Dusunce sadece zihne baglidir ve bagimsiz degildir. Tanri, bir kelimedir ve kavramsal olarak gercektir. Yani kelime olarak ve sosyal bir bilgi olarak vardir. Simdiye kadar milyonlarca belki de milyarlarca tanri yaratilmistir. Yani yaratilan bir kavram olarak vardir. Ben, bu kavrami reddetmiyorum, ben bu kavrami insanoglu nasil yaratti, ne icin yaratti bunun bilgisini aliyor yada veriyorum. Bahsettiginiz sey tanriya yonelik "inancin reddi"ise, soyle soyleyebilirim; "inanc beslemiyorum". Metafizik, tanri var mi yok mu diye tartisip durur, bir grup tanri var der, diger grup onu "yok"a tasir.

Her iki sekilde de bu tartisma etkinligi metafiziksel bir tartismadir. Ne bilimseldir ne de bilimin konusudur. Ben, epistemoloji zemininden hareket ederek yaklasmaya calisiyorum. Cunku metafizik "var", "yok" dan hareket ederken, epistemoloji "bilgi" den yola cikar. Ve bildiginiz gibi pek cok da bilgi teorisi vardir. Fakat konu bu olmadigi icin o konuya simdilik girmiyorum. 

Benim, neden tanri inancimin olmadigini mi soruyorsunuz? Ben, yarattigim kavram, 'bir sey yaratamiyor diye' o kavrama yonelik inancsiz degilim. Inancsiz olmamin sebepleri farklidir. Bunu da uygun zamanda konusuruz. 

Sizin yaklasiminiz nedir? Isterseniz siz bu zaman diliminde yazin. Geldigimde tekrar konusalim.

Gecikme icin de ozur dilerim.

Epistemolojiniz hakkında yazmanızı bekleyeceğim.

Ben sadece bilimi kabul ediyorum. Ama şu da varki bazen düşünüyorum. Bu her şeyi materyalizme indirgememe neden oluyor. Bu soruna şuan yüklenmiyorum. Ama böyle bir problem hissediyorum.

Link to comment
Share on other sites

On 3/4/2022 at 12:11 PM, Charles Dawkins said:

@Ateist-Bakış Tartışmaya dahil olabilir misin? 

Bak sorduğun sorular, yaklaşımın, bakış açın materyalist senin.
İletişimde olduğun kişiler idealist.

İnsanlarda iki tür bilinç vardır. Geçmişte de böyleydi, gelecekte de böyle olacak.
Ya Materyalisttir (nadirdir, çok nadirdir) ya İdealisttir (bütün bu gördüğün dinciler, astrologlar, ufocular, agnostikler, kısaca inanç sistemi kullanan herkes - çoğunluktadır, çok fazladır hem de)
 

Bunların farkına gelince,
Materyalistler, madde ile empati yapabilirler.
İdealistler madde ile empati yapamazlar. 

Yani bir materyaliste "ateşin üstüne koyulan su ısınır ve kaynar" dediğinde bu veriye kendi bakış açısıyla bakmaz, ateşin üstündeki suyu empati ile çeşitli farklı durumlara, koşullara ve ortamlara sokar ve genel bir madde gözü (objektiflik) yakalamaya çalışır.
Bilim de bu davranıştan çıkmıştır. Bu empatiyi kurallı ve sistematik yapan ilk kişi Epikür'dür. Yani aldığı verileri maddenin koordinatlı yapısında süjelerden başka başka şeylere yansıta yansıta, madde ile empati yapa yapa bir kesinliğe, genelliğe ulaşma alıştırması yapan ilk kişidir (bilinen ilk kişi)

Bir idealistin bilinci farklı çalışır. Ona "ateşin üstüne koyulan su ısınır ve kaynar" dediğinde bu veriyi alır daha önce kaydedilen başka idealistlerin (süjelerin yani insanların) geçmiş verileriyle, deneyimleriyle eşleştirmeye, denk getirmeye çalışır. Denk gelen gelmeyen tüm verileri, süje olarak elde ettiği sonuçları da kesinlik olmadan "bize şimdilik görünen budur" "şimdilik bu sonucu çıkarmalıyız" gibi skeptik bir kümeye sokar.
Çünkü madde ile empati yapamazlar.
Aynı bundan 1000 yıl önceki insanların dünya ile, uzay ile, doğanın yapısıyla empati yapamaması gibi.

İdealistlerin bilinci çok değişiktir.
Yani 2-3 mesajına bakarak idealist olmadığını varsaydım ama sen de idealist olabilirsin.
Gerçekliğe kendin (süje) olmayan, madde gözüyle bakmayı becerebiliyorsan, madde ile empati yapabiliyorsan sen idealist değilsindir.

Bir maddeci bütün bilimsel çıkarımları modelleyebilir. Başka bir şeye çevirebilir.
Bu sayede vakit kazanırsın.
Örneğin evrim teorisindeki kalıtımla ilgili binlerce sayfa okumak yerine her doğan jenerasyonu doğalgaz veya elektrik sayacının son hanesi olarak modellersin. Sondaki rakamın atması baştaki rakamı değiştiremeyeceği için türde ani değişiklikler neden nasıl pek çok şeyi böyle modellemelerle hükmedebilirsin.
Basit bir örnek olması açısından dedim. Modeli, benzetmeleri karmaşık ve gelişmiş tutmak daha iyidir. Mesela modeli iyi kurarsan, konuya hakim olursan, konunun bir yerinden araştırmanla içine dalabilirsin istediğin zaman.
Mesela ben biyolojik saat meselesine hep girmek istiyorum. Şimdi insanın ömrü, bakterinin ömrü, köpeğin ömrü, kurbağanın ömrü farklı farklı hep.
Bu canlıların yaşadıkları ömür sırasında biyolojik değişim hızlarını araştırıp karşılaştırmak istiyorum.
Mantık olarak kurbağa ile bukalemunun haritası benzeyecektir.
Ya da sindirimleri vs, bir sürü konu var.
Ve öncekileri eksiksiz modellersen istediğin yerinden her konuya dalabilirsin.
Ama teorik fiziğe dikkat et. Hiç bir modelleme referansın olmadığından (örnekleyecek bir durum, fenomen zor-yani paralel evreni düşüncesini ve nasıl o düşünceye geldiğini anlatıyor adam, neyle örnekleyeceksin ki 3 boyutlu?) kolayca inanca kapılabilirsin.
Matematik de böyle tehlikelidir.

İdealistlerin her türü fetva vermeye bayılır.
Dinden felsefeye bilime kadar hepsi.

Maddeyle empati yapamadıklarından, algıladıkları şeylere derinlik ve uzam kazandırmaya çalışırlar.
Bütün inançlara bakarsan böyledir.
Uzar. Derinleşir.
 

 

Link to comment
Share on other sites

Bilim materyalist degil; epistemolojiktir.

Bilimsel metod’da varligin ne oldugunun kesin v.s. bir sekilde ortaya konmasi degil; ortaya konulanin uzerindeki deney, gozlem, bulus, arastirma v.s. dir.

Bilim maddecilik degil (Bu bir felsefe), Bilgi edinme surecidir.

Ustelik bilim ve bilimsellikte, materyalizmin ideolojik bir dogrusu gibi, kesinlik degil; yanlisnlislanabilirlik ilkesi vardir.

Metafizigin ideolojik inancsal dogrularindan materyalizm,

Etigin ideolojik inancsal dogrularindan, marxizm, bilimsel/tarihsel sosyalizm,

Teolojik ideolojik inancsal dogrusundan, ateizm, teizm, idealizm v.s. cikar.

Hepsi bilimin ve bilimselligin bilimsel metodu, epistemoloji ve epistemolojik gerceklik degil; akilciligin, ideolojik inancsal dogrularidir.

Dine gelince, din uygulamali yonlendirimli, yaptirimli bir sistem ve bu sistemin ideolojik inancsal dogrusudur. Bu temelde de, guce otoriteye v.s. ihtiyac duyar. Kendince bir rehberi yol gostereni vardir. Yani DININ ORGUTLENMESI DE, ETIK VE TEOLOJIK BIR IDEOLOJIK INANCSAL DOGRUDUR.

Bu temelde de diger izmlerden de icerik ve isleyis olarak pek farkli degildir. Yani din de, diger ideolojik inancsal dogrular gibi, kendi dogrusunun penceresinden kendi cikar ve ayrimciliginin temelinde guc ve otorite uygular.

Link to comment
Share on other sites

Materyalizm tipki Idealizm gibi Metafizigin bir alt dali ve ideolojisidir. Materyalist olmak tipki idealist olmak gibi bir ideoloji bir inanctir. Inanctir cunku yanlislanamayan hersey her turlu "izm" bir inanc/ideolojidir.

Bu iki gorus de birbiri ile cok benzerdir ve gercegi TEK'e, Bir NOKTA'ya indirgeme SACMALIGINA duser. Yani al birini vur otekine. 

 

Metaphysical philosophies[edit] _______________(Metafiziksel felsefeler)

 

https://en.wikipedia.org/wiki/Outline_of_metaphysics

 

Gordunuz mu?

 

Linki acip bakiniz lutfen. Materyalizm, idealizm Metafizigin oglu ve kizidir.

Ikisi de epistemolojik olarak YANLIStir. 

Link to comment
Share on other sites

30 minutes ago, Charles Dawkins said:

@Ateist-Bakış

Determinizm hakkında ne düşünüyorsun? Evren determinist mi indeterminist mi?

Bu kelimeler ilkel, günümüz insanına hitap etmiyor.
 

Sorun şuradan ortaya çıkıyor.
Materyalizm gözlemciyi tanımaz.

Teknik olarak ben dediğin şeyin algısını, duygusunu, hissini, gözlemini nesi varsa yok sayar (diyalektik denen saçmalık da dahil buna)

Nedenine gelince, o bir illüzyon. 

Karmaşık bir çuval dolusu lafla baş ağrıtmak yerine işin özünü anlatayım.
Kayak yaptın mı hiç, ya da kaykay, paten, sörf gibi şeyler bilmiyorum. 
Bunlarda bir sonraki mizansene refleksif hazırlık vardır. 
Kayakta sağa hamleden sonra sola hamle süreci başlar.
O anda sola hamleyi yapmazsın ama hemen ardında hazırlanır başlarsın.

İşte aynen böyle bir istem dışı refleksle bir sonraki mizanseni, sahneyi, anı, var olmayı çeken bir illüzyon kafandaki ben dediğin şey.
Sesler, resimler, duyusal veriler akar akar bir yerde birleşir,. Orada derle topla sonrakine geç işlemleriyle bir üst refleks oluşur.
Kendini var zanneden bir şey. 
Test etmek için uyu mesela. işlem durur.
Biyolojin çalışır ama o illüzyon durur.
Uyandığında hiç zaman geçmemiş gibi kaldığı yerden devam eder. 100 yıl geçse de.
 

Bu ön bilgilendirmeden sonra determinizm indeterminizme geçiyorum.
Bu durumu anlatmam lazımdı.
Bu iki tarif de (determinizm, indeterminizm) gözlemcinin kendi sistemiyle bakışıdır maddeye.
Her şeyin kaos, rastgele, başı sonu altı üstü olmadığı bir yerde bu sorular cetvelde 1 ve 4. cm'ler arası bir çentik atmaktır.
Bu iki soru da idealist sorulardır. Dinci sorularıdır.
Geçersizdir.
Her şey maddeden ibarettir. 
Buna önce ve sonra şeklinde algıladığın kavramlar da dahil.

Eskiler ilkel olarak ezeli ve ebedi derken bunu kastediyordu.
X, Y, Z ekseni boyunca her iki yöne de uzayan bir şey.
Determinist; İndeterminist yorumu yapman için referans noktası alman lazım.
Kaosta referans noktasını nereden buldun?

 

Link to comment
Share on other sites

9 minutes ago, Charles Dawkins said:

Sanirsam Poppercisiniz doğru mu evrenselbirey?

Bilimin, felsefenin suan nereye geldigini ogrenmek istiyorsaniz Popper okuyunuz. Popper, bilimi, sahte bilimden ve ideolojilerden ayiran yanlislanabilirlik ilkesini bilime hediye etmistir. Fakat hala bazilari kendi ideolojilerini, felsefelerini, inanclarini, dogmalarini, kaliplasmis, curumus, betonlasmis, donmus her turlu cag disi ideolojilerini bilim sanmaktadir. Gercegi inanclarina gore ya maddeye ya da dusunceye/ruha indirgemektedirler. Bu iki yaklasim da bilimsel degildir. Bilim varlikla ugrasmaz. Bilim fenomenle ugrasir, deney, gozlem, arastirma yapip bilgi ortaya koyar.

Yani BIL-IM (BIL ) KOKENINDEN HAREKET EDER.

Bir ideolojiden degil.

Ki materyalizmi siz ancak felsefe kitaplarinda okursunuz.

Bilim kitaplarinda materyalizm yoktur. Cunku bilimle alakali degildir.

Maddecilik bir felsefedir. Bir INANCtir. Metafizigin bir ideolojisidir. Tipki Idealizm gibi. Ikisi de bilimsel degildir, bilimin konusu da degildir.

Popper tam da bu yuzden onemlidir. 

 

Link to comment
Share on other sites

14 minutes ago, evrenselbirey said:

Materyalizm tipki Idealizm gibi Metafizigin bir alt dali ve ideolojisidir. Materyalist olmak tipki idealist olmak gibi bir ideoloji bir inanctir. Inanctir cunku yanlislanamayan hersey her turlu "izm" bir inanc/ideolojidir.

Bu iki gorus de birbiri ile cok benzerdir ve gercegi TEK'e, Bir NOKTA'ya indirgeme SACMALIGINA duser. Yani al birini vur otekine. 

 

Metaphysical philosophies[edit] _______________(Metafiziksel felsefeler)

 

https://en.wikipedia.org/wiki/Outline_of_metaphysics

 

Gordunuz mu?

 

Linki acip bakiniz lutfen. Materyalizm, idealizm Metafizigin oglu ve kizidir.

Ikisi de epistemolojik olarak YANLIStir. 

Sen ciddi olarak çok geri seviyelerdesin.
Canım materyalizm fizik biliminin artık ulaştığı bir sonuçtur.
Ben her şey maddedir derken Felsefe ile başlayan ve şu anda Fizikte ispat edilen sonucu söylüyorum.
Hatta her şeyin madde olduğu E=MC2 ile ispatlandı.
E=MC2 ise M=E/C2 gördün mü bu denklemi?
Her şey, enerji formu da dahil maddedir.
Parçacık fiziği de aşağı aşağı iniyor yine yanlışlanmadı aksine kütle nasıl kazanılıyor, kuvvetler nerden çıkıyor o kısımlar ortaya çıkıyor
Boşluk, mesafe, hepsi parçacıkların oluşturduğu fenomenler. Boşluk diye bir şey de yok yani. O da madde.
Eğer buna inanç diyorsan maddeden başka ne vardır?
Senin itirazın neye? 

Bunu söyle de bileyim.

Madde ve enerji olmayan bir şeyin varlığını mı ima ediyorsun?

Link to comment
Share on other sites

Ayrıca bilim kesinleştirme faaliyetidir.
Şöyle diyeyim, hiç bir zaman Adem Havva elma yılan öyküsünü doğrulayıcı bir şey çıkmayacak biyolojiden.
Evrim teorisi hiç bir zaman değişip de Adem Havva teorisine dönüşmeyecek. Bu kesindir.
Bu kesinliği görmeyen, göremeyen dincidir, dogmatiktir.
Demek bilim kesin değil.?
Yani konuşan karınca ile karşılaşılabilir? :) 
Delilerle uğraşıyorum. 

Link to comment
Share on other sites

49 minutes ago, Ateist-Bakış said:

Ayrıca bilim kesinleştirme faaliyetidir.
Şöyle diyeyim, hiç bir zaman Adem Havva elma yılan öyküsünü doğrulayıcı bir şey çıkmayacak biyolojiden.
Evrim teorisi hiç bir zaman değişip de Adem Havva teorisine dönüşmeyecek. Bu kesindir.
Bu kesinliği görmeyen, göremeyen dincidir, dogmatiktir.
Demek bilim kesin değil.?
Yani konuşan karınca ile karşılaşılabilir? :) 
Delilerle uğraşıyorum. 

Ayrıca bilim kesinleştirme faaliyetidir.

Hayir degildir. Bilimin boyle bir amaci yoktur. Oyle olsaydi bilim bilim olmaz, din olurdu. Dinlerin, inanclarin, ideolojilerin kesinlestirme amaci vardir. Inandigi dogrulari bir baskasina dayatma, onlarla yaristirma ve ustun gelme fonksiyonu vardir. Bilim, bilgi edinme faliyetidir ve edinilen bilgiler surekli test edilir, kontrol edilir. Yanlissa vazgecilir. 

öyle diyeyim, hiç bir zaman Adem Havva elma yılan öyküsünü doğrulayıcı bir şey çıkmayacak biyolojiden.

Adem Havva oykusu dinsel bir oykudur ve insan urunudur. Canlilar, cansiz formlardan biyolojik sureclerle ortaya cikmis ve gunumuze kadar degiserek, donuserek gelmistir. Bilim bize bunun testini yapar, kontrol eder, biyoloji bilimi bu sekilde calisir. 

Bu kesinliği görmeyen, göremeyen dincidir, dogmatiktir.

Bilimde dogma yoktur. Bilgi geliserek, degiserek gelisir.  Bilimin degil, ideolojilerin ve dinlerin dogmalari vardir. Bende ise bir din bir ideoloji yoktur.

Demek bilim kesin değil.?

Bilimde kesinlik yoktur. Bilimde kontrol etme vardir. Neredeyse kesin olan seyler de vardir. Evrim gibi. Bunlar bilimsel gerceklerdir ve bilimsel gerceklik olarak yer alirlar. Biz de bunlari bilimsel gercek olarak aliriz.

Yani konuşan karınca ile karşılaşılabilir?

Karincalar insan diline ve iletisim formuna sahip degildir. Dolayisiyla konusamazlar. Kendi aralarinda bir iletisim ve iliski sekli vardir. Bu da bilimsel bir gercekliktir. ve Bilimsel gerceklik olarak kalir, taki dile gelip konusana kadar. Demek ki bilimsel gerceklik o sey degismeyene kadar "gercek" tir. Gozleme tabidir. Bilimsel gerceklere GUVENEBILIRSINIZ.  Fakat bu, bilimi "kesin dogmalari olan' bir "din, ideoloji" yapmaz. Dedigim gibi dogmalar yanlislanamayan inanclardir. Ve inanclarin bilimde yeri yoktur.

Karincalarin Turkce, Ingilizce bilmemesi bir bilimsel olgudur. 

Deney ve gozlem bunu sunar: yani yanlislanabilir bir ozellige sahiptir. Yani alip karincayi gozlemlersiniz ve kontrol edersiniz. Bu sebeple bilimseldir. Dogmalari, dinleri, inanclari bu sekilde ele alamayiz. 

Delilerle uğraşıyorum. 

Kolay gelsin. Zor istir bilirim.

Link to comment
Share on other sites

1 hour ago, Ateist-Bakış said:



Madde ve enerji olmayan bir şeyin varlığını mı ima ediyorsun?

Evren hem maddedir, hem enerjidir hem de henuz bilim insanlarinca arastirilan fakat tanimlanamayan olgulardan, fenomenlerden olusur. Evren ise bir kaptir, insan da dahil icindeki herseyden yani iceriginden olusur. Bu icerige gozlemledigin hersey girer. Dolauisiyla TEK BIR SEY DEGILDIR.

Ustelik bilim, "hersey"i "bir seye" indirgemiyor.

Ben, sana bir soru sorayim.

Varlik nedir?

Var ile varligin farki/iliskisi ve bagi nedir?

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Ateist-Bakış yazdı:

Ayrıca bilim kesinleştirme faaliyetidir.
Şöyle diyeyim, hiç bir zaman Adem Havva elma yılan öyküsünü doğrulayıcı bir şey çıkmayacak biyolojiden.
Evrim teorisi hiç bir zaman değişip de Adem Havva teorisine dönüşmeyecek. Bu kesindir.
Bu kesinliği görmeyen, göremeyen dincidir, dogmatiktir.
Demek bilim kesin değil.?
Yani konuşan karınca ile karşılaşılabilir? :) 
Delilerle uğraşıyorum. 

Bilimdeki modellerin, teorilerin vs değişmesi bilimin değişebilen dinamik yapısını göstermiyor mu? Ve hatta bilime 20. yüzyılda eklenen yanlışlanabilirlik ilkesi?

Link to comment
Share on other sites

6 minutes ago, Charles Dawkins said:

Bilimdeki modellerin, teorilerin vs değişmesi bilimin değişebilen dinamik yapısını göstermiyor mu? Ve hatta bilime 20. yüzyılda eklenen yanlışlanabilirlik ilkesi?

Ya görmüyor musun bu bakış açısının kimler tarafından nasıl yerleştirildiğini?
İnsanlardaki 1 numaralı soru nedir? Biz neyiz? Kimiz? Neredeyiz? vs vs
Bu 1 numaralı sorunun en popüler, ezici çoğunlukla cevabı %80 Tanrı, Akıllı tasarım, Spiritüellik, vs vs değil mi?
1 numaralı soruya cevap bulma ve kesinleştire kesinleştire gitme etkinliğidir bilim.
Anlamıyor musun oyunuz?
Kesinlik yoksa %80 çoğunluktaki cevap olarak kabul edilen şey ihtimal dahilinde mi yani?
Ne dediğinizi bilmiyorsunuz.
Yoğun bir dezenformasyon ve laf kalabalığı bombardımanı var.
Bilimde bir denklemin sonucu ya yanlıştır ya doğru.
Belirsiz cevaplı sorular maniplaysondur.

Yani tanrı diye bir saçmalığın olmadığı yanlışlanabilir ve olduğu ortaya çıkabilir mi?
İhtimali nedir? :)

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Ateist-Bakış yazdı:

Ayrıca bilim kesinleştirme faaliyetidir.
Şöyle diyeyim, hiç bir zaman Adem Havva elma yılan öyküsünü doğrulayıcı bir şey çıkmayacak biyolojiden.
Evrim teorisi hiç bir zaman değişip de Adem Havva teorisine dönüşmeyecek. Bu kesindir.
Bu kesinliği görmeyen, göremeyen dincidir, dogmatiktir.
Demek bilim kesin değil.?
Yani konuşan karınca ile karşılaşılabilir? :) 
Delilerle uğraşıyorum. 

Sayın @evrenselbirey bu soruya cevap vermiş. Ama aslında cevap vermemiş. Sadece tanımlamalar yapmış. Evet veya hayır gibisinden konuşmamış. Nedenini kendisine bırakıyorum.

 

Benim cevabım ne yazık ki evet konuşan karınca ile karşılaşılabilir olurdu. Çünkü ne yazık ki kesinlik diye bir şey yok. Daha iyi yapılana kadar en iyisi bu mantığında ilerleyen bir bilim var. Ve bundan da iyi bir kaynak yok elimizde. Çok saçma olduğuna bende katılsam da evet mantıken her şeyle karşılaşılabilinir diyebilirim. Zaten kafama yatmayan sorunlar da biraz burada. Buradaki felsefemi hâlâ oturtamadım. 

 

Bilim düzleminde bakılırsa materyalizm inanç değildir çünkü yanlışlanabilirdir. Madde olmayan bambaşka bir şey ( evet şey diyorum çünkü aksini tanımlamak bile güç)ile karşılaşırsak materyalizm çürümüş olacaktır. Ha ama bana göre bilim bile inançtır. Popper de zaten kendisine tahmini realist der. O da hiçbir şeye tam doğru demez. Her şeyde belirsizlik bulunur. Ve bunca zamandır benim de ulaştığım sonuç hep bu oldu. Her şey inançtır. Hoşuma gitmese de...

Link to comment
Share on other sites

1 hour ago, evrenselbirey said:

Ayrıca bilim kesinleştirme faaliyetidir.

Hayir degildir. Bilimin boyle bir amaci yoktur. Oyle olsaydi bilim bilim olmaz, din olurdu. Dinlerin, inanclarin, ideolojilerin kesinlestirme amaci vardir. Inandigi dogrulari bir baskasina dayatma, onlarla yaristirma ve ustun gelme fonksiyonu vardir. Bilim, bilgi edinme faliyetidir ve edinilen bilgiler surekli test edilir, kontrol edilir. Yanlissa vazgecilir. 

öyle diyeyim, hiç bir zaman Adem Havva elma yılan öyküsünü doğrulayıcı bir şey çıkmayacak biyolojiden.

Adem Havva oykusu dinsel bir oykudur ve insan urunudur. Canlilar, cansiz formlardan biyolojik sureclerle ortaya cikmis ve gunumuze kadar degiserek, donuserek gelmistir. Bilim bize bunun testini yapar, kontrol eder, biyoloji bilimi bu sekilde calisir. 

Bu kesinliği görmeyen, göremeyen dincidir, dogmatiktir.

Bilimde dogma yoktur. Bilgi geliserek, degiserek gelisir.  Bilimin degil, ideolojilerin ve dinlerin dogmalari vardir. Bende ise bir din bir ideoloji yoktur.

Demek bilim kesin değil.?

Bilimde kesinlik yoktur. Bilimde kontrol etme vardir. Neredeyse kesin olan seyler de vardir. Evrim gibi. Bunlar bilimsel gerceklerdir ve bilimsel gerceklik olarak yer alirlar. Biz de bunlari bilimsel gercek olarak aliriz.

Yani konuşan karınca ile karşılaşılabilir?

Karincalar insan diline ve iletisim formuna sahip degildir. Dolayisiyla konusamazlar. Kendi aralarinda bir iletisim ve iliski sekli vardir. Bu da bilimsel bir gercekliktir. ve Bilimsel gerceklik olarak kalir, taki dile gelip konusana kadar. Demek ki bilimsel gerceklik o sey degismeyene kadar "gercek" tir. Gozleme tabidir. Bilimsel gerceklere GUVENEBILIRSINIZ.  Fakat bu, bilimi "kesin dogmalari olan' bir "din, ideoloji" yapmaz. Dedigim gibi dogmalar yanlislanamayan inanclardir. Ve inanclarin bilimde yeri yoktur.

Karincalarin Turkce, Ingilizce bilmemesi bir bilimsel olgudur. 

Deney ve gozlem bunu sunar: yani yanlislanabilir bir ozellige sahiptir. Yani alip karincayi gozlemlersiniz ve kontrol edersiniz. Bu sebeple bilimseldir. Dogmalari, dinleri, inanclari bu sekilde ele alamayiz. 

Delilerle uğraşıyorum. 

Kolay gelsin. Zor istir bilirim.

Karınca hiç bir insan dilini konuşamaz. Bu kesindir. Bu kesinlik değişmez. Sabittir.
Senin bu kanunlaşan formülle bir sorunun mu var?
Karınca konuşabilir mi konuşamaz mı?

Link to comment
Share on other sites

3 dakika önce, Ateist-Bakış yazdı:

Ya görmüyor musun bu bakış açısının kimler tarafından nasıl yerleştirildiğini?
İnsanlardaki 1 numaralı soru nedir? Biz neyiz? Kimiz? Neredeyiz? vs vs
Bu 1 numaralı sorunun en popüler, ezici çoğunlukla cevabı %80 Tanrı, Akıllı tasarım, Spiritüellik, vs vs değil mi?
1 numaralı soruya cevap bulma ve kesinleştire kesinleştire gitme etkinliğidir bilim.
Anlamıyor musun oyunuz?
Kesinlik yoksa %80 çoğunluktaki cevap olarak kabul edilen şey ihtimal dahilinde mi yani?
Ne dediğinizi bilmiyorsunuz.
Yoğun bir dezenformasyon ve laf kalabalığı bombardımanı var.
Bilimde bir denklemin sonucu ya yanlıştır ya doğru.
Belirsiz cevaplı sorular maniplaysondur.

Yani tanrı diye bir saçmalığın olmadığı yanlışlanabilir ve olduğu ortaya çıkabilir mi?
İhtimali nedir? :)

Çıkamaz. Ama şuanki bilimsel tanıma göre tabi. Ha muhtemelen hiçbir zaman tanımlanamaz. Ama sonuçta değişebilir. Cevap bekliyorum. Elimizdeki veriler ileride değişebilir mi değişemez mi?

Link to comment
Share on other sites

2 minutes ago, Charles Dawkins said:

Çıkamaz. Ama şuanki bilimsel tanıma göre tabi. Ha muhtemelen hiçbir zaman tanımlanamaz. Ama sonuçta değişebilir. Cevap bekliyorum. Elimizdeki veriler ileride değişebilir mi değişemez mi?

Senin bilincin idealist ise her şeyin değişkendir.
İnanç, bilgi yokluğunda ortaya çıkan bir hastalıktır.
Genelde şüpheciliğin manipülasyonuyla dışa vurur kendini.

Belgeleri imzalarken sen adını benim adım şimdilik bu ama gelecekte Çince konuşan bir Ya Çung Şi olabilirim diye bir ihtimal mi taşıyorsun?
Senin annenin annen olmadığı, baban olduğu bir ihtimal de mi var? 
Ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...