Jump to content

Kafir İmam
 Share

Recommended Posts

Avrupa bilmemnesi her fırsatta insan haklarından bahsediyor. Peki Türkiye dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yolsuzluk ile çalınan paraları neden kendi bankalarında tutumaya devam ediyor?  Siz cebinizde 40 bin Euro ile giriş yapmaya kalksanız nereden buldun diye soruyorlar. Peki Türkiye’den kaçırılan milyarlarca parayı kendi bankalarına alırken niye nereden buldun diye sormuyorlar. Malum şahsın ve çevresinin milyar dolarlık servetinin kaynağı belli iken salağa yatmaları neden acaba?

Orada insan hakları olmuyor mu? insan haklarını siyasete alet eden avrupanın kendisidir. Başka ülkelerin içişlerine karışmak için bu tür evrensel ilkeleri kullanıyor.

En başta Avrupa geliyor sonra ABD.

Link to comment
Share on other sites

Yeni kurulacak hükümet bu parayı alabilecekse gerçekten bağımsız bir ülke oluruz . Ama bir bakıyorsunuz her iki taraf da seçim için müzakere yapıyorlar.

 

Açıklamaları gerekir o müzakerelerde ne konuşuldu!!!

 

Bu konuyu arşıve alıp bekleyeceğim.

Link to comment
Share on other sites

Fetöcüler sosyal medyada Almanya şu kadar milyar Euro cari fazla verdi diyerek Almanya reklamı yapıyorlar. Bu hainlerin hiçbiri  Almanya’ya seçim karşılığında verilen ballı ihaleleri , alınan lüks araçları dile getirmiyor. Kaçırdıkları paraların ne kadarı Almanya’da tutuluyor, yada Almanya destekli tampon ülkelerde tutuluyor.. Eğer gerçekten dürüst vatansever iseler bunları da açıklasınlar.

Sonra insan hakları adalet bilmemnesinden bahsediyorlar.

 

Bakınız sarayın açılışına Vatikan geldi be!!!

Aynı sarayı AİHM başkanı ziyaret etti.  Ne amaçla hangi sıfatla bu ziyaretin  yapıldığını açıklasınlar

Link to comment
Share on other sites

7 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Peki Türkiye’den kaçırılan milyarlarca parayı kendi bankalarına alırken niye nereden buldun diye sormuyorlar. Malum şahsın ve çevresinin milyar dolarlık servetinin kaynağı belli iken salağa yatmaları neden acaba?

 

Donald Trump resmen çıktı Tayyip'i tehdit etti, "senin mal varlığını, servetini araştıracağız, inceleyeceğiz, aklını başına al" diye aba altından sopa gösterdi. Yani "yurtdışındaki servetini biliyoruz, ifşa ederiz" diye imada bulundu... Herkese aslan kesilen Tayyip, gıkını çıkaramadı! Ağzını açamadı... Tek kelime edemedi...

Kılıçdaroğlu zaten Tayyip'in yurtdışında milyarlarca parası olduğunu açıkça söylüyor. Tayyip'i de her fırsatta sıkıştırıyor. Niye çıkıp "Ey Trump, araştırmazsan namertsin. Benim bir korkum yok. Benim verilmeyecek hesabım yoktur" diyemedin? Niye rest çekemedin, kendine güvenen adam susar mı? diye soruyor... Tayyip buna da bir cevap veremiyor, kulağının üstüne yatıyor...

Hakikaten de Tayyip'in mal varlığı şaibeli bir mevzudur... Trump'ın tehdidine karşılık ağzını bile açamaması ve Kılıçdaroğlu'nun defalarca yaptığı eleştiri ve çağrılara tatmin edici hiçbir cevap verememesi bile Tayyip hakkındaki şüpheleri artırmaktadır...

Tayyip zaten 1990'da yaptığı bir konuşmasında "fakir çalmasını iyi beceremediği için fakirdir" diyerek kafa yapısını ele vermiş birisi...

Türkiye'de gerçekten de özgür ve bağımsız bir medya olsaydı, bütün şüpheli işlerin üzerine cesurca gidebilseydi, iktidarın bütün kirli işleri daha kolay ortaya dökülebilirdi... Ama medyanın büyük kısmı maalesef iktidarın kontrolünde... Demokrasilerde medyanın halk adına denetim yapma fonksiyonu olması lazımdır ama Türkiye'deki çarpık sistemde medyanın büyük kısmı iktidarın güdümünde olduğu için birçok olayın üzeri örtbas ediliyor...

Link to comment
Share on other sites

Üçüncü dünya ülkelerinde ve özellikle Müslümanlarda prosedürler yalan, hile, yanlış beyan ile maniple edilir.
Batı'nın kafa yapısı şöyle:
Hiç kimseyi eylemlerin neye benzediğine bakarak peşin peşin yargılamazlar, veya ön yargı geliştirmezler.
Bu zaaflarını fark eden Hitler onları uzun süre oyaladı.
"BU adamın niyeti bu ha" diye niyet okumayı reddederler.
Çünkü Batı niyet okumaya, eylemleri ön yargı ile değerlendirmeye başlarsa dünyada sağ insan bırakmazlar.
Bu Hitler sonrası edindikleri bir ahlak.

Yaşam alanları tehdit altında olmadığından da pek stres yaşamazlar.
Mesela Hitler'in taktiğinin aynısını Rusya uyguluyor ve Avrupa'nın umurunda değil.
Eylemin sonucunu tahmin etmeyi reddediyorlar.
Ama ABD 2. Dünya Savaşındaki geç girmesinin neden olduğu katliam ve ölümlerden dolayı hep tedirgindir böyle durumlarda.
Batının eylem sonuçlanmadan sonucunu tahmin etmeye çalışan, ön yargı üretebilen tek ülkesi belki de ABD.

Ancak yıllar sürse de bedelini çok ağır ödetirler.
Bunun için de ABD'yi kullanırlar (o zaten meraklı savaşa didişmeye, koşma gelir)

Yani bu bürokrasi manipülasyonu onların bir şey kaybetmesine yol açmıyor.
Er geç maniple edenleri bulup bedelini ödetiyorlar.
 

Link to comment
Share on other sites

11 saat önce, Ateist-Bakış yazdı:

Üçüncü dünya ülkelerinde ve özellikle Müslümanlarda prosedürler yalan, hile, yanlış beyan ile maniple edilir.
Batı'nın kafa yapısı şöyle:
Hiç kimseyi eylemlerin neye benzediğine bakarak peşin peşin yargılamazlar, veya ön yargı geliştirmezler.
Bu zaaflarını fark eden Hitler onları uzun süre oyaladı.
"BU adamın niyeti bu ha" diye niyet okumayı reddederler.
Çünkü Batı niyet okumaya, eylemleri ön yargı ile değerlendirmeye başlarsa dünyada sağ insan bırakmazlar.
Bu Hitler sonrası edindikleri bir ahlak.

Yaşam alanları tehdit altında olmadığından da pek stres yaşamazlar.
Mesela Hitler'in taktiğinin aynısını Rusya uyguluyor ve Avrupa'nın umurunda değil.
Eylemin sonucunu tahmin etmeyi reddediyorlar.
Ama ABD 2. Dünya Savaşındaki geç girmesinin neden olduğu katliam ve ölümlerden dolayı hep tedirgindir böyle durumlarda.
Batının eylem sonuçlanmadan sonucunu tahmin etmeye çalışan, ön yargı üretebilen tek ülkesi belki de ABD.

Ancak yıllar sürse de bedelini çok ağır ödetirler.
Bunun için de ABD'yi kullanırlar (o zaten meraklı savaşa didişmeye, koşma gelir)

Yani bu bürokrasi manipülasyonu onların bir şey kaybetmesine yol açmıyor.
Er geç maniple edenleri bulup bedelini ödetiyorlar.
 

Bence bu da bir peşin yargı .

Afrika'da gemi korsanlarının silahları nereden buldukları da belli , gemileri niye soydukları da..

Tekirdağ büyüklüğündeki adalara ülke statüsü kazandırıp oralarda neler yaptıkları sebepleriyle de sonuçlarıyla da ortada iken , AB nin insan hakları bilmemnesinden bahsetmek çok da mühim olmamalı.

Dünya halkları özellikle de sömürülen ülkelerdeki insanlar Batı'nın bu ikiyüzünü anlamalı.

Batı kendi yaşamını tehdit eden unsurları da kendi yaratıp sonra yine kendi demokratik yöntemlerini kullanıyor. Bunu artık defalarca gördük. İşte el kaide , işte Afganistan..terörü yaratıp kullanan da kendisi sonra yok etmek için rol yapan da kendisi.

AB yi rahatsız eden tek faktör şudur, bir başka ülkenin kendi sinsi politikalarını taklit etmesi. Rusya Çin İran bu yüzden onlar için tehdit.

Link to comment
Share on other sites

5 saat önce, Kafir İmam yazdı:

... Batı'nın bu ikiyüzünü ....
 

İkiyüz...bu kelimeye takılı kaldım. Duygusallık barındırıyor.

Uluslararası arenada duygusallığın yeri yoktur, çünkü her ülke (ne kadar demokratik veya gelişmiş olursa olsun) ilk etapta kendi çıkarlarını göz önünde tutar. Diğer yandan dünyada yakası temiz hiçbir ülke bulamazsınız. Yani ülkelerarası ilişkilere ağırlıklı olarak prağmatik ve gerçekçi yaklaşmak lazım.

Ona bakarsanız dünyadaki her ülke iki yüzlüdür aslında, çünkü komşu ülkenin/ülkelerin kendinden daha iyi bir durumda olduğunu istemez.  Yanılmıyorsam Avrupa Birliği 27 ülke barındırır ve en önemli ve hayati konularda bile kendi alarında anlaşmakta zorluk çekerler. Keza İngiltere, pılını pırtını alıp gitti zaten.

Link to comment
Share on other sites

13 dakika önce, kavak yazdı:

İkiyüz...bu kelimeye takılı kaldım. Duygusallık barındırıyor.

Uluslararası arenada duygusallığın yeri yoktur, çünkü her ülke (ne kadar demokratik veya gelişmiş olursa olsun) ilk etapta kendi çıkarlarını göz önünde tutar. Diğer yandan dünyada yakası temiz hiçbir ülke bulamazsınız. Yani ülkelerarası ilişkilere ağırlıklı olarak prağmatik ve gerçekçi yaklaşmak lazım.

Ona bakarsanız dünyadaki her ülke iki yüzlüdür aslında, çünkü komşu ülkenin/ülkelerin kendinden daha iyi bir durumda olduğunu istemez.  Yanılmıyorsam Avrupa Birliği 27 ülke barındırır ve en önemli ve hayati konularda bile kendi alarında anlaşmakta zorluk çekerler. Keza İngiltere, pılını pırtını alıp gitti zaten.

Yani zaten takılmamak gerek , ben bunları Avrupa duysun bilsin diye demedim. Türkiye'de batıya karşı duygusal yönü olanlar için söylüyorum. Yani güvenmesinler Avrupa'nın uluslararası insan hakları bilmemnesine.. anında satar menfaati uyuşmazsa. Bu yüzden sivil toplumun kuvvetlenmesi gerek , sivil toplum duygusaldır. Devletler de içeride ve dışarıda bu duygusallığı çok güzel istismar ederler.

 

Link to comment
Share on other sites

5 dakika önce, Kafir İmam yazdı:

Yani zaten takılmamak gerek , ben bunları Avrupa duysun bilsin diye demedim. Türkiye'de batıya karşı duygusal yönü olanlar için söylüyorum. Yani güvenmesinler Avrupa'nın uluslararası insan hakları bilmemnesine.. anında satar menfaati uyuşmazsa. Bu yüzden sivil toplumun kuvvetlenmesi gerek , sivil toplum duygusaldır. Devletler de içeride ve dışarıda bu duygusallığı çok güzel istismar ederler.

 

Tamam, Avrupa´ya güvenmesinler ancak birçok haklar ve imkanlar açısından Avrupa Türkiye´ye nazaran çok önde. En azından bunları elde etmek için onları örnek alabilirler.

Link to comment
Share on other sites

3 saat önce, kavak yazdı:

Tamam, Avrupa´ya güvenmesinler ancak birçok haklar ve imkanlar açısından Avrupa Türkiye´ye nazaran çok önde. En azından bunları elde etmek için onları örnek alabilirler.

Evet sevgili kavak , Avrupa’da uygulanan ve örnek alınması gereken bir çok konu var. Ama öncelikle şunu  belirtmeliyim ki Avrupa'daki yaşam dengesi devletin insanlara verdiği bir lütuf değildir. Hepinizin bildiğini üzere Roma döneminden itibaren monarşiye, diktatörlüğe karşı bir çok sivil direniş ile bu haklar kazanılmış ve bedeller ödenerek bugünlere gelinmiştir. Yani onlar başka bir ülkenin etkisine girmeden mücadelelerini göstermişlerdir. 

Avrupa devletleri ise sivil mücadeleyle edinilen kazanımların üzerine kendi kurımlarını oturtarak onları politikleştirmektedir. İnsan hakları mahkemesinde devletin beygirleri kişneyemez. Orada yargı tamamen sivil toplumun ataması ile yapılmak zorundadır. Aksi halde insan hakları politikleşir ve sömürge ülkelerdeki deşifre olan etki ajanlarının haklarını korumaktan başka hiçbir işlevi bulunmaz ve inandırıcı olamaz ve zaten de öyle.

Bir bakıyorsunuz insan hakları denen yerde sınıfsal ayrım var. Öncelik politikacılar ve deşifre olmuş etki ajanlarına tanınıyor. Sonra sana bana sıra gelirse bakıyorlar. Avrupa’nın bu tutumu sömürge ülkelerdeki destekledikleri diktatörlükleri daha da güçlendiriyor. Malum şahsın ülkesinde bugüne kadar her seçim öncesi Avrupa veya ABD ile girdikleri polemikler adamın oylarını daha da güçlendirmiştir.


Bakınız batı dünyası ne zaman Türkiye'de sivil temelli özgün bir hareketlenme olsa iktidarın tarafında yer almaktadır. Geçmişte sosyalistlere terörist dedikleri gibi , Ankara dil tarih fakültesi baskınında direnen profesörlerin öldürülmesine hayır demedikleri gibi..

Bir de şimdiki zamanda Kürtler üzerinden insan haklarını sözde savunmaya çalışmaları gibi...

Demem o ki uzun lafın kısası, insan hakları üzerinde de devlet otoritesi söz sahibi olmamalıdır. Devletin buradaki rolu sivil toplumdan gelen talepleri uygulamaktan öteye geçmemeli. Zaten Avrupa halkları bunun mücadelesini veriyor.

 

 

Link to comment
Share on other sites

  • 3 months later...

Yıllarca demokrasi ve insan hakları ayağına Türkiye'de besledikleri avantacılık siyaseti şimdi Avrupa'nın ayağına dolaştı. Büyük reis Avrupa'dan bile NATO üyeliği konusunda avanta istedi şantaj yaptı 😅😅😂

Daha bu başlangıç .

Link to comment
Share on other sites

  • 3 weeks later...

AİHM bir kez daha ucube ve düzmece bir mahkeme olduğnu gösterdi. Suriyeli mültecinin Türkiye aleyhine açtığı davayı Türkiye aleyhine sonuçlandırdı. Yunanistan'ın yaptıklarını görmedi. Ama Türkiye'yi tazminat ödemek zorunda bıraktı. Dava dört yılda sonuçlandı.

Link to comment
Share on other sites

  • 1 month later...

AİHM Avrupa'nın köpeğidir. Koloni haline getirdikleri Türkiye gibi ülkelerin yöneticilerine sürekli olarak gizli gizli destek vermektedirler. İşlerine geldi mi davalarına karışmazlar ama kendi ajanlarına dokunulduğunda AİHM hemen devreye girerek karar şıp diye çıkıverir.

Türkiye gibi koloni haline getirilmiş ülkelerin yönetim kadrosu da çaldıkları paraları doğrudan Avrupa bankalarına kaçırırlar. Bakınız Azerbaycan, Özbekistan, Nijerya , Somali, Türkmenistan gibi ülkelerin yönetici kadrosu olduğu gibi Avrupa'ya göbekten bağlıdır. Çaldıkları paraları nereden buldun diye sormazlar.

İşte AİHM denen kurum bu hukuksuz işlerin koruyucusu olarak görev yapar.

Avrupa ikiyüzlüdür.

Link to comment
Share on other sites

46 dakika önce, Kafir İmam yazdı:

AİHM Avrupa'nın köpeğidir. Koloni haline getirdikleri Türkiye gibi ülkelerin yöneticilerine sürekli olarak gizli gizli destek vermektedirler. İşlerine geldi mi davalarına karışmazlar ama kendi ajanlarına dokunulduğunda AİHM hemen devreye girerek karar şıp diye çıkıverir.

Türkiye gibi koloni haline getirilmiş ülkelerin yönetim kadrosu da çaldıkları paraları doğrudan Avrupa bankalarına kaçırırlar. Bakınız Azerbaycan, Özbekistan, Nijerya , Somali, Türkmenistan gibi ülkelerin yönetici kadrosu olduğu gibi Avrupa'ya göbekten bağlıdır. Çaldıkları paraları nereden buldun diye sormazlar.

İşte AİHM denen kurum bu hukuksuz işlerin koruyucusu olarak görev yapar.

AIHM´ye veryansın ediyorsun ancak Türk mahkemelerinden 100 kat daha adil ve tarafsız kararlar verir. Bunu da unutmamak lazım.

46 dakika önce, Kafir İmam yazdı:

Avrupa ikiyüzlüdür.

Bana ikiyüzlü(!) olmayan bir tane ülke gösterebilir misin?

Göstemezsin, çünkü yok böyle bir ülke.

 

Link to comment
Share on other sites

2 saat önce, kavak yazdı:

AIHM´ye veryansın ediyorsun ancak Türk mahkemelerinden 100 kat daha adil ve tarafsız kararlar verir. Bunu da unutmamak lazım.

Bana ikiyüzlü(!) olmayan bir tane ülke gösterebilir misin?

Göstemezsin, çünkü yok böyle bir ülke.

 

Kendi ajanları hakkında gayet adiller. Bir de arpayı koklattın mı dillerinde pürüz kalmıyor. Ülkelerin çoğu ikiyüzlü bunu biliyoruz ama  üç beş ülke dışında dünyaya demokrasi dağıtacağız diyerek ikiyüzlülüklerini reklam etmiyorlar.

AİHM e ne gerek var? Avrupa'nın havhavı olmaktan başka?

Çin insan halkları mahkemesi yok , Rusya insan hakları mahkemesi de yok ..

Dünyanın içine edip de biz demokrasi dağıtıyoruz diyen AB , ABD ve İngiltere...

Bu ülkeler sömürgecidir , kolonicidir ve diğerlerinden beş kat daha ikiyüzlüdür.

Afrikalı sığınmacılara yaptıkları belli , şimdi yine sömürü planları yapıyorlar krizden çıkmak için.

Link to comment
Share on other sites

4 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Kendi ajanları hakkında gayet adiller. Bir de arpayı koklattın mı dillerinde pürüz kalmıyor. Ülkelerin çoğu ikiyüzlü bunu biliyoruz ama  üç beş ülke dışında dünyaya demokrasi dağıtacağız diyerek ikiyüzlülüklerini reklam etmiyorlar.

AİHM e ne gerek var? Avrupa'nın havhavı olmaktan başka?

Çin insan halkları mahkemesi yok , Rusya insan hakları mahkemesi de yok ..

Dünyanın içine edip de biz demokrasi dağıtıyoruz diyen AB , ABD ve İngiltere...

Bu ülkeler sömürgecidir , kolonicidir ve diğerlerinden beş kat daha ikiyüzlüdür.

Afrikalı sığınmacılara yaptıkları belli , şimdi yine sömürü planları yapıyorlar krizden çıkmak için.

Avrupa genelinde böyle bir karar merciinin olması gayet yerinde. Türkiye bu mercii resmen tanımış bir ülke olduĝuna göre, orada verilen kararları kabul etmek zorunda.

Çin veya Rusya ne zamandan beri insan haklarına riayet ettileri ki? Tam tersine oradaki haklar yerlerde sürünüyor. Yani ha bire Avrupa´ya sövüyorsun ancak Avrupa zannettiĝin kadar kötü bir birlik deĝil.

Senin anlamak veya görmek istemediĝin bir mevzu var. O da şu: Milli menfaatler her zaman ön plandadır. Bu her ülke için geçerli. Yani sömürgeci, kolonici falan filan. Bunları geçeceksin bir kere, çünkü dediĝim gibi diĝer ülkeler de, buna Türkiye´de dahil, fırsatını bulunca yapmadıĝını bırakmaz.

Link to comment
Share on other sites

4 saat önce, kavak yazdı:

Avrupa genelinde böyle bir karar merciinin olması gayet yerinde. Türkiye bu mercii resmen tanımış bir ülke olduĝuna göre, orada verilen kararları kabul etmek zorunda.

Çin veya Rusya ne zamandan beri insan haklarına riayet ettileri ki? Tam tersine oradaki haklar yerlerde sürünüyor. Yani ha bire Avrupa´ya sövüyorsun ancak Avrupa zannettiĝin kadar kötü bir birlik deĝil.

Senin anlamak veya görmek istemediĝin bir mevzu var. O da şu: Milli menfaatler her zaman ön plandadır. Bu her ülke için geçerli. Yani sömürgeci, kolonici falan filan. Bunları geçeceksin bir kere, çünkü dediĝim gibi diĝer ülkeler de, buna Türkiye´de dahil, fırsatını bulunca yapmadıĝını bırakmaz.

Türkiye bu kararları tanımayı kabul etmiş olabilir ancak AİHM görevini yerine getirirken çifte standart yapacak diye bir madde yoktur. AİHM her zaman aristokrasiyi koruyan bir kuruluştur. Son 30 yılda o kadar çok insan hakkı ihlalleri başvurusu oldu ki ama AİHM tarafından komik para cezaları ile işler geçiştirildi.

İnsan hakları konusunda hiçbir yaptırımı olmamıştır.

AİHM başkanı diktatörleri sarayında ziyaret edecek kadar küstahlaşmış ve AB başkanları da bunu hiç gündeme getirmemiştir.

Özetle AİHM görevini kötüye kullanmaktadır. Avrupa'nın havhavıdır. Sözleşme imzaladığı Türkiye gibi kolonileştiren ülkeler hakkında tamamen göstermelik tavır almaktadır.

Evet AİHM küçük süslü bir havhavdır. Avrupa'nın parasal çıkarlarından başka hiçbir şeyi düşünmemektedir. İnsan hakları ise tamamen bu kuruluş tarafından siyasileştirilmektedir. Aslında AİHM havhavı insan haklarını küçük düşürmektedir.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...