kavak Posted February 20, 2025 Report Posted February 20, 2025 İbretlik bir tarihi haber. Bundan 200 evvel pantolon giyenleri padişah fermanı olmasına rağmen bir güzelcene pataklamışlar, iyi mi. Aynı padişah, daha sonra, yaşanan şiddet olayının üstünü örtmeye çalışmış. Kaynak: https://www.odatv.com/kultur-sanat/gunluk-hayatimizin-ayrilmaz-bir-parcasi-olan-pantolon-osmanli-doneminde-buyuk-tartismalara-ve-hatta-siddet-olaylarina-neden-oldu-120037552 2
kavak Posted April 5, 2025 Author Report Posted April 5, 2025 O devirdeki İstanbul halkının giyim kuşamını irdeleyen okunmaya değer güzel bir makaleye denk geldim. https://istanbultarihi.ist/118-osmanli-istanbulunda-giyim-kusam
Saturn Posted January 26 Report Posted January 26 O da bir şey mi? Okuma yazma bilmeyen vezirler varmış. Alıntı Osmanlı İmparatorluğu'nda devşirme sistemiyle yetişen veya taşradan gelip yükselen devlet adamları arasında okuma yazma bilmeyen (ümmî) veziriazamlar mevcuttu. Özellikle imparatorluğun erken ve duraklama dönemlerinde, askeri başarıları veya sadakatleri sayesinde bu makama gelen, ancak klasik bir medrese eğitimi almamış isimlere rastlanır. İşte bu konuda en çok bilinen örnekler: 1. İvaz Paşa (Hacı İvaz Paşa) I. Mehmed (Çelebi) döneminde veziriazamlık yapmıştır. Askeri dehasıyla tanınsa da, bazı kaynaklar onun okuma yazma bilmediğini veya eğitiminin çok kısıtlı olduğunu belirtir. 2. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa IV. Mehmed döneminin en kudretli isimlerinden biri olan ve II. Viyana Kuşatması'nı yöneten Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın da tam anlamıyla bir "kalem ehli" olmadığı, okuma yazmasının zayıf olduğu veya hiç olmadığı rivayet edilir. Ancak kendisi devlet işlerinde oldukça tecrübeli ve zeki bir devlet adamıydı. 3. Diğer "Ümmî" Vezirler Osmanlı'da "Ümmî" lakabıyla anılan bazı vezirler de olmuştur. Örneğin Ümmî Mustafa Paşa, adından da anlaşılacağı üzere örgün bir eğitimden geçmemiş, okuma yazması olmayan biri olarak bu makama gelmiştir. Bu Durum Nasıl Mümkün Oluyordu? Bir veziriazamın okuma yazma bilmemesi, o dönemde sanıldığı kadar büyük bir engel teşkil etmiyordu. Çünkü: Reisülküttablık Kurumu: Yazışmalar, diplomatik belgeler ve kayıtlar profesyonel katipler ve Reisülküttab (dışişlerinden sorumlu bakan gibi) tarafından yönetilirdi. Sözlü Kültür: Kararlar genellikle Divan-ı Hümayun'da tartışılır ve sözlü olarak karara bağlanırdı. Mühür: Veziriazamın onayı yazı ile değil, padişahın kendisine teslim ettiği Mühr-ü Şerif (sadaret mührü) ile tescillenirdi. Kısacası, o dönemde bir devlet adamı için "alim" olmaktan ziyade, iyi bir asker, yönetici ve stratejist olmak çok daha kritik bir kriterdi. Bu vezirlerin hayat hikayeleri veya bu durumun devlet yönetimine etkileri hakkında daha detaylı bilgi ister misiniz? 1
Recommended Posts
Create an account or sign in to comment
You need to be a member in order to leave a comment
Create an account
Sign up for a new account in our community. It's easy!
Register a new accountSign in
Already have an account? Sign in here.
Sign In Now