Jump to content

Izdırap değil mutluluk seçilmelidir


Emre_1974tr

Recommended Posts

BAKARA

57. Ve bulutu üstünüze gölgelik yaptık ve size kudret helvasıyla bıldırcın indirdik: "Rızık olarak size verdiklerimizin, en temizlerinden yiyin. " Dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, onlar kendi benliklerine zulmetmekteydiler.

58. Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve `affet bizi` deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını veririz. "


59. Ne var ki zulme sapanlar, bir sözü kendilerine söylenmiş olandan başkasıyla değiştirdiler. Bu- nun üzerine biz, bu zalimler üstüne, ürettikleri kötülüklere karşılık olarak gökten bir pislik indir- dik.

60. Bir zamanlar Musa, toplumu için su istemişti de biz, "değneğinle şu taşa vur" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah`ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın. " demiştik.

61. Siz şöyle demiştiniz: "Ey Musa, biz bir tek yemeğe asla dayanamayız; bizim için Rabbine dua et de bize yerin bitirdiklerinden, baklasından, acurundan, sarmısağından, mercimeğinden, soğanından çıkarıversin. "Musa şöyle demişti; "Siz daha aşağı bir nimete daha üstün bir nimeti mi değişmek istiyorsunuz? İnin bir kasabaya; istediğiniz sizin olacaktır. "Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah`tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah`ın ayetlerini inkar ediyor ve haksız yere peygamberlerini öldürüyorlardı. İstan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı.

Burada İsrailoğulları kendileri için özel olarak üretilmiş olağanüstü gıda olan Kudret Helvası`nı beyenmeyip, daha düşük kalitedeki diğer yiyeceklere yönelmek istiyorlar.

Bazılarına bu ilk bakışta "çeşitlilik ve zenginlik istemek" gibi gelebilir". Ama hayır, yüz çeşit çadır, bir lüks villa veya şato etmez. Yüz çeşit çadırı seçerseniz bir şatoya karşılık, zenginliği değil, fakirliği ve ızdırabı seçmişsiniz demektir.

"Daha aşağı bir nimeti, daha üstün olana değişmek" insanların kendine zulmetmesidir.

Ve mutluluğu, hazzı bırakıp, ızdırabı ve zulmü seçmek sapmadır.

Yani insanların kendine zulmetmesi erdem değil, zalimliktir.

Bu yüzden hem kendimiz, hem de tüm insanlık için iyiyi, güzeli ve mutluluğu seçmeliyiz.

Ahirette cennete gitmenin yolu, bu dünyada da kendimize ve insanlığa güzellikler sunmaktan geçiyor.

Tabii ızdırap ve kötülükten uzak durmaktan da geçiyor diğer bir deyişle.

Kuran "insanların gerçek çıkarlarının" ne olduğunu gösterir" ve "bu çıkarlara ulaşabilmenin, kalıcı kurtuluşu elde edebilmenin yollarını gösterir. "

Bazı fedakarlık gibi gözüken emir ve yasaklar da aslında uzun vadede hem bu dünyada hem de ahirette hazzı-çıkarı sağlayan isteklerdir.

Satranç oynayanlar iyi bilir, bir veziri yem olarak verip birkaç hamle sonra rakibinizi mat edebilirsiniz. İşte orada o veziri almak aslında rakip için o anda kazanç gibi gözükse de birkaç hamle sonra büyük bir ızdıraba dönüşecektir onun adına.

İşte Kuran böyle tuzaklara karşı insanları uyarır, "mat etme" yani nihai kazanç ve ızdıraptan kurtulma yollarını gösterir.


Selam ve sevgiler.

Link to comment
Share on other sites

İslam ızdırap dinidir , çünkü kuranda aşk yoktur seks vardır. Hadistede aşk yoktur seks vardır.

Aşk sadece allah putuna ve onun sevgilisi(!!!) muhammede verilir.

Diğerleri sevgi değil , oyun pyalamaca , eğlence , tarla , kuluçka makinası , itaatkar köle , asker ,esir , ganimetten öte değildir.

Link to comment
Share on other sites

BAKARA

57. Ve bulutu üstünüze gölgelik yaptık ve size kudret helvasıyla bıldırcın indirdik: "Rızık olarak size verdiklerimizin, en temizlerinden yiyin. " Dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, onlar kendi benliklerine zulmetmekteydiler.

 

Ayrıca bu ayet, tatlı karşıtlarına ve veganlara da cevap içermektedir.

Link to comment
Share on other sites

Gökten bize de şöyle bir bıldırcın inse ne güzel olur ya şimdi. Hiç yemedim ama güzel bir şey herhalde! Kudret helvası nedir, onu hiç bilmiyom! Kudret mudret derken akla kötü şeyler geliyor bu arada. "Performans arttırıcı" bir şey herhalde...

Gazze diye bir yer varmış, orada insanlar açmış. Ben, bana inecek bıldırcın ve kudret helvasını oraya göndermeye karar verdim. Kendi hakkımı bağışlıyorum yani. Siz de, eğer yolda yürürken kafanıza gökten bıldırcın ve kudret helvası inerse, lütfen Gazze'ye gönderin, sevaptır. (Duyduğuma göre, Yemen diye bir yerde de aç insanlar varmış. Oraya da gönderebilirsiniz.)

Link to comment
Share on other sites

Ama dinlerin çoğu sadistçe ızdıraptan beslenir. İslam dininde bile fakirlik , eziyet ve düşkünlük yani dilencilik  allahın en sevdiği yaşam tarzları arasında sayılır.

Hinduizm desek yine aynıdır. Olduğu gibi Hint fakiri lafının uygulamalı kaynağıdır.

Hristiyanlık ve Yahudilik ise ızdırabı kendilerine değil başkalarına layık görürler. Sonuçta ızdırabı yok etmek istemezler. Özellikle hristiyanlık bilinçli fakirlik yaratarak ardından insanlara yardım ediyoz ayağına misyonerlik yaparlar. Şimdi islamcılar da bu misyonerlik taktiğini kullanıyorlar.

Yahudilikte ise misyonerlik yoktur. Çünkü yahudilik ırkçılıktır. Bu nedenle ızdırap ve fakirliği reva gördükleri diğer insanları misyonerlik amacıyla değil köleleştirmek amacıyla kullanmak isterler.

Link to comment
Share on other sites

  • 3 hafta sonra...
On 08.05.2024 at 19:14, Emre_1974tr yazdı:

BAKARA

57. Ve bulutu üstünüze gölgelik yaptık ve size kudret helvasıyla bıldırcın indirdik: "Rızık olarak size verdiklerimizin, en temizlerinden yiyin. " Dedik. Onlar zulmü bize yapmadılar, onlar kendi benliklerine zulmetmekteydiler.

58. Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve `affet bizi` deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını veririz. "


59. Ne var ki zulme sapanlar, bir sözü kendilerine söylenmiş olandan başkasıyla değiştirdiler. Bu- nun üzerine biz, bu zalimler üstüne, ürettikleri kötülüklere karşılık olarak gökten bir pislik indir- dik.

60. Bir zamanlar Musa, toplumu için su istemişti de biz, "değneğinle şu taşa vur" demiştik. Taştan hemen oniki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah`ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın. " demiştik.

61. Siz şöyle demiştiniz: "Ey Musa, biz bir tek yemeğe asla dayanamayız; bizim için Rabbine dua et de bize yerin bitirdiklerinden, baklasından, acurundan, sarmısağından, mercimeğinden, soğanından çıkarıversin. "Musa şöyle demişti; "Siz daha aşağı bir nimete daha üstün bir nimeti mi değişmek istiyorsunuz? İnin bir kasabaya; istediğiniz sizin olacaktır. "Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah`tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah`ın ayetlerini inkar ediyor ve haksız yere peygamberlerini öldürüyorlardı. İstan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı.

Burada İsrailoğulları kendileri için özel olarak üretilmiş olağanüstü gıda olan Kudret Helvası`nı beyenmeyip, daha düşük kalitedeki diğer yiyeceklere yönelmek istiyorlar.

Bazılarına bu ilk bakışta "çeşitlilik ve zenginlik istemek" gibi gelebilir". Ama hayır, yüz çeşit çadır, bir lüks villa veya şato etmez. Yüz çeşit çadırı seçerseniz bir şatoya karşılık, zenginliği değil, fakirliği ve ızdırabı seçmişsiniz demektir.

"Daha aşağı bir nimeti, daha üstün olana değişmek" insanların kendine zulmetmesidir.

Ve mutluluğu, hazzı bırakıp, ızdırabı ve zulmü seçmek sapmadır.

Yani insanların kendine zulmetmesi erdem değil, zalimliktir.

Bu yüzden hem kendimiz, hem de tüm insanlık için iyiyi, güzeli ve mutluluğu seçmeliyiz.

Ahirette cennete gitmenin yolu, bu dünyada da kendimize ve insanlığa güzellikler sunmaktan geçiyor.

Tabii ızdırap ve kötülükten uzak durmaktan da geçiyor diğer bir deyişle.

Kuran "insanların gerçek çıkarlarının" ne olduğunu gösterir" ve "bu çıkarlara ulaşabilmenin, kalıcı kurtuluşu elde edebilmenin yollarını gösterir. "

Bazı fedakarlık gibi gözüken emir ve yasaklar da aslında uzun vadede hem bu dünyada hem de ahirette hazzı-çıkarı sağlayan isteklerdir.

Satranç oynayanlar iyi bilir, bir veziri yem olarak verip birkaç hamle sonra rakibinizi mat edebilirsiniz. İşte orada o veziri almak aslında rakip için o anda kazanç gibi gözükse de birkaç hamle sonra büyük bir ızdıraba dönüşecektir onun adına.

İşte Kuran böyle tuzaklara karşı insanları uyarır, "mat etme" yani nihai kazanç ve ızdıraptan kurtulma yollarını gösterir.


Selam ve sevgiler.

 

Gerçek çıkarcılar iyilerdir.

Hem kendilerinin hem de diğer insanların gerçek mutluluğa ulaşmasını sağlarlar.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...