Jump to content

Yaşam


navigarre necesse est
 Share

Recommended Posts

En büyük gizem, en büyük açıklık, en büyük... Bilmem ne de bilmem ne. Övgüler yapmayacağım, Novalis'in Geceye Övgüler`i gibi yermeyeceğim de aynı kitapta ışığı ve günü yerdiği gibi. 

Sonsuz kucağını da açmıyor yaşam bize aslında ve bizimle oyun oynuyor. Neden bilmiyorum bu konuda düşüncelerimi dile getirmek istedim. Baştan söyleyeyim okuyacaklara. ne depresyondayım ne de acı içindeyim. En büyük hayalim bile heyecanlandırmıyor beni. Ölü de değilim yaşayan da. Bunu anlamaya çalışın yoksa yazıyı okumayın boşuna. 

"Aslolan hayattır, aslolan yaşamdır." derler sürekli. En azından bir şansın vardır derler. Neymiş? Hayat mucizeymiş. Yaşamaya değermiş. O kadar büyük bir yanılgı ki bu.

Aslında insan zihninin ne kadar da büyüleyici bir mekanizma olduğunu görüyoruz burada. Hayatın aslında yaşamaya değer olmadığını hatta bir değeri bile olmadığını kabullenemiyoruz. Kabullenemediğimiz gibi kör bir umutperverlikle tutunuyoruz yaşama. Sonra bütün kişiliğimiz, hayallerimiz yıkılınca da mücadeleye sarılıyoruz. Mücadele ne demek sahi? Yaşamak için neden mücadele edelim ki?

Ben aslen ne yaşamaya değer olduğuna ne de mücadele etmemiz gerektiğime inanıyorum. Bir şekilde geldik. Artık kimyasal mı salındı yoksa genetik mi değişti henüz bilemiyoruz. Bir şeyler oldu ve olan şey bir şekilde varlığımızı oluşturup hayal gücümüzle bir değerimizin olması gerektiğine ya da değersizliğimize inandırdı bizi. Hepsi yüksek zekamızın sonucu olarak varlığımıza kazındı ve kazınan bu şey bizi bugünlere bir şekilde getirip yaşatıyor.

Bu anlamsızlık denizi dediğimiz şey bile yok aslında onu biz uydurduk. Anlam da yok aynı şekilde. Her şey bizim zihnimizin bir tezahürü.

Bana kalırsa insanın yaşam içgüdüsü ve DNA'sı o kadar güçlü ki yaşıyoruz. Eğer fazla düşünen bir insansak bir halt yapamıyoruz ve arıyoruz ve sonuç olarak uçurumun kenarına gelip ölmek ile yaşamak arasında kalıyoruz.

Kim demiş ki yaşamaya değer olduğunu? İnsan hayatında güzel şeyler olamıyorsa hangi yaşam bu?

Ben hayatın hiçbir şekilde yaşamaya değmediğini ve sadece yaşama içgüdümüzün çok güçlü olmasıyla bunu devam ettirebildiğimizi düşünüyorum. Hani başarısızlık olmasa başarı da olmaz derler. Bu kadar başarısızlık da bir ömre fazla bence.

Aramak bile yorucu. Aslında yaşamadığımızı söylemem gerek yok. Hangimiz insanca şartlar altındayız ki?

Küçücük bir kıvılcım arayacak kadar düşüyoruz bazen hayata karşı. Fark etmiyoruz bile. Bir umut ve merak uğruna yıllarımızı hırslı şekilde harcarken dönüp arkamıza baktığımızda hiçbir şey göremiyoruz. Bunun acısını yaşayarak ölüyoruz.

Yaşamaya mahkum değiliz aslında ve tetiği çekebiliriz ve yaşamın kahpeliğine karşı inadına direnmek de anlamsız. Filmin sonu belli.

Yaşamaya bir değer atfetmek bile acizliğimizi gösteren bir aptallık. Yaptıklarımızı saymıyorum bile.

Link to comment
Share on other sites

Bre Navi, sen de mi depresyondasın?

Pes, doĝrusu!:D

Bir şarkı vardı:

Bugün evden çıkmadııım...

..

..

Depresyondayıııım,

unutulduum, aldatıldıııım,

sevgilimden ayrıldııım,

çok yalnızıım....

..

...

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, kavak yazdı:

Bre Navi, sen de mi depresyondasın?

Pes, doĝrusu!:D

Bir şarkı vardı:

Bugün evden çıkmadııım...

..

..

Depresyondayıııım,

unutulduum, aldatıldıııım,

sevgilimden ayrıldııım,

çok yalnızıım....

..

...

 

23 saat önce, navigarre necesse est yazdı:

Ne depresyondayım ne de acı içindeyim.

 

  • Thanks 1
Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...