Jump to content

Ne Mutlu Turkum Diyene ve Toplumsal Kisilik


evrensel-insan
 Share

Recommended Posts

Bu basligi bilim bolumune yazmamdaki neden, konunun politikas ve hatta felsefe degil; bilissellik  icermesidir. Yani BIREY BILISSELLIGI.

 

Bilindigi gibi dunyada ve batida milliyetciligin insanoglu tarafindan yine kendisine politik bir mucadele olarak duyurulmasi, 18. yuzyila rastlar. Osmanli Imparatorlugunun yikilisi da bu cagdasligi yakalayamamasinin bir urunudur. Yani Osmanli Imparatorlugu MILLET DEVLETLERININ MUCADELESINE KARSI KOYAMAMISTIR.

 

Bilindigi gi 1923 te yani 20. yuzyilda, TC devleti 18. yuzyildaki yani cagdan iki asir gerideki bir durusu yani milliyetciligi kendisine pragmatist bir hedef secmis ve TC devleti siyasi cumhuriyetini Anadolu'nun tuk etnik kokenlerini tek bir turk catisi altinda toplayarak MILLET DEVLETINI kurmustur.

 

Ataturk'un meshur "ne mutlu Turk'um diyene" sozu, aslinda birey ve bireysellesme cagi olan 19. yuzyilda baslayan bilinci yakaliyamamis ve "ne mutlu turk olana" yerine "ne mutlu turkum diyene" demistir.

 

Yani Ataturk kendiside birey bilincine erememis olarak ve tum politikasini kendince ulke ve toplumun pragmatist politikasitemelinde "olmak" fiili yerine "demek" fiilini kullanmistir.

 

Aslinda bu onemsiz gibi gorunen fark bilincli ve farkinda kullanim olarak toplumsal kisiligin birey bilinc yoksunlugu ile bireyin kendisini ortaya koyan bireysel bilinc farkidir.

 

Cunku "olmak" kisinin kendi eylemi iken; "demek" kisinin kendisinden istenen bir eylemi uygulamasi demektir.

 

Iste bu temelde turkluk BILINCLI VE FARKINDA OLARAK KISI TARAFINDAN ALGILANAMAMIS, SADECE ONDAN ISTENEN BIR EYLEMIN TOPLUMSAL OLARAK UYGULANMASI ANLASMINI TASIMISTIR.

 

Simdi bir de bugun politika bolumunde yazmis oldugum "Turkluk sorunu" olarak konuya yine bireysel ve toplumsal kisilik farki ve bunun bilinci ve farkindaligi olarak bakalim.

 

Bilindigi gibi Ataturk milliyetciliginde turkluk MILLETIN ADIDIR. Yani TOPLUMSAL bir ad ve aidattir. Yani BIREYSEL DEGIL; TOPLUMSAL BIR KIMLIKTIR. Kisaca olan degil diyen turk olma durumundadir. Iste burda "dememe" bir yerde bireyin "ben milliyet ve etnisite olarak turk degilim ki, neden turkum diyeyim?" sorusunu sordururken, Turkum diyen bir kisi ise "herkes turkum dedigi icin ben de diyorum" demekte yani toplumsal bir soylemi ondan istendigi icin yerine getirmektedir. Zaten bireysel bilinc olmus olsa TURK OLACAKTIR, ayni Kurd/ermeni/laz v.s. olmak gibi.

 

Iste bu temelde bireysel bilinc ve farkindaligin getirdigi MILLIYET VE ETNISITETEMELLI BIREYSEL AIDAT olarak turkluk yoktur ve olmamistir.

 

Bu bir yerde "ne mutlu turkum diyene" sozunu soyleyenlerin turk olmak istemesi ya daturk oldugunun bilinc ve farkinda olmamasi anlamina gelir.

 

Iste bir kisi ne zaman "ben turkum" cumlesini demek yerine oldugunu dusunur ve bunu toplumsallik yerine bireysellige tair ve turklugu millet toplumsalligindan birey kisiligine milliyet ve etnisite olarak indirger ise, yani TURK OLURSA; iste o zaman birey de olacaktir.

 

Iste ancak o zaman "herkes turktur" genellemesi yerine "ben turkum" diyebilirken, "ben kurdum/ermeniyim/lazim/cerkezim v.s. diyeni de "demekki onun milliyeti ve/veya etnik kokeni benim gibi turk degil de; kurd/ermeni/laz/cerkez v.s." diyebilecek; Hem bir birey olarak turk olmanin hem de bir birey olarak turk olmayanin bilinc ve farkina varacak ve kendi milliyetinden ve etnik kokeninden olmayanlarla bu konuyu tartismadan uniter bir devlet yapisinda ve vatandaslik bagi altinda hak ve ozgurluklerin hukuk guvencesinde ve de her turlu farklarin esitliginde ve milleti olmayan ama tum milliyetleri kucaklayan devletinde diger milliyetler ve etnik kokenler ile birlikte ve beraberce BOLUNMEDEN/AYRILMADAN yasayacaktir.

 

Eger bir kisi kendisine "ben turkum" diyor ve bunu "herkes turktur" e tasiyorsa; henuz NE TURK OLDUGUNUN FARKINDA VE BILINCINDEDIR, NE DE TURKLUGU KENDI ICIN DEMEKTEDIR.

 

TURK OLMAK, BIREY OLMAKTIR.

 

TURKUM DEMEK, TOPLUMSAL KISILIKTIR.

  • Like 2
Link to comment
Share on other sites

Ataturk ya da turk milliyetciligi TC'de hic bir zaman yasanmamistir. Cunku MILLIYETCILIK, MILLET DEGIL; MILLIYET KOKENINDEN GELEN TOPLUMSALDEGIL, BIREYSEL BIR DURUSTUR.

 

Olan ise ya TURK MILLILIGI YA DA TURK MILLETLIGI savasiminin, yani herkese TURK DEDIRTME/DEME savasiminin bir tezahurudur.

 

Milliyetcilik ise bireysel bir hak ve ozgurluk savasidir ve ancak birey bilinci ya da kisilik milliyet ve etnisite kimligi baska bir milliyet ve etnisite kimligi tarafindan baski altinda ve hakimiyet altinda ise verilen bilincsiz bir TOPLUMSALSAVASTIR. Bilincsizdir cunku milliyetcilik bir etik durustur ve hak ve ozgurluk istemi bireysel degil, toplumsaldir. Bir terde toplumsal demokrasi savasimidir. Bu da insan haklari evrensel hukuk ve hak ve ozgurlukler temelinde degil; toplumsal bir demokratik milliyet ve etnik kimligini bilincsiz isteme mucadelesidir.

 

Bilincsizligi ise bunu kullanip kullanmamak ile paraleldir. Yani baski altinda oldugu milliyetin getirdigi aliskanligi ve adaptasyonu yikmak asimiliye olmamakta direnmek ve kendi aidati olan milliyetciligin gereklerini yapmakicin verilen mucadeledir.

 

Iste bu temelde de ulkemizde bir kurd/laz/cerkez/ermeni milliyet bilinc ve farkindaligi bireysel bir hak ve ozgurluk olarak degil de; toplumsal bir demokrasi istemi olarak yansir.

 

Buradan da sadece turkum diyenin ve herkese turkum dedirtmek isteyenin olmayan bireysel bilinc ve farkindaligi, aslinda diger milliyet ve etnik kokenlerde de yoktur.

 

Iste o yuzden de hembir algi hem bir kavram kargasasi hemde bir ozenti ve doldurusa gelme soz konusudur.

 

Bu temelde sadece turk degil hic bir milliyetciligin de milliyetcilik durusu bilissel degildir. Iste o yuzden de emperyalist zihniyet bunun bilinc ve farkinda olarak Turkiye dahil butun orta dogu da soros ideolojisi ile milliyetciligi milliyetleri biribirinden ayirmak ve biri biri ile savastirmak adina, cok kolay mikroayrimci olarak kiskirtabilmekte ve ajite edebilmektedir. Iste bu ajite ve kiskirtmanin kaosundan da nemalanmaktadir. Cunku turkiye dahil hic bir ortadadogu aydinin, elit kesiminin, devrimcisinin ilericisinin ve kamuoyunun bu kaosu yasatmanin bilinc ve farkina varmasi olan degildir.

 

Zaten farkina varmak ve bilincine ermek bilisselligi milliyetler arasi birlik beraberlik butunluk ve uniterlik temelinde hak ve ozgurlukcu karsilikli saygili bir yasam ve iliskidir.

 

Bu bilissellik gerceklesene kadar da emperyalist zihniyet mikroayrimci soros ideolojisinden ulkeleri icerde ele gecirmekten ve yonlendirip yonetmekten ve de ekonomik politik ve diplomatik nemalanmaktan va gecmeyecektir. Zaten gecmesi onun emperyalist cikarina terstir.

 

Onu vazgecirecek olanda adi gecen bolgedeki milliyeti olmak ve diger milliyetlerle birlikte yasam ve iliski surmak bilisselligi olacaktir.

 

Iste ancak o zaman emperyalist zihniyet gucu ne olursa olsun adi gecen ulkelerde kaos yaratamayacak ve nemalanamayacaktir.

Link to comment
Share on other sites

  • 9 months later...

Bilindigi gi 1923 te yani 20. yuzyilda, TC devleti 18. yuzyildaki yani cagdan iki asir gerideki bir durusu yani milliyetciligi kendisine pragmatist bir hedef secmis ve TC devleti siyasi cumhuriyetini Anadolu'nun tuk etnik kokenlerini tek bir turk catisi altinda toplayarak MILLET DEVLETINI kurmustur.

Milliyetçilik o dönemde " geri bir duruş " değildir. Tüm gelişmiş Batı ülkelerinin duruşudur.

 

Bunun yanı sıra, Modern Milliyetçilik etnik bazda tanımlanmaz. Atatürk Milliyetçiliği de Etnik Milliyetçilik değildir.

Link to comment
Share on other sites

Ataturk'un meshur "ne mutlu Turk'um diyene" sozu, aslinda birey ve bireysellesme cagi olan 19. yuzyilda baslayan bilinci yakaliyamamis ve "ne mutlu turk olana" yerine "ne mutlu turkum diyene" demistir.

 

Yani Ataturk kendiside birey bilincine erememis olarak ve tum politikasini kendince ulke ve toplumun pragmatist politikasitemelinde "olmak" fiili yerine "demek" fiilini kullanmistir.

 

Aslinda bu onemsiz gibi gorunen fark bilincli ve farkinda kullanim olarak toplumsal kisiligin birey bilinc yoksunlugu ile bireyin kendisini ortaya koyan bireysel bilinc farkidir.

 

Cunku "olmak" kisinin kendi eylemi iken; "demek" kisinin kendisinden istenen bir eylemi uygulamasi demektir.

 

Iste bu temelde turkluk BILINCLI VE FARKINDA OLARAK KISI TARAFINDAN ALGILANAMAMIS, SADECE ONDAN ISTENEN BIR EYLEMIN TOPLUMSAL OLARAK UYGULANMASI ANLASMINI TASIMISTIR.

O söz " Ne mutlu Türküm Diyebilene " anlamı taşır. Yani; bunu diyebilme bireysel bilincinin, bir Millet oluşumundaki, yani, toplumsal bilincin bilincine varabilmenin önemi vurgulanır. Yoksa, " Ne Mutlu Türküm Dedirtebildiğimize " değil.

Link to comment
Share on other sites

Bilindigi gibi Ataturk milliyetciliginde turkluk MILLETIN ADIDIR. Yani TOPLUMSAL bir ad ve aidattir. Yani BIREYSEL DEGIL; TOPLUMSAL BIR KIMLIKTIR. Kisaca olan degil diyen turk olma durumundadir. Iste burda "dememe" bir yerde bireyin "ben milliyet ve etnisite olarak turk degilim ki, neden turkum diyeyim?" sorusunu sordururken, Turkum diyen bir kisi ise "herkes turkum dedigi icin ben de diyorum" demekte yani toplumsal bir soylemi ondan istendigi icin yerine getirmektedir. Zaten bireysel bilinc olmus olsa TURK OLACAKTIR, ayni Kurd/ermeni/laz v.s. olmak gibi.

 

Iste bu temelde bireysel bilinc ve farkindaligin getirdigi MILLIYET VE ETNISITETEMELLI BIREYSEL AIDAT olarak turkluk yoktur ve olmamistir.

 

Bu bir yerde "ne mutlu turkum diyene" sozunu soyleyenlerin turk olmak istemesi ya daturk oldugunun bilinc ve farkinda olmamasi anlamina gelir.

 

Iste bir kisi ne zaman "ben turkum" cumlesini demek yerine oldugunu dusunur ve bunu toplumsallik yerine bireysellige tair ve turklugu millet toplumsalligindan birey kisiligine milliyet ve etnisite olarak indirger ise, yani TURK OLURSA; iste o zaman birey de olacaktir.

 

Iste ancak o zaman "herkes turktur" genellemesi yerine "ben turkum" diyebilirken, "ben kurdum/ermeniyim/lazim/cerkezim v.s. diyeni de "demekki onun milliyeti ve/veya etnik kokeni benim gibi turk degil de; kurd/ermeni/laz/cerkez v.s." diyebilecek; Hem bir birey olarak turk olmanin hem de bir birey olarak turk olmayanin bilinc ve farkina varacak ve kendi milliyetinden ve etnik kokeninden olmayanlarla bu konuyu tartismadan uniter bir devlet yapisinda ve vatandaslik bagi altinda hak ve ozgurluklerin hukuk guvencesinde ve de her turlu farklarin esitliginde ve milleti olmayan ama tum milliyetleri kucaklayan devletinde diger milliyetler ve etnik kokenler ile birlikte ve beraberce BOLUNMEDEN/AYRILMADAN yasayacaktir.

 

Eger bir kisi kendisine "ben turkum" diyor ve bunu "herkes turktur" e tasiyorsa; henuz NE TURK OLDUGUNUN FARKINDA VE BILINCINDEDIR, NE DE TURKLUGU KENDI ICIN DEMEKTEDIR.

 

TURK OLMAK, BIREY OLMAKTIR.

 

TURKUM DEMEK, TOPLUMSAL KISILIKTIR.

Milleti olmayan Modern Devlet yoktur. Millet herhangi bir değer üzerinden kader ortaklığı temelinde bir siyasi yapının toplumsal tabanı iken, Milliyet bu tabana mensubiyeti ifade eder. Yalnızca etnisiteye mensubiyeti değil.

 

Dolayısıyla, Etnik Milliyetçilik ile Demokratik Milliyetçilik kavramları da aynı şey değildir. Çünkü, Modern Millet etnik üzerine oturan bir kavram değildir.

 

Türküm demek modern anlamda siyasi temelli birliği kabul etmek bilincine, modern toplumsallaşma bilincine sahip olmak demektir. Bu toplumsallaşma bilincine sahip olmak da birey olmakla, birey bilincine sahip olabilmekle mümkün olur.

 

Onun dışında Kültürel / Etnisite bilincinin siyasi yapı ile bir ilişkisi bulunmaması gerekir Modern bir Millet içerisinde. Modern Milliyetçilik farklılıkları yok saymaz.

 

Eger bir kisi kendisine "ben turkum" diyor ve bunu "herkes turktur" e tasiyorsa; BİREY BİLİNCİNE DOLAYISIYLA MODERN TOPLUMSALLAŞMA BİLİNCİNE SAHİP DEMEKTİR.

 

TÜRK OLMAK / OLABİLMEK İLE TÜRKÜM DEMEK / DİYEBİLMEK AYNI BİLİNÇTEN KAYNAKLANIR.

 

Ancak bu bilinç olursa Modern Milleti oluşturan etnisite unsurları çatışmadan, bölünmeden, emperyalizm tarafından ayrıştırılamadan yaşayabilir.

Link to comment
Share on other sites

Ataturk ya da turk milliyetciligi TC'de hic bir zaman yasanmamistir. Cunku MILLIYETCILIK, MILLET DEGIL; MILLIYET KOKENINDEN GELEN TOPLUMSALDEGIL, BIREYSEL BIR DURUSTUR.

 

Olan ise ya TURK MILLILIGI YA DA TURK MILLETLIGI savasiminin, yani herkese TURK DEDIRTME/DEME savasiminin bir tezahurudur.

Millet ile milliyet ayni kavramlar degildir. Ama bunun böyle olmasının Etnik Milliyetçilik ile birebir ilgisi yoktur. Millet herhangi bir değer üzerinden kader ortaklığı temelinde bir siyasi yapının toplumsal tabanı iken, Milliyet bu tabana mensubiyeti ifade eder. Yalnızca etnisiteye mensubiyeti değil.

 

Dolayısıyla, Etnik Milliyetçilik ile Demokratik Milliyetçilik kavramları da aynı şey değildir. Çünkü, Modern Millet etnik üzerine oturan bir kavram değildir.

 

Dolayısıyla, Milliyetcilik savasimi vermek ile; millet savasimi vermek te ayni seyler olduğu gibi, Modern Milliyetcilik savasimi vermek ile;Modern millet savasimi vermek te ayni seylerdir.

 

Olmayan hak ve özgürlüklerin savunusunda şiddet yöntemi benimsenmişse, bunu meşru görmemek, bunu etnik milliyetçilik menşeyli olarak görmek, demokratik milliyetçiliğe aykırı değildir.

 

 

 

Türküm demek modern anlamda siyasi temelli birliği kabul etmek bilincine, modern toplumsallaşma bilincine sahip olmak demektir. Bu toplumsallaşma bilincine sahip olmak da birey olmakla, birey bilincine sahip olabilmekle mümkün olur.

 

Olan karşı devrimin etkisiyle bu bilince sahip olamayan Asimilatif olarak Türk dedirtme savaşı veren Etnik Milliyetçiler ile buna karşı olanların ve /veya başka Etnik Milliyetçilerin savaşımının tezahürüdür.

 

Etnisiteler arasi birlik beraberlik butunluk ve uniterlik temelinde hak ve ozgurlukcu karsilikli saygili bir yasam ve iliski, Modern Millet ve Milliyetçiliğin ne olduğunun farkina varmak ve bilincine ermek bilisselligi ile mümkün olur.

 

Asıl bu bilinç ve farkındalık yoksa, ayrılmak, bölünmek, çatışmak, ayrıştırılmak kaçınılmaz olur.

Link to comment
Share on other sites

Millet ile milliyet ayni kavramlar degildir. Ama bunun böyle olmasının Etnik Milliyetçilik ile birebir ilgisi yoktur. Millet herhangi bir değer üzerinden kader ortaklığı temelinde bir siyasi yapının toplumsal tabanı iken, Milliyet bu tabana mensubiyeti ifade eder. Yalnızca etnisiteye mensubiyeti değil.

 

Dolayısıyla, Etnik Milliyetçilik ile Demokratik Milliyetçilik kavramları da aynı şey değildir. Çünkü, Modern Millet etnik üzerine oturan bir kavram değildir.

 

Dolayısıyla, Milliyetcilik savasimi vermek ile; millet savasimi vermek te ayni seyler olduğu gibi, Modern Milliyetcilik savasimi vermek ile;Modern millet savasimi vermek te ayni seylerdir.

 

Olmayan hak ve özgürlüklerin savunusunda şiddet yöntemi benimsenmişse, bunu meşru görmemek, bunu etnik milliyetçilik menşeyli olarak görmek, demokratik milliyetçiliğe aykırı değildir.

 

 

 

Türküm demek modern anlamda siyasi temelli birliği kabul etmek bilincine, modern toplumsallaşma bilincine sahip olmak demektir. Bu toplumsallaşma bilincine sahip olmak da birey olmakla, birey bilincine sahip olabilmekle mümkün olur.

 

Olan karşı devrimin etkisiyle bu bilince sahip olamayan Asimilatif olarak Türk dedirtme savaşı veren Etnik Milliyetçiler ile buna karşı olanların ve /veya başka Etnik Milliyetçilerin savaşımının tezahürüdür.

 

Etnisiteler arasi birlik beraberlik butunluk ve uniterlik temelinde hak ve ozgurlukcu karsilikli saygili bir yasam ve iliski, Modern Millet ve Milliyetçiliğin ne olduğunun farkina varmak ve bilincine ermek bilisselligi ile mümkün olur.

 

Asıl bu bilinç ve farkındalık yoksa, ayrılmak, bölünmek, çatışmak, ayrıştırılmak kaçınılmaz olur.

Turk olmak ile turk demek farkini aciklar misin?

 

Bir kisi once hangi bilince erisir? Toplumsal mi/kisisel mi?

 

Milliyet kisisel bilinci neden nerde ve nasil yeserir?

 

Bir milliyet bilinci hangi durumda ve ne sartlarda, bir millet bunyesinde yasar?

 

Bir milliyet bilinci sosyo-etik bir nicelik olarak niteligini neden ve hangi sartta, millet olmaya devleti olmaya ve kendi siniri ve hukumeti olmaya tasir?

Link to comment
Share on other sites

Yukarıda anlattım ama yoğun talep üzerine yeniden anlatayım. Milliyet bilinci Millet bilincinden önce değildir. ÇÜNKÜ MİLLİYET ETNİSİTE İLE EŞ ANLAMLI DEĞİLDİR. Modern Millet bilinci farklılıkların aynı ortak bir amaç için bir siyasi birlik kurup yaşayabileceğini anlamak, kabul etmek ve bunu özümsemekle mümkündür. Bunu anlamak, kabul etmek, özümsemek de ancak kendi bireysel farklılığının farkına varmak ve başka farkların da olabileceğinin farkına varmakla mümkündür. Modern Millet temelinde toplumsallaşma bilinci bu koşullar oluşmadan ortaya çıkmaz. Ortak bir kadere sahip olduğunu düşünen insanların bu temelde bir siyasi birlik oluşturmaya karar vermeleri yeterlidir.

 

Bu temelde Türk olmak ile Türk demek de aynıdır. Çünkü zaten Türk bir etnisite adı değildir.

Link to comment
Share on other sites

Yukarıda anlattım ama yoğun talep üzerine yeniden anlatayım. Milliyet bilinci Millet bilincinden önce değildir. ÇÜNKÜ MİLLİYET ETNİSİTE İLE EŞ ANLAMLI DEĞİLDİR. Modern Millet bilinci farklılıkların aynı ortak bir amaç için bir siyasi birlik kurup yaşayabileceğini anlamak, kabul etmek ve bunu özümsemekle mümkündür. Bunu anlamak, kabul etmek, özümsemek de ancak kendi bireysel farklılığının farkına varmak ve başka farkların da olabileceğinin farkına varmakla mümkündür. Modern Millet temelinde toplumsallaşma bilinci bu koşullar oluşmadan ortaya çıkmaz. Ortak bir kadere sahip olduğunu düşünen insanların bu temelde bir siyasi birlik oluşturmaya karar vermeleri yeterlidir.

 

Bu temelde Türk olmak ile Türk demek de aynıdır. Çünkü zaten Türk bir etnisite adı değildir.

Ingiliz ic savasindaki patriotizm bilinci milliyetci bir bilinc mi idi, yoksa millet bilinci mi idi?

 

Milliyet bilinci normal sartlar altinda millet bilincinden oncedir ve kurulan bir millet bu bilinc ile kurulur.

 

Turkiye'de ise T.C. devleti UMMETTEN MILLETE GECIS ICINDIR. Buradaki millet bilinci sadece ust yapidadir. Millet olanda da milliyet biulinci yoktur.

 

Yugoslavya ve SSCB'de millet olduktan sonra gelisen milliyet bilincinin millet olmasi temelinde cografi olarak bolunmustur.

 

Turkluk sadece Ataturk'un anlam ve icerik verdigi, kurulacak T.C. devletinin politik bu anlam ve icerikte kurulmasidir.

 

Turkiye'de eger bir bilinc varsa, bu da patriotism; yani yurtseverlik bilincidir. Yani yurdu dis guclere karsa vatan algisinda korumak. Bu bilinc ilk defa 1950'lerde yunan rum ve ermenilere karsi politik olarak koruklenmistir.

 

Ayrica turk algisi Osmanlidaki sunni algisidir. Ataturk'te bu algiyi yani dini temeldeki algiyi, milli temele cevirmistir.

Link to comment
Share on other sites

Ingiliz ic savasindaki patriotizm bilinci milliyetci bir bilinc mi idi, yoksa millet bilinci mi idi?

 

Milliyet bilinci normal sartlar altinda millet bilincinden oncedir ve kurulan bir millet bu bilinc ile kurulur.

Hala Milliyet kelimesini Etnisite anlamında kullanıyorsun.

 

Elbette, Patriotizm Millet bilincidir ve aynı zamanda Milliyetçi bilinçtir.

 

Etnisite Bilinci tabii ki Millet bilincinden öncedir.

 

Milliyet, bireyin o Millete mensubiyetinin ifadesidir. Hangi Millettensin sorusunun karşılığıdır.

 

Sen bu sorunun cevabı olan Milleti Etnisite temelli düşünürsen, ancak o zaman Milliyet Etnisite ile eş anlamlı olur.

 

Aksi durumda, Milliyet ile Etnisite aynı anlama gelmez.

Link to comment
Share on other sites

Turkluk sadece Ataturk'un anlam ve icerik verdigi, kurulacak T.C. devletinin politik bu anlam ve icerikte kurulmasidir.

 

Turkiye'de eger bir bilinc varsa, bu da patriotism; yani yurtseverlik bilincidir. Yani yurdu dis guclere karsa vatan algisinda korumak. Bu bilinc ilk defa 1950'lerde yunan rum ve ermenilere karsi politik olarak koruklenmistir.

 

Ayrica turk algisi Osmanlidaki sunni algisidir. Ataturk'te bu algiyi yani dini temeldeki algiyi, milli temele cevirmistir.

Evet işte Türk Osmanlı algısı sünni temelde iken, Atatürk bu adı Laiklikle beraber tüm vatandaşları kapsayacak şekilde anlam genişlemesine uğratmıştır.

 

Bu anlamda Türklük bilinci, Patriotizm ile aynı anlama gelecek şekilde Atatürk Milliyetçiliği çerçevesinde düşünülmüştür.

 

Bu bilincin vurgulanması ve devletin bu temelde yapılandırılması, devrim gereği olarak Ümmetten Millete geçiş döneminin bir gerekliliğidir.

 

Ancak, DP'nin gayri müslümlere saldırı tertibi asla bu temelde değildir. Bu saldırıların dayandığı temel adı üstünde gayri müslümlere duyulan ilkel tepki temelindedir. Yani, bu saldırılarda Türklüğün algısının Osmanlı Sünni algısına geri döndürülmesi söz konusudur.

Link to comment
Share on other sites

Evet işte Türk Osmanlı algısı sünni temelde iken, Atatürk bu adı Laiklikle beraber tüm vatandaşları kapsayacak şekilde anlam genişlemesine uğratmıştır.

 

Bu anlamda Türklük bilinci, Patriotizm ile aynı anlama gelecek şekilde Atatürk Milliyetçiliği çerçevesinde düşünülmüştür.

 

Bu bilincin vurgulanması ve devletin bu temelde yapılandırılması, devrim gereği olarak Ümmetten Millete geçiş döneminin bir gerekliliğidir.

 

Ancak, DP'nin gayri müslümlere saldırı tertibi asla bu temelde değildir. Bu saldırıların dayandığı temel adı üstünde gayri müslümlere duyulan ilkel tepki temelindedir. Yani, bu saldırılarda Türklüğün algısının Osmanlı Sünni algısına geri döndürülmesi söz konusudur.

Buna itiraz eden yok. Buradaki itiraz, gelismekte olan milliyetci etnik ve sosyo-etik bilincin gelisimine gore devletin onu karsilayamamasi. Yani devletin iktidarin tek duze politikasinin (dini/mezhepsel, askeri, sivil vesayetli ve de milli vesayetli) donem donem istikrar disi ve otekilestiren nesiller yetistirerek tum toplumadayatilmasi.

 

Bugun ulke de ve toplumda birisi "ben kurdum, lazim, ermeniyim, aleviyim, yahudiyim, hristiyanim, dinsizim, atestim" v.s. diyorsa; sen ona donup "herkes turktur/sunnidir" diyemezsin. Dedigin taktirde bu onu diyenin hak ve ozgurlugunu tanimamaktir.

 

Burada "herkes" temelli birlestirme de, diktatorun yaptigi "her turlu ayirma" da ayni kapiya cikar.

 

Ikisi de sosyo-etik farklarin farkinda degildir ve sadece kendi niteliklerini topluma dayatmaktadir.

 

Sorun da bu dayatimda ve devletin bu dayatma da kullanilmasindadir.

Link to comment
Share on other sites

Bugun ulke de ve toplumda birisi "ben kurdum, lazim, ermeniyim, aleviyim, yahudiyim, hristiyanim, dinsizim, atestim" v.s. diyorsa; sen ona donup "herkes turktur/sunnidir" diyemezsin. Dedigin taktirde bu onu diyenin hak ve ozgurlugunu tanimamaktir.

Devrim tamamlanamadığı için algılama bu şekilde olabilir. Ama biz Türklüğün Patriotizm olarak ele alınan bir kavram olduğunu, yani Türk olmanın ve demenin, sosyo etik farklardan birisinin diğerlerine üstünlüğü ve politik dayatımı olmadığını söylüyoruz. Hak ve özgürlük konusu ancak Millet bilinci geliştikten sonra söz konusu olabilir hem teoride hem de Batı ülkelerinin yaşanan yakın tarihinde.

Link to comment
Share on other sites

Devrim tamamlanamadığı için algılama bu şekilde olabilir. Ama biz Türklüğün Patriotizm olarak ele alınan bir kavram olduğunu, yani Türk olmanın ve demenin, sosyo etik farklardan birisinin diğerlerine üstünlüğü ve politik dayatımı olmadığını söylüyoruz. Hak ve özgürlük konusu ancak Millet bilinci geliştikten sonra söz konusu olabilir hem teoride hem de Batı ülkelerinin yaşanan yakın tarihinde.

Patriatizm, 16. yuzyilda idi, Fransa Ihtilali'nden de once.

 

Ayrica bu soylemden degil uygulamadan degerlendirilir.

 

O yuzden kimse kimseyi kandirmasin.

 

Bir iskenceci de "ben iskence yapmadim" der, ama iskence yaptikgi rapora yansir.

Link to comment
Share on other sites

Beni ozel olarak B.Krallik ilgilendirmiyor sen kendin istedigin bilgiye ulas.

 

Neden, dönemin insan hakları açısından da en gelişmiş ülkelerinden biri değil miydi BK ?. İşine gelmedi galiba yazdığım. Neyse olur başka bilgilere de bir bakalım.

 

Mesela Kadınların seçme ve seçilme hakkı Fransa'da 1940'de, İsviçre'de 1971'de verilmiş.

 

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ise 1948'de BM'ce kabul edilmiş. 

 

Türkiye'de ise 1930.

Link to comment
Share on other sites

Neden, dönemin insan hakları açısından da en gelişmiş ülkelerinden biri değil miydi BK ?. İşine gelmedi galiba yazdığım. Neyse olur başka bilgilere de bir bakalım.

 

Mesela Kadınların seçme ve seçilme hakkı Fransa'da 1940'de, İsviçre'de 1971'de verilmiş.

 

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ise 1948'de BM'ce kabul edilmiş. 

 

Türkiye'de ise 1930.

Onaylamaonyargisi yani confirmation bias.

Link to comment
Share on other sites

Onaylamaonyargisi yani confirmation bias.

Aynen. İşte biz ona halk arasında " işine gelmemek " diyoruz. : :)

Dönemin insan hakları açısından da en gelişmiş ülkelerinden biri olan BK'da Gallilerin kendi ana dillerini öğrenme hakkının olmamasının ifadesi işine gelmediği ( onaylama ön yargına ters geldiği ) için geçiştirmek istemeni anlıyorum.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...