Jump to content

Thus spoke Beavis

Members
  • İçerik sayısı

    4
  • Kayıt tarihi

  • Son ziyareti

  • Kazandığı günler

    1

Everything posted by Thus spoke Beavis

  1. Kozmik yapının içerisinde, kum tanesi olmayan bir dünya da, ölçeğin görünürlüğü sebebiyle 'neyin ciddiye alınabileceği' ile 'neyin alınamayacak' oluşu arasında ki ayrım silikleşmeye başladı. Bir taraftan maduro, venezuela'dan trump'ın emri ile alınıyor ve tüm dünya izliyor. Aynı saat diliminde başka bir yerde cinayet, pedofili, tecavüz oluyor. Bir diğer tarafta çay içerken X'de bir ukraynalı kadının ölmeden önce X'e yüklediği yardım çığlığını görüyorsun. Gerçekten de artık baktığımda neyin ciddiye alınması veya alınmaması gerektiğini bilemeyecek duruma geldim. Çünkü değerlendirdiğim ölçüler, aynı anda eş-zamanlı farklılıkları eşitlediğinde, 'doğru' değil, bunların hepsi gücün farklı biçimleri olarak karşımıza çıkıyor.
  2. Sonsuz bir varlık düşünün, zaman dışı, mekan dışı, olasılık ağlarıyla çalışan, nedensellikten bağımsız, bu varlık ölmüş bir maymun türünü: 'Cennet/Cehennem' diye ayırıyor. bu sadece absürt değil, tanrı kavramının kendisine hakaret. bir tanrı gerçekten varsa bile, bu kadar düşük seviyede ödül-ceza sistemi kullanması, insanın kendi zihinsel kapasitesinin tanrıya giydirilmesinden ibaret. Sonsuz bir zihin ile sınırlı bir primatın davranışları arasında, anlamlı bir ahlaki yargı ilişkisi nasıl kurulabilir? Komik, tarihi skandal. Dur, hatta konuyu biraz genişletmek istiyorum. Buraya kadar anlattıklarım ontolojik. Şimdi gelelim sizin özel ilginize: tarih. @Emre_1974tr 571–632 arası Muhammed’in yaşadığı döneme ait, Kur’an ve hadis dışından tek bir bağımsız tanık getir. Tek bir tane..?? Getiremeyeceğini biliyorum çünkü ortada gerçekten yok. Bizans kronikleri yok. Sasani kayıtları yok. Arap dışı tanık yok. Çağdaş yazıt yok. Arkeolojik iz yok. Muhammed’in adını anan tek bir bağımsız belge yok. Tanrının tarihe indirdiği iddia edilen metin, tarihin kendisi tarafından doğrulanamıyor!! Geriye ne kalıyor? Çocuk kitabı düzeyinde bir kapanış: “Allah böyle dedi.” Pek hoş, çok da mitos.
  3. Azizlerim. Varsayalım ki bir Tanrı var. Pekala, bunu nasıl bileceğiz Dünyanın neredeyse tüm mekanizmaları gözümüzün önünde işliyor Yıldız neden doğuyor biliyoruz, bir hücre neden bölünüyor biliyoruz, beynin neden masal uydurduğunu biliyoruz Peki Tanrının payı tam olarak nerede Masanın altında mı saklanıyor yoksa kozmik bir dolabın içinde mi bekliyor, bilemedim Bir şeyin kökenine kadar iniyor, oluşum basamaklarını tek tek görüyor ve dışarıdan dokunuş denen şeye dair en ufak bir kırıntı bulamıyorsak Azizim, bu Tanrı sizce gerçekten orada mı, yoksa biz onu alışkanlıktan mı taşıyoruz Şimdi bir sahne hayal edelim Bir kilise: insanlar dimdik ayakta, eller birleşmiş, yüzlerde o kutsal ciddiyet Dünyanın anlamı iki saniye içinde açığa çıkacakmış gibi bekliyorlar Ve o sırada, çocuklardan biri, çocukluğunu unutmayıp öyle bir gaz çıkarıyor ki o kubbenin içindeki bütün metafizik çatı bir anda çökmeye başlıyor O mikro saniyelik kırılmayı bilirsiniz. Kutsal diye pazarlanan her şeyin anlamsız bir gıcırtıya dönüştüğü o an İnsanın kendi kurduğu fantezi dünyası bir anda fosforlu bir balon gibi patlar. Gerçeklik içeri sızar ve o sızıntı her zaman kutsaldan daha güçlüdür Azizim, Tanrı fikri tam olarak budur işte. Küçük bir çocuğun gazına dayanamayacak kadar kırılgan bir metafizik uzuv.
  4. azizlerim, kitap pdf'leri arıyorsanız size bir öneri yapayım. https://libgen.li/ bu siteye giriyorsunuz Google Mode yazısını bulup tik atın arama yerine geri dönün ve oraya şunu yazın lang:tur buraya istediğiniz eseri veya yazarın ismini yazıp hem yeni hem de eski baskılarına ulaşabilirsiniz örn: lang:tur Humboldt
×
×
  • Create New...