Jump to content

vostok

Members
  • Posts

    2
  • Joined

  • Last visited

Reputation

1 Neutral

Recent Profile Visitors

The recent visitors block is disabled and is not being shown to other users.

  1. @UyusukKursun Anlattıkların çok muğlak. Çok nev-i şahsına münhasır. Sende başlayıp sende bitiyor. Üzerine üstlük başkalarının rüyalarında neler olup bittiğini de bilmiyorsun. Bu doğrultuda başkalarının daha senin doğru dürüst örnekleyip tasvir dahi edemediğin sembolik rüya imgelemlerin üzerinden sağlıklı bir algı oluşturmasını, üzerine de akıl yürütmesini bekleyemezsin. Bu da demektir ki daha ortada üzerine konuşacak bir şey yok. Değil senin onları eleştirmen. Üzerine üstlük diğerlerinin rüyalarını da kati suretle bilmen mümkün olmadığına göre, bir genelleme de yapamazsın.. Rüyalarımı ben de takip ederim. Onları severim. Özellikle severim. Unutmamaya, indekslemeye çalışırım. Üzerine düşünürüm. Atmosfer(ler)i bambaşkadır çünkü. Sana belki on yıllar öncesinden hatırladığım rüyalar olduğunu, hatta rüyalarla ilgili serbest çağrışıma girdiğimde belki yıllar önce gördüğüm, hatta unuttuğumu bile unuttuğum imgelerin gözümün önüne gelebildiğini söylesem ne dersin..? Ne dersen de, fark etmez. Öyle çünkü. Gelgelelim bunca süre zarfında gerçekleştiğini gördüğüm anlamlı tek bir rüya dahi olmadı. Gerçekleşseydi dahi önce onun "nev"ine bir bakardım. Velhasılı senin "sizde gerçekleşmiyor olması beni ilgilendirmez" dediğin kısım meselenin aslen nirengi noktalarından biri. Ha onlar doğru söylemiyor olabilirse, seninkine kim neden inansın o vakit tersinden bakınca? Seninkilerin de bir anlamı yok. Monolog değilse niyet. Hiç bilincinin açık olduğu an ve aktif düşünmede olduğun bir halden uykuya ve rüyaya geçiş aşamasını, "an"larını takip ettin mi? Bunu belki çocuk uyutanlar bilir. Çocuk genellikle yanındakinin kendisinden önce uyumasını istemez. Çünkü korkar. Bu minvalde yanındakini uyuduğunu fark ettiği vakit onu dürter. Herkese her zaman olmamış olabilir ama olması da muhtemeldir. İşte tam da normal seyreden bir düşünce silsilenizin, bilincinizin yavaş yavaş kaymaya başlamasıyla birlikte nasıl olup da saçma sapan bir yerlere gittiğinin neredeyse an be an farkına varabilmeniz için, birinin tam o sırada dürtmesi falan gerekir. Hadise aslen şudur; bilincinizle birlikte iç-görünüz, düşünceleriniz üzerindeki inisiyatifiniz yiter, dizginler elinizden gider. Uykuyla birlikte ilgili bölgeler de inaktif olmaya başlar çünkü. Dizginsiz serbest çağrışımlarla birlikte çılgın atmaya başlarsınız. Hatta bunun daha güzel bir versiyonu vardır. Gözünüzden uyku akar ama çocuk zangoç gibidir. Masal anlatırken yavaş yavaş şaftın kaymaya, uyumaya başlarsın. İşte tam o sırada masalın, sen hala daha konuşup da onu anlatırken hem de, nasıl deli saçması yerlere gittiğini fark etmek gerekir bunu anlamak için önce. Rüyalar bu mekanizmanın, belki de "mekanizmasızlığın" en uç hali işte. Ha diyecen ki bu psikolojik o haberci. O da senin kendi tanımın. Kimi bağlasın? Hem bu kollektif vb. bilinç(!) neden hep sembolik bir dil kullanıyor? Neden düz anlatamıyor? Bu işler neden hep uyurken oluyor da, uyanıkken düz vites açık seçik olmuyor, olamıyor!? Hep bir gizem, bir muamma. Hep o zeminde oynanır bu oyun. Neden? Çünkü en spekülatif mecra o. Salla babam salla. Bu konuyu daha iyi anlaman için belki de şu sihirli mantarlar mevzularını biraz araştırman gerekebilir. Rüya sadece beynin bir sonucu. Bütün hepisini üreten beyin. Orada başlayıp bitiyor. Gereğinden fazla heyecana kapılmayın. İnsan zaten düşündüğünün üzerine düşünebildiği için, rüyalarının da üzerine düşünebiliyor. Evrimsel olarak da daha öne çıktığımız falan yok. Patron hala tek hücreliler ve bitkiler. Hangi öne çıkmak?!
  2. Değildir. kavak ipucunu vermiş.
×
×
  • Create New...