Jump to content

UyusukKursun

Members
  • Posts

    8
  • Joined

  • Last visited

Reputation

0 Neutral
  1. size son bir şarkı armağan ediyor ve sayfayı terk ediyorum iyi şarkıdır dinleyin hoşçakalın
  2. bu senin görüşün ve bu görüş nokta niteliğinde başka fikrin yoksa neyi tartışıyorsun bu sayfaya uğramayı bırakabilirsin.
  3. canım sen bilinç altından bahsederken bilinç dışı yazıyorsun. kötü niyetli değilsin ama alaycı tavrın hoş değil.
  4. siz hiç jung okudunuz mu? bence okumamışsınız... veya hiç antik mısır ile ilgilendiniz mi? bence ilgilenmemişsiniz... bakın herkesin rüyası kendine minvalinde laflar edip ortada bir standardın olmadığını söylüyorsunuz ama işin aslı hiç de böyle değil tuhaf bir şekilde hepimiz için aynı anlamda olan semboller var misal bereket tanrısını bilirsiniz rüyanızda erekte erkek cinsel organı görmeniz bereketin habercisidir neden? çünkü ancak karnı tok sırtı pek erkek erekte olur bunun gibi sürüyle örnek var ve bunları görmeniz için jungun analizlerini okumanız lazım yani standardı var hatta bu durum jungun 2. döneme geçişini ve rüyalara bakış açısını değiştiren şey o da bunu ömrünün 2. yarısında farkediyor öyle bir hasta ile karşılaşıyor ki hastasının gördüğü vizyonların tıpa tıp aynısını iran mitolojisinde tesadüfen buluyor ancak hastasının o konuya vakıf olma ihtimali bile yok bundan sonra sembolizmin standardını görmeye başlıyor(arketipler) ayrıca her rüya haberci de diyemeyiz elbette ben size ilahi bir kanalı ispata düşmedim ben size evrimin nasıl işlediğini anlatmaya çalışıyorum ve evrimin farketmediğiniz mekanizmaları olduğunu söylüyorum allaha inanan insanlarla 2004-2005 yıllarında atesitforumda göz üzerine tartışmalar yapıyorduk bu kadar enterasan ve komplike bir organ nasıl tesadüfen varolmuş olabilir diyorlardı arkasında bir "akıl" var diyorlardı o akıl yani tanrı zannettikleri şey kollektif bilinç dışımızdı ısrarla bu dünyada farklı mekanizmaların varolduğunu söylüyorum
  5. sayın kavak gördüğüm rüyaların çıkması neticesinde cenneti ve cehennemi olan bir tanrıya tapmaya devam etmek gibi bir durumum ortaya çıkmıyor çıkmadı yazdıklarımı bir daha okursan rüyaların evrimsel bir mekanizma olması ihtimalinden ve kaynağının jungun bahsettiği kollektifbilinç dışı kavramı olabileceğinden bahsediyorum ne anlatmaya çalıştığımı anlamanız için önce jung okumanız lazım en azından kollektif bilinç dışı derken neyi kast ettiğini anlamanız lazım benim gördüklerimin hiçbirisi gerçekleşmedi demenizin benim için bir anlamı yok birincisi doğru söylemiyor olabilirsin ikincisi bugüne kadar gerçekten rüyalarını takip etmemiş olabilirsin üçüncüsü rüyalardaki sembolizmin dilinden anlamıyor olabilirsin tekrar ediyorum rüyaların ilahi bir kaynaktan geldiğini söylemiyorum yazdıklarımı okumuyormusunuz anlamadım... sayın Plütoncu jung ve freud rüyaları farklı değerlendiren insanlar özellikle jungun son dönemi bambaşkadır jungun ilk dönemi freuda benzerken jungun son dönemleri hiç de geçmişte bırakabileceğiniz analizler değildir jungun 2 dönemi vardır ben son dönemini ciddiye alıyorum evet kimi rüyalar psikolojik temellere dayanıyor ancak ben rüyaların psikolojik temeli ile ilgilenmiyorum uyku süreci bilinç dışının ihtiyacı olan bir süreç demişsiniz bakın bilinç dışı başka bir kavram yanlış yerde kullanıyorsunuz veya bilmiyorsunuz. evet uykuya ihtiyacımız var ama nedenini fiziksel ihtiyaçlara bağlıyorsunuz bu doğru ama sadece bu değil bakın ister allaha inanın ister inanmayın(ben hala inanmıyorum) rüyalarınızın üzerine bir süre eğilin ve takip edin...
  6. şuan hareketli iş hayatım yüzünden konsantre olup bir kitabı baştan sona okuyabilmem çok zor. belki de çalkantılı hayatım yüzünden değil de dikkat bozukluğum yüzündendir bilemiyorum kitap okurken çok zorlanıyorum. ama deneyeceğim. bir de şunu söyleyeyim cenneti ve cehennemi olan bir tanrıya zaten hala inanmıyorum inandığım şey somut bir şey organizma bir bütün halinde hayatta kalmak, daha iyiye gitmek için bizim aklımızın almadığı başka mekanizmalar işletiyor diyorum insanlar tarih boyunca bunu tanrı zannediyor diyorum hala evrime inanıyorum çünkü artık görüyorum tabii cevabını veremediğimiz hala bir çok soru var nedenini nasılına aklım ermiyor ama iliklerime kadar müdahalesini hissediyorum bence insanı hayvandan ayıran şey sadece düşünmesi değil rüyalarını düşünmesi bizi evrimsel açıdan diğer canlılarıdan öne çıkaran şey bence bu özelliğimiz aslında bir çita da düşünür... avına bakar, plan yapar vs... ama hiçbir hayvan sabah uyandığında gece gördüğü rüyadan anlam çıkarmaya çalışmaz... bizi yukarıya taşıyan özelliğimiz bu... evrimsel açıcan büyük fark yarattığına inanıyorum ve rüya olayının ilahi bir kanaldan değil de kollektif bilinçdışından geldiğine inanıyorum. hala metafizikle aram kötü yani rüyalarınıza dikkat edin...
  7. ekliyorum. tarihte hangi önemli şahsiyete bakarsanız bakın ona ilahi bir elin dokunduğunu görürsünüz. her kim evrimsel açıdan insanlığın faydasına bir çıkış gerçekleştirmişse yükselmiştir her kim evrimsel açıdan insanlığı zora sokacak bir çıkış gerçekleştirmişse çökmüştür sadece şahsiyetler değil medeniyetler de bu mekanizma içinde yükselip çökmüşlerdir hz muhammede yardım ettiği kadar gazi mustafa kemal atatürke de rüyaları vasıtası ile yardım ettiği açıktır. o sizin neye inandığınıza neye inanmadığınıza bakmıyor faydanıza bakıyor o basamaklar çıkılacak nasıl olursa olsun...
  8. Arkadaşlar öncelikle selamlar... Yıllar evvel ateistforumda bolca zaman geçirirdim. Üstelik yaşım oldukça gençti, şimdiki gençlere bakıyorum da benim o yaşlarımda ateistforumda o kadar zaman geçirmem bayağı olağan dışı bir durummuş. O günlerden bu günlere hala burada olan var mı bilmiyorum ama benim hayatımda çok şey değişti bunu anlatmaya geldim. Yıllarca kendimi ateist olarak gördüm. Daha sonra pandeist olduğumu farkettim. Ancak son bir kaç yıldır da panteizmde demir attım(ya da öyle zannediyorum diyelim) Sürecin neden bu şekilde ilerlediğini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Dilim döndüğünce diyorum çünkü insan okudukça aslında kendisinin ne kadar yeteneksiz olduğunu da görüyor. Biraz okudum ve başka insanların anlatımda ne kadar yetenekli olduğunu benim de ne kadar yeteneksiz olduğumu gördüm bu yüzden şimdiden anlayışınıza sığınıyorum. O yıllarda bir sloganım vardı; "leyleklerle gelmedim azraille gitmeyeceğim" diyordum. aslında hala böyle düşünüyorum. o yıllarda bilmediğim şey tarih boyunca birden fazla filozofun aynı minvalde görüşlerinin olduğuydu. mesela arthur schopenhauer de ölümden sonrası ve doğumdan öncesinin aynı olduğunu söylüyordu "After your death you will be what you were before your birth" ama ben schopenhauer okumazdım ki... aklıma fikirler gelirdi ve sonradan aslında bu fikirleri beden daha önce bir çok insanın çoktan düşünmüş hatta dillendirmiş/kayıt altına almış olduğunu tesadüfen öğrenirdim. schopenhauer bunlardan sadece biriydi. ateistforuma başladığımda lisedeydim, daha sonra üniversiteye başladım ancak ünivesiteden mezun olurken forumdan çoktan uzaklaşmıştım bile. askere gittim, 10 yılı aşkın süredir de iş hayatındayım ama forum bugün aklıma geldi. foruma sormam lazım bugün ben neyim? tahlil edebilmeniz için gerekli olan şeyleri kısaca nasıl anlatabilirim bilemiyorum ama deneyeceğim her şey rüyalarımın çıktığını görmemle başladı. sürecin özeti aslında bu. rüyalarımın çıkması ile o güne kadar farkında olmadığım bir mekanizmanın var olduğunu gördüm. konu ile alakalı okumaya/düşünmeye başladım. antik mısır ve carl gustav jung ile alakalı okumalarım konu ile ilgili oldukça faydalı oldu. mesela bu süreçte 1 dolarının üzerindeki piramidin tepesindeki gözün aslında gerçek anlamda göz olmadığını, bu gözün aslında beynimizin ortasında yer alan bölgeyi temsil ettiğini farkettim çünkü bu bölge bir göze benziyordu. antik mısırlılar bunu görmüştü adına da horusun gözü demişlerdi. öte taraftan carl gustav jung okurken kollektif bilinçdışı kavramı ile tanıştım. junga göre gördüğümüz tüm rüyalar aslında insanın iyiliği içindi hatta kabuslar bile. milyarlarca yıllık genetik bir mirasın üzerinde oturduğumuzu ve evrimsel açıdan kodlarımızda yazan tecrübenin rüyalarımız vasıtası ile bize yardım ettiğini düşünüyordu. kollektif bilinçdışı kavramı ise bugün kripto paraların sırtını yasladığı block chain sistemi gibiydi. block chain sisteminde birbirinden bağımsız farklı bilgisayarlar tek bir işlemci gücü gibi çalışıyordu. jungun bahsettiği kollektif bilinçdışı kavramında ise beyinlerimiz aslında tek bir işlemci gücü gibi çalışıyordu. ezoterik yazılarda geçen vicdanın kapanmayan gözü bence buydu. hala evrime inanıyorum hala cennet ve cehenneme inanmıyorum ama artık tanrıya inanıyorum sadece fark şu benim inandığım tanrı aklınızda çizdiğiniz tanrı değil... 1 doların üzerinde de bu minvalde bir yazı var "in god we trust" bunun manası bence tanrıya inanırız değil manası bizim inandığımız tanrı... konudan konuya atlıyorum ama anlatımımın iyi olmadığından bahsetmiştim rüyalar ikiye ayrılır 1) haberci rüyalar 2) haber niteliği taşımayan psikolojik rüyalar haberci rüyalar da kendi içinde ikiye ayrılır 1) sembol vasıtası ile haber veren rüyalar 2) olayı doğrudan göstererek haber veren rüyalar tanrının(kollektif bilinçdışının) lisanının ağırlıklı olarak semboller olduğunu düşünüyorum... tanrı dinler tarihi boyunca aslında semboller vasıtası ile bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. yani peygamberler yalancı değildi ancak anlattıkları doğru da değildi semboldü... yine jung diyor ki aslında insanın içinde 2 benlik var biri ölümlü olan zayıf olan arzuları olan diğeri ise yaşlı adam milyarlarca yıllık tecrübesi ile her zaman orada olan... bu yaşlı adam rüyalarda ortaya çıkıyor ve semboller vasıtası ile bize yardımcı oluyor. şeytan içimizdeki arzularımız bencil duygularımız hayatta kalma arzumuz vs tanrı figürü ise içimizdeki yaşlı adamdı gençken hep düşünürdüm tanrı şeytanın şeytanlık yapacağını bile bile onu neden yarattı diye bu hikayenin sembolizm içerdiğini farkettiğimden beri şeytanın bir gereklilik olduğunu gördüm çünkü bizim içimizi yakıp kavuran arzularımız ve korkularımız olmasa hayata tutunma gibi bir içgüdümüz de olmayacaktı... bizi yakıp kavuran bu şey ayrıca bizi hayatta da tutan şeydi ama bunun peşine takılanlar dünyada cehennemi yaşarken yaşlı adamı takip edenler dünyada cenneti yaşıyordu tanrı aslında şah damarımızdan daha yakın (beyin-eye of horus-epifiz bezi) ve evet gönülden gönüle de bir bağ var elbet(kollektif bilinçdışı) morifik rezonansla tanıştım limbik rezonansla tanıştım ve artık eminim bu dünyada tam olarak anlayamadığım farklı mekanizmalar var işin komplo teorisi kısmına gelirsek illuminati denen örgütün bu mekanizmalara hakim olduğunu gücünü de buradan aldığına bile inanmaya başladım diyebilirim. onlar ne satanist ne şeytana tapıyor... her şey sadece sembol... bize gerçek tanrıyı bile anlatmıyorlar çünkü bu cevherden faydalanmamızı istemiyorlar. son olarak junga göre fikirler ormandaki hayvanlara benzer sırf onları gördüğümüz için bizim olamazlar veya onları biz yaratmış olamayız sadece görürüz der. yani jung fikirlerin kaynağının biz olmadığımızı söyler. bunu şöyle izah edebilirim; ciğerlerimiz oksijenin kaynağı değildir oksijeni kullanır junga göre beynimiz de zekanın kaynağı değildir beynimiz bir süzgece benzer o sadece kainattaki zekayı sentezler tıpkı ciğerlerimizin oksijeni sentezlediği gibi. biz fikirleri bizim zannediyoruz ama fikirler büyük işlemci gücünden geliyor; kollektifbilinç dışından biz bu gücü cenneti cehennemi olan tanrı zannediyoruz... halbuki tamamen farklı bir şey... rüyalarda bize geleceği gösterebiliyor bu davranışlarımızı etkileyebildiği için olduğu kadar aşırı büyük bir işlemci kapasitesine sahip olduğu için de oluyor. hepimizi biliyor çünkü onu zaten biz oluşturuyoruz. davranışlarımızı etkileyebiliyor ve ayrıca büyük hesaplamaları yapabiliyor. allaha inanan insanlar gözü örnek gösterip bu kadar mucizevi bir organ bir tasarımcı olmadan nasıl olabiliyor derler ya o tasarımcı işte kollektif bilinçdışı ben buna inanıyorum. okuyabilenlere teşekkür ederim umarım delirdiğimi düşünmezsiniz aklıma geldikçe bi şeyler ekleyebilirim...
×
×
  • Create New...