Jump to content

Hakim Zihniyet ve Tarihsel Gelisimi


evrensel-insan
 Share

Recommended Posts

Hem anima/animus temelli dogal zihniyet, hem de fenomen tabanli fenomenal zihniyet; insanoglunun egosal, cikarci, ayrimci, ve her turlu guce ve otoriteye dayanan hakim zihniyetidir.

 

Bu zihniyet ile toplumsal olarak guc ve otoriteyi elinde tutan, yasalari, kanunlasri, devletleri, iktidarlari, kurumlari, sistemleri eliyle toplumda yonlendirici, yonetici ve yaptirimci olarak hakim zihniyeti temsil eder.

 

Bu hakim zihniyetin toplum uzerindeki parcasal, zumresel, monarsik, teokratik, oligarsik, demokratik v.s. her turlu hakimiyeti saglamasi esastir. Bu oyle bir esastir ki, insanoglu ya bir tanrisal kul, ya da bir maddesel kole haline getirilir ve kullanilir. Tabiki buna karsi cikanlarda savasimini verir. Genelde yaratilissal, tanrisal, inancsal, ideolojik ve "guclu olanin dogru/hakli v.s. oldugu" algisina dayanan bu zihniyetin, hakimiyetini saglamasi icin tarihsel cesitli toplumsal donemler gecirmistir.

 

Bunlar kisaca anaerkil, ataerkil toplumlar, koleci, feodal ve kapitalist toplumlardir.

 

Burada henuz sosyalizme deginmeyecegim. Cunku tarih bize bunun da yerine gelemedigini ve baska bir hakimiyet zihniyetine donustugunu gostermistir.

 

Tarihi kisa keserek; burjuvazi, yani sehirli hakimiyeti, toprak/toplum ulke hakimiyeti ve sonra gelisen somuru ve surgun hakimiyeti olarak kisaca siralayabiliriz.

 

Iste burada sosyalist algi ve uygulamanin rolu dunyaya yeni bir hakimiyet getirmis ve sonraki emperyalist zihniyetin, ideolojisi inanci haline gelmistir.

 

Tarihi bu baslangici, somurgeci/surgun zihniyetin yerine; "ulkelerin kendi kaderlerini kendi tayin hakki" ilkesini, bozarak Afganistan'a saldiran ve mudahele eden SSCB ile basladigini soyleyebiliriz.

 

Iste SSCB'nin yikilisiyla, emperyalist zihniyet yeni bir icerige burundu. Bu icerik "saldiri/mudahele ve ulke kaosunu saglayacak olan terorizmi" insanoglu ile tanistirmasiydi.

 

Ikiz kuleler ile birlikte baslayan bu surec, emperyalist zihniyetin; hakim zihniyetini tum dunyaya kuresel/global/merkezi v.s. yayma adina kendi yarattigi bir firsatti. Buradaki kandirmaca "teroru yerinde durdurmak" kandirmacasiydi. Halbuki terori baslatan ve kullanan ve kewndi toplumunu bile vurduran, bu emperyalist zihniyet idi.

 

Burada zihniyet farkli isliyordu. O eski insansal olarak algilanan, demokrasi, devrimcilik, ilericilik, hak ve ozgurlukler, adalet, hak ve hukuk v.s. temelli tum degerler, bu emperyalist zihniyetin kendi amaci yolunda kullandigi birer duygu somurusu ve cikardan baska bir icerigi kalmiyordu.

 

Soyle bir izlem veriliyordu "sizi biz koruyacagiz, sizin sorunlarinizi biz cozecegiz, sizi rahata, demokrasiye, hak ve ozgurluklere biz kavusturacagiz, sizin haklarinizi aramaniza biz yardimci olacagiz v.s." butun bunlari yerine getirmek icinde, bunlarin ideolojik inancsal yaratilmasi, kiskirtilmasi, orgutlenmesi gerekiyordu. Yani oyle bir zihniyetti ki bu; hem teroru baslatiyor, hem teroru durdurur gozukuyordu, hem saldiriyor, hem korur gorunuyordu; hem hak ve ozgurlukleri veriyor, hem de toplumlari biribirinden ayiriyor, boluyor ve savasima sokuyordu, hem icerden suyun baslarini elde ediyor, hem ulke sorunlarini kiskirtiyor, hem toplumu kaosa sokuyor, hem de bunu duzeltmeye barisi saglamaya soyunuyordu.

 

Bunlari da kisaca tarihsel olarak hatirlayalim. Teror bahanesi ile dunyaya terorist saldirilar ile korku salmak, dunyada bir suru terorist gruplar yaratmak, ki Turkiye icin bu PKK dir. Sonrada bunun politik ve ekonomik nemasini toplama adina, Afganistan, Irak, Libya saldirilari.

 

Seneler gecmesine ragmen bu ulkelerde gecen zaman hic bir kesimin lehine olmuyor. Belki ve gorunure, sirada Suriye ve Iran var.

 

Bu arada onemli gelismeleri de unutmayalim. Direk temastan kacinmak ve geri planda kalmak adina, NATO ve uyelerinin filili devreye konulmasi, hem diplomatik, hem askeri saldiri anlaminda. Bu arada ulkkelerde cikarilan karisikliklarla, ulkenin "demokrasi hak ve ozgurlukler ihtiyaci" yalani ve kandirmacasi.

 

Bu kullanilan kobay ulkelerin basinda su an Turkiye gelmekte.

 

Tarihsel surec olarak biz buraya kadar gelen, hakimiyet ve emperyalist zihniyete, klasik sonu saldiri ile sonuclanan ideolojik inancsal kendine karsit gorunumlu emperyalist zihniyet diyelim.

 

Butun bunlar olurken, bir yerde gozlem olarak sanki bu gelismelere karsi cikan, engeller getiren ve kendi pasta payina kendi gucu ile sahip cikmaya calisan; ve ABD nin basiniu cektigi Israil ve B.Britanya destekli klasik emperyalist zihniyetin de guc olarak karsisina almaya cekindigi ve gozunun yemedigi ulkeler ve gucler var.

 

Bunun basini cin cekiyor. Rusya'da ana destekcisi. Bu iki ulke ne zaman emperyalist zihniyet bir ulke ile ilgili bir girisimde bulunsa, hemen devreye giriyor ve bir cesit karsi cikiyor.

 

Yani bu iki ulke, klasik emperyalist zihniyeti uygulamadigi gibi, ona karsi da cikiyor. Ustelik emperyalizmin karistirmak ve saldirmak istedigi ulkelere destek veriyor ve yardimci oluyor.

 

Iste bu emperyalist zihniyetin, yeni ve modern hakimiyet yuzu olan modern zihniyettir.

 

Peki bu ulke yani cin ne yapiyor. Basta diyelim Afrika ulkelerine her turlu yayilmaci olarak ulkelerinin her turlu gelisimine yardimci oluyor, ulkelerini teknik ve modern yapilandirma olarak onlarla anlasiyor. Onemli olan butun bu yapilandirmada kendi ulkesinin meslektaslarini kullaniyor. Yani her turlu ekonomik yatirimini kendi cikari yonunde yapiyor. Kisaca ulkeleri ekonomik olarak kendine bagliyor, ama politik bir baglamaya, ulkelerin kendi ic duzenlerine karismamaya, ulkelere soguk ve sicak savas acmamaya yoneliyor. Iste o yuzden de bunu yapan klasik emperyalist zihniyete karsi ve rakip durumunda.

 

Politik olarak klasik emperyalist zihniyeti karsisina almiyor, sadece guc olarak ona saldiri, ic karisiklik yaratma bazinda kendini gosterip "dur, ben de varim; pasta sadece sana ve fikirdaslarina ait degil" diyor ve "ayagini denk al, gerekirse askeri gucumu de kullanirim" gozdagini ve uyarisini da vermeyi ihmal etmiyor.

 

Hatta bu en son gelisme Turkiye'yi dialog ortagi olarak aralarina uye almalari; "bakin biz NATO'ya da karsi degiliz" mesajini vermektir.

 

Bir yerde cin'in basina cektigi bu yeni modern emperyalist zihniyet; bizlere belki de emperyalist zihniyetin iki asir sonra ozunu yeniden hatirlamamiza yardimci oldu.

 

Ekonomik ya da politik, ic karistirimli, yatirimli, saldirgan ya da yatirimda calistirmali, soguk ya da sicak savas icerikli, ic islere karisim, elde etmeli ya da karisimsiz hangi yol ve yontem ile olursa olsun, emperyalist zihniyetin ozu degismez.

 

Yayilimci, kuresel olmasi, kendi ulke sinirlari disindan her turlu beslenmesi, bu beslenme ile kendi topraklarinda kendince "demokrasiyi, hak ve ozgurlukleri v.s." saglamaya calismasi. Bir yatirip, uc almasi, yatirim yaptigi toplumlari kendine oyle veya boyle baglamasi.

 

Kisaca hakim zihniyetin emperyalist zihniyeti "ulkelerin kendi kaderlerini kendi tayin hakki" ni tarihe gommustur. Cunku ulkeler ve toplumlar 21. yuzyilda "kendi yaglari ile kavrulacak, kendi gobeklerini kendi kesecek" bir durumda degillerdir. O yuzden oyle ya da boyle emperyalist zihniyetin hakim zihniyeti karsisinda teslim olacaklar, emirleri yerine getirecekler ve boyun egeceklerdir.

 

Tum bu hakim zihniyetin hakimiyeti, sadece toplumlar uzerinde degil; felsefe, bilim, her turlu izm, ideoloji, inancinda uzerindedir. Cunku amac her turlu yol ve yontemi dusunce ve davranisi guc, otorite ile mubah ve mesru kilarak, "bu dunya bizim, sizlerde bizim emrindesiniz" demektedirler.

 

Iste butun bunlar bize bir daha numenal yetinin bilincin, farkindaligin, numenal insanligin, ve de tum insansal degerlerin insan ve insanlik adina nasil kullanilmasi gerektigini, nasil bir yasam ve iliski, nasil bir duzen ve kurumlasmanin insanlik adina olacagini yeniden dusundurtmektedir.

 

O yuzden kim hangi hakim zihniyetin arkasindan gidiyor, yasami dahil her turlu iliskisini buna endeksliyor ve sadece bu hakim zihniyetin, guce ve otoriteye tapan, teslim eden/alan, caresiz birakan her turlu degerinin pesinden kosuyor ve bunu da dogallik bilimsellik, inancsallik, ideolojik, etik v.s. nin akilci duygusal ve dogrusal algisi ile yapiyorsa; bir kez daha dusunsun.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...