kavak Konu tarihi: 22 Mart Report Paylaş Konu tarihi: 22 Mart Senelerden beri korku dünyası yaratmaya çalıştılar. Kendinden olmayanlara, politikalarını eleştirenlere anında soruşturma açarak gözdağı verdiler, hâlâ böyle. Rahatsız oldukları insanları, gazetecileri, siyasetçileri, parti ve belediye başkanlarını hapislere tıktılar, hâla böyle. Dini siyasete hep âlet ettiler, kutsal dedikleri camilerde bile siyaset yapmaktan geri kalmadılar. Böyle yaparak insanların dini inançlarını kullandılar ve kendilerine yönlendirdiler. İnsanları ötekileştirdiler ve birbirlerine düşmanlaştırdılar. Bağımsız kuvvetler ayrılığı diye bir şey kalmadı. Her karar tek elden verilir hâle geldi. Hükümetin o kadar bakanı dururken, her gün ve neredeyse her saat başı hep aynı mâlum kişiyi izliyor insanlar. Kendileri hukuka uymuyorlar ve AIHM* dahil olmak üzere Anayasa Mahkemesinin kararlarını hiçe sayıyorlar, ama hukukun üstünlüğünden dem vuruyorlar. Buna beyin yıkama ve diktatörlük, denir aslında. Hasılı başlıktaki soruya verilecek yanıt elbette "Yok" olacak. *AIHM: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Link to comment Share on other sites More sharing options...
kavak Mesaj tarihi: 23 Mart Yazar Report Paylaş Mesaj tarihi: 23 Mart IBB başkanı İmamoğlu´nun bugün tutuklanması tesadüf değil. Uzun bir süreden beri planlandı ve işleme konuldu. AKP belediyelerine neredeyse denetleme ve soruşturma yapılmazken CHP ve DEM belediyelerine sürekli soruşturmalar açıldı. Kayyum gibi saçma sapan bir şey uygulamaya konuldu. Denetleme ve soruşturmalar elbette olmalı, ama bunu yaparken tarafsız kalınmalı. Bağımsız bir yargı ve bağımsız savcılar bunun için çok önemlidir. Bağımsız olması gereken kurumlar bizzat iktidar tarafından yok edildiği için hak, hukuk ve tarafsız bir adaleti beklemek, hayal oldu. MHP ve AKP´nin terör örgütü PKK´nın lideri ile kucaklaşması suç sayılmıyor, ama muhalefete sudan sebeplere sürekli terör suçlaması yapılıyor. Bu ülkenin göye bağımsız savcıları resmen çifte standard uyguluyor, çünkü onların ipleri tek adam sevdalısı RTE´nin elinde. Yani kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü hikaye. Amaç belli. Muhalefeti yıldırmak, sindirmek ve korkutmak. AKP´nin öncülüğünü ettiği Siyasal İslam´ın nihayi amacı seçimsiz bir rejim oluşturmaktır. Bunu adım adım uyguluyorlar, çünkü Cumhuriyete, demokrasiye ve laik bir düzene düşmanlar. Amaçları uğruna her şeyi yapabilirler, ki seçimle gitmeye niyetleri olmadığını sağır Sultan bile anlamış olmalı. Link to comment Share on other sites More sharing options...
kavak Mesaj tarihi: 23 Mart Yazar Report Paylaş Mesaj tarihi: 23 Mart Bekir Coşkun, kendine has köşe yazılarını ilgiyle izlediğim birisi idi. Bakın seneler evvel ne yazmış: Bir gece yatıp kalktık.... Türk Ordusu yok... Darbe yapacaklardı ama silahları tarlada gömdükleri yeri de unuttular demek.... Darbe olacak mıydı, olmayacak mıydı derken, ordu artık yoktu... * Bir gece yatıp kalktık... Yargı yok... Yargıyı bölüşmüşler, yarısı hocaya, yarısı imama... * Bir gece yatıp kalktık... Cumhuriyetçi aydınlar yok... Hücrelerdeler... * Bir gece yatıp kalktık... Medya yok... Yarısını almışlar parayı bastırıp, kalan yarısının da gırtlağına bastırıp... * Bir gece yatıp kalktık... Ben yokum... Muhterem karıma “Ben yok muydum şu köşede yahu?” dedim... “Yoksun, kovuldun” dedi... Ağladı... * Bir gece yatıp kalktık... Laiklik yok... Devlet tekbirle açılıyor... * Bir gece yatıp kalktık... “Türk” yok * Bir gece yatıp kalktık... Bayrak yok... * Bir gece yatıp kalktık... Yarısı gitmiş... “Türkiye” de yok... * Bir gece yatıp kalktık, marşlar yok, andımız yok, bayramlar yok... Bir gece yatıp kalktık, bu 4+4+4’tür dediler... Çocuklar yok... * Bir gece yatıp kalktık... Cumhuriyet yok... * Ve bir gece yatıp kalktık ki.. Biz yokuz... * Yatma o zaman... Kaldır başını artık... Bir böcek gibi ezilip, bir dal gibi kırılıp, bir sürü gibi güdülüp, bir toz gibi üfürülüp, bir ot gibi sökülüp, bir kuş gibi vurulacağına... Yatma... Link to comment Share on other sites More sharing options...
kavak Mesaj tarihi: 23 Mart Yazar Report Paylaş Mesaj tarihi: 23 Mart Son 20 senede yaşananlara rağmen hâlâ aynı partinin gücü elinde bulundurmasının başlıca sebebi halkın kendisi. Bu halkın çoğunluğu ezilmeyi, hakkının yenilmesini, çocuklarının geleceğinin karartılmasını ve dini inancının suistimal edilmesini istiyor. Umursamıyor demiyorum, harbiden resmen istiyor. Böyle irrasyonal hareket eden bir toplumun eşi benzeri görülmemiştir, desem, yeridir. Son deprem faciasında onbinlerce insan hayatını kaybetti, şehirler yerle bir oldu. TL yine pul oldu, ekonomi bir türlü düzelmiyor, insanlar fakirleşiyor. Hukuksuzluk, adaletsizlik almış başını gidiyor. Hani nerede bunun sorumluları, onlardan hesap soruldu mu? Solcusuyla, sağcısıyla, dindarı ve dinsiziyle alayının kafası güzel galiba. Hiç mi hesap sorulmaz? Hiç mi günlerce, haftalarca süren protestolar ve eylemler yapılmaz! Avrupalılar hakkını almak/aramak uğruna günlerce, haftalarca ve hatta aylarca süren protestolar ve eylemler düzenliyorlar. Başarılı olmayan partileri alaşağı ediyorlar, yanlış yapan siyasetçiler istifa etmek zorundalar. Yurdum memleketin insanının nesi eksik? Son 2-3 gün süren protestolar/mitingler, korkarım birkaç gün sonra yerini sessizliğe bırakacak. Bu durumda bu ülke hep böyle iki arada bir derede kalmaya mahkum. Sürekli 1 adım ileri, 2 adım geriye gitmekten kurtulamayacak. Link to comment Share on other sites More sharing options...
kavak Mesaj tarihi: 24 Mart Yazar Report Paylaş Mesaj tarihi: 24 Mart Sırf siyasi zorlu bir rakibi ortadan kaldırmak için sahnelenen antidemokratik ayak oyunları yüzünden, son 2-3 gün içerisinde, 20 Milyar Dolar buharlaşıp gitti. Merkez bankası müdahale etmek zorunda kaldı ve memleket biraz daha fakirleşti. Şimdilik başka bir şey demek gelmiyor içimden, Hakim Bey. Link to comment Share on other sites More sharing options...
kavak Mesaj tarihi: 25 Mart Yazar Report Paylaş Mesaj tarihi: 25 Mart Demokrasi ve bağımsız hukukun üstünlüğü olan ülkelerde masumiyet karinası diye bir şey var. Buna göre her birey, her vatandaş suçu mahkeme kanıtlanana kadar suçsuzdur. Bu kural Türkiye ve benzeri ülkelerde işlemiyor maalesef veyahut görmezden geliniyor. Hemen önyarğılı bir şekilde yargısız infaz yapılıyor. Gizli olması ve gizli kalması gereken bilgiler tarafgir medyaya servis ediliyor. Bu nedenle daha mahkeme başlamadan, hatta somut bir iddianame ortada yokken, insanlar suçlanıp etiketleniyor. Halbuki adalet, gün gelir, herkese lazım olur. Link to comment Share on other sites More sharing options...
Recommended Posts
Create an account or sign in to comment
You need to be a member in order to leave a comment
Create an account
Sign up for a new account in our community. It's easy!
Register a new accountGiriş yap
Already have an account? Sign in here.
Sign In Now