Jump to content

Taraf Psikolojisi


evrensel-insan

Recommended Posts

Su an ulkede yasayan taraf psikolojisini ve bunun getirdigi sorunlari algilamak icin, en uygun ortam.

 

Bunu en guzel medyadan algilayabiliyoruz.

 

Bir ulke genelinde ne olup bittigi hakkinda, gunumuzde kitleye haber ve bilgi verecek olan basindir. Basinin bunu yapabilmesi icin de tarafsiz olmasi gerekir.

 

Fakat, nedense ulkemizde, tarihler boyu gelen, bir gozlemi olan biteni aciklamak yerine, herkesin kendi penceresinden bakarak bir seyi degerlendirmesi, ya da hic o konuya dokunmamasi bir psikolojik hastaliktir.

 

Bugun ulkede olan olaylarin, kimin tarafindan dile getirildigi ve kimin tarafindan dile getirilmedigi konusunda; kendi kendine olusan bir taraflilik soz konusudur.

 

Bu konudaki gozlem, kanal ve icerik olarak, ulkede olanlari dile getiren kesimin, Ataturkcu, Ataturk milliyetcisi, Ulusalci, Asker "savunucusu", oldugunu asgari ortak fikirde toplayabiliriz.

 

Bu su anlama gelir. Bugun ulkede yapilan her eylem, her nasil ve her nedense, iktidar karsiti algilanmakta ve iktidar yanlisi olan veya iktidar karsiti olmaktan, cesitli nedenlerden dolayi, "cekinen, korkan, urken, tedirgin olan" her turlu medya kurulusu, kitlesel (10000-30000) eylemleri bile dile getirmemektedirler.

 

Sebebi, yukaridaki nedenlerin disinda, mantiksal olarak aciklanacak ise, kendisini ulusalci, Ataturkcu v.s. ideolojiye uygun gormeyen medya mensuplari, soyle bir dusunce icerisindedir. "Bugun ulkede olan olaylar, eylemler ulusal iceriktedir (bir cesit 1980 oncesi), eger ben bu haberlere yer verirsem, ulusalci damgasi yerim. Boyle bir damga yememek icin, en iyisi uc maymunu oynayayim."

 

Ulkede, basin ozgurlugu, dusunce ozgurlugu, ifade ozgurlugu olup olmamasi bir yana, TARAF OZGURLUGUnun olmadigi aciktir.

 

Soyle bir sey dusunun. Avrupa'dan bir turistin ulkeyi ziyaret ettigini ve bu ziyareti esnasinda, ulkede olan olaylari, tum basinda goremedigini. Sizce bu kisi, ulke hakkinda nasil bir izlenime varacaktir?

 

Simdi, kim beni su konuda ikna edebilir?, Turkiye'de soyle soyle bir tarih yasanmistir?. Bu yukaridaki OLMAYAN TARAF OZGURLUGUNU goren bir kisi, bu oldugu soylenen tarihe nasil inanir, guvenir?

 

Akla ilk gelen soru su olacaktir. Bu HANGI TARAFIN DILE GETIRDIGI TARIH?

 

Ya da, ulke bugunku yasananin iktidari olanin, tam tersi bir iktidari yasadigi donemde, o gun ulkede yasanan olay ve eylemlerin tam tersi bir icerikte ve bugun ile yer degistirerek bir OLMAYAN TARAF OZGURLUGU ile basina yansiyip, yansimadigini kim ortaya koyabilir?

 

Bu nasil bir basin algisi, anlayiusidir ve kitleyi kitleyi dusunerek degil de; kendi ideolojisini dusunerek degerlendirmekte ve kitleyi olanlardan habersiz birakmaktadir?

 

Bugun, illa bir kisi, insan ve insanligi adina; olan her eylemi destekliyorsa ve toplumdan ve farkli halklarindan yana taraf aliyor ise, illa o kisi, ulusalci, Ataturkcu v.s. olmak durumunda midir?

 

Bu nasil bir "sakat" zihniyettir?, bu zihniyetten hareket ederek, toplumu olanlardan haberdar etmemek nasil bir basin/yayin anlayisidir?

 

Bugun, iktidara ve onun her turlu, teokratik/oligarsik ve monarsi yonlenimli iktidarina karsi cikan herkes, sadece ve illaki ulusalci olmak zorunda midir?

 

Ulkemizin, bilhassa toplumu aydinlatmak ve her turlu olan bitenden haberdar etmek ile kendini gorevlendirmis bir zihniyetin, her seyden once TARAF OZGURLUGU BILINCI kazanmasi gerekmektedir.

 

Bukalemun gibi, durmadan saf ve yer degistiren bir zihniyet; nasil aydin, ilerici v.s. olabilir?

 

Neden ulkede, kendini aydin, ilerici, devrimci v.s. gorenler; toplumun yararina birlesecekleri yerde, kendilerini bu tip ve her tip kutuplasmaya alet ederler ve biz ve oteki kutuplugu yaratirlar?

 

Gorev, meslek v.s. baskadir, kisisel gorus, ideoloji baskadir. Turkiye'de kendini topluma haber vermek ile gorevlendirmis kisiler, bunun farkina ve bilincine ne zaman varacaklar?

 

Bir kisi, bir kisiyi; ya kendinden ya da karsisindaki olarak gormekten ne zaman vaz gececek?

 

Kisiler, gecinmek icin ortak bir yol aramak yerine, en ufak bir firsatta, bunu karsisindakini otekilestirmek olarak kullanmaktan, ne zaman vaz gececek?

 

Kisiler, ideolojilerinden yana olmak yerine, haklidan, dogrudan, toplumun ve ve farkli halklarinin yararina olanlardan v.s. tavir almayi, ne zaman ogrenecek?

 

Cok basit; bugun ulkedeki ornek olarak, haksiz, delilsiz, mahkemesiz v.s. tutuklamalari, ogrencilerin ve saglik calisanlarinin hakli istemlerini, her turlu iktidar eliyle haksizlik yasayan kesimin eylemlerini, kim nasil, neden desteklemez?

 

Ya da bugun bunlari ideolojik takintilarindan dolayi desteklemeyenlerin, destekledigi donemdeki mantik nedir?, o zaman destekleyenler, bugun neden desteklemez? Bu nasil bir ideolojik cikmazdir ki, ayni hareket bir donem desteklensin ve bir donem desteklenmesin?

 

Kendisini halktan yana goren bir zihniyet, nasil olurda bu eylemleri desteklemez?, kendini kandirdiginin farkinda degil midir?, ya da savundugu ideolojisini bilmediginden?

 

Benim mantigim, bu ve bunun gibi sorulara, insan ve insanligi adina, toplum ve farkli halklari ve kesimleri adina, uygun bir cevap bulamiyor?

 

Bugun kendini devrimci, ilerici, aydin v.s. goren bir kisi, diyelim su soru ile karsilassa "sen neden bu eylemleri desteklemiyorsun, bu nasil devrimcilik, ilericilik, aydin olmak?" dese, ne cevap verilecek. Su mu "Bu eylemlerin hepsi ulusalcilara yariyor, bende o yuzden desteklemiyorum, cunku ben ulusalci degilim" cevabini mi verecek?

 

Onemli olan hangisidir, eylemin icerigi mi?, yoksa, kim tarafindan orgutlendigi, ya da neye karsi oldugu mu?

 

Bir kisi bana, bu eyleme katilanlarin, demokrat, ozgurluk yanlisi, hak ve ozgurluk savunucusu v.s. olmadigini soyleyebilir mi?

 

Peki kendine demokrat, ozgurlukcu, ilerici, aydin, devrimci v.s. deyipte bu eylemleri desteklemeyenlerin kendilerini hala devrimci, demokrat, ilerici, ozgurlukcu gormeleri nasil mumkundur?

 

Bugun bir anket yapilsa, eylemi destekleyenler mi, yoksa desteklemeyenler mi?, demokrat, ilerici, ozgurlukce, aydin, devrimci olurlar?

 

Eger "butun bu taraf ozgurlugu olmamasinin insanlik adina ve insan adina cevabi budur." diyebilen varsa; duymak isterim.

 

Saygilarimla;

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

Güzel bir konuyu ele almışsın Evrensel-insan.

 

Ne yazık ki 12 eylül'den, PKK'nın ortaya çıkışından ve SSCB'nin yıkılışından sonra kimin-neyin sol-devrimci olduğu, kimin halkın ve ülkenin çıkarlarından yana olduğu çok karıştı. Çünkü bu ortam gerçek devrimcileri susturdu, pasifize etti ve o birkaç yıllık şok döneminde meydan döneklere, liberallere ve liberal sol sıfatla sola sızan oportünistlere kaldı. Sosyalist solda sağa kayma oluştu. Sosyal demokrat bloktada benzer durum yaşandı ve onlar da milliyetçiliğe kaydılar. Buna karşın dinsel yanı olan sağ partiler sosyal demokrat ve sol söylemleri kullanarak yoksul halk kesimlerini, varoşları kendi yanlarına çekmeyi başardılar.

 

Neoliberallerin solun içine soktuğu en tehlikeli virüs yurtseverlik karşıtlığı oldu. Bunu da Marx'ın "İşçilerin vatanı yoktur" ifadesini cımbızlayıp çarpıtarak yerleştirmeye çalıştılar ve bir ölçüde başarılı oldular. 80 öncesi sosyalistlerinin dilinden eksik etmediği yurtseverlik, bu dönemde milliyetçilik olarak nitelendirilmeye çalışıldı ve yurtseverliği ağzına alanlar suçlanmaya başladı. Bu etkiyle kendilerini sol olarak ortaya koyan birçok parti ve örgüt yurtsever söylemlerden kaçınmaya çalıştı. TKP gibi Türkiye solunun en köklü tarihine sahip komünist parti bile bu oportünistlerce Kemalistlikle yaftalandı.

 

Aynı durumu Ergenekon tezgahına olan yaklaşımlarda yaşadık.

Sol içinde bir grup Ergenekon'un safsata olduğunu, amacın derin devleti-kontrgerilla'yı yargılamak değil, muhalifleri sindirmek olduğunu belirtip tavır alırken, bir başka grup "Yesinler birbirini" diyerek tavırsızlığı tercih etti. Liberallerin ve iktidar destekçilerinin yer aldığı sol kesimde ise Ergenekon davasına destek verilerek geçmişteki karanlık işlerin aydınlanacağı, cuntacıların cezalandırılacağı iddia edildi.

 

Bugün gelinen noktada solda önemli bir kesim bu tahlil yanlışlığından döndü. En başta "Yiyin birbirinizi" diyenler ve Ergenekon'a destek verenler içinden bir kesim, Ergenekon'un bir tertip olduğunu ve muhalifleri, aydınları, gazetecileri susturma amacına dayandığını açıkladılar.

Yine daha önce iktidarla dayanışma içinde görülenler, iktidarın ileri demokrasi ve demokratik açılım projelerinin maval olduğunu anlayarak aralarına mesafe koymaya başladılar.

 

Fakat hala olaylara ve kişilere göre hareket edenler çok. Örneğin Ergenekon konusunda solda Ahmet Şık ve Nedim Şener ikilisi ağızlardan düşürülmezken, sanki diğer siyasiler, gazeteci ve akademisyenler tutukluluğu hakediyormuş gibi dile getirilmiyor. Bu durum aynı milliyetçilikle suçlanma kaygısı nedeniyle yurtseverliği ağza almamaya benziyor. Eğer Perinçek'ten, Balbay'dan, Özkan'dan, Yalçın'lardan bahsettiği takdirde Ergenekonculukla yaftalanma korkusu yaşayanlar var. Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra "Hepimiz Ermeniyiz" diyebilenler aynı cesareti "Hepimiz Ergenekoncuyuz" diyebilmekte gösteremiyorlar.

 

Bunlara "Tuncay özkan, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay tecriti, tek kişilik hücreye atılmayı ve senelerdir tutuklu olmayı hakedecek ne suç işlediler?" diye sorduğunuzda birçoğu suçsuz olduklarını söyleyecektir. Ama suçsuz insanları savunma konusunda aciziyetlerine ise mantıksız bir takım kılıflar ileri sürmekten de geri kalmayacaklardır.

 

Yine de gelişmeler umut vericidir. Selahattin Demirtaş'ın MHP hakkında çıkartılan kasetlere karşı tavır ortaya koyabilmesi takdir edilecek bir yaklaşımdır. Yine BDP desteği alan bağımsız aday Sırrı Süreyya Önder'in "Ergenekon çuvalına artık solcu, sosyalist, yoksuldan yana olan, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu manipülasyon politikalarını teşhir eden kim varsa atacaklar. Ne kadar örgütlü karşı çıkabilirsek o kadar bariyer oluştururuz." açıklaması sola-devrimciliğe yakışan yaklaşımlardır.

 

Fakat liberaller ve liberal sol geçinenler özgürlük ve demokrasi konusunda sınıfta kalmıştır. Hala iktidara yoğun destek vermekten vazgeçmiş değiller. Zorunlu kalarak ucundan kenarından bazı antidemokratik uygulamaları eleştirmiş olsalar da, Ergenekon tertibine karşı aynı tutum içindedirler ve hala utanmaz tavırlarla tutukluların suçlu olduğunu söyleyebilmektedirler. Bu tavırlar içinde olanların liberalliklerinin bile sahte olduğu açıktır. Bunun bir açıklaması bu tertiplerin-tezgahların düzenleyicisiyle, uygulayıcısıyla aynı odaktan beslendikleri ve yönlendirildikleridir. Bir diğer açıklaması ise (bazıları için) özeleştiri erdeminden yoksun olmaları ve tükürdüklerini yalama durumuna düşmekten çekinmeleridir.

Link to comment
Share on other sites

Saygideger pante;

 

Son gelinilen durumda, iktidar icin yarisanlardan,AKP'nin "CHP-MHP-BDP, hepsi ayni" soylemi, aslinda "hepsi benim yolumda" anlamini tasiyor.

Diplomasideki, "de facto" anlayisi, her turlu partiyi sarmis durumda.

 

Herkes destekledigi BOP'sini kendince "elestiriyor"

 

Ama diplomasi olarak "su anda olan durum budur, de facto, bunu boyle kabullenmek gerekir" temelli bir yonlenim icindeler. Bu bir caresizlik midir, yoksa ABD'ye v.s. "sirin gorunme" cabasi midir?

 

Bu durumda, senin algiladigin gunumuz ortaminin devrimcisi, ilericisi, aydini ve elit kesimi kimdir ve nasil dusunup davranandir?

 

Karsi devrimciler kimdir, nasil dusunup, davranandir?

 

Tabi burada cagdas bir devrimcilik ve ilericilikten bahsetmiyorum. Sadece ulke ortamina uyan olarak degerlendiriyorum.

 

Saygilarimla;

 

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

Saygideger pante;

 

Son gelinilen durumda, iktidar icin yarisanlardan,AKP'nin "CHP-MHP-BDP, hepsi ayni" soylemi, aslinda "hepsi benim yolumda" anlamini tasiyor.

Diplomasideki, "de facto" anlayisi, her turlu partiyi sarmis durumda.

 

Herkes destekledigi BOP'sini kendince "elestiriyor"

 

Ama diplomasi olarak "su anda olan durum budur, de facto, bunu boyle kabullenmek gerekir" temelli bir yonlenim icindeler. Bu bir caresizlik midir, yoksa ABD'ye v.s. "sirin gorunme" cabasi midir?

 

Bu durumda, senin algiladigin gunumuz ortaminin devrimcisi, ilericisi, aydini ve elit kesimi kimdir ve nasil dusunup davranandir?

 

Karsi devrimciler kimdir, nasil dusunup, davranandir?

 

Tabi burada cagdas bir devrimcilik ve ilericilikten bahsetmiyorum. Sadece ulke ortamina uyan olarak degerlendiriyorum.

 

Saygilarimla;

 

evrensel-insan

 

Saygıdeğer Evrensel-insan;

 

Nazım Hikmet'in bir konuşmasında belirttiği şu görüşe katılıyorum:

"Önce evimizi kurtarmalıyız. yani, yurdumuzu başkalarının elinden çekip almalı, tam bağımsız olmalıyız. Bunun için sağcıymış-solcuymuş, sosyalistmiş-sosyal demokratmış hiç önemli değil. Yeter ki yurtsever olsun, yeter ki halkçı olsun. Tam bağımsızlığımızı kazanıp özgür olduktan sonra gerisi gelir zaten."

 

Dolayısıyla bizim önce buna hedeflenmiş kitlelere ihtiyacımız var.

Ama içinde bulunduğumuz şartlarda artık sadece bunu değil, Kürt sorununu da ele alıp birlikte düşünmek gerekir.

Yani, önce öyle bir sonuç elde etmeliyiz ki hem bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü kazanalım. Ekonomik bağımlılıktan kurtulup siyasi bağımsızlığımızı da elde edebilelim ve gerek iç politikamızda, gerekse dış politikamızda ülkemizin ve halkımızın çıkarlarına uygun hareket edebilelim. Hem de halklar arasında toplumsal uyumu sağlayalım, etnik köken farklılıklarını bitirelim, barış içinde kardeşçe birarada yaşayabileceğimiz demokratik ortama kavuşalım.

 

Bunun tek yolu demokratik halk devrimidir ya da bildiğimiz MDD, yani ulusal demokratik devrim.

Bu devrim için sosyalistmiş, şu ya da bu fraksiyondanmış, sosyal demokratmış, Kemalistmiş, ML'miş, sağcıymış-solcuymuş önemli değil.

Yeter ki ülkesini, halkını sevsin, bağımsızlığa, özgürlüğe ve demokratik düzene inansın.

Bu hedefte birleşilecek ve bu devrim gerçekleştirilmeye çalışılacak.

O demokratik düzen içinde zamanla ekonomik sistemin ne olacağına demokratik yollarla halk karar verecektir.

 

"İktidarda sosyalistler olmazsa, proleterya diktatörlüğü kurulmazsa bağımsız olunamaz, yine emperyalizme teslim olunur" vb. söylemler, çıkmaz politikalardır.

Bu anlayışla demektir ki; sosyalizm gelene kadar bağlı kalacağız, siyasilerimiz sürekli ABD-AB'ye biat edecekler, onların projelerini onaylayacak, eşbaşkanlığını yapacaklar, iç savaş sürecek, demokrasiye kavuşamayacak, ırkçılık, faşistlik devam edecek, baskılar, zulümler, yolsuzluklar, katliamlar son bulmayacak.

Hayır, buna mahkum değiliz. Devrim halkın egemenliğini, halk iktidarını getirecektir ve bütün bu olumsuzluklar son bulacaktır.

Sömürünün tamamen bitirilmesi ayrı bir konudur. İş ona kalsın. Sömürüsüzlük ideal olandır ki uzak hedeftir, gündemde yeri olamaz. Uzak hedefi gündeme alırsak, öncelikli sorunlarımız asla çözülmez..

Link to comment
Share on other sites

Saygideger pante;

 

etnik köken farklılıklarını bitirelim,-pante-

Yukaridaki cumleni aciklarmisin?

 

Ayrica ekonomik bagimsizligi alinan ekonomik yardimlarin getirecegi yonlendirim ve yaptirimlarin nasil onlenecegi dusuncesindesin?

 

Ayrica, su MDD'den ne algiladigini aciklar misin?

 

Konuya sinifsal mi yanasiyorsun?

 

Saygilarimla;

 

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

etnik köken farklılıklarını bitirelim,-pante-

Yukaridaki cumleni aciklarmisin?

 

Ne kadar "fark yok, hepimiz eşitiz" dense de başta dil ve yatırım konusu olmak üzere çeşitli konularda ayrımcılık olduğunu biliyoruz.

Bu ayrımcılığa son verilmesinden bahsediyorum.

 

Ayrica ekonomik bagimsizligi alinan ekonomik yardimlarin getirecegi yonlendirim ve yaptirimlarin nasil onlenecegi dusuncesindesin?

 

Emperyalist zihniyet içermeyen iktisadi ilişkilerle önlenebilir.

Bu tür yaklaşım sergileyenlerle ilişkiler mesafeli tutulur.

 

Ayrica, su MDD'den ne algiladigini aciklar misin?

 

Konuya sinifsal mi yanasiyorsun?

 

Demokratik devrim, adı üstünde gerçek demokrasiyi tesis etmek ve tam bağımsızlığı sağlamak, yarım kalan demokratik devrimi tamamlamak, feodalitenin tamamen tasfiyesini sağlamak ve toprak reformunu gerçekleştirmek, ulusal sorunları çözmektir.

 

Demokratik devrimin sınıfsal niteliği yoktur. Ama büyük burjuvazi dışındaki sınıflardan oluşacağı bellidir.

Çünkü büyük burjuvazi içinde milli burjuvazi yok denecek kadar azdır.

Devrimin öncü kitleleri sınıfsallıktan ziyade yurtsever, demokrat, devrimci nitelikler arz eder.

Link to comment
Share on other sites

Saygideger pante;

 

Ne kadar "fark yok, hepimiz eşitiz" dense de başta dil ve yatırım konusu olmak üzere çeşitli konularda ayrımcılık olduğunu biliyoruz.

Bu ayrımcılığa son verilmesinden bahsediyorum.-pante-

 

Emperyalist zihniyet içermeyen iktisadi ilişkilerle önlenebilir.

Bu tür yaklaşım sergileyenlerle ilişkiler mesafeli tutulur.-pante-

 

Bir ustteki, ikinci cumleni aciklar misin?, yani mumkunlugunu?

 

"Sen, Kurtsun, Ermenisin, Alevisin, yahudisin, dinsizsin v.s." ve "herkes Turktur ve muslumandir, Kurt, Ermeni, Alevi v.s. yoktur" soylemleri ayrimciliktir.

 

Ama "Ben kurdum, ermeniyim, aleviyim, dinsizim v.s." ve Anadolu mozayiginin icsellestirmesi olarak "ben hem Turkum, hem kurdum, hem ermeniyim v.s." ise antiayrimciliktir.

 

Yani,bir kisinin kurtlugune, ermeniligine, baska dinine veya dinsizligine ve her turlu degerlerine sahip cikmasi onun hak ve ozgurlugudur ve bu hak ve ozgurluge yapilacak bir mudahele de insan haklari ihlalidir.

 

Bu dediklerime katiliyor musun?

 

Demokratik devrimin tamamlanmasi, sadece aga ve tore temelli feodal iliski mi, cemaat algisi nasil ortadan kalkacak, tarikatlar ne olacak?

 

Ayrica sekuler zihniyetli laiklik olusturulmadan Muslumanligin ve hatta sunniligin disinda kalan mezhep ve diger dinlerin, dinsizlerin hak ve ozgurlukleri ne olacak?

Cunku bunun disinda ulusal butunluk birlik ve beraberlik saglanamaz. Yurtseverlik ortaya konamaz.

 

Eger "saglanabilir" diyorsan, aciklar misin?

 

Demokratik sosyalizm konusunda bir dusuncen var mi?, yani otoriter sosyalizm (proletararya diktatorlugu) degil. Yalniz burda senin teriminle, "liboslasma" (sosyal liberalizm,neoliberalizm) tehlikesi var.B)

 

http://en.wikipedia.org/wiki/Democratic_socialism

 

Saygilarimla;

 

evrensel-insan

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...