Jump to content

Inanc Karsitligi ve Inancsizlik Farki Mucadele ve Bilinc Farki


evrensel-insan
 Share

Recommended Posts

Gozlem olarak bakildiginda, inanc karsitligi ile inancsizligin ayni duzeyde bir dusunce ve davranis tasimadigini goruyoruz.

Peki bu fark nereden kaynaklaniyor?

Bir kisinin kendi yasam ve iliskileri baskadir, bir kisinin toplum ile mucadelesi baskadir.

Genelde bireysel bilinc sahibi olanlar, toplum icinde kendilerini ifade ederler ve ifade etmenin bilincinde olarak baskalarinin da kendilerini ifade etmesine izin verirler.

Bunu inanc temeline oturttugumuz zaman, eger kisi bireysel bilince erismisse; sadece toplum icinde kendi yasam ve iliskisi olarak kendisinin inancsiz oldugunu ifade eder. Bu ayni zamanda hak ve ozgurlukler temelinde baskasinin da eger inancli ise kendisinin inancli oldugunu ifade etmesi anlamina gelir. Aslinda bilinc olarak olmasi gereken; bireysel duzeyde bu iki inancsal yanasim farki gosteren bireyin biribirinin hak ve ozgurlugune mudahele etmemesi ve hatta bu konuyu kisiye ozel bir konu olarak ele alip kisiyi rahatsiz edecegi dusuncesi ile bu konuya hic deginmemesidir. Tabi ki burada olmasi gereken; kimsenin kimseye mudahele etmemesidir. Yani inancli inancli olarak yasar, inancsiz inancsiz olarak yasar ve bu iki kisi yasamda iliski icindedir.

Bir yerde her ikiside biribirinin kisilik degerine saygi gostermektedir.

Gel gelelim, bireysel bilincin gelismedigi ve olmadigi toplumlarda ise; inanc konusu kisisel bir konu olmaktan cikar ve toplumsal bir biz/oteki mucadelesine donusur. Bu o kadar keskin bir durum alir ki, biri digerine nerde ise yasam hakki tanimak istemez. Basta boyler bir mudaheleci durum, insan haklari ve hak ve ozgurlukler ihlalidir ve bu ihlal hem inanc karsitligi, hem de inancsiz karsitligi olarak kutuplasir. Ortada sadece sanki bir ustunluk mucadelesi vardir ve kisiler biri birine ustunluk kurmak, biribirini ikna etmek ve gerekirse, zorla, baskici bir sekilde mudahele etmek dusuncesinde ve davranisinda olurlar.

Buradaki sorun cok acik olarak hem kendi inancliligini ya da inancsizligini korumak hem de karsi tarafi kendi dogrusuna dondurme mucadelesi vermektir.

Yani ortada kendini savunu, karsi tarafa da saldiri vardir. Bu acidan konuya yaklasildiginda, ortada ne bir dusunce, ne bir bilgi alis verisi, ne bir anlayis, ne bir hosgoru, ne biribirini anlamaya calisma v.s. kisaca ortak gecim yerine, ayrismak ve hatta dusman olmak soz konusudur.

Fakat bu soz konusu olan durum, her iki tarafinda istegi adina hak ve ozgurluklere terstir. Cunku bu iki kutup dusunce ayni cografyayi ve toplumu paylasmakta, ayni yasam ve iliskiyi paylasmakta v.s. kisaca ic ice yasamak durumundadir.

Boyle oldugu halde bu fenomenler arasi mucadele surer gider.

Eger inanclisi da inancsizi da boyle bir mucadele vermek durumunda kendilerini hissediyorlarsa; bu mucadeleyi fenomen uzerinden degil numen uzerinden vermelidirler. Tabi bunu yapabilmek icin bu kutuplasmis kutuplarin biribiri ile olan yakinligi, saygisi anlayisi v.s. gerekir.

Sonucta hic kimse hic kimseyi ona ve degerlerine saygi gostermiyorsa ona karsi bir iletisim yakinligi duyamaz. Boyle olunca da iki taraf agzi ile kus da tutsa; birbirlerine birseyler anlatabilmek durumundan uzakta kalirlar. Cunku beyinler ve bilinc biri digerine kapalidir.

Iste bu durumu ortadan kaldiracak olan dusunce ve bilgi paylasiminin kisilere ve degerlerine yonelmeden sadece konu ve kavramin dusunce uzerinden algi ve bilgi temelinde de insanogluna getirdigi her turlu sorunu dile getirerek verme durumu dogar.

Iste bu durum, inancli ya da inancsiz kisinin, sadece kendi inancliligi ya da inancsizligi degil; kendince ve dusunce temelinde yani kisiye yonelmeden, kendi tarafinin yararlarini, karsi tarafin zararlarini insanlik adina dile getirmesi ile mumkundur.

En azindan boyle bir dusunsel ve bilgisel karsilikli paylasim; iki tarafin biribiri ile distalayici mucadelesinden cok; biribirlerini algilama, degerlendirme, kendini ve karsi tarafi sorgulama, degerlendirmenin onunu acacak; mucadelenin savunu ve saldirisiyle tuikanmis beyinleri ve bilincleri acmaya yarayacaktir.

Boylece her iki tarafta biribirlerinden alip verdikleriyle kendisini degerlendirme firsati bulacaktir.

Kisaca kisiler, polemikler, karsilikli satasmalar, suclamalar, onyargilar, atismalar v.s. degil; dusunce bilgi, birikim, bilinc paylasimi saglanacaktir. Bu da en azindan insan olmanin verdigi degerlerin hatirlanmasina ve on plana cikmasina yarayacaktir.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...