Jump to content

Ermeni Tarihi-1915-22 Yillari Arasinda Ne Oldu?


evrensel-insan

Recommended Posts

1915-22 arasi olanlar neydi?

Birincisi o devirde ne T.C. devleti

Ikincisi ne de turk ya da milliyetciligi kavrami yoktur.

Konu osmanli ile ermeni ceteleri arasindaki bir "isyan bastirma" yerine; her iki tarafinda KENDINDEN GORMEDIKLERI MASUM HALKI KATLETMELERINE DONUSMUSTUR.

Ortada tek tarafli degil; iki tarafli katleden; yine tek tarafli degil; iki tarafli katledilen masum halk vardir.

Soykirimi katliam yerine kabul etmek, sadece POLITIK BIR CIKAR TASIR cunku soykirim suctur.

Ben bu temelde insanlik adina katledilen her iki halktan da onlari katleden insanliktan nasibini almamis Osmanli ve ermeni ceteleri adina ozur dilerim.
 

Evrensel-Insan - Yapilandirmaci Epistemoloji/Qua Felsefesi/Serbest Dusunurluk/Devrimci Sorgulama/Numenal Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/misc/progress.gif
  • Like 1
Link to comment
Share on other sites

Tarihsel olarak merak ettigim bir konu var Kurtulus savasi ile Ermeni katliamlari tarihsel olarak 1919-22 arasiunda cakisiyor.

Bu tarihler arasinda yasamini surduren Ermeniler ne yapti?

Kuvay-i milliye-Ermeni iliskisi ne idi?

Kongrelerde (Sivas/Erzurum) ve 23 nisan 1920 ilk meclisinde Ermeni varligi gundeme geldi mi?

29 Ekim 1923'te T.C. kurulurken Ermeniler uzerindeki milli politika neydi?

Ataturk'un kendi agzindan, Ermeni katliamlari nasil degerlendirildi?

Buna benzer sorularin yanitini bilen var mi?

Tarihi belge ve linkleri ile birlikte. Yani tarihe tek tarafli bakarak degil.

Link to comment
Share on other sites

Tarihi daha iyi algilama ve mumkunse tarihin akisi temelinde TARAFSIZ degerlendirme adina;

1915-22 yillari arasindaki katliamlari BENCE SEVR ANDLASMASI ILE FARKLI KILMAK GEREKIYOR.

Cunku Sevr'i KABULLENEN OSMANLI, KABULLENMEYEN BUGUNKU T.C. KURUCUSU "KURTULUS SAVASCILARI" dir.

Bakin sevr ne diyor?

Sevr Antlaşması, (Fransızca: Le Traité de Sèvres), I. Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükümeti arasında 10 Ağustos 1920'de Fransa'nın başkenti Paris'in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Seramik Müzesi'nde (Musée National de Céramique) imzalanmış antlaşmadır.

Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı Ermenistan Cumhuriyeti'ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (Başkan Wilson 22 Kasım 1920'de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan'a verdi.)

Goruldugu gibi tarih; sevr ile DEGISIME UGRUYOR VE SEVR'E KARSI savasi veren OSMANLILAR DEGIL.

Yani 1920-22 arasi hala ortada bir KATLIAM IDDIASI MI VAR? ki varsa bu katliamlar OSMANLI'YA DEGIL KUVAY-I MILLIYE'YE AITTIR.

Ermeni Sorunu, Osmanlı döneminden başlayarak Türkiye dönemine uzanan, Türk devletleriyle Batı ülkelerin arasında siyasi bir yaklaşımla ele alınan Ermeni konusudur.

Simdi herkes LUTFEN VE SAKINCE TARAFKAR OLMADAN su soruya yanit versin?

Kurtulus savasi sirasinda ermeni katliami olmus mudur?

Kurtulus savasi sirasinda ermenik ceteleri ermeni olmayanlari katlet mis midir?

Kurtulus savasini ve kazanilan bu gunku siniri, Ermeni sevr "haklari" acisindan nasil degerlendirmek gerekir?

Kurtulus savasinda Ermeniler ile savasil mis midir?

Sevr'deki andlasmadan Ermeniler nasil vaz gecmistir?

Ortada bir kurtulus savasinin getirdigi ermeni savasi mi, yoksa Ermeni katrliami mi vardir?

Ermeni sorunun sevr temelli "cozumu" temelinde "Kurtulus savasi Ermeni topraklarini eline gecirmistir" dusuncesi tasiyan var mi?

Soykirim iddiasi yada karsilikli gerceklesen katliam, neden 1922'ye kadar surmustur. Cunku bunun son iki senesi sevr'e karsi cikan Kuvay-i milliyeyi ilgilendirir, Osmanli'yi degil.

Asagidaki alintiladigim kisim ne kadar dogrudur.

Ermenistan, Mondros sonrası ortaya çıkan durumdan yararlanarak, Doğu Anadolu’da kendisine ait olduğunu iddia ettiği yerlerde işgal faaliyetlerine girişmiş, Arpaçay ile Aras Irmağı kıyılarına kadar ulaşmıştır.
* Ermenilerin işgal faaliyetlerine karşı TBMM tarafından Doğu Cephesi Komutanlığına atanan Kazım Karabekir Ermenileri mağlup ederek işgal edilen yerleri kurtarmıştır.

* Ermenilerin isteği üzerine yapılan Gümrü Anlaşmasıyla (3 Aralık 1920); Ermeniler Doğu Anadolu’nun Türkiye’ye ait olduğunu kabul etmişlerdir. Ardahan’ın bir bölümü ve Artvin dışında bugünkü sınırlar belirlenmiştir. Bu durum Sevr Anlaşmasının yürürlüğe girmeyeceğinin ilk kanıtıdır.

* Ermenilerin mağlup edilmesi TBMM Hükümetinin ilk askeri başarısı, Gümrü Anlaşması ise ilk siyasi başarısıdır.

* Ermenistan parlementosu Gümrü Anlaşmasını onaylamamışsa da, daha sonra Rusya ile yapılan Moskova Anlaşması ve yeniden Rusya’ya bağlı duruma gelen Kafkas Cumhuriyetlerinden Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan ile yapılan Kars Anlaşması, bazı değişikliklerle Gümrü Anlaşması’nın yerini almıştır.

NOT :Ermenilerden başka; Mondros Mütarekesi sonrası Ardahan, Artvin ve Bat um’u işgal etmiş olan Gürcistan Gümrü Anlaşması’nın ardından, TBMM’nin vermiş olduğu bir nota sonucunda bu bölgelerden çekilmiştir (Mart 1921). Moskova Anlaşması’yla Batum dışındaki yerlerin Türkiye’ye ait olduğu kabul edilmiştir.

Evet ne dusunuyorsunuz, sevr sonrasi kuvay-i milliye ile ermeniler arasindaki yasananlar hakkinda!

Bu konu da tamamen farkli bir alinti verebilecek ya da bilgi verebilecek var mi?

Yoksa tarih yukaridaki alintidaki gibi mi olmustur?

Oyle ise NEDEN ERMENI SOYKIRIM IDDIASI YA DA KATLIAMI 1922 YILINA KADAR TASINIYOR?

Link to comment
Share on other sites

Bir kac onemli noktayadeginelim.

Bahsedilen tarih T.C.Devleti oncesi, o zaman bu konu T.C. devletini neden ilgilendiriyoror, Oasmanli'nin konusu degil mi?

Osmanli sadece T.C den mi olusuyor, cografi olarak taa balkanlardan kuzey afrika ve o.dogu'yu icine aliyor, o zaman neden sadece T.C. devletini bir konusu?

Ikincisi orada olan ermeni ceteleri ile osmanlilar arasindaki isyan bastirma savasi. Ermenilerde osmanlila da katliam yapiyor.

Onemli olan bu karsilikli katliama insanlik adina cikmak, katliamin bir tarafi olmak degil.

Ayrica "soykirim" anlam ve icerigi olan ve ilk defa Hitler ile dile gelen bir kavram, o devir de isi ne?

Daha once kralliklar ve feodaller devrinde "soy kurutmask" temelli bir soya ait olan en kucuk bebeklr bile katledilirdi, amac soyun kurutulmasiydi.

Bu acidan bu kadar algi ve ideolojik inancsal ustelik taraf icerecek bir sekilde bir katliama soykirim demek ne kadar tutarli?

Bugun ermenilrin soyu mu kurumustur, ya da T.C. 'nde Ermeni kokenli vatandaslar yok mudur?

Eger Ermeniler ya da yahudiler soykirima ugrasalardi, bugun soylari adlari kalir miydi?

Tarihte olan olaylari tarihi bunyesinde ve olanlar temelinde degerlendirelim. Tarafli duygusal ve bir tarafin subjektif tarafi olarak yani BIR POLITIK CIKAR SAGLAMA ADINA DEGIL.

Evet ortada bir osmanli katliami surumu vardir ve buna karsilikta ermeni cetelerinin yaptigi katliamnlar vardir.

Biri devlettir digeri isyandir.         

Link to comment
Share on other sites

Once kelime olarak suc kabul edilen soykirim kavramini aciklayalim.

 

Yukaridaki mesajda eskiden ornek verdim. Kundaktaki bebegin bile olduruldugunu acikladim.

 

Katliam ile soykirim arasinaki fark nedir?

soykırım- genocide
katliam- massacre

 

Soykırım Kavramının Ortaya Çıkışı

 

Lemkin Jenosit kelimesinin ortaya çıkışını anlatıyor(ingilizce).
Soykırım ya da Jenosit (ing. Genocide) kavramı 1944’de Polonya Yahudisi bir hukukçu olan Raphael Lemkin tarafından Yunanca “ırk”, “soy” anlamına gelen génos ile Fransızca’ya Latince “katletmek” anlamına gelen cidium kökünden geçmiş cide sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Lemkin "Jenosit konusuna nasıl geldiniz?" sorusuna cevaben "Jenosit ile ilgilenmeye başladım, çünkü birçok kez gerçekleşti. Önce Ermenilerin başına geldi, ardından da Hitler harekete geçti" diye cevap vermiştir.[3]

1944’te Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Lemkin’in en önemli çalışması olan, İşgal Altındaki “Avrupa’da Mihver Devletleri’nin yönetimi”ni ABD’de yayınladı. Bu kitap II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından işgal edilmiş ülkelerdeki Alman yönetiminin soykırım terimi eşliğinde geniş bir hukuki analizini içeriyordu. Lemkin’in uluslararası yasaların ihlali olarak soykırım fikri uluslararası kamuoyu tarafından yaygınlıkla kabul edildi ve Nürnberg Mahkemeleri’nin hukuki temelini oluşturdu. 1943’te Lemkin soykırımı şu şekilde tanımlıyordu:

Genel anlamda konuşursak, soykırım milletin tüm üyelerinin kitlesel kırımlarla yok edildiği durumlar hariç, bir milletin anında yok edilmesi anlamına gelmek zorunda değil. Ulusal bir grubun yok olması niyetiyle grubun elzem yaşam kaynaklarının yok edilmesi amacını taşıyan çeşitli hareketlerden oluşan örgütlü bir planı ifade eder. Bu tür bir planın hedefi ulusal gruplara ait siyasi ve toplumsal kurumların, kültürün, dilin, milli hislerin, dinin ve iktisadi varlığın tahrip edilmesi ve bu gruplara dahil kişilerin bireysel güvenlik, özgürlük, sağlık, onur ve hatta yaşamlarının yok edilmesidir.

wiki

 

Ermeni olaylari ne zaman oldu? 1915-1922 arasi.

 

Soykirim ne zaman ortaya cikmis? 1944'de yani 22 sene sonra.

 

Tarihi tarihine gore degerlendirelim. Ayni hatayi milli temelde turk ile kavim temelindeki turk de de yapiyoruz.

 

"Osmanli zamaninda ucak uctu" diyebilir miyiz?

 

Aslinda daha once de dedigim gibi israil'in O.Dogu'ya yerlesmesi BM ve Nato kuruluslari nedense hep hitler olayindan sonra.

 

Ermeni israil arasinda kurulmask istenen sahte kurdistan acaba bir cagrisim yapiyor mu?

 

Kelimeyi ortaya atanin yahudi olmasina ne denir?

 

Bu soykirim iddialarinin kimlere nasil cikar sagliyacagi var. Zaten sirf bunu dusunmek bile neyin ne oldugunu gayet guzel algilatir.

 

Link to comment
Share on other sites

Hitler fasizmi devrinde, Almanyada baska bir milliyet olarak sadece yahudiler mi yasiyordu?

 

Neden yapildigi soylenen bu soykirim sadece yahudilere yonelik.

 

Baska acidan bakalim. Bir ideoloji ya da inanc ugruna guc ve otorite savaslari oluyor ve insanlar olduruluyor, buna ne diyecegiz

 

"ideoilojik soykirim /inancsalk soy kirim mi?

 

Ustelik ideoloji de inancta zihinde tekrar yeseriyor.

 

Islamin cihadi nedir, soykirim degil mi? yani musluman hatta sunni olmuyanlarin oldurulmesi.

 

Nedir soy kirim?

 

Ayrica 1944'te isimlendirildi ne demek. Taa ortacagdan beri "soyunu tuketmek/kurutmak" kullanimi yok mu?

 

Feodal bir aga kendine rakip olan bask agayi yendiginde en kucuk bebege kadar neden olduruyor?

 

Bu neden soy kirim olmuyor?

 

1944 nerede ortacag nerede? arada en az 1000 yil fark var.

 

Neyin ne oldugunu algilamak adina, insanoglunun nasil duygu ve akil somurusu ile galeyana geldigini unutmayalim.

 

Herhangi bir insanl,ikdisi ve vicdan disi uygulasmanin ne anlam ve icerikte oldugbu sadece bunu kendi ideolojisince degerlendirenin ve bunun ne olduguna kendini inandiranin dogrusudur.

 

Bu dogrunun bilimsel hic bir yani yoktur, ustelik yanlislanamaz.

 

Sosyal bilgi temelinde neyin kavram olarak ne oldugu ve yasamda olup olmadigi sadece algidir.

 

Burada unutulmamasi gereken, bu anlatimdan tanimdan kimlerin nasil cikar saglayacagi ve insanoglunn duygu ve vicdanini politik olarak nasil somurup kasmuoyu olusturup, hedefi neyse onu nasil elde edilecegidir.

 

Buradaki ilk hedef israil'in orta doguda kurdugu devlettir ve hemen arkasindan onu koruma adina kurulan BM ve NATO'dur.

 

Bugun de bu israil adi gecebn diger ulke olan ermenistan ile arasinda sahte bir kurdistan ukjkesi kurarak; ermenistan israil arasi cografi butunlugu saglkayacaktir. Tabi bu butunluk ne israile ne ermenistana din olarak ter olmayacaktir.

 

Tarih ortadadir, isteyen takip eder olanlari sorgular degerlendirir, isteyen komplo der, isteyen herseye gozunu kapatir ve sadece seyreder.

 

Yalniz bu tip duygu ve vicdan somurusunu politik cikar adina kullanmak herkesin de yutacagi sey degildir. Beyni olan birey olan neyin ne oldugunun bilgisinde ve algisinda olan bunlari yemez.

Link to comment
Share on other sites

Study Suggests Adolf Hitler Had Jewish and African Ancestors
By Jennie Cohen

Was Adolf Hitler of Jewish and African descent? A recent DNA study by Belgian researchers suggests that the Fuhrer may have been more closely related to ethnic groups he considered “subhuman” than to his “Aryan” compatriots.


In the decades since Adolf Hitler’s death, the Nazi leader’s ancestry has been a subject of rampant speculation and intense controversy. Some have suggested that his father, Alois, born to an unwed woman named Maria Schickelgruber, was the illegitimate child of Leopold Frankenberger, a young Jewish man whose family employed her as a maid. (She subsequently married Johann Georg Hiedler–later spelled “Hitler”–whose surname her son adopted.) Others have claimed that Alois’ biological father was also the grandfather of Hitler’s mother, Klara Pözl, making Adolf the product of an incestuous marriage.

history.com/news/study

Ataturk te dahil HER NEDENSE kitleye mal olmus kisilerin kimin nesi oldugu bir turlu bilinemiyor?

Halbuki ne kadar basit? Basit te gercegi kim biliyor ya da sakliyor ve neden.

Does it matter that Hitler had traces of Jewish ancestry?

in Columns, Opinion / by Debra Flax / on August 25, 2010 at 10:24 PM /

It has long been suspected that Adolf Hitler, the leader of the Nazi party and voice behind the extermination of 11 million “misfit” people, was a descendant of Jewish stock. The simple story goes that Adolf’s papa, Alois, was the illegitimate offspring of a young maid named Maria Schickelgruber and a 19 year-old Jewish man named Frankenberger.


Earlier this week, however, Belgium’s Knack Magazine reported that after tracking down and DNA testing 39 relatives of the Fuhrer, both in Europe and the United States, a chromosome called Haplogroup E1b1b1 showed up in the family samples. The chromosome, which is rare in Western Europe, is most common in the Berbers of Morocco, Algeria and Tunisia and is one of the major founding lineages of Ashkenazi and Sephardic Jews.

cw.ua.edu

Suraya da bir goz atin.

jewishvirtuallibrary.org

Neden Hitler yahudilerden "nefret ediyordu" acep? Ya da...

Link to comment
Share on other sites

Soykirim ile katliamin farki nedir?

Neden biri uluslar arasi suctur da, digeri degildir?

Ermeniler uzerinde uygulanan her turlu insanlikdisi olayi, soykirim olarak alip ta katliam olarak almamanin; politik cikar disinda farki nedir?

Kimler boyle bir sucu one surerek bundan yarar saglar?

Bilimsel olarak bir seyin katliam ya da soykirim oldugu farki nasil ortaya konur?

Neden konu 1944 te ustelik bir yahudi tarafindan ortaya atilmistir? Neden ayni yahudi buna ermenileri de katmistir.

Hitlerin yahudi oldugu iddialari vardir. Bir kisi kendi sosyo-etik kokenine neden katliam yapar, Hitler'in yahudilere duydugu kin needen gelmektedir?

Ayrica sadece Almanya da alman olmayanlar yahudiler midir, neden hitler diger dini ya da milli kokenden olanlarin ustune gitmemistir.

Israil O.Doguya hangi tarihte yerlesmistir, Nato ve BM ne zaman ne neden kurulmustur.

Bugunku BOP projesindeki ermenistan israil arasini toprak olarak baglayacak olan sahte kurdistan projesinin amaci nedir?

Soy kirim adi ustunde "soyun kirilmasi/kokunun kurutulmasi" bu feodalizmden kalma bir uygulamadir, nasil olur da ilk defa 1944 te gundeme gelir .

Gundeme gelen bu soykirimin polituik temeli suc olmasi degiklmidir, katliam dense suc olmayacaktir.

Bu ve buna benzer sorulari iyice sorgulamak ve TARAFSIZ DUYDUSAL OLMAYAN bir temelde degerlendirmek gerekir.

Ayrica osmanlilar sadece ermenileri mi katletmistir, diger katliamlarin neden lobisi yoktur?

T.C. devleti oncesi olan bu olayi neden sadece Turkiye ustlenmektedir. Osmanli'dan ayrilan devletler olarak neden digerleri osmanliya sahip cikmanmakta ve onun yaptiklarindan sorumlu tutulmamaktadir.

Burada yapilacak sudur "Biz T.C. devletiyiz ve 1923 te kurulduk. Bundan oncesi tarihte topraklarimizda olanlardan Osmanli sorumludur. Bizler bunun bilincindeyiz ve tum dunyadan osmanli'nin her turlu insanlik disi uygulamasi adina ozur diliyoruz. Yalniz bu ozur sadece bize ait degil; Osmanli topraklarinda yer almis ve bugun kendi ulkesini kurmus her bir millete aittir. Biz Osmanlidan ne kadar sorumlu isek, Balkanlar da, O.Dogu ulkeleri de sorumludur. Ustelik Osmanli'yi tarihe gomen son milliyetci cikisi yapan ulke de biziz. Evet ozur dileriz ama kimse bizleri osmanlinin uyguladigi insabnlikdisi olaylardan salt sorumlu tutamaz. OIzrumuz de osmanli adina degil; insanlik adinadir" seklinde bir aciklama.

Iste bizi kurtaracak olan dunyaya tanitacak olan kim oldugumuzu ortaya koyacak olan bu icerikteki resmi bir aciklamadir.

Yukarida yapilacak olan aciklanmistir, neden bu yapilmamaktadir?         

Link to comment
Share on other sites

massacre

noun: massacre; plural noun: massacres

1. an indiscriminate and brutal slaughter of many people.

"reports of massacres by government troops"

synonyms:

slaughter, wholesale slaughter, mass slaughter, wholesale killing, indiscriminate killing;

murder, murdering, mass murder, mass homicide, execution, mass execution, destruction, mass destruction, annihilation, extermination, liquidation, decimation, carnage, butchery, bloodbath, bloodletting, pogrom, genocide, ethnic cleansing, holocaust, Shoah, night of the long knives;

deliberately and brutally kill (many people).

"thousands were brutally massacred by soldiers"

synonyms:

slaughter, butcher, murder, kill, annihilate, exterminate, execute, liquidate, eliminate, destroy, decimate, kill off, wipe out, mow down, cut down, cut to pieces, put to the sword, put to death, send to the gas chambers; -Hitler'in tarihte yaptigi olarak gecen.

 

genocide

noun

noun: genocide; plural noun: genocides

the deliberate killing of a large group of people, especially those of a particular nation or ethnic group. Osmanlida dinin disinda milli ya da etnik bilinc var miydi?

synonyms:

racial killing, massacre, wholesale slaughter, mass slaughter, wholesale killing, indiscriminate killing;

Link to comment
Share on other sites

Analysis: Defining genocide At what point does a mass killing or forced movement become genocide?

 

Congo killings 'may be genocide'

Bosnian Serb cleared of genocide

Genocide added to Bashir warrant

 

Genocide is understood by most to be the gravest crime against humanity it is possible to commit.

It is the mass extermination of a whole group of people, an attempt to destroy an entire group and wipe them out of existence.

But at the heart of this simple idea is a complicated tangle of legal definitions.

This has led to conflicting views on when a mass killing, or forced movement, of people can be called genocide.

There are people who say that there was only one genocide during the last century.

Others say there were at least three, possibly more.

What is genocide and when can that term be applied?

UN definition

The term was coined in 1943 by the Jewish-Polish lawyer Raphael Lemkin who combined the Greek word "genos" (race or tribe) with the Latin word "cide" (to kill).

After witnessing the horrors of the Holocaust - in which every member of his family except his brother and himself was killed - Dr Lemkin campaigned to have genocide recognised as a crime under international law.

His efforts gave way to the adoption of the UN Convention on Genocide in December 1948, which came into effect in January 1951.

Article Two of the convention defines genocide as "any of the following acts committed with the intent to destroy, in whole or in part, a national, ethnic, racial or religious group, as such":

Tutsis in Rwanda were singled out, sometimes by the ethnicity on their ID cards
Killing members of the group
Causing serious bodily or mental harm to members of the group
Deliberately inflicting on the group conditions of life calculated to bring about its physical destruction in whole or in part
Imposing measures intended to prevent births within the group
Forcibly transferring children of the group to another group
The convention also imposes a general duty on states that are signatories to "prevent and to punish" genocide.

Since its adoption, the UN treaty has come under fire from different sides, mostly by people frustrated with the difficulty of applying it to different cases.

'Too narrow'

They argue that the definition is too narrow. Others say the term is devalued by misuse.

Some analysts contend that the definition is so narrow that none of the mass killings perpetrated since the treaty's adoption would fall under it.

The objections most frequently raised against the treaty include:

The convention excludes targeted political and social groups
The definition is limited to direct acts against people, and excludes acts against the environment which sustains them or their cultural distinctiveness
Proving intention beyond reasonable doubt is extremely difficult
UN member states are hesitant to single out other members or intervene, as was the case in Rwanda
There is no body of international law to clarify the parameters of the convention (though this is changing as UN war crimes tribunals issue indictments)
The difficulty of defining or measuring "in part", and establishing how many deaths equal genocide
But in spite of these criticisms, there are many who say genocide is recognisable.

In his book Rwanda and Genocide in the 20th Century, former secretary-general of Medecins Sans Frontieres, Alain Destexhe, says: "Genocide is distinguishable from all other crimes by the motivation behind it.

"Genocide is a crime on a different scale to all other crimes against humanity and implies an intention to completely exterminate the chosen group.

"Genocide is therefore both the gravest and greatest of the crimes against humanity."

Loss of meaning

Mr Destexhe believes the word genocide has fallen victim to "a sort of verbal inflation, in much the same way as happened with the word fascist".

Mr Ignatieff says the Atlantic slave trade was not genocide and that the word is losing its meaning
Because of that, he says, the term has progressively lost its initial meaning and is becoming "dangerously commonplace".

Michael Ignatieff, director of the Carr Centre for Human Rights Policy at Harvard University, agrees.

"Those who should use the word genocide never let it slip their mouths. Those who unfortunately do use it, banalise it into a validation of every kind of victimhood," he said in a lecture about Raphael Lemkin.

"Slavery, for example, is called genocide when - whatever it was, and it was an infamy - it was a system to exploit, rather than to exterminate the living."

In 2004 in the Democratic Republic of Congo, a renegade commander captured the town of Bukavu and said he did it to prevent a genocide of Congolese Tutsis - the Banyamulenge.

It later transpired that fewer than 100 people had died.

The differences over how genocide should be defined have also led to disagreements on how many genocides actually occurred during the 20th Century.

History of genocide

Some say there was only one genocide in the last century - the Holocaust.

More than 7,000 Muslim men were killed at Srebrenica in 1995
However, others say there have been at least three genocides under the 1948 UN convention:

The mass killing of Armenians by Ottoman Turks between 1915-1920 - an accusation that the Turks deny

The Holocaust, during which more than six million Jews were killed

Rwanda, where an estimated 800,000 Tutsis and moderate Hutus died in the 1994 genocide

In Bosnia, the 1995 massacre at Srebrenica has been ruled to be genocide by the International Criminal Tribunal for the former Yugoslavia (ICTY).

And others give a long list of what they consider cases of genocide, including the Soviet man-made famine of Ukraine (1932-33), the Indonesian invasion of East Timor (1975), and the Khmer Rouge killings in Cambodia in the 1970s.

The International Criminal Court in 2010 issued an arrest warrant for the President of Sudan, Omar al-Bashir, on genocide charges.

He is accused of waging a campaign against the citizens of the Sudanese region of Darfur.

Some 300,000 people are said to have died and millions have been displaced in seven years of fighting there.

Legal precedent?

The first case to put into practice the convention on genocide was that of Jean Paul Akayesu, the Hutu mayor of the Rwandan town of Taba at the time of the killings.

Mr Karadzic denies charges of war crimes and genocide
In a landmark ruling, a special international tribunal convicted him of genocide and crimes against humanity on 2 September 1998.

More than 30 ringleaders of the Rwandan genocide have now been convicted by the International Criminal Tribunal for Rwanda.

In August 2010 a leaked UN report reportedly alleges that Rwandan Hutus, perpetrators of the 1994 genocide, may themselves have been victims of the same crime.

In 2004, the ICTY widened the definition of what constitutes genocide.

General Radislav Krstic, the first man convicted by the ICTY of genocide in Bosnia, had appealed against his conviction for his role in the killing of more than 7,000 Muslim men and boys in Srebrenica.

But the court rejected his argument that the numbers were "too insignificant" to be genocide - a decision likely to set an international legal precedent.

Since then a Bosnian Serb military commander has been cleared of being involved in Srebrenica.

It remains to be seen whether cases still pending will aid clarity on what is and what is not genocide.

The Bosnian Serb leader Radovan Karadzic is currently on trial at The Hague accused of war crimes and genocide. He denies the charges.

President Bashir continues to travel outside Sudan, to countries who are signatories to the International Criminal Court, without being detained as ordered by the arrest warrant.

If his case is ever brought to trial it will be the first time that genocide charges are brought against a serving head of state.

 

bbc news

Link to comment
Share on other sites

En sonunda bilindigi gibi Perincek te davayi kazandi.

AİHM, 'soykırımı inkar' davasında Doğu Perinçek'i haklı buldu
hurriyet.com.tr 17 Aralık 2013.
.

-A+...Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Doğu Perinçek'in İsviçre aleyhine 2008'de yaptığı başvuruyu karara bağladı. AİHM, Perinçek'i haklı buldu ve İsviçre'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesini ihlal ettiğine karar verdi.
 

KARARDA NE DİYOR?
Mahkeme, AİHS'nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10'uncu maddesinin İsviçre yargısı tarafından ihlal edildiğine hükmetti ve bu kararın her türlü manevi zararı karşıladığı, bu nedenle manevi tazminata gerek olmadığı kararını verdi.

 

Perinçek'in dava süresince avukatıyla görüşmesine izin verilmediği ve İsviçre yargısının kararlarında ayrımcı bir tutum sergilediği yönündeki itirazlarını ise oybirliğiyle reddetti.

 

Bunun yanı sıra Perinçek'in yaptığı AİHS'nin 'yasa olmadan suçlama olamayacağı' hususunu düzenleyen 7'inci maddesinin ihlal edildiği yönündeki şikayeti de reddetti.

 

MAHKEME'NİN YORUMU
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in İsviçre aleyhine yaptığı başvuruyu değerlendiren AİHM, hassas ve tartışmalı konularda da fikir beyan etmenin ifade özgürlüğünün temel unsurlarından olduğuna dikkat çekti. Hoşgörülü, çoğulcu ve demokratik toplumu; totaliter yönetimler ye da diktatörlük rejimlerinden ayıranın da bu olduğunu belirtti.

 

Yasal olarak tanımlanmış ‘Soykırım’ mefhumunu kanıtlamanın da kolay bir şey olmadığını belirten mahkeme, mezkur olayla ilgili tarihi araştırmaların da tartışmaya açık olduğunu belirtti ve bunun üzerinde konsensüs sağlamanın mümkün olamayabileceğine dikkat çekti.

 

Ermeni soykırımı iddialarını resmen tanıyan diğer ülkelerin de bunu inkar eden şahıslara yaptırım uygulayacak yasalar çıkarmadığını belirten AİHM, bunun temel hedefinin de ifade özgürlüğüne saygı ve henüz açıklığa kavuşturulmamış konularda farklı düşünenlerin korunarak yapıcı tartışma ortamına katkı sağlanması olduğunu vurguladı.

 

'ULUSLARARASI YALAN' DEMİŞTİ
İsviçre’de 2005 yılında katıldığı konferanslarda 1915 olaylarının ‘soykırım’ olarak nitelendirilmesine alenen karşı çıkan Doğu Perinçek, bu iddialar hakkında ‘uluslararası yalan’ demesi üzerine Lozan Mahkemesi tarafından ‘ırkçı ayrımcılıktan’ suçlu bulunmuştu. Perinçek’in temyiz başvurusu üzerine ise mahkeme, “Ermeni soykırımı, Yahudi soykırımı gibi tarihsel bir gerçektir” yorumunu yapmış ve başvuruyu reddetmişti.

 

'O SÖZLER ERMENİLERE KARŞI NEFRET OLUŞTURMAZ'
AİHM ise ‘şok edici ya da rahatsızlık verici’ ifadelerin dahi özgürlük kapsamında olduğunu hatırlattı. Perinçek’in 1915’de tehcir ve katliam yapıldığını hiçbir zaman inkar etmediğini fakat bu olayların ‘soykırım’ olarak nitelendirilemeyeceğini söylediğini belirten mahkeme, bu yaklaşım Ermeni halkına karşı nefret oluşturma amacı taşıyamayacağını belirtti. Olayların mağdurlarının tahkir edilmesinin de söz konusu olmadığını vurgulayan mahkeme, Perinçek’in ifade özgürlüğünü kötüye kullanmadığı sonucuna vardı.

 

'KAMU DÜZENİNE CİDDİ TEHLİKE OLUŞTURMUYOR'
Doğu Perinçek’in bu ifadeleri İsviçre topraklarında kullanarak, kamu düzenine ciddi tehlike oluşturduğu iddiasını da inandırıcı bulmadı. Akademik camiada, 1915 olaylarının ‘soykırım’ olarak kabullenildiği şeklindeki savunma da Türk hükümetinin görüşüne de atıf yapılarak reddedildi. Dünya üzerindeki 190 ülkeden de sadece 20’sinin ‘soykırım’ iddiasını resmen tanıdığı vurgulandı.

AİHM, ‘soykırım’ ifadesinin bir grubu tamamen ortadan kaldırma amacı güdülmesi halinde kullanılabileceğini belirtti. Bu kapsamda BM İnsan Hakları Komisyon ve İspanya Anayasa Mahkemesi ile Fransa Anayasa Konseyi’nin kararları hatırlatıldı. Fransa’da Anayasa Konseyi, Ermeni soykırımı iddialarının reddini suç sayan yasayı iptal etmişti.

 

EMSAL OLABİLİR
AİHM'in söz konusu dava ile ilgili kararının, bu konuda yasa çıkartmak isteyen ülkeleri bağlayacak olması açısından emsal teşkil etmesi bekleniyor.

Perinçek, 1915 olaylarıyla ilgili İsviçre'de yaptığı konuşmalarda "Ermeni Soykırımı iddialarını reddettiği" gerekçesiyle bu ülkede 2007'de çeşitli mahkumiyet cezalarına çarptırılmasının ardından 2008'de AİHM'e başvurmuştu. İsviçre'de Temyiz Mahkemesi tarafından da suçlu bulunan Perinçek, AİHM'e yaptığı başvuruda, “İsviçre'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü ile ilgili 10'uncu maddesini ve yasa olmadan suçlama olamayacağına dair 7'nci maddeyi ihlal ettiğini” savunmuştu.

 

hurriyet.

Link to comment
Share on other sites

Konuya su iki tanimsal acidan bakalim ve degerlencdirelim.

 

" an attempt to destroy an entire group and wipe them out of existence."

 

yok etmek icin, tamamen bir grubu yeryuzunden silmek adina yapilan girisim.

 

" Alain Destexhe, says: "Genocide is distinguishable from all other crimes by the motivation behind it."

 

Alan destexhe "soykirim diger butun suclardan, arkasinda olan bir motivasyon olmasi ile ayrilabilir.

 

Simdi bakalim o devre ve osmanlinin yaptigina;

 

Osmanlinin " yok etmek icin, tamamen bir grubu yeryuzunden silmek adina yapilan girisim." Osmanlilar, Ermenileri yeryuzunden silmek adina tamamen yok etmek icin bir girisimde bulundular mi?

 

Bu sorunun cevabina Kesin olarak "evet" diyecek bir belge ya da belgeler var mi? varsa nedir ve nerdedir?

 

Alan Destexhe'nin demesine gore; " soykirim diger butun suclardan, arkasinda olan bir motivasyon olmasi ile ayrilabilir.

 

Osmanlilar, Ermenilere insanlidisi bir katliam ve surgun uygularken, bu katlianm ve surgunun diger butun suclardan ayiran davranisin arkasinda bir motivasyon var miydi? Varsa boyle bir motivasyon ne idi ve bu motivasyon, osmanlinin ermenilere yaptigini diger butun suclardan ayiracak kadar farkli belirgin bir motivasyon muydu?

 

Yani Osmanlilarin Ermenileri yeryuzunden silmek ve tamamen yok etmek gibi bir motivasyonlari ya da girisimleri var miydi?

 

Varsa bunlari ortaya koyan belgeler nelerdir ve neden bu belgeler ve nasil boyle bir motivasyon tasir?

 

Eger soykirimin ulkuslararasi bir suc olarak kasbul edilmesibu temellere dayaniyor ve BU DA BELGELER ILE KARSI CIKILMAZ BIR SEKILDE ORTAYA KONABILIYORSA; O zaman soykirimdan bahsedebiliriz.

 

Aksi sadece o gunun sartlarinda yapilan insanlikdisi vicdandisi hic kimsenin tasvip edemeyecegi bir katliamdir

 

Evet simdi " Ermeni soykirimi" gorusunde olanlar bu temelde belgelerini karsi cikilmaz bir sekilde aciklasin link verin ya da ortaya koysun.

Link to comment
Share on other sites

Konuyu kisaca ozetlersek;

 

Anlam ve icerik olarak uc cesit TOPLU KIYIM vardir.

 

holocaust
noun
noun: holocaust; plural noun: holocausts
destruction or slaughter on a mass scale, especially caused by fire or nuclear war.

"a nuclear holocaust"

 

synonyms:

cataclysm, disaster, catastrophe, destruction, devastation, demolition, annihilation, ravaging; More

inferno, fire, conflagration;

massacre, slaughter, mass murder, carnage, butchery, extermination, liquidation, genocide, ethnic cleansing

"apocalyptic thoughts have surfaced due to the spectre of a nuclear holocaust"

 

genocide
noun
noun: genocide; plural noun: genocides
the deliberate killing of a large group of people, especially those of a particular nation or ethnic group.

"a campaign of genocide"

synonyms:

racial killing, massacre, wholesale slaughter, mass slaughter, wholesale killing, indiscriminate killing;

 

massacre
noun
noun: massacre; plural noun: massacres
an indiscriminate and brutal slaughter of many people.

"reports of massacres by government troops"

synonyms:

slaughter, wholesale slaughter, mass slaughter, wholesale killing, indiscriminate killing; More

murder, murdering, mass murder, mass homicide, execution, mass execution, destruction, mass destruction, annihilation, extermination, liquidation, decimation, carnage, butchery, bloodbath, bloodletting, pogrom, genocide, ethnic cleansing, holocaust, Shoah, night of the long knives;

 

literaryslaying;

rarebattue, hecatomb

"a cold-blooded massacre of innocent civilians"

deliberately and brutally kill (many people).

"thousands were brutally massacred by soldiers"

synonyms:

slaughter, butcher, murder, kill, annihilate, exterminate, execute, liquidate, eliminate, destroy, decimate, kill off, wipe out, mow down, cut down, cut to pieces, put to the sword, put to death, send to the gas chambers;

 

Kisaca bunlarin hepsi TOPLU KIYIMDIR. Eger bunlardan sadece biri yada ikisi suc ta digeri degil se; bu sadece insanoglunun politik o.os.ulugunu gosterir.

 

Toplu bir kiyim yapiyorsun, bunu ha nukleer silahla ve yakarak, ya da belirli bir etnik ya da dini temel alarak, ya da sadece ayrim yapmadan katlederek vicdansizca insankikdisi olarak katlediyorsun ve bir de bunu "su suc olsun bu suc olmasin" diye ayiriyorsun.

Burada soylenecek tek sey vardir.

 

INSANOGLU HAYVANDAN DA DAHA VAHSIDIR. CIKARI ICIN YAPMAYACAGIVAHSET YOKTUR.

 

Iste sorun da zaten politik tuzaga dudup bu toplu kiyim "o muydu/bu muydu?" diye bir de utanmadan tartisiyorsun, neden cunku bu olursasuc olmayacak o olursa suc olacak.

 

Boyle bir ayrim kimlerin vicdanini rahatlatir bilemiyorum, amakesinlikle benim degil.

 

Birak toplusunu kiyim kendibasina bir insanlik sucudur.

 

Butun bu olaylari yaratan adlandiran ve de ayiran bir de cikar icin bunun politik lobisuni yapan ya da karasi cikan insanogluna lanet olsun.

 

Ben bu turun bir uyesi olmaktan boyle durum ve tartismalardahicap duyuyorum.

 

Tarihteki savaslari hangi katagoriye koyacagiz?

Link to comment
Share on other sites

Ortada bir isyan vardir, bu isyani bastirmak isteyen osmanli ve de isyanin basuina ceken ceteler vardir. Her iki taraftabiribirine insanlikdisi vahset uygulamistir.

 

Ordu ermeni erkeklerine ve kadinlari cocuklari ac susuz surgune "yollarda olsunler diye" yollayarak, ermeni cetelerde masum silahlki koyleri bolgeyi basmislar ve her turlu insanlik disi katliama imza atmislardir.

 

Burada insanlik adina algilanmasi gereken sudur. Ermeni ceteleri ve osmanli milislerini bir tarafa birakirsak her iki taraftanda sucu silahi olmayan masum halk kaztledilmistir.

 

Bu katliamda "senin katliamin benimkinden fazla" ya da "sen katliami hak ettin" gibi her iki tarafli dusunce ve davranis insanlik sucudu.

 

Buradaki ortak nokta her iki tarafin da aslinda katledilen iitarafli masum halka yonelik vicdani; bunlari katleden her iki tarafli milislere de laneti ofkesi olmasidir.

 

Iste burada konu bir catisma degil; karsilikli taraflarin insanlik adina uzlasmasi herkes kendi tarafini milisi adinaozur dilemesi ve onlari lanetlemesi, yine her iki tarafin katledilenleri adina da vicdan rahatsizligi duymasidir.

 

Bu bir TOPLKU KIYIMDIR. Adinin o ya da bu olmasi onemli degil; oinemli olan bir adi bir tarafin kendi cikari adina politik olarak kullanmassi ve katledilenler uzerinden vicdan somurusu yap;ipprim kazanmasidir. Iste bunlar, ayni masum halki katleden iki tarafin milisleri kadar sucludur.

 

Bu tip katliamlarda sosyo-etik farklar ve onlarin tarafi degil; insanli ve vicdan dile gelmelidir.

 

Ortada yapilmis bilinen anlatilan her ne varsa; butun bunlar hic bir zaman tek tarafli degildir ve herhangibir tarafi da hakli kilmaz.

 

Eger konu isyan ise, osmanlinin gorevi isyani yapan silahli milisler ile olan mucadeledir, masum ermeni toplumu ile degil; diger taraftan milisler de kozlarini osmanli ile paylasmalidirlar, masum ermeni olmayan halki katlederek degil.

 

Bunun adi ingilizce de "catch 22" dur. Halk deyimi ile "iki tarafi boklu deynek" ya da benim k.c.m kara, seninki be nden kara.

 

O yuzden 1915-22 yillari arasinda olanlari bu katliami isleyebnler acisindan degil; kastledilenler adikna degerlendirmek gerekir. Cunku ortada bir suc varsa; bu suc hem osmanli hem de ermeni milislerin sucudur. Bu suc ta ermeni ve ermeni olmayan halkin yasamlari ellerinden vahsice alinarak islenmistir.

 

Konu ne Ermeni lobisi ne de osmanli'nin sucunu yuklenen halkin kendini savunmasidir.

 

Soruninsanlik sorunudur ve bu sorunda ermeni olmayan halk ile ermeni halki el ele verip kendilerini katledenleri ortak lanetlemelidirler.

 

Yoksa zaten olan ve istenen, politik cikar nufuz kazanma ve KATLEDILENLERIN SIRTINDAN CIKAR SAGLAMADIR.

 

O yuzden konuyu osmanli ermeni ayrimina katledenler temelinde ya da katledilenler temelinde ayirmak catismak biri birini suclamak ve otekilestirip distalamak degil; aksine her iki toplumun el ele birlite kebndilerini katledenlere karsi duyduklari vicdansizligin ve insanlidisinin tezahuru olmalidir.

 

Aksi katledilenler sirtinsan gecinmek isteyen her kim vicdansiz firsatci ve cikarci ise; bu ister turk ister ermeni ister emperyalist gucler olsun, oonlarin eline bu firsatin verilmesidir.

 

Bu temelde kurulacak en guzel tutarli ve insanlik iceren lobi; her iki ulke halkinin hem kendi ulkelerinde hem de diger ulkede yasayanlarinin el ele gonul gonule haykirisi ve bu katliami lanetlemeleri ve dunyaya bunu birleserek gostermeleridir.

 

Iste o zaman ne kana susamis ve kandan katliamdan nemalanan her kim olursa olsun; afallayacak ve elde etmek istedigini elde edemedigi ile kalmayacak, ustelik dunyayarezil olacaktir.

 

O yuzden en azindan sitemizde site okur ve yazarlari olarak bizler bu oyuna gelmiyelim ve katledenlere karsi birlesimimizi dosta dusmana kanitlayalim ve gosterelim.

 

Belki de bunun en guzel yonu her iki tarafin kendi katledenini lanetlemesi ve kendi tarafinin katlettigi adina karsi katledilen taraftan ozur dilenmesidir.

 

Kisaca kendini osmanli tarafinda gorenin, osmanli milislerini lanetlemesi ve onlarin katlettigi ermenilerden ozur dilemesi; kendini ermeni tarafinda gorenin de kendi ermeni eli silahli milislerini lanetlemesi ve katledilen osmanli halkindan ozur dilemesidir.

Iste dunyayi saskina cevirecek olan davranis budur ve belki de bundan sonra olacak bu tip katliamlarda nasil davranilacagini goterme adina bir imsal teskil edecektir.

 

Yoksa ne inkar ne de magduru oynama sadece politik cikarcilarin ekmegine yag surcektir.

Iste asil bu insanlik lobisi ne ermeni cikar lobisinin ne de osmanli inkar llobisinin kendi cikarlari adina basarisina izin vermeyecek ve kazananin insanlik oldugunu tum dunyaya gosterecektir.

 

Belki de bu konuda yapilmasi gereken kitlesellesmis kurumlar eli ile bunu once iki ulkede baslatmak ve sonra da dunyayas yaymaktir.

 

O yuzden lutfen bu baslikta artik insanlik dusunce ve bilgisi yazissin; taraf olunacaksa da,

 

HER IKI TARAF VE TARAFLAR DISINDA

KALAN HERKES INSANLIKTAN VICDANDAN VE KATLEDILENLERDEN YANA YAZI DILI VE USLUBU DILE GETIRSIN.

 

Cunku insanligi birlestirecek olan sosyo-etik far degil; kimin katledenin kimin katledilenin yaninda oldugu farkidir.

 

Bu ve buna benzer konularda farkin farkina varalim ve insanliktan vicdandan ve yasam haklari vahsice elinden alinanlardan yana olalim.

 

Bunu da tum dunya insanligi icin yapalim. Ulke toplum etik her turlu fark ideolojik inancsal her turlu fark ayrimi yapmadan.

 

Kimin katlettigi ya da katledildigi uzerine degil; katleden ve katledilen uzerine dusunelim.

 

Cunku bu dusunce temelinde her hic bir beynin hangi neden gerekce ve bahane ile olursa olsun, KATLEDENDEN YANA OLACAGINI DUSUNMUYORUM VE DUSUNMEK ISTEMIYORUM.

 

Cunku hala her birimizin bir yerinde kirinti da olsa bir insanlik duygusu ve vicdani vardir ve yanlis tarafta olmak katledenin tarafinda olmak; bilincaltida olsa bilincli de olsa; vercegi rahatsizlik yasamda uykuda ve her yerde yakamizi birakmaz.

 

CUNKU BIZ INSANIZ. HER ZAMANDA INSANCA YASAM VE ILISKIDEN YANA OLMAK ZORUNDAYIZ. Aksi bizi birakin hayvani ondan da dahaasagi bir varlik yapar.

 

Not olarak bugun iki belgesel vardi. Aslan ceylan yavrusunu evlatlik edinmis onu ac kalma pahasina korudu ve gucsuz kaldigindan da korudugu ceyleni baska bir aslana yem etmekten kurtaramadi kendisi de acliktan oldu.

 

Yine bir aslan bir baboon yavrusunu sanki onun annesi imis gibi kolladi isitti tasidi ve ona yasama tutunmayi ogretti.

 

Hayvanlar bile artik bizden daha vicdanli. Kus krdi dostlugu, kei kopek dostlugu, tavuk kopek dostlugu.

 

Yani hani bizler ve genelde beyni uckurunda olanlar derler ya "fis (erkek) ile priz (disi) bir arada oilamaz, dost olamaz ancak cinsel iliskiye girer" Hayvanlar bile kontrolun beyinde oldugunu gosterdiler. Senin yeterki beyninde olmasin. Bir kiz ile sartlar geregi ayni yatakta yatarsin ve durumdan faydalanmak aklindan bile gecmez.

 

Artik o eski hayvanlar ile ilgili soylenen her turlu "kedi kusu yer, kopek kediyi parcalar, aslkan ceylani yer" v.s. temelli ezberlenmis sorgulanmaz sanki doganin kanunu imis gibi lanse edilenler bile gecerliligini yitirdi. Cunku yukardaki ornek gibi binlercesi gozlem ile bunu yalanladi.

 

Ozaman oturup dusunmek lazim, bizler ustelik ayni turun feerdleri neden birbirimizi yiyoruz?

 

Ustelik ideolojilerimiz inanclarimiz sosyo-eti degerlerimiz ve onlara teslim olma ugruna, bir katliami mantiga ve insanliga ve de vicdana sigmayan gerekceler ile savunmaya calisiyor ve bununicin catisiyoruz?

 

Cunku bu bilincaltimiza yerlesmis ve dusunmeden sorgulamadan ezberimizde hafizamizda ne varsa ne olduguna bakmadan onu savunuyoruz.

 

Demekki daimi neyi neden ve nasil savunacagimizi ezberimiz bilincalti sartlanmisligimiz sorgulanmaz addettiklerimiz il degil; insanlik ve vicdan adina sorgulamamiz gerekiyor ki, insan oldugumuzu hastirlayalim.

 

Haani bir halk deyimimiz vardir "Agiza geleni hemen soylemeden once bir yutkun " diye. Cunku bu yutkunmak sana zaman saglayacak ve belkide soyleme asamasinda oldugunu soylememen gerektiginin farkina varacaksin.

Link to comment
Share on other sites

Simdi de ayni soruyu " Ermeni Soykırımı " diyen arkadaslar varsa onlara soralim.

 

Yukaridaki cumlenin gercekligini kendi akli ve inanci ile kendilerine gerceklestiren arkadaslar;herseyden once soykirim ile katliam farkini ortaya koyabiliyorlar mi?

 

Eger koyabiliyorlarsa nasil?

 

Bu arkadaslarin bu KARSILIKLI TOPLU KIYIMIN (osmanlinin ermeniler uzerinde yaptigi) bir soykirim oldugunu ve katliam olmadigini kanitlayacak delillerin var mi? Ayrica ermeni silahli cetelerinin ermeni olmayan masum halk uzerindeki toplu kiyimlarini kabul ediyorlar mi? Etmiyorlarsa, bunu neye dayandiriyorlar.

 

Kisaca SADECE OLAYI "ERMENI SOYKIRIMI" OLARAK TEK TARAFLI (OSMANLININ YAPTIGI) OLARAK MI ALGILIYORLAR?

 

Konuya su iki tanimsal acidan bakalim ve degerlencdirelim.

 

" an attempt to destroy an entire group and wipe them out of existence."

yok etmek icin, tamamen bir grubu yeryuzunden silmek adina yapilan girisim.

 

" Alain Destexhe, says: "Genocide is distinguishable from all other crimes by the motivation behind it."

Alan destexhe "soykirim diger butun suclardan, arkasinda olan bir motivasyon olmasi ile ayrilabilir.

 

Simdi bakalim o devre ve osmanlinin yaptigina;

 

Osmanlinin " yok etmek icin, tamamen bir grubu yeryuzunden silmek adina yapilan girisim." Osmanlilar, Ermenileri yeryuzunden silmek adina tamamen yok etmek icin bir girisimde bulundular mi?

 

Bu sorunun cevabina Kesin olarak "evet" diyecek bir belge ya da belgeler var mi? varsa nedir ve nerdedir?

 

Alan Destexhe'nin demesine gore; " soykirim diger butun suclardan, arkasinda olan bir motivasyon olmasi ile ayrilabilir.

 

Osmanlilar, Ermenilere insanlidisi bir katliam ve surgun uygularken, bu katlianm ve surgunun diger butun suclardan ayiran davranisin arkasinda bir motivasyon var miydi? Varsa boyle bir motivasyon ne idi ve bu motivasyon, osmanlinin ermenilere yaptigini diger butun suclardan ayiracak kadar farkli belirgin bir motivasyon muydu?

 

Yani Osmanlilarin Ermenileri yeryuzunden silmek ve tamamen yok etmek gibi bir motivasyonlari ya da girisimleri var miydi?

 

Varsa bunlari ortaya koyan belgeler nelerdir ve neden bu belgeler ve nasil boyle bir motivasyon tasir?

 

Eger soykirimin uluslararasi bir suc olarak kabul edilmesi bu temellere dayaniyor ve BU DA BELGELER ILE KARSI CIKILMAZ BIR SEKILDE ORTAYA KONABILIYORSA; O zaman soykirimdan bahsedebiliriz.

 

Burada sadece belge degil; o belgelerin bir katliam degil de, soykirim oldugunun ispati gerekir. Sonucta suc teskil eden soykirim da, suc teskil etmeyen katliam da toplu kiyimdir. Kimse bu farki bilimsel olarak ve hatta planli olarak ortaya koyamaz, o zaman geriye sadece "

 

"Ermeni Soykırımı " cumlesini kisinin aklini inandirmasi gerekiyor. Guzelde BURADA BU INANDIMAYI DOGRULAYACAK GERCEKLER NELERDIR? Belge olarak ve "soykirim oldugu su goturmez" olarak ortaya konabilir mi?

 

Aksi sadece o gunun sartlarinda yapilan insanlikdisi vicdandisi hic kimsenin tasvip edemeyecegi bir katliamdir

 

Evet simdi " Ermeni soykirimi (katliami degil)" gorusunde olanlar bu temelde belgelerini karsi cikilmaz bir sekilde aciklasin link verin ya da ortaya koysun.

 

Ayrica karsilikli toplu kiyimi sadece bir tarafa indirgiyorsa da bunu aciklasin. Yani ERMENI CETELERININ ERMENI OLMAYAN (TURK MILLIYETCILIGI O TARIHTE YOKTU) OSMANLI HALKINI KATLETMESININ NEDENINI ACIKLASIN.

 

Ya da madem ortada bir isyan var bu isyani bastirmak isteyen osmanli ile bu isyani baslatan ermeni cetelerinin "kozlarini kendi aralarinda halletmek yerine" neden karsilikli kendilerinden olmadigini dusundugu masum halka tasidiklarini aciklasin.

Link to comment
Share on other sites

Sozun kisasi tum tarih boyunca insanoglunun insanoglunu hangi neden ile oluyrs olsun, her turlu insanlikdisi dusunce ve uygulama ile topluca ya da bir kisi olarak bir kisinin en onemli hakki olan yasam hak ve ozgurlugunun elinden alinmasi evrensel hukuk ta hak ihlalidir ve suctur.

 

Ben kendi adima ve insanlik adina dunyanin hangi tarihinde cografya ya da toplumunda oilursa olsun insanoglunun insanoglunu katletmesini lanetliyor, kiniyor ve hem insanlik hem de kendi adima; bu lanetlenesi uygulamati yapanlar adina ozur diliyorum.

 

Bu ozur benim bir insanlik gorevim.

 

Yalniz, sirf politik cikar ugruna bu katletmeleri biribirinden ayirarak kimini normal kimini olagan kimini suc teskil etmeyen ve kimini de suc ilan een tum kurumlarin yaptigi bu AYRIMCILIGI CIKAR TEMELINDE YAPTIKLARININ DA FARKINDA VE BILINCINDEYIM.

 

Ayrica ozelde ermeni katliamini soykirim temelinde kabul eden kurumu olan B.M. de israil ile ilgili olan politik cikarindan dolayi bu karari aldigini biliyorum.

 

O yuzden lutfen gelecek yanitlar bu mahalde gelsin.

 

En basta neden ermeni olaylarinin es anlamli olmasina ragmen (ben bunu yukarida acikladim) katliam degil de, soykirim olarak algilandigini, boyle algilayan mantiksal ve gerekcelere dayanarak izah etmelidir.

 

Yoksa ben zaten Ermeni toplumu uzerinde osman li'nin o devirde bir katliam ve insanlikdisi surgun uyguladiginin bilincinde ve farkindayim.

 

Ayrica yureklendirilen silahli ermeni cetelerinin de olaylarla hic bir ilgisi olmayan bolge toplumu ve halklarini Ermeni olmadiklari yuzunden katledildiklerinin de biliuncinde ve farkindayim.

 

Bu konuda da TARAF AYIRMAKSIZIN, insanlik gorevimi yapip, ozrumu de dile getirdim.

 

Benim ozrum sadece Osmanli donemini degil, eger ortada bir katliam varsa olmussa 1919-22 donemini de bugunku T.C. temelini atanlar olarak ta kapsar.

 

Link to comment
Share on other sites

Sevr'e karsi verilen kurtulus savasindaki bugunku T.C. Devleti'nin temelini atanlarin Ermeniler ile olan "savasini/iliskisini" v.s.

 

Kisaca Ermenilerin sevr'de aldiklari haklarini T.C. ile kaybedisini nasil degerlendiriyorlar.

Yani;

Sevr Antlaşması, (Fransızca: Le Traité de Sèvres), I. Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükümeti arasında 10 Ağustos 1920'de Fransa'nın başkenti Paris'in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Seramik Müzesi'nde (Musée National de Céramique) imzalanmış antlaşmadır.

 

Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı Ermenistan Cumhuriyeti'ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (Başkan Wilson 22 Kasım 1920'de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan'a verdi.)

Goruldugu gibi tarih; sevr ile DEGISIME UGRUYOR VE SEVR'E KARSI savasi veren OSMANLILAR DEGIL.

 

Evet bu konudaki goruslerinizi alalim.

 

Burada bir "catch 22" durumu soz konusu.

 

English - Turkish translation for "catch 22"
 

1 Kısır ikilem, içinden çıkılmaz durum deyim - "You can't get a job without experience, but you can't get experience unless you have a job--it's Catch-22."

 

2 Görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki yaratması durumu. "Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar?" öreğindeki gibi deyim

 

If you describe a situation as a Catch-22, you mean it is an impossible situation because you cannot do one thing until you do another thing, but you cannot do the second thing until you do the first thing

an impossible situation that you cannot solve because you need to do one thing in order to do a second thing, but you cannot do the second thing until you have done the first

 

Eger "kurtulus savasi ERMENILER ILE BIRLIKTE VERILDI ISE?

 

Neden "turk milliyetciligi-ne mutlu turkum diyene/herkes turktur.

 

Eger kurtulus savasi ERMENILERE KARSI VERILDI ISE?

 

Bu onlarin topraklarini isgal anlamina gelmiyor mu?

 

Evet bu duruma yanitlariniz nedir?

 

Link to comment
Share on other sites

  • 10 sene sonra...

1915 Sözde Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır. Gerçekte asıl soykırımı Ermeniler, 1915'te Çarlık Rusya'nın desteğini alarak Doğu Anadolu'da Türklere yaptı. Eğer gerçekten bir Ermeni soykırımı olsaydı şu anda Ermeni diye bir millet, Ermenistan diye bir devlet olmayacaktı. Ermeniler, tarih boyunca doğru dürüst bir devlet kuramayıp hep dönemin süper güçlerinin yalakalığını yapmıştır. O dönemki Sadrazam Talat Paşa'nın Ermeni tehciri son derece doğru ve yerinde bir karardı. Hatta Cumhuriyet'in ilanından sonra Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk, Ermenilerin soykırım yalanlarını her seferinde susturdu ve böylesi bir karapropogandaya engel oldu. 

Link to comment
Share on other sites

Küstah ve hain Ermenilerin 4T planı vardır: Tanıtma, Tazminat, Toprak talebi ve Tanıtım. Soykırım suçu, İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra 1948'de Birleşmiş Milletler Anayasası'na girmiştir. Madem ki bazı Ermenici hainlere göre tehcir, soykırım demek. Tarihte asıl Ermeni soykırımını 1022 ve 1064 yıllarında Hıristiyanlık'taki Monofizit-Diofizit ayrılığından dolayı Bizans(Doğu Roma) İmparatorluğu yaptı. Sultan Alparslan önderliğindeki Selçuklu Türkleri, 1071 Malazgirt Savaşı'nda Bizans'ı yenip Anadolu'ya yerleşikten sonra Ermeniler, Selçukluları kurtarıcı olarak gördü. Osmanlı Devleti'nde ise Ermeniler, nazırlık(bakanlık) gibi önemli görevler yapmıştır. İkinci Abdülhamid'in bazı bakanları Ermeni'ydi. 

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...