Jump to content

Inanc Uzerine


evrensel-insan
 Share

Recommended Posts

Insanoglunun; sezgi-duyum-his yoluyla algiladigi ve kavramlastirdigi olguya inanc denir.

 

Inanclar, soyut olarak kavramlastirilmistir. Inanc; yansisi algilanarak kavramlastirilan maddenin karsitidir. Soyut kavramlar-sevgi, nefret, dogru, yanlis, iyi, kotu, hurriyet, demokrasi ,tanri v.s. evrenseldir.

 

Sorun bu evrensel kavramlarin ifadesinde cikmaktadir. Kavram olarak; ikili-seye inanc- ve karsitlik-inanma inanmama-karakteri gosteren soyut kavramlarin ifadesi ise tektir.

 

Kavramlar, evrensel olsada; IFADESI; KISISEL VE OZNELDIR. O yuzden; bir kavramin ifadesi; hem goreceli, hem de degiskendir. Bir kisinin dogru dedigine, baskasi yanlis diyebilir. INANCLAR, CISIMLESTIRILIRSE; INANILIR. Bu su demektir. Dogru; bir ideolojinin, bir gelenegin, bir ahlakin, bir idare sisteminin, bir dusuncenin v.s. dogrusudur. Sevgi; bir anne-babaya, kardese, arkadasa, vatana, millete, siire, sanata v.s. duyulan bir sevgidir.

 

Ustelik; soyut kavramlar-inanclar- mutlaka cisimlestirilmistir. Eger, bir soyut kavram; vucut bulamamissa; ona inanc mumkun degildir. Soyut kavrami; cisimlestiremeyen, kisi o kavrama inanamaz. Bu zaten; kavramin ikili karakterine terstir. Onemli olan ise; bu soyut kavramlarin ifadesinin, kisisel olmasi ve kisi tarafindan cisimlestirilebilmesidir.

 

Tarihler boyu, cisimlestirilen inanclar; insanoglunun bir kullanim araci olmustur. Eger, bir kisi; inandigi soyut kavrami, bir cisme oturtamazsa; o zaman inanmasi mumkun degildir. Soyut kavramlar yasadikca ve cisimlestirilebildikce; inanc devam eder. Mesela; ateistler, tanri soyut kavramini cisimlestiremedikleri icin; inanmazlar.

 

Ilikinsanoglu bile; tum soyut hislerini cisimlestirerek cesitli maddeleri-agac, gunes, ay, dag v.s. tanri yaptilar. Hatta daha sonra soyut kavramlara bile tanri buldular-guzellik, iyilik, kotuluk v.s.

 

INANCIN TAMAMEN INSANOGLUNUN DUSUNCESINDEN ARINMASI ICIN; ONCE CISIMLESEMEMESI VE SONRADA; CISIMLESEMEYEN SOYUT KAVRAMIN, KULLANIMINA IHTIYAC DUYULMAMASIDIR.

 

Cunku, soyutlar, insanoglunu; dusunce ve davranis olarak; biribirinden ayiran, tartistiran, erk sahibi, bencillik sahibi yapan ve cikar olarak kullanimi getiren olgulardir.

  • Like 2
Link to comment
Share on other sites

Inanc ve Anlam/Icerik Cesitleri

Once inancin tarifleri

Dogru olarak kabullenilen, prensip, fikir, oneri v.s.
Mahkumiyet, gorus
Dini baglilik
Kisiye, ya da kisinin kabiliyetine,dusuncesine, degerlerine (durustluk, namusluluk, dogruluk, dakiklik v.s.), itimat etmek ve/veya guven duymak
Dogruya duyulan guven, ya da henuz kesinlesmemis delilin varligina duyulan yatkinlik.

Gelelim inancin cesitlerine; Buna tam gecmeden once, inancin olabilmesi icin, dogruya guvenin/itimadin ve/veya imanin, olmasi gerekir.

Yani inanc dogru ve iman ile paraleldir.

Dogru olarak one surmek; (Tezi, teoriyi, hipotezi, axiomu, kesinligi, imani, anlayisi, fikiri v.s.)
Karsiti; Inancsizlik

Birsey ile ilgili dogru (birseyi dogrulamak);(Prensip, teori, kanun, ilke, doktrin, fikir, hipotez,iman v.s.)
Karsiti; Inancsizlik/dogrulanana karsi inanc beslememe/tasimama

Birseyi onceden kabullenmek, onyargi/onsezi;
Karsiti; suphe/beklenen bir sey olmadigi

Bakis acisi;felsefe, karakter, haleti ruhiye, zihnin yansisi, dusuncenin sekillenisi v.s. temelli dogruluguna inanilan.

Kesinlik, pozitif garanti;
Karsiti; Suphe, cekingenlik, sorgulanabilirlik, kararsizlik, belirsizlik, kesinsizlik, ereddut, kusku, degiskenlik, cok anlamlilik, anlam bulanikligi, iki manalilik, muglaklik, ikircim, anlasmazlik, kavram kargasasi v.s.

Cekisme, iddia, rekabet,yarisma, mucadele, munakasa, sav, tez, kani

Itimat, guven, kabul
Karsiti;guvensizlik, imansizlik

Tanima, taninma, dogrulama;
Karsiti;kabul etmeme, onaylamama, tasdik etmeme, inancsizlik, onemsememe, begenmeme, kinama v.s.

Doktrin, prensip, gorus
Karsiti;inancsizlik, skeptiklik,imansizlik, inansizlik, aykirilik

Bagimlilik, guven
Karsiti; serbestlik, bagimsizlik

Asagi/yukarilik, tahmin yurutme

Etik, degerler
Karsiti; Curume, moralsizlik, yukumsuzluk

Beklenti

Yargi

Bir seye guven duymak, iman
Karsiti;Inancsizlik, guvensizlik, suphe, kusku, korku, endise, kuruntu, evham v.s.

His
Karsiti;bes duyu, kati, saglam,cisimsel

Dini dogma;
Karsiti;hipotez, teori

Ozlem, ruya,
Karsiti;Umutsuzluk, pasiflik, inancsizlik, umitsizlik, cesaretsizlik, hevessizlik

Hipotez, teori;
Karsiti;Hesaplama, olcu, delil, evrensel onay

Mitoloji, geleneksellik
Karsiti;Tarihsel gerceklik

Maxim, axiom, postulat,
Karsiti;yanlislanabilirlik

Spekulasyon
Karsiti;gercek, bilgi, enformasyon

Evet, iste bu temelde inancin, ve kasitlari inancsizlik, imansizlik, inanc tasimama degerlendirilebilir.

Bu arada, (beliving there is no God) herhangibir yaraticinin olmadigina inanmak ve/veya herhangibir yaraticinin olduguna inanmamak ile, (having no belief in a god), herhangibir yaraticiya karsi inanc tasimamak/beslemek arasinda ateizm ile (disbelief,unbelief) serbest dusunurlugun, "having no belief" inanc tasimamak/inanc beslememek yanasimi arasinda da cok fark var.

Biri sozkonusu olan hangi yaratici ise (Allah, Tanri v.s.), onu yok saymak, ya da varligina inanmamak; digeri ise, sozkonusu hangi yaratici ise, o yaraticiya karsi bir inanc tasimamak/beslememek farkidir.         

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...