Jump to content

"Modern" Islam


evrensel-insan

Recommended Posts

Bugun dunyada basta emperyalist zihniyetin her turlu cikarina ulkelerini bilincsizce terk eden, Islami ulkeler; sadece INSANLIK DRAMI VE INSANLIK SUCU YASAMAKTADIR.

 

Bunun en buyuk ana nedeni bireysel bilinc yoksunlugudur.

 

Yani Islam dinini uygulayan ve Islamin sartlarini uygulama adina kendini adamis ve teslim etmis iman temelli inanclilarin , algilamasi gereken; "TANRISI ILE KENDI (KUL) ARASINA BASKA BIR KIMSENIN GIREMEYECEGI ve HER BIR KULUN SADECE TANRISINA HESAP VERECEGI" algisi oldugudur.

 

Bu su demektir. "Ben bir inanir musluman olarak tanri ile aramdaki iliskiyi kendim saptarim. Bu ayni zamanda benim baskalarinin tanri ile olan iliskisine karismamam demektir."

 

Iste MODERN ISLAM BUDUR. Bu islam sosyo-etik bilinc ve farkindalik tasir. Cunku bu algi ve bilinc ayni zamanda "sadece musluman olana degil , musluman olmayana da karismamak" demektir. Cunku herkes kendi tanrisi ile olan her turlu iliskisinde kendinden sorumludur ve kimse kimsenin inancini tanrisi adina degerlendiremez.

 

Bunu bir atasozu ile dile getirirsek "her koyun kendi bacagindan asilir"

 

Yani oteki dunyada, herkes kendi yaptiklari olarak degerlendirilecektir.

 

Bu "modern" islam algisi ve bilinci, HERKESI SADECE KENDINDEN SORUMLU/YUKUMLU TUTAR. Cunku bu algida baskasinin inancina mudahele etmek bir gunahtir.

 

"Modern" Islamda her turlu dini uygulama ve inanc sadece ve sadece kisiye aittir ve bu onun hak ve ozgurlugudur. Bu ne politikaya ne de ideolojiye baskalarina mudahele adina tasinamaz.

 

Iste "yaratilani sevmek, yaratandan oturu" tam da budur.

 

"Tanri ile kul arasina kimse giremez" tam da budur.

 

"Herkes bu ve oteki dunyada sadece kendinden sorumludur" iste budur.

 

"Modern" Islamin hak ve ozgurlukler evrensel hukuk ve insan haklari adina musluman olmayanlar ile birlikte yasayabilmesi ancak bu algi ve bilinc ile mevcuttur.

 

Aslinda "modern" Islam en basta, "Islamin ve imanin sartlari"nda gorunur.

 

İMANIN ŞARTLARI
 

1-Allah'ın birliğine inanmak.-inandirmak, ya da baskalarini da inanmasi icin zorlamak yok.
 

2-Meleklere inanmak.
 

3-Kitaplara inanmak.
 

4-Peygamberlere inanmak.
 

5-Ahiret hayatına inanmak.
 

6-Hayır ve şerrin Allah'dan geldiğine inanmak.

 

Kisaca "inanmak" sadece bir kisiye yoneliktir. Baskasini icermez. Baskasinin inanci da tanri katinda kimseye bir sey kazandirmaz.

 

Ayrica bir kisi baskasinin baskisi zorlamasi ve korkusu ile inaniyorsa, bu onun inanci degildir ve gecerli degildir. Birkisi kimsenin baskisi altinda kalmadan kendi istegi ile inanirsa, ancak imanin sartini yerine getirmis olur. Cunku BURADAKI IMAN KISININ KENDI IMANININ SARTIDIR VE HERKES TE KENDI IMANI VE SARTINDAN SORUMLU/YUKUMLUDUR.

 

ISLAMIN ŞARTLARI
 

1-Kelime-i şahadet getirmek (Eşhedu enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasuluhu).

"Getirmek" yani kisiye yonelik. Getirtmek temelli baskasini icermiyor.
 

2-Namaz kılmak. -Kisinin kendisinin namaz kilmasi, baskasina kildirtmak degil
 

3-Oruç tutmak. -Kisinin kendisinin oruc tutmasi, baskasina tutturmak degil.
 

4-Zekat vermek. -Kisinin kendisinin vermesi , baka birine verdirtmek degil
 

5-Hacca gitmek.-kisinin eger ekonomik gucu el verirse yine kendisinin gitmesi , baskasini zorlagoturmek degil.

 

Gorundugu gibi islam dini ve uygulamalarinin sartlari Sadece KISISELDIR. Baskasina yaptirmayi , yapmaya zorlamayi ve baski yapmayi kisaca TANRI ILE BASKASININ ARASINA GIRMEMEYI aciklar.

 

O yuzden islam dini ve uygulamasi toplumsal degil sadece KISISELDIR. Diger her bir inanc gibi sadece kisiyi ilgilendirir ve onun hak ve ozgurlugudur. Baskasina karismak, baskasini zorlamak, baskasina baski yapmak ya da mudahele etmek; hem Islam inancinda gunahtir , hem de hak ve ozgurluk ihlalidir.

 

Goruldugu gibi Islam ve imanin sartinda Ozel olarak Muhammed ve Kuran'da yer almaz. Demekki bu konularda kisiseldir. Isteyen istedigi zaman okur ya da Muhammed ile ilgili ogrenir v.s.

 

Hic kimse hic kimseye "kuran'i oku/uygula" v.s. diye dayatamadigi gibi; kendi okudugunun algisini baskasina da empoze edemez.

 

Herkes kendince ister okur ve istedigi gibi de algilar.

 

Iste bu temelde hic bir musluman, hic bir muslumana "Inanc budur, boyle yapilir/uygulanir" diye dayatamaz. Bunu yaparsa Allah'ina sirk kosmus olur ki, bu en buyuk gunahtir.

 

Kimse kimseye "Allah boyle diyor/boyle istiyor" temelli kendi algisini zorlayamaz. En basta kendi "yanlis" anlamis ve gunah isliyor, olabilir. Iste bu sekilde kendi gunahini baskasina da isletmek, gunahi iki katina cikarir.

 

Bu her sure v.s.icin gecerlidir.

 

Hic bir musluman, kendi mezhebinin en dogru oldugunu da iddia edemez. Cunku onun Allah'i katinda boyle bir ayrim yoktur.

 

Dolayisi ile kimse kimseye kendi mezhebini de dayatamaz.

 

Herkes kendi algisi bilgisi inanci ile basbasadir ve Allah ile olan iliskisinden kendi sorumludur.


 

 

  • Like 2
Link to comment
Share on other sites

  • 4 hafta sonra...

İslam dininin hükümlerinin toplumsal olmadığından emin misin?

Inanmak ve istenileni yapmak; kisiseldir. Bunu baskalarina tasimak ise, misyondur. 

 

Yani dindarin degil; dincinin gorevidir. Cunku dincinin bu misyondan kendince cikari vardir.

 

Konunun diger bir yonu de, adi gecen cografyadaki toplumun gelismislik duzeyidir. Eger bireyi yoksa, yani toplumsal kisilik sahibi ise zaten bireysel dusunemez ve kendi dogrusunu tek dogru olarak hem baskasina verir, hem de savunur.

 

Iste o yuzden bir turban takma, gelismis ulkelerde kisisel alinir ve algilanirken; toplumsal kisilik sahibi ulkelerde bir kutuplasma/otekilestirme ve kendi dogrunu karsiya kabul ettireme savasi olur.

Link to comment
Share on other sites

Din hükümlerinin toplumsal davranışları dizayn etmek için üretildiklerini biliyorum. Ama sen buna algı kişiseldir diyorsun. Evet ama şeri hükümler tüm o toplumun uyması gereken hüküm olarak üretilmiş.

 

Sonuçta algı bireye ait te olsa, çoğunluğun algısı da söz konusu. Bunu anlayamıyorum.

Link to comment
Share on other sites

Din hükümlerinin toplumsal davranışları dizayn etmek için üretildiklerini biliyorum. Ama sen buna algı kişiseldir diyorsun. Evet ama şeri hükümler tüm o toplumun uyması gereken hüküm olarak üretilmiş.

 

Sonuçta algı bireye ait te olsa, çoğunluğun algısı da söz konusu. Bunu anlayamıyorum.

Iste, dindar ile yani dini sadece uygulayan ile, dincinin yani dini uygulamadan cikar saglayanin farki budur. 

 

Tabiki cunku din genelde misyoniktir. Yani uygulayanlar uygulatirlar. Burada onemli olan uygulama/uygulatmanin GONULLU MU/ZORUNLU MU oldugudur.

 

Cunku tanri, yaratici v.s. algisi inanc olarak, sadece uygulayacak olan ile onun inanci arasindadir.

 

Bu temelde dini uygulama sadece kisi ile inandigi arasindaki bagi saglamak icindir, yani tasavvuf.

 

Iste bunu duzen/sistem haline getirmek ve herkesi zorlamak teokrasi oluyor. Bu da her turlu inan haklari evrensel hukuk ve hak ve ozgurluklere tersdir.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...