Sevgili evrensel-insan, Yazınız oldukça akıcı ve güzel olmasına rağmen muhalefetle ilgili eleştirilerinize eleştri getirmek istiyorum. Türkiye'de bir muhalefet eksikliği olduğuna değinmişsiniz. Bu bağlamda, yeteri kadar düzgün muhalefet yapamadıkları konusunda MHP-CHP ikilisine eleşri getirmişsiniz. Ancak ben sorunun CHP-MHP ikilisinin başarısız muhalefetinde olmadığını düşünüyorum. Gözlemlerimde bu tezimi destekliyor. Şöyle ki: Türkiye, 80' darbesiyle beraber sağ eksene hızlı bir kayış içerisine girdi. Sol öcü oldu. Eskiden halktan beslenen CHP artık "elim kesilse de sola oy vermem" diyenler nedeniyle etkisizleşti, limitli bir hal aldı. Büyük şehirlerin varoşları ve iç anadolu sağcı oldular çıktılar. Doğuda kürtçülük ve PKK olaylarının artması, eskiden CHP içinde yer alan kürtleri ayrı kulvarlara itti. Kalanlar ise muhafazakar oldukları gerekçesiyle esaslı sağcılar olarak yerlerini aldılar. İşte CHP ancak bu saydıklarımın dışındaki bölgelerden oy alabiliyor, bir de alevilerden. Yazımın başında dediğim gibi "limitleri belli". CHP günümüzde "dinsiz,imansız,alevi partisi" olarak damgalanmış durumda. Muhafazakar diyebileceğimiz Türkiyede böyle bir partiden iktidar olmasını, AKP'den büyük oranlarda oy çalmasını beklemek mümkün değil. En büyük parti denilen "Kararsızlar" maalesef CHP'ye çok uzak ve bazı algılar kolay kolay kırılmıyor. Gelelim MHP'ye. MHP'nin oy tabanı kimlerdir? Eski ülkücüler, eşi ülkücü olan ev hanımları ve çocukları, ergenlik çağındaki polat alemdar tipli delikanlılar ve biraz da köylü kesimi. MHP, uç bir parti. Uç partilerin oy patlaması yapması için anormal olaylar olması lazım(APO'nun yakalanması gibi). Habur olayı aslında ivme kazandırdı ama olay eninde sonunda unutuldu. Bu tip partiler anormalliklerden beslenir ama sürekli bir şeyler olmayacağı için MHP'nin sağlam bir kolonu yok diyebiliriz. AKP ile rekabet etmesi beklenen konulardan Türban Meselesinde ise AKP kadar seçmenlere ışık vermediği bir gerçek. O yüzden kemikleşmiş oyları dışında böylesine uç ve limitli bir partinin de AKP'den gani gani oy çalamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tüm bunların yanında MHP, itici bir parti, kanla cinayetle akıllarda yer edinmiş. Yani MHP'de "Kararsızlar" partisinden çok ufak bir pay alabilir. Geriye kalan partilerden BDP, AKP'ye oy veren ama muhafazakar olmayan, kafası karışık Kürtlerin oylarını çalabilir. Onun da oranı son derece düşük ve limitli. Yazımı tek cümlede özetlemem gerekirse: Sorun, muhalefet partilerinin "limitli" olmasında. Bu tabloya bakınca, muhafazakar hassasiyetleri olan ortalama Türk insanının bu "limitlilere" oy vermeyeceği ve kitlesel olarak yüzde 5 bandında dolaşan partilere yönelmeyeceğini öngörerek; 2023'e kadar yaptıklarımıza, yazdıklarımıza ,düşündüklerimize, inandıklarımıza, inanmadıklarımıza, kısacası herşeyimize daha da dikkat etmemiz gerekecek. Ne de olsa Silivri burnumuzun dibi:) Sevgiler