şira-isis yıldızı gibi çıplak göz ile gözlemlenen yıldızlar haricinde, yörebinde bilgi aktarılmayan yıldızlar ayetlerde anılmamış. çünkü ayetlerde anlatılan gök nesneleri hep islam dan önceki uygarlıkların anlattıkları gök nesneleri dir. yakın gök kandiller ile donatıldı ve şeytanlar için atılacak şeylerdir onlar yazıyor mülk 5.ayette. dünya seması kubbe biçiminde ve fanus dünya kubbesi 'nin tepesinde allah siyasi tahtında oturuyor ve tahtın olduğu allah katı cam fanus kubbe ile dünya'nın yöryüzü- arz arası mekanda, şeytanlar ve cinler konumlanmış biçimde betimlenmiş kuran ayetlerinde, babil evren modelindeki gibi. dünya'nın sınırları, kubbe ile birleşen sular ile çevrili ve bu gökte sınır hattı suları içilebilir, tatlı su absu, dünya denizlerindeki tuzlu su tiamat ile karışmaz. ancient universe under a dome, flat earth.
islam dan önce antik evren, tanrı'nın tahtı-arşı nın olduğu gökkubbe altında, düz dünya var idi ve dünya sınırları okyanuslar ile çevrili idi, ve bu okyanuslar suları, yör çekimi bilinmediği için yukarı doğru tanrı'nın tahtı-arşı nın olduğu kubbe'ye ulaşır kurgulanmış idi. yani dünya sınırlarındaki okyanus suları, gökkubbe 'ye varır idi ve bu sınır okyanus suları dünyada tiamat tuzlu su, deniz, göl, ırmak suları idi bunlar ve içilen su bunlar değildi, tiamat içilmez, absu içilir çünkü absu gökkubbe den gelir idi, tabi tanrı gökubbe kapısını açtığında. rızık olarak içimlik su, tatlı su, absu, gökkubbe den gelir ve dünyadaki içilemez tuzlu su tiamat ile karışmazlar idi. tatlu su absu gökkubbe'de, ve tuzlu su tiamat dünya'da, karışmazlar idi mitos öykülerinde. deniz, göl, ırmak suları, içilemez tuzlu su tiamat kabul edilmiş idi mitos 'da.
ebvabu semai أَبْوَابُ السَّمَاء gökkubbe kapıları : nebe 19, araf 40 ayetlerinde, fanus dünya çevresi gökkubbe kapıları yağmur yağdığında açılır, fanus gökkubbe kapısı kapalı olduğunda yağmur yağmaz sanılır idi, babil 'de var idi bu gökkubbe kapıları ebvabu sema öyküsü nebe 19, araf 40 ayetlerine aktarılmış buradan. sonra, allah kapıyı açınca gökkubbe den yağmur yağması nuh 11.ayette var: "yursili sema midraran gökkubbe den yağmur gönderir mağfiret dileyene". evreni ve iklimi tanımlayan ayetler, mitos öyküleri nden aktarılmış. ve gökkubbe çatlaması ve kıyamet vakti gökkubbe yarıldığı zaman 8 melek, düşmesin diye allahın tahtını tutarlar, hakka 17'de. guran'ın gökkubbe kozmolojisi babil-akad-süryani mitoslarına dayanır. düz dünyada güneş, gevşek-balçık toprakta batar, ertesi sabah, dünyanın öteki ucu ndan doğar idi ki kehf 86.ayete aktarılmış yine. güneşin battığı yöre ulaştı, balçık-gevşek toprak içerisine batıyor gördü güneşi. sert toprak içerisine güneş giremez, bari toprak gevşek-balçık olsun, hem sabah-öğlen-akşam güneşin renginde değişik tonları açıklar bu gevşek toprak'a girip çıkan güneş demişler mitosu kurgulayan insanlar.