Jump to content

Recommended Posts

Çimento antik çağlardan beri var olan bir malzemedir. İçerik olarak çok ince öğütülmüş mineral oksitleri içerir.

Binlerce çeşit çimento hazırlanabilir ama dayanıklı olması için genellikle silisyum , kalsiyum, demir ve alüminyum oksit mineralleri kullanılır.

Bu mineraller antik çağlarda yanardağ volkanik küllerinden elde ediliyordu.

Zaten bu mineraller güçlü  yanma sonucu oluşurlar.

Şimdi ise yapay olarak fırınlarda da hazırlanabilmektedir. Kalsiyum,  demir alüminyum ve silisyum içeren kaya parçaları yüksek sıcaklıkta fırınlarda yakılınca oksitler oluşur. Bu oksitler öğütülerek 5 mikron boyutuna inceltilir. Soba külleri de bu mineralleri içerir. Ancak çimento da tuz olmamalıdır. Tuzdan arındırılmış malzemr kullanılmalıdır.

Daha ince oksit tozları çok daha kaliteli beton oluşumunu sağlar. 50 yıl önce üretilen çimento kalitesi şimdiki çimento kalitesinden daha yüksekti. Çünkü daha zengin minerallerden oluşuyordu. Şimdi kaliteyi düşürüp katkı maddesi olarak ayrıca satmaya başladılar.

Daha ince çimento  tozu üretmek yerine beton katkı maddeleri olarak ayrı kimyasallar satılır. Bunlar akrilik toz olarak üretilir. Akrilik toz yani bir çeşit tutkal tozudur. Suya dirençlidir. Sadece mikron boyutundaki boşlukları doldurup çimentoyu suya ve neme karşı dayanıklı yapar.

Çimento sanayi devrimde ilk kez Hittler dönemi Nazi Almanyasında çelik ile güçlendirilerek kullanılmıştır. Yani günümüz çelik çubuk örgü sistemi o dönemin hediyesidir.

Ancak kapitalist sistem bunu hemen fırsata çevirip çelik çubuk ile inşaat modelinde üretilen çimento kalitesini düşürmüştür.

Aslında kaliteli beton ile yapılan bir yapı , demirsiz olarak beş kata kadar yani 15 metreye kadar dayanır. Üstelik öyle 30 yılda eskimez. Kaliteli betonun ömrü yaklaşık 200 yıldır. Tabiki bakım yapılmak şartıyla.

Hatta üç kata kadar nereseyse 500 yıl bile dayanabilir.

Ancak günümüz kapitalist sermayesi TV'den bize çevrecilik masalları satarlarken kendileri bunu hiç gündeme getirmezler.

Ünlü Türk düşünür Peyami Safa inşaatın bir sektör olmaması gerektiğini söylemiştir. Çünkü hem çevreye hem de milli sermayeye yazık olur diye eklemiştir.

Bir kez planlı yapılan binalar en az yüz yıl ayakta kalır. Şehirlerin yap boz tahtasına dönüşmesi ülkenin kalkınmasına da engeldir diye eklemiştir.

Ne kadar ileri görüşlülük.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...