Jump to content

Recommended Posts

Güzel bir yazı buldum sizinle paylaşmak istedim. Dinlerin tam bir zihin hastalığı sebebi olduğunu ve toplumdaki zihin hastalarının önüne kurulan bir tuzak olduğunu farkettim. Dinlerin Toplumsal zihin sağlığını iyileştirici değil de kötüleştirici ve istismar edici bir rol oynadığının iyi bir göstergesi olarak bu makaleyi paylaşıyorum.

 

Orjinal metin ;

https://www.healthdirect.gov.au/mental-illness

 

ZİHİN HASTALIĞI NEDİR
 
 Akıl hastalığı bir sağlık sorunudur.  Düşüncelerinizi, ruh halinizi veya davranışınızı etkileyebilir.  Çevrenizdeki dünyayı algılama şeklinizi etkileyebilir.
 
 Akıl hastalığı sıkıntıya neden olabilir.  İşyerinde nasıl başa çıktığınızı, ilişkilerde nasıl çalıştığınızı ve günlük görevleri yönetme yeteneğinizi etkileyebilir.
 
 Ruhsal hastalıklar kısa bir süre ya da tüm yaşamınız boyunca sürebilir.  Bazı hafif akıl hastalıkları yalnızca birkaç hafta sürer.  Bazen ağır hastalıklar ömür boyu sürebilir ve ciddi sakatlıklara neden olabilir.
 
ZİHİN  HASTALIĞININ TÜRLERİ NELERDİR
 
 Akıl hastalığının birçok farklı türü vardır.  Ruh sağlığı bozukluklarının ana gruplarından bazıları şunlardır:
 
 1-Duygudurum bozuklukları (depresyon veya bipolar bozukluk gibi)
 
 2-Anksiyete bozuklukları
 
3- Kişilik bozuklukları
 
4-Psikotik bozukluklar (şizofreni gibi)
 
 5-Yeme bozuklukları
 
6- Travmaya bağlı bozukluklar (travma sonrası stres bozukluğu gibi)
 
7- Madde bağımlılığı bozuklukları
Akıl hastalığının belirtileri nelerdir?
 
 Her tür akıl hastalığının farklı belirtileri vardır.  Örneğin aşırı diyet yapmak birisinin yeme bozukluğu olduğunun işareti olabilir.  Sesler duymak psikoz belirtisi olabilir.  Doğumdan sonra devam eden umutsuzluk hissi, doğum sonrası depresyonun bir işareti olabilir.  Depresyonlu kişiler kalıcı bir üzüntüye veya moral bozukluğuna sahip olabilirler.  Anksiyetesi olan kişilerin sıklıkla aşırı endişeleri veya korkuları vardır.  Bazen kaygı duyguları görünürde hiçbir sebep olmadan ortaya çıkar.
 
 Bir kişinin düşüncelerinde, ruh halinde veya davranışlarında meydana gelen ciddi değişiklikler, onun bir akıl hastalığına sahip olduğunun işareti olabilir.  Değişiklikler ani olabilir veya uzun bir süre içinde yavaş yavaş ortaya çıkabilir.  Genellikle hayatla iyi başa çıkan bir kişi, normal aktivitelerini yapmakta zorluk çekmeye başlayabilir.  Bu değişiklikler kendilerinin veya sevdiklerinin sıkıntı yaşamasına neden olabilir.  Bu belirtiler bir akıl hastalığına işaret ediyor olabilir.
 
 İşte dikkat etmeniz gereken bazı akıl hastalığı belirtileri:
 
 Olağandışı veya mantıksız düşünceler
 
 Mantıksız öfke veya sinirlilik
 
 Konsantrasyon ve hafıza zayıflığı, bir konuşmayı takip edememe
 
 Kimsenin duyamayacağı sesleri duymak
 
 Artan veya azalan uyku
 
 İştah artışı ya da düşüklüğü ya da yiyecek, kalori ya da aşırı egzersiz üzerinde kontrol sahibi olma ile meşgul olma
 
 Motivasyon eksikliği
 
 İnsanlardan uzaklaşmak
 
 İlaç kullanımı
 
 Hayatın yaşamaya değer olmadığı hisleri veya intihar düşünceleri
 
 Ölüm ya da din gibi bir konuya takıntılı olmak
 
 Kişisel hijyene veya diğer sorumluluklara dikkat etmemek
 
 Okulda veya işte her zamanki gibi çalışmıyorum
 
ZİHİN HASTALIĞINA NELER SEBEP OLUR
 
 Araştırmacılar hâlâ akıl hastalığına neyin sebep olduğunu anlamaya çalışıyor.  Tek bir neden yoktur ve çoğunlukla faktörlerin karmaşık bir karışımıdır.  Bunlar genetiği ve nasıl büyüdüğünüz gibi sosyal öğrenmenin yönlerini içerebilir.
 
 Beyninizin nasıl çalıştığından ve çevrenizle olan etkileşiminden de etkilenebilir.  Sosyal grubunuz, kültürünüz ve yaşam deneyiminiz de akıl hastalığının gelişiminde rol oynayabilir.
 
 Bu faktörlerin bazı örnekleri şunlardır:
 
 Genetik faktörler: Akıl hastalığına sahip yakın bir aile üyenizin olması, akıl hastalığına yakalanma olasılığınızı artırabilir.  Ancak aile üyelerinden birinin akıl hastası olması diğerlerinin de olacağı anlamına gelmez.
 
 Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı: Yasadışı uyuşturucu kullanımı manik bir dönemi (bipolar bozukluk) veya bir psikoz dönemini tetikleyebilir.  Kokain, esrar ve amfetamin gibi uyuşturucular paranoyaya neden olabilir.
 
 Diğer biyolojik faktörler: Bazı tıbbi durumlar veya hormonal değişiklikler zihinsel sağlık sorunlarına neden olabilir.
 
 Erken yaşam ortamı: Olumsuz çocukluk deneyimleri bazı akıl hastalıkları riskini artırabilir.  Olumsuz çocukluk deneyimlerine örnek olarak istismar veya ihmal verilebilir.
 
 Travma ve stres: Yetişkinlikte travmatik yaşam olayları veya devam eden stres, akıl hastalığı riskini artırabilir.  Sosyal izolasyon, aile içi şiddet, ilişkilerin bozulması, mali veya işle ilgili sorunlar gibi sorunlar ruh sağlığını etkileyebilir.  Savaş bölgesinde yaşamak gibi travmatik deneyimler travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) riskini artırabilir.
 
 Kişilik faktörleri: Mükemmeliyetçilik veya düşük özgüven gibi bazı özellikler depresyon veya anksiyete riskini artırabilir

 

Link to comment
Share on other sites

On 1/4/2024 at 10:31 PM, Kafir İmam said:

Güzel bir yazı buldum sizinle paylaşmak istedim. 

 

Orjinal metin ;

https://www.healthdirect.gov.au/mental-illness

 

ZİHİN HASTALIĞI NEDİR
 
 Akıl hastalığı bir sağlık sorunudur.  Düşüncelerinizi, ruh halinizi veya davranışınızı etkileyebilir.  Çevrenizdeki dünyayı algılama şeklinizi etkileyebilir.
 
 Akıl hastalığı sıkıntıya neden olabilir.  İşyerinde nasıl başa çıktığınızı, ilişkilerde nasıl çalıştığınızı ve günlük görevleri yönetme yeteneğinizi etkileyebilir.
 
 Ruhsal hastalıklar kısa bir süre ya da tüm yaşamınız boyunca sürebilir.  Bazı hafif akıl hastalıkları yalnızca birkaç hafta sürer.  Bazen ağır hastalıklar ömür boyu sürebilir ve ciddi sakatlıklara neden olabilir.
 
ZİHİN  HASTALIĞININ TÜRLERİ NELERDİR
 
 Akıl hastalığının birçok farklı türü vardır.  Ruh sağlığı bozukluklarının ana gruplarından bazıları şunlardır:
 
 1-Duygudurum bozuklukları (depresyon veya bipolar bozukluk gibi)
 
 2-Anksiyete bozuklukları
 
3- Kişilik bozuklukları
 
4-Psikotik bozukluklar (şizofreni gibi)
 
 5-Yeme bozuklukları
 
6- Travmaya bağlı bozukluklar (travma sonrası stres bozukluğu gibi)
 
7- Madde bağımlılığı bozuklukları
Akıl hastalığının belirtileri nelerdir?
 
 Her tür akıl hastalığının farklı belirtileri vardır.  Örneğin aşırı diyet yapmak birisinin yeme bozukluğu olduğunun işareti olabilir.  Sesler duymak psikoz belirtisi olabilir.  Doğumdan sonra devam eden umutsuzluk hissi, doğum sonrası depresyonun bir işareti olabilir.  Depresyonlu kişiler kalıcı bir üzüntüye veya moral bozukluğuna sahip olabilirler.  Anksiyetesi olan kişilerin sıklıkla aşırı endişeleri veya korkuları vardır.  Bazen kaygı duyguları görünürde hiçbir sebep olmadan ortaya çıkar.
 
 Bir kişinin düşüncelerinde, ruh halinde veya davranışlarında meydana gelen ciddi değişiklikler, onun bir akıl hastalığına sahip olduğunun işareti olabilir.  Değişiklikler ani olabilir veya uzun bir süre içinde yavaş yavaş ortaya çıkabilir.  Genellikle hayatla iyi başa çıkan bir kişi, normal aktivitelerini yapmakta zorluk çekmeye başlayabilir.  Bu değişiklikler kendilerinin veya sevdiklerinin sıkıntı yaşamasına neden olabilir.  Bu belirtiler bir akıl hastalığına işaret ediyor olabilir.
 
 İşte dikkat etmeniz gereken bazı akıl hastalığı belirtileri:
 
 Olağandışı veya mantıksız düşünceler
 
 Mantıksız öfke veya sinirlilik
 
 Konsantrasyon ve hafıza zayıflığı, bir konuşmayı takip edememe
 
 Kimsenin duyamayacağı sesleri duymak
 
 Artan veya azalan uyku
 
 İştah artışı ya da düşüklüğü ya da yiyecek, kalori ya da aşırı egzersiz üzerinde kontrol sahibi olma ile meşgul olma
 
 Motivasyon eksikliği
 
 İnsanlardan uzaklaşmak
 
 İlaç kullanımı
 
 Hayatın yaşamaya değer olmadığı hisleri veya intihar düşünceleri
 
 Ölüm ya da din gibi bir konuya takıntılı olmak
 
 Kişisel hijyene veya diğer sorumluluklara dikkat etmemek
 
 Okulda veya işte her zamanki gibi çalışmıyorum
 
ZİHİN HASTALIĞINA NELER SEBEP OLUR
 
 Araştırmacılar hâlâ akıl hastalığına neyin sebep olduğunu anlamaya çalışıyor.  Tek bir neden yoktur ve çoğunlukla faktörlerin karmaşık bir karışımıdır.  Bunlar genetiği ve nasıl büyüdüğünüz gibi sosyal öğrenmenin yönlerini içerebilir.
 
 Beyninizin nasıl çalıştığından ve çevrenizle olan etkileşiminden de etkilenebilir.  Sosyal grubunuz, kültürünüz ve yaşam deneyiminiz de akıl hastalığının gelişiminde rol oynayabilir.
 
 Bu faktörlerin bazı örnekleri şunlardır:
 
 Genetik faktörler: Akıl hastalığına sahip yakın bir aile üyenizin olması, akıl hastalığına yakalanma olasılığınızı artırabilir.  Ancak aile üyelerinden birinin akıl hastası olması diğerlerinin de olacağı anlamına gelmez.
 
 Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı: Yasadışı uyuşturucu kullanımı manik bir dönemi (bipolar bozukluk) veya bir psikoz dönemini tetikleyebilir.  Kokain, esrar ve amfetamin gibi uyuşturucular paranoyaya neden olabilir.
 
 Diğer biyolojik faktörler: Bazı tıbbi durumlar veya hormonal değişiklikler zihinsel sağlık sorunlarına neden olabilir.
 
 Erken yaşam ortamı: Olumsuz çocukluk deneyimleri bazı akıl hastalıkları riskini artırabilir.  Olumsuz çocukluk deneyimlerine örnek olarak istismar veya ihmal verilebilir.
 
 Travma ve stres: Yetişkinlikte travmatik yaşam olayları veya devam eden stres, akıl hastalığı riskini artırabilir.  Sosyal izolasyon, aile içi şiddet, ilişkilerin bozulması, mali veya işle ilgili sorunlar gibi sorunlar ruh sağlığını etkileyebilir.  Savaş bölgesinde yaşamak gibi travmatik deneyimler travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) riskini artırabilir.
 
 Kişilik faktörleri: Mükemmeliyetçilik veya düşük özgüven gibi bazı özellikler depresyon veya anksiyete riskini artırabilir

 

 

Dinlerin tam bir zihin hastalığı sebebi olduğunu ve toplumdaki zihin hastalarının önüne kurulan bir tuzak olduğunu farkettim. Dinlerin Toplumsal zihin sağlığını iyileştirici değil de kötüleştirici ve istismar edici bir rol oynadığının iyi bir göstergesi olarak bu makaleyi paylaşıyorum. - kafir

 

Yukaridaki yaziyla senin bu cikariminin ne tur bir ilgisi ve iliskisi vardir? 

  • Haha 1
Link to comment
Share on other sites

Mesela bu konuyu Bard'a sorabilirsin ve bilimsel makaleleri tarayabilirsin. "Dinin insan psikolojisine pozitif ve negatif etkileri nelerdir? Bu konuda araştırma yapıp psikologların görüşlerine başvurur musunuz?" yada "Din hakkında ünlü psikologların görüşleri nelerdir" gibi uzatılabilir. Din insanların yaşamını etkilediğine göre onun yaşamına iyi kötü etkileri olur.

Link to comment
Share on other sites

59 minutes ago, Kaz said:

Mesela bu konuyu Bard'a sorabilirsin ve bilimsel makaleleri tarayabilirsin. "Dinin insan psikolojisine pozitif ve negatif etkileri nelerdir? Bu konuda araştırma yapıp psikologların görüşlerine başvurur musunuz?" yada "Din hakkında ünlü psikologların görüşleri nelerdir" gibi uzatılabilir. Din insanların yaşamını etkilediğine göre onun yaşamına iyi kötü etkileri olur.

Iyi ve/veya kotu etkileri olur zaten. Buna zaten katiliyorum. Katilmadigim nokta su: Din zararlidir yada din yararlidir gibi bir genelleme yapilamaz. Bu sekilde dedigim dedik gibi bir soylem ideolojiktir, safsatadir. Yani bir gecerliligi ypk. Soyleyen kisi kendi inancina gore bir sey soyler, dogruyu soyledigini dusunur ve rahatlar. Bunlarin bir anlami yok. 

Link to comment
Share on other sites

2 saat önce, Cougar yazdı:

Yukaridaki yaziyla senin bu cikariminin ne tur bir ilgisi ve iliskisi vardir? 

 Bu soruyu sorarken çevreni hiç mi gözlemlemedin ve kıyaslama yapmadın.

Yada siz İsviçre'de yaşayanları müslüman mı sanıyorsunuz?

İslam travma yaratır.

Cehennem fikrini daha çocukken kafana sokar ve sonsuz işkence ile korkutur.

Cinselliği yasaklayarak en doğal ihtiyacını gidermeni engeller. Bu da farklı kişilik bozukluklarına sebep olur. Kadınlara cinsel objeden başka bir gözle bakamazsın. Karşı cinse düşman olursun daha sonra.

Araplar gibi yaşamayan herkese düşman ve tehdit gözüyle bakarsın. Senin gibi allah putuna tapınmayanları düşman olarak görürsün. Din Toplum arasına düşmanlık saçar.

Kendini sürekli suçlu hissetmeni sağlar. Sürekli olarak af dileme gerektiğini düşündürür özgüveni yok eder. Çünkü arapın tanrısı olmasaydı yapamazdın düşüncesi ile senin sevinmeni bile kısıtlar.

Bu anlattıklarım doğuştan gelen müslümanlığın zihnimize verdiği zararlardır.

Bir de sonradan gelenler var.

Örneğin genellikle ölüm korkusunu yenemeyen insanlar dincilerin kapısına giderler. Yada yakınını kaybedenler böyle bir davranış sergileyip kendilerini teselli etme yolunu seçerler.

Ancak dinciler sana o gözle bakmaz. İşte yeni bir üye , yeni bir av , potansiyel bir kazanç kapısı diyerek bakarlar.

Bu tuzağa düştükten sonra sana saçma sapan emirler vermeye başlarlar. Yapmadığın takdirde ölen yakınını ahirette çok kötü bir son beklediğini ve şuan sana ne söyleniyorsa yapman için yalvardığını söylerler. Hatta yapmadığın takdirde seninde ahirette dışlanacağını ve hor görüleceğini mezarda da kötü zaman geçireceğini söylerler.

İşte bunlar benim dilimin dönüğü kadar anlattıklarım.

Daha fazlası şeriat ve dincilerin içinde var.

Link to comment
Share on other sites

14 saat önce, Cougar yazdı:

Din zararlidir yada din yararlidir gibi bir genelleme yapilamaz.

Katılıyorum. Dindar biri bunu motif edinerek zihinsel sağlığına katkıda bulunabilir mesela öldükten sonra cenneti düşünür kendini rahatlatır. Birey dini motiflerle kendini cezalandırabilir. Etrafındaki insanların dindar olmasını istemesiyle dayatmacı olabilir. Uzun konu. Bireyin psikolojisi kendine has ve komplesktir.

  • Like 1
Link to comment
Share on other sites

11 saat önce, Kaz yazdı:

Katılıyorum. Dindar biri bunu motif edinerek zihinsel sağlığına katkıda bulunabilir mesela öldükten sonra cenneti düşünür kendini rahatlatır. Birey dini motiflerle kendini cezalandırabilir. Etrafındaki insanların dindar olmasını istemesiyle dayatmacı olabilir. Uzun konu. Bireyin psikolojisi kendine has ve komplesktir.

Konuştuğumuz konu gurup terapisi , yoga veya astroloji değil.

Din üzerine konuşuyoruz.

Yani öyle iki seans alırım , begenmezsem bırakırım yada başkasını denerim deme lüksünüz yok.

Çünkü dinin kurallarını siz belirlemiyorsunız.

Din mevzu bahis olduğu zaman içine girdiğinizde sizi vicdanı rahat bir katile, vahşi bir saldırgana dönüştürene kadar durmayacaktır.

Engin Noyan apartman komşularından infaz listesi hazırladığını canlı yayında söylerken akşam içi rahat huzurlu bir şekilde uyuyordu. Çünkü kendi vahşi fikirlerinin tanrıya ait olduğuna inanıyor.

Ve sonunda zihninizi asla rahata erdirmeyecektir. Sürekli olarak sizi obsesiv bir hayatta bırakacak ve bu sorunlarınızı başkalarının sizin gibi olmamasına yoracaksınız.

Sonra kendi sorunlarınızın suçlusu olarak İslam'ı değil başkalarını suçlayıp saldırganlaşacaksınız.

Eğer zihninizi rahatlatmak istiyorsanız kurallarını ve sınırlarını sizin belirleyeceği bir yöntem seçin.  Eğer cenneti düşinmek istiyorsanız o cennet dincinin cenneti olmasın , kendi cennetiniz olsun.

Çünkü dinler birer zihinsel parazit gibidir. Bir kere zihninize girerse sizin zayıfladığınız bir dakikayı bile hemen fırsata çevirmeye kalkar. Onun kontrolünde bir zombi olursunuz.

Yinelemekte yarar var, konumuz gurup terapisi yada yoga değil, konumuz dindir din!!!

Zihnini rahatlatmak istiyorsan git sex yap, geziye çık , dans et, şarkı söyle..

Aaaa bakın bunların hepsi dinde yasak. Çünkü kendi huzursuzluklarını sizin mutlu olmanıza bağlıyorlar. Ve sizi de mutsuz etmek için yırtınıyorlar.

Dinler birer toplumsal parazittir.

Fatih camisi imamına saldıran da dinciydi. İşte dincinin zihinsel boşalma yöntemi.

Ya saldırganlık , ya depresyon , ya ağlama , ya feryat...içinde mutluluk yok. Sizi melankolik bir zombiye çevirip işte huzur budur diye beyninizi yıkarlar.

Tüm dincilerin geçmişine bakın , sonradan müslüman olan tiplerin yakın geçmişine bakın hep travma doludur.

Din öyle bir sorundur ki , 90 yaşındaki ihtiyarları bile kavga ettirir. Öyle televizyonda göründüğü gibi değil.

Link to comment
Share on other sites

olumsuz kötü düşünceler, işsizlik, inme, ensefalit (beyin iltihabı), demans, anoksi, hipokampus hasarı, kafa travmaları, psikolojik travmalar, aşırı alkol kullanımı ve elektro konvülsif tedavi akıl hastaliğina sebep olabilir.bunlar haricinde alüminyum, bakır, çinko gibi çanak çömlekten yemek yemek;travma,stress,korku, kaygi,uykusuzluk, ani dıygu değişimlerine bağli olarak sinapslar arasi kimyasal enerji iletim ve tepkimelerinde ki bozukluklar, beyindeki genel ektrokimyasal bozukluklar ve nöron ölümü veya bozulmasi.beyinde gerçekleşen birçok olumsuz kimyasal  tepkimeler.beyinde oluşan defosforilasyonun; yıkımı,entropiyi, noron hücrelerinde ki hasari tetiklemesi.

spacer.png


dünya savaslarinda görülen shell shock(şarapnel, mermi, bomba şoku) zihnin kaymasi; pek çok general, bu hastalığa yakalanan askerleri korkak olarak nitelendirmiş ve hepsinin infazına karar vermiştir.

o dönemde doktorlar buna neyin sebep olduğunu çözememişlerdi, bu nedenle bu duruma yakalanan askerler direkt olarak cepheden gönderiliyorlardı.

https://onedio.com/haber/halusinasyon-ve-zihin-kaymasina-yol-acan-savas-sonrasi-psikotik-travma-durumu-shell-shock-719960

Link to comment
Share on other sites

8 dakika önce, Röpteşambırlı Uzaylı yazdı:

olumsuz kötü düşünceler, işsizlik, inme, ensefalit (beyin iltihabı), demans, anoksi, hipokampus hasarı, kafa travmaları, psikolojik travmalar, aşırı alkol kullanımı ve elektro konvülsif tedavi akıl hastaliğina sebep olabilir.bunlar haricinde alüminyum, bakır, çinko gibi çanak çömlekten yemek yemek;travma,stress,korku, kaygi,uykusuzluk, ani dıygu değişimlerine bağli olarak sinapslar arasi kimyasal enerji iletim ve tepkimelerinde ki bozukluklar, beyindeki genel ektrokimyasal bozukluklar ve nöron ölümü veya bozulmasi.beyinde gerçekleşen birçok olumsuz kimyasal  tepkimeler.beyinde oluşan defosforilasyonun; yıkımı,entropiyi, noron hücrelerinde ki hasari tetiklemesi.

spacer.png


dünya savaslarinda görülen shell shock(şarapnel, mermi, bomba şoku) zihnin kaymasi; pek çok general, bu hastalığa yakalanan askerleri korkak olarak nitelendirmiş ve hepsinin infazına karar vermiştir.

o dönemde doktorlar buna neyin sebep olduğunu çözememişlerdi, bu nedenle bu duruma yakalanan askerler direkt olarak cepheden gönderiliyorlardı.

https://onedio.com/haber/halusinasyon-ve-zihin-kaymasina-yol-acan-savas-sonrasi-psikotik-travma-durumu-shell-shock-719960

Bunlara zihinsel hastalık demek çok doğru olmaz. Bunlar genellikle beyin hasarıdır. Nörolojik rahatsızlıklardır.

Zihinsel hastalık derken beynin yanlış kodlanması ile oluşan ciddi davranış ve düşünce bozukluklarından bahsediyorum.

Bir kişinin nöron hasarı sebebiyle elini ayağını yanlış kullanması yürürken yalpalaması, sümüğünü silememesi durumu farklıdır.

Bir kişinin sağlıklı nöronlara sahip olduğu halde bile kendi  depresyonlu yaşamını kutsayıp , mutlu olmaya çalışan herkese düşmanlık yapması farklıdır. Bu durum mental parazit dediğim din ve ideoloji ile ilgilidir.

 

Link to comment
Share on other sites

4 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Bunlara zihinsel hastalık demek çok doğru olmaz. Bunlar genellikle beyin hasarıdır. Nörolojik rahatsızlıklardır.

Zihinsel hastalık derken beynin yanlış kodlanması ile oluşan ciddi davranış ve düşünce bozukluklarından bahsediyorum.

Bir kişinin nöron hasarı sebebiyle elini ayağını yanlış kullanması yürürken yalpalaması, sümüğünü silememesi durumu farklıdır.

Bir kişinin sağlıklı nöronlara sahip olduğu halde bile kendi  depresyonlu yaşamını kutsayıp , mutlu olmaya çalışan herkese düşmanlık yapması farklıdır. Bu durum mental parazit dediğim din ve ideoloji ile ilgilidir.

 

başka ne ile alakalı olabilir? ben kendim de okb, anksiyete, bipolar, alzeymır, parkinson hastaysiyim; şizo olduğum dönem bile vardi.kafamda sesler dolaşiyordu.sonra geçti.lakin migren aldi yerini.kulağimda ki  fısilti, patlak top tıslamasi hiç susöiyor..senin mental parazit dediğin durumlarda bu noranal bozukluğa ilişkin ortaya çikiyor.

örneğin; dinlerde ki seksı köleliğini bilmek bir bilgidir.

bu bilgiyi öğrendiğin an iki nöron arasinda ki sinaps denen boşluklarda kaliyor.işte böyle böyle öğrendiğin dinsel bilgilerin veya etrafinda gördüğün dinsel ritüeller ani, hatira, hayal olarak beyninde yer ediyor.yani; tüm bu görsel, işitsel, duyumsal bilgiler hipokampus, neokorteks ve amigdala bölgelerinde noronlar arasinda depolaniyor.bunlari daha sonra hatirlamakta kişide normal psikolojik etkiye neden olur ama:

bu bölgelerde ki kimyasal hasarlar da ileri derece psikolojik bozukluk olarak ortaya çikar.çünkü; artık o nöronlar arasi doğumdan beri edinilmiş tüm bilgiler, düşünceler, sesler birbirine girmekte.hayal gercek karişmakta.tabi bundan motor becerilerde etkileniyor.el, ayak, kas, yüz, göz seğirmesi oluyor.zihin bi şekilde bulaniklaşiyor.kısaca demek istediğim ;beyin normal çalişsa bile hafiza hücrelerinde hoşa gitmeyen ve kayitli duran bilgi açiğa çiktimi kişi bir çeşit içsel çatışma cinnet hali  yasiyabilir.hepsi beyindeki kimyasal  tepkimelerle alakalıdir.mental parazit dediğin de durduk yere hiçlikten çikip gelecek bi şey değildir.

Link to comment
Share on other sites

4 dakika önce, Röpteşambırlı Uzaylı yazdı:

başka ne ile alakalı olabilir? ben kendim de okb, anksiyete, bipolar, alzeymır, parkinson hastaysiyim; şizo olduğum dönem bile vardi.kafamda sesler dolaşiyordu.sonra geçti.lakin migren aldi yerini.kulağimda ki  fısilti, patlak top tıslamasi hiç susöiyor..senin mental parazit dediğin durumlarda bu noranal bozukluğa ilişkin ortaya çikiyor.

Şöyle açıklayayım

Şizofrenler kendi hallerinden memnun değillerdir ve tedaviyi kabul ederler.

Şizofreni çoğunlukla genetiktir yada sonradan nöronların hasarı veya hatalı çalışması ile ortaya çıkar.

ilaç tedavisi hastalığı azaltır.

Alzheimer ve Parkinson , sma disleksi gibi hastalıklar da aynı şekilde nöron hasarı ile oluşur. Ve hiçbir hasta hayatından memnun olmadığı için tedaviyi kabul eder.

Psikolojik rahatsızlık ile nörotik rahatsızlıkları karıştırıyorsun.

Peygamber yada şeyh bozuntuları şizofren belirtisi sergilemiyor. Bir şizofren atak geçirdiği anları kutsamaz ve buna bağlı süreklilik arzetmez. Yani bir şizofrenin her atağı farklı öğeler içerebilir.

Ama dinciler bir konuda hep süreklilik gösteriyorlar. Bu yanlış eğitimden kaynaklı zihinsel psikolojik sağlığının bozuk olduğunu gösterir.

Psikoloji ile nöroloji farklı konuları inceler.

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Şöyle açıklayayım

Şizofrenler kendi hallerinden memnun değillerdir ve tedaviyi kabul ederler.

Şizofreni çoğunlukla genetiktir yada sonradan nöronların hasarı veya hatalı çalışması ile ortaya çıkar.

ilaç tedavisi hastalığı azaltır.

Alzheimer ve Parkinson , sma disleksi gibi hastalıklar da aynı şekilde nöron hasarı ile oluşur. Ve hiçbir hasta hayatından memnun olmadığı için tedaviyi kabul eder.

Psikolojik rahatsızlık ile nörotik rahatsızlıkları karıştırıyorsun.

Peygamber yada şeyh bozuntuları şizofren belirtisi sergilemiyor. Bir şizofren atak geçirdiği anları kutsamaz ve buna bağlı süreklilik arzetmez. Yani bir şizofrenin her atağı farklı öğeler içerebilir.

Ama dinciler bir konuda hep süreklilik gösteriyorlar. Bu yanlış eğitimden kaynaklı zihinsel psikolojik sağlığının bozuk olduğunu gösterir.

Psikoloji ile nöroloji farklı konuları inceler.

farklı değil.fiziksel hepsi.robot süpürgeninde noronlari denecek sensörleri vardır sinyali alip yazilima iletir.bozuldu mu ileri geri gider, etrafinda döner, duvara çarpar filan.akıl hastasi gibi davranır.beyinde ayni işte.bişeleri bozulunca akıl hastaliği olarak geri dönüyor.ne demek istediğini anlamiyorum.ben materyalist bir insanim.bilinçte maddedir.psikoloji ruh bilimi demektir ve ruh gibi maddesel olmiyan bişeyle hiç bişey açiklanamaz.
 

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Röpteşambırlı Uzaylı yazdı:

farklı değil.fiziksel hepsi.robot süpürgeninde noronlari denecek sensörleri vardır sinyali alip yazilima iletir.bozuldu mu ileri geri gider, etrafinda döner, duvara çarpar filan.akıl hastasi gibi davranır.beyinde ayni işte.bişeleri bozulunca akıl hastaliği olarak geri dönüyor.ne demek istediğini anlamiyorum.ben materyalist bir insanim.bilinçte maddedir.psikoloji ruh bilimi demektir ve ruh gibi maddesel olmiyan bişeyle hiç bişey açiklanamaz.
 

Hayır farklı şeylerdir. Bilgisayara virüs girerse çöpe atılmaz yazılım güncellenir yeniden yüklenir.

Kartın bozuk olması devrelerin yanması başka şey , yazılımın hatalı olması başka şey.

Dincilik bilgisayara yüklenen bozuk yazılım gibidir.

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Hayır farklı şeylerdir. Bilgisayara virüs girerse çöpe atılmaz yazılım güncellenir yeniden yüklenir.

Kartın bozuk olması devrelerin yanması başka şey , yazılımın hatalı olması başka şey.

Dincilik bilgisayara yüklenen bozuk yazılım gibidir.

yazılım soyut bişey değil.yazilimin yazildiği bir madde var.bilgisayardan anlamam ama yazilimi bilgisayarin işleyişi sayesinde derleyip yükleyebilirsin.bilgisayarın kendisinin işletilmesini sağlayan, işletim sistemi vardır.yazilimi bozulunca bilgisayarin kendi bozulmuş olmuyor çöpe atilmaz elbet ama bu yazilim sonuçta soyut bişey değil.yazilimi yüklediğin bir disk var.beynin hafiza hücreleri gibi.bu disk bozulursa yazilimda gider.illa virüs değil tozlansa bile bozulur.donar, çöker,bekletir, kendini kapatir yeniden baslatir filan.bilgisayar bir nevi akıl hastasi olur.

Link to comment
Share on other sites

9 dakika önce, Röpteşambırlı Uzaylı yazdı:

yazılım soyut bişey değil.yazilimin yazildiği bir madde var.bilgisayardan anlamam ama yazilimi bilgisayarin işleyişi sayesinde derleyip yükleyebilirsin.bilgisayarın kendisinin işletilmesini sağlayan, işletim sistemi vardır.yazilimi bozulunca bilgisayarin kendi bozulmuş olmuyor çöpe atilmaz elbet ama bu yazilim sonuçta soyut bişey değil.yazilimi yüklediğin bir disk var.beynin hafiza hücreleri gibi.bu disk bozulursa yazilimda gider.illa virüs değil tozlansa bile bozulur.donar, çöker,bekletir, kendini kapatir yeniden baslatir filan.bilgisayar bir nevi akıl hastasi olur.

Ben hiçbir zaman soyut bir şeyden sözetmedim.

Sinir sistemi yerli yerinde , sağlıklı olabilir ama akşam sokağa çıktı diye kızını döven kişinin yazılım sorunu vardır. 

Arkadaşına yalan söyleyen bir kadının yazılım sorunu vardır.

Oruç tutmıyorlar diye saldıranların yazılım sorunu vardır.

Bu sorun genellikle ailenin bakış açısından kaynaklanır.

Ben somut öğretilerden sözediyorum.

 

 

 

Link to comment
Share on other sites

45 dakika önce, Kafir İmam yazdı:

Ben hiçbir zaman soyut bir şeyden sözetmedim.

Sinir sistemi yerli yerinde , sağlıklı olabilir ama akşam sokağa çıktı diye kızını döven kişinin yazılım sorunu vardır. 

Arkadaşına yalan söyleyen bir kadının yazılım sorunu vardır.

Oruç tutmıyorlar diye saldıranların yazılım sorunu vardır.

Bu sorun genellikle ailenin bakış açısından kaynaklanır.

Ben somut öğretilerden sözediyorum.

 

 

 

dediğim gibi ben materyalist bir insanim.belli bi dçnem şizofren geçirdim.bı saydıklarin akıl hastaliği değil.bunlar vucutta salgılanan hormonlar ile alakalı.bu öğretiler vucutta duygudurum değişiklike sebep olur.bunlara da hormonlar neden olur.kişi kızar, bağirir, ofkelenir veya mutlu olur.

Link to comment
Share on other sites

30 dakika önce, Röpteşambırlı Uzaylı yazdı:

dediğim gibi ben materyalist bir insanim.belli bi dçnem şizofren geçirdim.bı saydıklarin akıl hastaliği değil.bunlar vucutta salgılanan hormonlar ile alakalı.bu öğretiler vucutta duygudurum değişiklike sebep olur.bunlara da hormonlar neden olur.kişi kızar, bağirir, ofkelenir veya mutlu olur.

 Ya sinirler arası iletim sorunu vardır ya da yanlış öğrenme ile davranış bozukluğu vardır.  Akıl hastalığı demek çok havada kalan bir deyim.

Yanlış öğrenme şekli de somut bir sebebe dayanır. Din bunların en başında geliyor.

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Kafir İmam yazdı:

 Ya sinirler arası iletim sorunu vardır ya da yanlış öğrenme ile davranış bozukluğu vardır.  Akıl hastalığı demek çok havada kalan bir deyim.

Yanlış öğrenme şekli de somut bir sebebe dayanır. Din bunların en başında geliyor.

evt.somut bişe.ama ne? bilim uğraşıyor işte.dinlerin zaten bişeye cevap verdiği yok.cin girmiş içine de geç.kim uğrasak bilim milim ile 🤣

Link to comment
Share on other sites

15 hours ago, Kafir İmam said:

Konuştuğumuz konu gurup terapisi , yoga veya astroloji değil.

Din üzerine konuşuyoruz.

Yani öyle iki seans alırım , begenmezsem bırakırım yada başkasını denerim deme lüksünüz yok.

Çünkü dinin kurallarını siz belirlemiyorsunız.

Din mevzu bahis olduğu zaman içine girdiğinizde sizi vicdanı rahat bir katile, vahşi bir saldırgana dönüştürene kadar durmayacaktır.

Engin Noyan apartman komşularından infaz listesi hazırladığını canlı yayında söylerken akşam içi rahat huzurlu bir şekilde uyuyordu. Çünkü kendi vahşi fikirlerinin tanrıya ait olduğuna inanıyor.

Ve sonunda zihninizi asla rahata erdirmeyecektir. Sürekli olarak sizi obsesiv bir hayatta bırakacak ve bu sorunlarınızı başkalarının sizin gibi olmamasına yoracaksınız.

Sonra kendi sorunlarınızın suçlusu olarak İslam'ı değil başkalarını suçlayıp saldırganlaşacaksınız.

Eğer zihninizi rahatlatmak istiyorsanız kurallarını ve sınırlarını sizin belirleyeceği bir yöntem seçin.  Eğer cenneti düşinmek istiyorsanız o cennet dincinin cenneti olmasın , kendi cennetiniz olsun.

Çünkü dinler birer zihinsel parazit gibidir. Bir kere zihninize girerse sizin zayıfladığınız bir dakikayı bile hemen fırsata çevirmeye kalkar. Onun kontrolünde bir zombi olursunuz.

Yinelemekte yarar var, konumuz gurup terapisi yada yoga değil, konumuz dindir din!!!

Zihnini rahatlatmak istiyorsan git sex yap, geziye çık , dans et, şarkı söyle..

Aaaa bakın bunların hepsi dinde yasak. Çünkü kendi huzursuzluklarını sizin mutlu olmanıza bağlıyorlar. Ve sizi de mutsuz etmek için yırtınıyorlar.

Dinler birer toplumsal parazittir.

Fatih camisi imamına saldıran da dinciydi. İşte dincinin zihinsel boşalma yöntemi.

Ya saldırganlık , ya depresyon , ya ağlama , ya feryat...içinde mutluluk yok. Sizi melankolik bir zombiye çevirip işte huzur budur diye beyninizi yıkarlar.

Tüm dincilerin geçmişine bakın , sonradan müslüman olan tiplerin yakın geçmişine bakın hep travma doludur.

Din öyle bir sorundur ki , 90 yaşındaki ihtiyarları bile kavga ettirir. Öyle televizyonda göründüğü gibi değil.

"Din üzerine konuşuyoruz."

Tamam konusalim. Ama din uzerine deyince genel olarak dinler anliyorum ben. Sonra Islam hakkinda konusmaya basliyosun. Ne hakkinda konusalim? Dinler hakkinda mi? Ozelde islamiyet hakkinda mi? Yoksa kendisine musluman deyip de her tur pisligi yapan insanlari mi? Hangisini konusucaz?

"Yani öyle iki seans alırım , begenmezsem bırakırım yada başkasını denerim deme lüksünüz yok."

Yani bir dine girince cikilamaz mi diyorsun? Bir dini deneyeyim, diyemez mi insan? Eger bunu diyorsan, ben pek cok kez baska dinleri arastirdim, baktim, bir sure inandim, inancimi yitirdim, baska dinleri arastirdim vs. Yani Beryin senin, hayat senin, istedigin seyi deneyebilirsin. 

"Din mevzu bahis olduğu zaman içine girdiğinizde sizi vicdanı rahat bir katile, vahşi bir saldırgana dönüştürene kadar durmayacaktır."

Hangi din? Mesela benim dedem musluman. Katil felan degil yani. Kendi halinde biri. Hic bir saldirgan hali yok. Kimseye zarar verdigini de gormedim. kayinpederim- rahmetli oldu mesela- bildigin asiri muhafazakar hristiyan biriydi. Fakat yasadigi sure icinde pek cok inasana yardim etti. Hayir kuruluslarina maddi destek verdi. Komsularinin yardimina kostu, cocuklarini nice fedakarlikla okuttu, hepsini meslek sahibi yapti. Piyano ogretti, degisik ulkeleri ve kulturleri gormelerini sagladi, yeni diller ogretti, Japonca gibi. O yuzden benim esim 4 yabanci dil konusuyor. Kendisi bir canavar felan degildi yani.

Dolayisiyla boyle anlamsiz genellemeleri kes.

"Engin Noyan apartman komşularından infaz listesi hazırladığını canlı yayında söylerken"

Neyden bahsettigini bilmiyorum. Bunu yapmayi planlayan bir muslumansa eger, bu onun yanlisidir. Onlarin dini, git apartmanda kim varsa oldur diyorsa, elbette din sucludur. Ayni sekilde bir ateist de kalkip, ne de olsa tanri yok, gideyim de su arkadasimi dolandirayim, kafasina da vurup oldureyim diyorsa kalkip ateizmi mi suclayacagiz?

"Yinelemekte yarar var, konumuz gurup terapisi yada yoga değil, konumuz dindir din!!!

Zihnini rahatlatmak istiyorsan git sex yap, geziye çık , dans et, şarkı söyle.."

Insan isterse bir dine inanir rahatlar, isterse gider sekx yapar rahatlar, isterse sarki soyler. Sen jandarma misin ki insanlara direktif veriyorsun. Kurallari sen mi belirliyorsun?

 

"Zihnini rahatlatmak istiyorsan git sex yap, geziye çık , dans et, şarkı söyle..

Aaaa bakın bunların hepsi dinde yasak. Çünkü kendi huzursuzluklarını sizin mutlu olmanıza bağlıyorlar. Ve sizi de mutsuz etmek için yırtınıyorlar."

Neymis yasak olan? Pardon anlayamadim?

Seks yapmak?

geziye gitmek?

dans etmek?

sarki soylemek?

Hangi dinde yasak bunlar? Nerede yaziyor?

"Dinler birer toplumsal parazittir."

Hadi ya! Bu soylediginin" dinsizlik toplumsal bir parazittir" sozunden bir farki yok. Bos lakirdi yani. 

"Fatih camisi imamına saldıran da dinciydi. İşte dincinin zihinsel boşalma yöntemi."

Stalin de ateistti/dinsizdi milyonlarca insani katletti. Dogayi katletti, toplumsal katliam yapti. Insanlar belirli bir dine inanabilir, inanmayabilir. Ayni insan gidip her turlu canavarligi yapabilir. Ateist de bunu yapar, dinci de bunu yapar. 

Bireyi illa ki bir seye gore tanimlayacaksan, iyi insan yada kotu insan olarak adlandir. Yoksa ateist de her pisligi yapar, deist de, musluman da hindu da. Bir iyi insan vardir, bir de kotu insan vardir. Bu yani. 

 

Yoksa mesela ben sosyal yasamimda insanlara ha bu musluman pisliktir, bu hristiyan parazittir, bu deist essolu essektir, bu ateist canavardir, bu hindu, teroristtir seklinde bakmiyorum. Karsimdaki iyi, durust, kibar, saygili mi ona bakiyorum. Eger sen oyle degerlendiriyorsan insanlari, bir an once doktora gorun. 

Sen de dinsiz olabilirsin ve pisligin teki olabilirsin.

 

 

 

Link to comment
Share on other sites

İslam hakkında konuşacam tabiki de. Türkiye'de Zulu kabile dinini eleştirecek değilim ya.

Yasak olan neymiş diye martaval okuyorsun.

Yarım yamalak teoloji bilgin bile yok.

Keşke bana cevap vermeden önce biraz hadis kuran fetva araştırsaydın.

Katil olmak gerekmez katili savunmak bile yeterlidir. Ne demiş Muhammed? El sebebü ke el fail. Sebep olan yapan gibidir.

Destekçisi bile olman yeter.

Link to comment
Share on other sites

On 1/10/2024 at 4:18 PM, Bayram Tatili said:

İslam hakkında konuşacam tabiki de. Türkiye'de Zulu kabile dinini eleştirecek değilim ya.

Yasak olan neymiş diye martaval okuyorsun.

Yarım yamalak teoloji bilgin bile yok.

Keşke bana cevap vermeden önce biraz hadis kuran fetva araştırsaydın.

Katil olmak gerekmez katili savunmak bile yeterlidir. Ne demiş Muhammed? El sebebü ke el fail. Sebep olan yapan gibidir.

Destekçisi bile olman yeter.

Benim kuran yada hadis hakkinda bilgim yok. Farkli dinler hakkinda bilgim var. Gelisme cagindasin, hem niye kafani boyle teoloji bilmem ne islerine takiyosun ki. Sen arkadaslarinla oyna, vaktini guzel seylerle gecir, kutuphaneye git, bir dil ogren, ailenle vakit gecir, derslerine calis. Sen ne yapacaksin teolojiyi meolojiyi.

 

 

Ben de senin yasindayken giderdim kutuphaneye ansiklopediden evrim nedir, canlilik nedir, Darwin kimdir onu arastirirdim. Degisik ulkelerin kulturunu okurdum. Sen bosver din min islerini neredeyse tamami bos bu dinerin. Once kendini gelistir, sonra din olayina girersin.

Link to comment
Share on other sites

3 saat önce, Cougar yazdı:

Benim kuran yada hadis hakkinda bilgim yok. Farkli dinler hakkinda bilgim var. Gelisme cagindasin, hem niye kafani boyle teoloji bilmem ne islerine takiyosun ki. Sen arkadaslarinla oyna, vaktini guzel seylerle gecir, kutuphaneye git, bir dil ogren, ailenle vakit gecir, derslerine calis. Sen ne yapacaksin teolojiyi meolojiyi.

 

 

Ben de senin yasindayken giderdim kutuphaneye ansiklopediden evrim nedir, canlilik nedir, Darwin kimdir onu arastirirdim. Degisik ulkelerin kulturunu okurdum. Sen bosver din min islerini neredeyse tamami bos bu dinerin. Once kendini gelistir, sonra din olayina girersin.

Ama onlar seninle uraşıyor hem de doğduğundan beri. Senin anne karnındaki varlığına bile saygıları yok. Orada bile karışıyorlar.

Dinleri bu kadar hafife alma hepsi birer zombi fabrikasıdır.

Link to comment
Share on other sites

12 hours ago, Bayram Tatili said:

Ama onlar seninle uraşıyor hem de doğduğundan beri. Senin anne karnındaki varlığına bile saygıları yok. Orada bile karışıyorlar.

Dinleri bu kadar hafife alma hepsi birer zombi fabrikasıdır.

Din benimle ugrasmiyor, sen dinle ugrasiyorsun. Ben hristiyanim. Hristiyanlik dahi benimle ugrasmiyor. Ben istesem simdi Kiliseyi birakirim, kimse de bisey diyemez. Hristiyanligin beni bagladigi yok yani. Benim haklarimi da gasp etmiyor, zorla vergimle kilise de yapmiyor, istersen verirsin istemezsen vermezsin, istersen yardim edersin bir baskasina, istemezsen etmezsin. Sonucta ozgursun. 

 

Eger kurtajdan bahsediyorsak, bu konuda anne karnindaki bebegin hayatina kast edenler maalesef hristiyanlar degil. Aksine hristiyanlar daha dogmamis bebegin yasama hakkini savunuyor. 

Ben hristiyan bir aydinim. Evimde Kant da okurum, Hegel de okurum, Spinoza da okurum, Darwin de okurum, Dawkins de okurum. Cocuklarima da okuttururum. Evimde benim Darwin bustu de var, Isa portresi de var. Sen inananlari genelleyerek zombilestiriyorsan, bu senin problemin.  Rahatsizlik verme. 

Link to comment
Share on other sites

26 dakika önce, Cougar yazdı:

Din benimle ugrasmiyor, sen dinle ugrasiyorsun. Ben hristiyanim. Hristiyanlik dahi benimle ugrasmiyor. Ben istesem simdi Kiliseyi birakirim, kimse de bisey diyemez. Hristiyanligin beni bagladigi yok yani. Benim haklarimi da gasp etmiyor, zorla vergimle kilise de yapmiyor, istersen verirsin istemezsen vermezsin, istersen yardim edersin bir baskasina, istemezsen etmezsin. Sonucta ozgursun. 

 

Eger kurtajdan bahsediyorsak, bu konuda anne karnindaki bebegin hayatina kast edenler maalesef hristiyanlar degil. Aksine hristiyanlar daha dogmamis bebegin yasama hakkini savunuyor. 

Ben hristiyan bir aydinim. Evimde Kant da okurum, Hegel de okurum, Spinoza da okurum, Darwin de okurum, Dawkins de okurum. Cocuklarima da okuttururum. Evimde benim Darwin bustu de var, Isa portresi de var. Sen inananlari genelleyerek zombilestiriyorsan, bu senin problemin.  Rahatsizlik verme. 

Daha doğarken vaftiz ederek , kulağına ezan okuyarak senin dinine milliyetine karar veriyorlar. Sonra sana özgürsün diyorlar.

Önüne konan seçeneklerin hiçbiri seni özgür yapmaz.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Giriş yap

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
×
×
  • Create New...