Jump to content

insan Mükemmel Değil


Kafir İmam
 Share

Recommended Posts

Dini savunanlara vereceğiniz ilk cevap bu olmalıdır.  İnsan mükemmel değildir. Çünkü açlık korku hastalık barınma gibi bir çok temel sorunları var. İnsanı doğadaki canlılarla kıyasladığımızda daha fazla ihtiyaç içinde olduğu çok açık.

 

Örneğin dincilerin asagiladigi bir hayvan olan domuz insandan daha mükemmeldir. Çünkü yaşamak için yemeklerini pişirmeye , yazlık kışlık elbiseye , apartmana , hizmetçilere , sigortaya , bakıcıya ,egitime ihtiyacı yok. Üstelik beslenme çeşitleri bizden daha fazla ve vücudu  her ortama daha dirençli ..

 

Şimdi bu hayvanı aşağılık yapan şey sadece Kuran'da yazması mi?

 

Bunun gibi çoğu canlı insandan daha üstün donanımlara sahiptirler. Eğer biz de domuzla aynı özelliklere sahip olsaydık bugün çoğu ihtiyacımızı bağımsız olarak karşılayabilecektik. Bu kadar üremeyecek ve savaşmayacaktık. Para denen şeyi kullanmayacaktık.

Link to comment
Share on other sites

Domuz, ait olduğu alanlarda yaşadığı için bizden dirençli. Bizler savanlarda yaşamak üzere evrildik. Daha sonra kıyafeti, ısınmak için başka hayvanların kürkünü kullanmaya başlamayı keşfedince başka diyarlar keşfetmeye başladık. Eğer savana gidersen, sen de yaz-kış direnebilirsin. Ayrıca bir insan bebeğini avcı-toplayıcı yetiştirirsen gayet sağlıklı yaşar, bakınız bugün avcı-toplayıcılık yapan kabileler. Dolayısıyla bu yeterli bir argüman değil. 

İnsanın kusuru, evrimsel kalıntıları. İnce boyun, sağlıksız ayak yapısı, omurga ağrıları, kadınların doğum acısı, sancıları, pre-matüre doğum, çağına uyumsuz bozulmuş psikolojiler vs. Uzar gider. 

Diğer canlılar bizden üstün donanımlara sahip değiller, fark ettiysen hepsini kölemiz yapabiliyoruz. Bizi güçlü kılan bir kortekse sahibiz. Önemli olan bunların farkına varıp (insanın hayvan olduğunun) bu davranışları artık bırakmamız. Diğer hayvanlara bunları yapabiliyor olmamız, yapmamızı gerektirmiyor. Ama yapıyoruz, bunlar evrimin bize bıraktığı biyolojinin/psikolojinin şu an içinde bulunduğumuz dünyaya ve durumlara uygun olmayışından kaynaklanıyor. İnsan;

Kendi çıkarına öncelik tanımaya,

Kısa vadeli odaklanmaya,

Diğerlerinden daha iyi olma takıntısına, 

Çevresindeki insanları taklit etmeye,

Doğrudan duyusal uyaranlara tepki vermeye yatkın.

Bu sebeplerle bugün, psikolojimize; biyolojimize uygun olmayan yerlerde yaşıyoruz. Bu yüzden donanım olarak daha düşük görünüyoruz. Bu, güçlü bir kortekse sahip olmanın bedeli, vücudumuz donanımdan kısarak beyni beslemeyi seçtiği için beynimiz böylesine gelişmiş. Bu da bizi diğer türlerden farklı kılan şey. 

Yeterli bir argüman değil, kısaca...

  • Thanks 1
Link to comment
Share on other sites

Ben hepsine katılmıyorum. Doğadaki hayvanların kaç tanesini köle yapabiliyoruz ki. Onların da bir direnç sınırı var. Oraya zorladiginda sadık dostumuz köpek bile öldürücü oluyor. Hayvanların doğa bilinci bizden daha yüksek , insan kendini doğadan ayirabildigi için güçlü zannediyor. Eğer savanlarda yaşamaya devsm etseydik besin piramidinde üst sırada yer almazdık. Çoğu canlının besin kaynağı haline gelirdik. Evet bir korteksimiz var bizi doğadan ayırıyor. Ama beraberinde başka birçok sorunu da getiriyor. Korteksimiz sayesinde kitleleri imha edebiliyoruz. Küresel ısınma yaratıp sonra da çözüm arayışinda zeka yaristiriyoruz. İyi yalan söyleyene zeki insan diyoruz. Korteksimiz bize hayat vermiyor  Doğayı kandırıp kısa vadede menfaat saglamamiza yarıyor.

Belki bize boyun eğen hayvanlar besin zincirindeki yerine göre hareket ediyorlar. Aslında bize itaat etmiyorlar sadece dogalarinin gereğini yapan küçük bir gurup canlı var hizmetimizde.

Link to comment
Share on other sites

On 11.11.2021 at 12:41, Kafir İmam yazdı:

Ben hepsine katılmıyorum. Doğadaki hayvanların kaç tanesini köle yapabiliyoruz ki. Onların da bir direnç sınırı var. Oraya zorladiginda sadık dostumuz köpek bile öldürücü oluyor. Hayvanların doğa bilinci bizden daha yüksek , insan kendini doğadan ayirabildigi için güçlü zannediyor. Eğer savanlarda yaşamaya devsm etseydik besin piramidinde üst sırada yer almazdık. Çoğu canlının besin kaynağı haline gelirdik. Evet bir korteksimiz var bizi doğadan ayırıyor. Ama beraberinde başka birçok sorunu da getiriyor. Korteksimiz sayesinde kitleleri imha edebiliyoruz. Küresel ısınma yaratıp sonra da çözüm arayışinda zeka yaristiriyoruz. İyi yalan söyleyene zeki insan diyoruz. Korteksimiz bize hayat vermiyor  Doğayı kandırıp kısa vadede menfaat saglamamiza yarıyor.

Belki bize boyun eğen hayvanlar besin zincirindeki yerine göre hareket ediyorlar. Aslında bize itaat etmiyorlar sadece dogalarinin gereğini yapan küçük bir gurup canlı var hizmetimizde.

Benim söylediğimden farklı bir şey söylememişsin ki. :)

Link to comment
Share on other sites

  • 8 months later...

Allah denen ucube bir insan yaratmış hemde yarattığı insana kitabında onlarca kez hakaret etmiş , ahmak ,salak, cahil ,zalim gibi sıfatlar takmış.

Ama sonra o salak ve ahmak dediği insandan yardım istemiş . Allah'ın davasına yardım edin looooo. Demiş. Bu durumda Allah ne oluyor ?

Link to comment
Share on other sites

İşte bu yüzden insanı merkeze koymak saçmadır. Mükemmel olmayan bir varlığı neden merkeze koyarsın ki? Tamam insanız fakat biz doğaya bakıyoruz. Tek insanlar yok.

Link to comment
Share on other sites

On 30.07.2022 at 14:44, Kafir İmam yazdı:

Allah denen ucube bir insan yaratmış hemde yarattığı insana kitabında onlarca kez hakaret etmiş , ahmak ,salak, cahil ,zalim gibi sıfatlar takmış.

Ama sonra o salak ve ahmak dediği insandan yardım istemiş . Allah'ın davasına yardım edin looooo. Demiş. Bu durumda Allah ne oluyor ?

Bu karara hangi akılla veya zihinle vardınız? Evrimsel sürecin ürünü olan her ne kadar gelişerek desekte bir yerde doğal ve amaçsız süreçlerle, tasarım olmadan, bilincin kasıtlı olarak yapmadığı bir beyinle vardığınız sonucun epistemik güvencesi nedir? Evrimin süreç olması mı? Bu bir şeyi değiştirmez ki sürecin kendisi bu kez de amaçsız ve beynimizi doğru bilgiye ulaştıracak şekilde oluştu mu bunun garantisi yok. Peki bu beyinle hayatta kalabiliyoruz. Hayatta kalmak için beyin denen organa bile gerek olmadığını biliyoruz. Beyni olmadan yaşayan canlılar var. Peki beyin ilkel halden kompleks hale geldi ve doğru bilgiye ulaşma şansı arttı diyorsanız bile hala bu savınız arkasında maksadın olmadığı bir sürece dayandığı için hala sezgilerimize uygun bir cevap gibi gelmemekte maalesef. Son olarak işe yarıyor keşif yapıyoruz ya da icat yapıyoruz doğru çalışıyor işte derseniz de? Doğru bilgi değişmez bilgidir. İşe yarıyor olması doğru hatta doğru inanca ulaştığı anlamına hiç mi hiç gelemez bu durumda. Hatta ve hatta evrimsel surecler bizi hayatta kalmak adına doğru hamleler yapmaya itmiş bu durumun bizleri doğru inançlara ittiğinin garantisi nedir sonuçta metafiziksel bir durumdan bahsediyoruz inanç deyince. Bunu da yanlışlamanız ve hatalı olduğunu göstermeniz zorlaşıyor. Ancak bir tanrının varlığına epistemik inancımız varsa beynimizin daha doğru sonuçlara ulaşacak şekilde çalıştığına dair güvencemiz artar. Çünkü; arkasında amaç ve bilinçli tasarım olmuş olur.

Link to comment
Share on other sites

10 saat önce, Ali yazdı:

Bu karara hangi akılla veya zihinle vardınız? Evrimsel sürecin ürünü olan her ne kadar gelişerek desekte bir yerde doğal ve amaçsız süreçlerle, tasarım olmadan, bilincin kasıtlı olarak yapmadığı bir beyinle vardığınız sonucun epistemik güvencesi nedir? Evrimin süreç olması mı? Bu bir şeyi değiştirmez ki sürecin kendisi bu kez de amaçsız ve beynimizi doğru bilgiye ulaştıracak şekilde oluştu mu bunun garantisi yok. Peki bu beyinle hayatta kalabiliyoruz. Hayatta kalmak için beyin denen organa bile gerek olmadığını biliyoruz. Beyni olmadan yaşayan canlılar var. Peki beyin ilkel halden kompleks hale geldi ve doğru bilgiye ulaşma şansı arttı diyorsanız bile hala bu savınız arkasında maksadın olmadığı bir sürece dayandığı için hala sezgilerimize uygun bir cevap gibi gelmemekte maalesef. Son olarak işe yarıyor keşif yapıyoruz ya da icat yapıyoruz doğru çalışıyor işte derseniz de? Doğru bilgi değişmez bilgidir. İşe yarıyor olması doğru hatta doğru inanca ulaştığı anlamına hiç mi hiç gelemez bu durumda. Hatta ve hatta evrimsel surecler bizi hayatta kalmak adına doğru hamleler yapmaya itmiş bu durumun bizleri doğru inançlara ittiğinin garantisi nedir sonuçta metafiziksel bir durumdan bahsediyoruz inanç deyince. Bunu da yanlışlamanız ve hatalı olduğunu göstermeniz zorlaşıyor. Ancak bir tanrının varlığına epistemik inancımız varsa beynimizin daha doğru sonuçlara ulaşacak şekilde çalıştığına dair güvencemiz artar. Çünkü; arkasında amaç ve bilinçli tasarım olmuş olur.

Doğru ve yanlış kesin değildir. Bu yüzden bilinçli bir evrimden de bahsedemeyiz. Şartlara göre evrimleşiyor , uyum sağlayabilen doğru yapıyor denir. Uyum sağlayamayan zaten doğada varlığı olmuyor.

Tanrı düşüncesiyle hareket ederek doğruya varmak bir yere kadar mümkün olabilir. Çünkü olmayan bir tanrı şartlara göre insan tarafından uyduruluyor. Bir süre sonra ilerlemene engel olmaya başlar. Tanrıyı şartlandırıp sonra da o şartların yerine getirilmesi için binlerce yıldır hayatlar yokedilmiş.

Ateistler olmasa elektirik bile günah..

Link to comment
Share on other sites

11 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Doğru ve yanlış kesin değildir. Bu yüzden bilinçli bir evrimden de bahsedemeyiz. Şartlara göre evrimleşiyor , uyum sağlayabilen doğru yapıyor denir. Uyum sağlayamayan zaten doğada varlığı olmuyor.

Tanrı düşüncesiyle hareket ederek doğruya varmak bir yere kadar mümkün olabilir. Çünkü olmayan bir tanrı şartlara göre insan tarafından uyduruluyor. Bir süre sonra ilerlemene engel olmaya başlar. Tanrıyı şartlandırıp sonra da o şartların yerine getirilmesi için binlerce yıldır hayatlar yokedilmiş.

Ateistler olmasa elektirik bile günah..

Teşekkür ederim alakasız yanıtınız için.

Link to comment
Share on other sites

On 8/1/2022 at 1:18 AM, Ali said:

Bu karara hangi akılla veya zihinle vardınız? Evrimsel sürecin ürünü olan her ne kadar gelişerek desekte bir yerde doğal ve amaçsız süreçlerle, tasarım olmadan, bilincin kasıtlı olarak yapmadığı bir beyinle vardığınız sonucun epistemik güvencesi nedir? Evrimin süreç olması mı? Bu bir şeyi değiştirmez ki sürecin kendisi bu kez de amaçsız ve beynimizi doğru bilgiye ulaştıracak şekilde oluştu mu bunun garantisi yok. Peki bu beyinle hayatta kalabiliyoruz. Hayatta kalmak için beyin denen organa bile gerek olmadığını biliyoruz. Beyni olmadan yaşayan canlılar var. Peki beyin ilkel halden kompleks hale geldi ve doğru bilgiye ulaşma şansı arttı diyorsanız bile hala bu savınız arkasında maksadın olmadığı bir sürece dayandığı için hala sezgilerimize uygun bir cevap gibi gelmemekte maalesef. Son olarak işe yarıyor keşif yapıyoruz ya da icat yapıyoruz doğru çalışıyor işte derseniz de? Doğru bilgi değişmez bilgidir. İşe yarıyor olması doğru hatta doğru inanca ulaştığı anlamına hiç mi hiç gelemez bu durumda. Hatta ve hatta evrimsel surecler bizi hayatta kalmak adına doğru hamleler yapmaya itmiş bu durumun bizleri doğru inançlara ittiğinin garantisi nedir sonuçta metafiziksel bir durumdan bahsediyoruz inanç deyince. Bunu da yanlışlamanız ve hatalı olduğunu göstermeniz zorlaşıyor. Ancak bir tanrının varlığına epistemik inancımız varsa beynimizin daha doğru sonuçlara ulaşacak şekilde çalıştığına dair güvencemiz artar. Çünkü; arkasında amaç ve bilinçli tasarım olmuş olur.

Elde yeterli veya hiç veri olmadan bir sonuç uydurup bunu doğru veya yanlış (geçerli veya geçersiz) olarak kodlamaya inanç denir.
İnanç motoru kullanılarak üretilir.
Yani bilgi ve veri eksikliğinde ortaya çıkan hastalığa inanç deniyor.
Bu hastalık bilgi veya veri elde edildiğinde yok olur.
Yani inanç ancak bilgi ve veri yoksa yaşayıp hayatta kalabilir.

Link to comment
Share on other sites

15 saat önce, Ateist-Bakış yazdı:

Elde yeterli veya hiç veri olmadan bir sonuç uydurup bunu doğru veya yanlış (geçerli veya geçersiz) olarak kodlamaya inanç denir.
İnanç motoru kullanılarak üretilir.
Yani bilgi ve veri eksikliğinde ortaya çıkan hastalığa inanç deniyor.
Bu hastalık bilgi veya veri elde edildiğinde yok olur.
Yani inanç ancak bilgi ve veri yoksa yaşayıp hayatta kalabilir.

 

Sizde anlamadan yorum yaptığınız için bilhassa teşekkür ederim.

Link to comment
Share on other sites

18 minutes ago, Ali said:

 

Sizde anlamadan yorum yaptığınız için bilhassa teşekkür ederim.

Epistemolojiden dem vuruyorsun anlıyorum seni.
O ilkel mühendislikler aracın sadece insan beyni ve algısının olduğu tarih öncesi zamanlara uzanıyor.
Artık kimsenin perspektifi yaratılabiliyor.
Yani bir durumun analizi bir kaç objeye yansıtılarak sonucu da başka bir objeye yansımış haliyle alınıyor.
Bilgisayarlar çıktığından beri bu böyle.
Üstelik sağlaması da yapılıyor.
O kör sağırsan algıladığın ne olabilir ki tarzı saçmalıklar bitti.
Birden fazla bilinmeyenli denklemler çıktığından beri böyle bu.
Sen tahta köprüler zamanındansın galiba.

Link to comment
Share on other sites

Epistemoloji demişsin @Alipeki sen hangi epistemolojik durum ile dünyaya geldin? Annen baban senin her anını planlamadı bile. Sadece iki dk ayırdı senin dünyaya gelmen için.

Anne babayı geçelim tanrıya gidelim. Tanrı seni yaratırken hangi planlama ile karara vardı. Cennetteki nüfus yoğunluğuna göre mi yoksa cehennemdeki ateşin durumuna göre mi? Yani Arabın putu Allah diyelim ki en büyük olsun. Diğer ülkelerdeki insanları hangi karara göre yaratmış. Arap muhammedin ailesine göre ayarlama mı yapmış?

Bir planı varmıymış biliyorsan söyle , oradan gidelim madem biz bilmiyoruz buyur sen anlat. 

Link to comment
Share on other sites

8 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Epistemoloji demişsin @Alipeki sen hangi epistemolojik durum ile dünyaya geldin? Annen baban senin her anını planlamadı bile. Sadece iki dk ayırdı senin dünyaya gelmen için.

Anne babayı geçelim tanrıya gidelim. Tanrı seni yaratırken hangi planlama ile karara vardı. Cennetteki nüfus yoğunluğuna göre mi yoksa cehennemdeki ateşin durumuna göre mi? Yani Arabın putu Allah diyelim ki en büyük olsun. Diğer ülkelerdeki insanları hangi karara göre yaratmış. Arap muhammedin ailesine göre ayarlama mı yapmış?

Bir planı varmıymış biliyorsan söyle , oradan gidelim madem biz bilmiyoruz buyur sen anlat. 

Hocam yazıyı anlamadan oradan buradan islamla ilgili şeyler yazıyorsunuz sadece. Tamam kininiz, nefretiniz olabilir ancak önce bir yazıyı okuyun pardon anlayın.

Link to comment
Share on other sites

18 saat önce, Ateist-Bakış yazdı:

Epistemolojiden dem vuruyorsun anlıyorum seni.
O ilkel mühendislikler aracın sadece insan beyni ve algısının olduğu tarih öncesi zamanlara uzanıyor.
Artık kimsenin perspektifi yaratılabiliyor.
Yani bir durumun analizi bir kaç objeye yansıtılarak sonucu da başka bir objeye yansımış haliyle alınıyor.
Bilgisayarlar çıktığından beri bu böyle.
Üstelik sağlaması da yapılıyor.
O kör sağırsan algıladığın ne olabilir ki tarzı saçmalıklar bitti.
Birden fazla bilinmeyenli denklemler çıktığından beri böyle bu.
Sen tahta köprüler zamanındansın galiba.

Dediğinizin yazdığımla alakası yok. Ben zaten yazıda keşif icat gibi konulara değinileceğini tahmin ettiğim için anekdot geçtim.

Link to comment
Share on other sites

3 hours ago, Ali said:

Dediğinizin yazdığımla alakası yok. Ben zaten yazıda keşif icat gibi konulara değinileceğini tahmin ettiğim için anekdot geçtim.

Kimin umurunda? :)
Sürekli bir iletişimde yanlış anlaşılıyormuş imaları, mağdurluk, ukalalık, dinci misin sen? :)

Link to comment
Share on other sites

13 saat önce, Ateist-Bakış yazdı:

Kimin umurunda? :)
Sürekli bir iletişimde yanlış anlaşılıyormuş imaları, mağdurluk, ukalalık, dinci misin sen? :)

1. Umrunuzda değilse yazmazsınız olur biter.

2. Yanlış anlaşılıyorum demiyorum da hiç anlamamışsınız diyorum.Keşke yanlış anlasanız.

3. Mağdurluk yapmıyorum ki sizi mağdur etmemek için anlamadığınızı söylüyorum.

4. Son olarak önyargılarınızı anlıyorum ama dinci falanda değilim.

Link to comment
Share on other sites

On 01.08.2022 at 01:18, Ali yazdı:

Hatta ve hatta evrimsel surecler bizi hayatta kalmak adına doğru hamleler yapmaya itmiş bu durumun bizleri doğru inançlara ittiğinin garantisi nedir sonuçta metafiziksel bir durumdan bahsediyoruz inanç deyince. Bunu da yanlışlamanız ve hatalı olduğunu göstermeniz zorlaşıyor. Ancak bir tanrının varlığına epistemik inancımız varsa beynimizin daha doğru sonuçlara ulaşacak şekilde çalıştığına dair güvencemiz artar. Çünkü; arkasında amaç ve bilinçli tasarım olmuş olur

Anlamadım mı ki, Dedim ve iki kere daha satır satır okudum. E anlamışım hem de doğru anlamışım.

Tanrı düşüncesi de evrimsel sürece dahildir ama artık değişen ve gelişen şartlara uyum sağlayamamaktadır. Hala daha evrenin içinde tanrının evini aramaya çalışmak doğru değildir.

Meme emmek doğal birşeydir ama 30 yaşındaki insanın karnı açıktığında meme istemesi doğru karşılanmaz. Bugün din ile bilimi buluşturmaya çalışanların bundan farkı yok. Epistemolojik falan filan , anlat bakalım tanrının yaratma planları neymiş derken bunu kastediyorum. Elimizde yöntem var , yeterli bilgi var , beyin varken insanlara tanrılar kızdığı için volkan patladı , deprem oldu demek sahtekarlık  olur.

İşte bunu anlatmaya çalıştım.

Link to comment
Share on other sites

2 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Anlamadım mı ki, Dedim ve iki kere daha satır satır okudum. E anlamışım hem de doğru anlamışım.

Tanrı düşüncesi de evrimsel sürece dahildir ama artık değişen ve gelişen şartlara uyum sağlayamamaktadır. Hala daha evrenin içinde tanrının evini aramaya çalışmak doğru değildir.

Meme emmek doğal birşeydir ama 30 yaşındaki insanın karnı açıktığında meme istemesi doğru karşılanmaz. Bugün din ile bilimi buluşturmaya çalışanların bundan farkı yok. Epistemolojik falan filan , anlat bakalım tanrının yaratma planları neymiş derken bunu kastediyorum. Elimizde yöntem var , yeterli bilgi var , beyin varken insanlara tanrılar kızdığı için volkan patladı , deprem oldu demek sahtekarlık  olur.

İşte bunu anlatmaya çalıştım.

Anladım derken bile harbiden anlamadığınızı gösterdiniz tebrik ederim. 

Evrimsel süreçte tanrı fikri oluştu artık gerek yok ya da var gibi bir düşünce değil ki dediğim. Eğer tanrı yoksa evrim süreci özünde amaçsız ve tasarıma dayanmayan bir sürece dayanır. Buraya kadar hem fikiriz herhalde? Buradan sonra topic girişinde yazdığınız fikirler bu tasarımsız ve amaçsız süreçlerin oluşturduğu beyninizin olduğu için tanrıya yani bir amaca inanan kişiye göre epistemik güvenceniz daha az olur. Yani ben bunu düşünüyorum diyebilirsiniz ancak o düşüncenize güvenmeniz için veya güvenmemiz için pekte neden yok. Bu illa tanrı var diyen bir argüman değil. Doğru bilgiye ulaşmaya dönük bir epistemoloji. Yoksa demek istediğim tanrı var volkanlar patlıyor kurban kesiyoruz tarzı ritüeller değil. Fakat eğer argüman doğruysa inançsız kişilere eleştiri yapma şansınız baştan yok olur.

Link to comment
Share on other sites

8 saat önce, Ali yazdı:

Anladım derken bile harbiden anlamadığınızı gösterdiniz tebrik ederim. 

Evrimsel süreçte tanrı fikri oluştu artık gerek yok ya da var gibi bir düşünce değil ki dediğim. Eğer tanrı yoksa evrim süreci özünde amaçsız ve tasarıma dayanmayan bir sürece dayanır. Buraya kadar hem fikiriz herhalde? Buradan sonra topic girişinde yazdığınız fikirler bu tasarımsız ve amaçsız süreçlerin oluşturduğu beyninizin olduğu için tanrıya yani bir amaca inanan kişiye göre epistemik güvenceniz daha az olur. Yani ben bunu düşünüyorum diyebilirsiniz ancak o düşüncenize güvenmeniz için veya güvenmemiz için pekte neden yok. Bu illa tanrı var diyen bir argüman değil. Doğru bilgiye ulaşmaya dönük bir epistemoloji. Yoksa demek istediğim tanrı var volkanlar patlıyor kurban kesiyoruz tarzı ritüeller değil. Fakat eğer argüman doğruysa inançsız kişilere eleştiri yapma şansınız baştan yok olur.

Bende diyorum ki ne saçmalıyorsun , bu dediklerine delilin nedir? Tanrıya inanan insanların daha tutarlı ve sağlam fikirli olduklarını ne ile kıyaslayıp ispat edebilirsin?

Evet evrim amaçsız ve tasarıma dayanmıyor , uyum sağlayabilmeye ve dengeye dayanıyor.

Peki bunu tanrı sosuyla yedirsek ne çıkacak? Allah ne güzel yaratmış dediğinde sadece o aptal beynini uyutup herşeye Allah'ın hikmeti diyerek hiçbir işe yaramaz bir hayat süreceksin. Zaten dincilerin 5000 yıldır yaptığı da bu değil mi?

Bütün dinler tarihinde dincilerin hepsi yeniliğe düşmandır.

Senin tanrı argumanıyla nereye varılmış sonuç ortada yeni birşey bulmuş gibi anlatmaya çalışman saçmalık zaten.

Link to comment
Share on other sites

4 saat önce, Kafir İmam yazdı:

Bende diyorum ki ne saçmalıyorsun , bu dediklerine delilin nedir? Tanrıya inanan insanların daha tutarlı ve sağlam fikirli olduklarını ne ile kıyaslayıp ispat edebilirsin?

Evet evrim amaçsız ve tasarıma dayanmıyor , uyum sağlayabilmeye ve dengeye dayanıyor.

Peki bunu tanrı sosuyla yedirsek ne çıkacak? Allah ne güzel yaratmış dediğinde sadece o aptal beynini uyutup herşeye Allah'ın hikmeti diyerek hiçbir işe yaramaz bir hayat süreceksin. Zaten dincilerin 5000 yıldır yaptığı da bu değil mi?

Bütün dinler tarihinde dincilerin hepsi yeniliğe düşmandır.

Senin tanrı argumanıyla nereye varılmış sonuç ortada yeni birşey bulmuş gibi anlatmaya çalışman saçmalık zaten.

Bu epistemik sezgilerimize dayanan bir argüman. Evrim süreci Amaçsız ve tasarıma dayanmıyor dedikten sonra uyum ve dengeye dayanıyor demeniz bir şeyi degistirmiyor. Uyum sağlamanın bizleri  gerçek anlamda doğru düşünen bir zihne sahip edeceğini hangi sezgimize veya deneyimimiz dayanarak söyleyebiliriz? Farkettiyseniz argüman etrafında konuşurken sizin konuşmanız şuralara kayıyor( her şeye allahin hikmeti diyorlar, 500 yıldır yaptıkları bu, ya da bütün dinciler yeniliğe düşmandır.) Bunlar bahsettiğim argumanla alakalı gibi sandığınız alakasız şeyler. Sizin kininiz dinlere anladığım kadarıyla her fırsatta işte tanrı şöyle çıkmış dinciler şöyle yapar mevzusuna getirme hedefindesiniz. Oysa benim dediğim çok ama çok basit bir akıl yürütme.  Çok özet bir soru olarak; uyum sağlayıp dengeye uyanın mı akıl yürütmelerinin doğru olması daha muhtemeldir. Yoksa bilinçli tasarıma ve doğru düşünmeye amaçlanmış şekilde tasarımların bir akıl yürütmeye mi güvenmek daha muhtemeldir? Epistemik sezgi ve hayattaki deneyimlerimiz bize daha çok 2.sinim yakın geldiğini söylüyor. Eğer ki 2.si de kesin değildir ki derseniz referans alabileceğiniz başka kimse kalmaz çünkü; insan olarak biz kendimizden de referans alamayacaksak nereden alacağız ki başka? Not: bilimden demeyin o da insan etkinliği zaten:d 

Link to comment
Share on other sites

21 dakika önce, Ali yazdı:

Bu epistemik sezgilerimize dayanan bir argüman. Evrim süreci Amaçsız ve tasarıma dayanmıyor dedikten sonra uyum ve dengeye dayanıyor demeniz bir şeyi degistirmiyor. Uyum sağlamanın bizleri  gerçek anlamda doğru düşünen bir zihne sahip edeceğini hangi sezgimize veya deneyimimiz dayanarak söyleyebiliriz? Farkettiyseniz argüman etrafında konuşurken sizin konuşmanız şuralara kayıyor( her şeye allahin hikmeti diyorlar, 500 yıldır yaptıkları bu, ya da bütün dinciler yeniliğe düşmandır.) Bunlar bahsettiğim argumanla alakalı gibi sandığınız alakasız şeyler. Sizin kininiz dinlere anladığım kadarıyla her fırsatta işte tanrı şöyle çıkmış dinciler şöyle yapar mevzusuna getirme hedefindesiniz. Oysa benim dediğim çok ama çok basit bir akıl yürütme.  Çok özet bir soru olarak; uyum sağlayıp dengeye uyanın mı akıl yürütmelerinin doğru olması daha muhtemeldir. Yoksa bilinçli tasarıma ve doğru düşünmeye amaçlanmış şekilde tasarımların bir akıl yürütmeye mi güvenmek daha muhtemeldir? Epistemik sezgi ve hayattaki deneyimlerimiz bize daha çok 2.sinim yakın geldiğini söylüyor. Eğer ki 2.si de kesin değildir ki derseniz referans alabileceğiniz başka kimse kalmaz çünkü; insan olarak biz kendimizden de referans alamayacaksak nereden alacağız ki başka? Not: bilimden demeyin o da insan etkinliği zaten:d 

Tasarım adaptasyon ve denge değildir ki.  Yine anlamadan yazmış etmişsin. Yok yok anlayamamışsın.

Tasarlanan birşey olmadan önce bilinir ama denge ve uyum olduğunda bilinir.

Hiç anlayamayacaksın.

Allah tasarladıysa bu planın öncesi ve sonrası olmalı. Neye göre tasarlamış da yapmış. Tasarlayamadıkları neymiş ne olmuş?

Anlayabilirsin cevap ver ama anlamadan yazma

 

Link to comment
Share on other sites

2 saat önce, Ali yazdı:

Bu epistemik sezgilerimize dayanan bir argüman. Evrim süreci Amaçsız ve tasarıma dayanmıyor dedikten sonra uyum ve dengeye dayanıyor demeniz bir şeyi degistirmiyor. Uyum sağlamanın bizleri  gerçek anlamda doğru düşünen bir zihne sahip edeceğini hangi sezgimize veya deneyimimiz dayanarak söyleyebiliriz? Farkettiyseniz argüman etrafında konuşurken sizin konuşmanız şuralara kayıyor( her şeye allahin hikmeti diyorlar, 500 yıldır yaptıkları bu, ya da bütün dinciler yeniliğe düşmandır.) Bunlar bahsettiğim argumanla alakalı gibi sandığınız alakasız şeyler. Sizin kininiz dinlere anladığım kadarıyla her fırsatta işte tanrı şöyle çıkmış dinciler şöyle yapar mevzusuna getirme hedefindesiniz. Oysa benim dediğim çok ama çok basit bir akıl yürütme.  Çok özet bir soru olarak; uyum sağlayıp dengeye uyanın mı akıl yürütmelerinin doğru olması daha muhtemeldir. Yoksa bilinçli tasarıma ve doğru düşünmeye amaçlanmış şekilde tasarımların bir akıl yürütmeye mi güvenmek daha muhtemeldir? Epistemik sezgi ve hayattaki deneyimlerimiz bize daha çok 2.sinim yakın geldiğini söylüyor. Eğer ki 2.si de kesin değildir ki derseniz referans alabileceğiniz başka kimse kalmaz çünkü; insan olarak biz kendimizden de referans alamayacaksak nereden alacağız ki başka? Not: bilimden demeyin o da insan etkinliği zaten:d 

Alvin Platinga'cılık mı oynuyoruz?

Leş çünkü.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...