Jump to content

mustafa2116

Members
  • İçerik sayısı

    49
  • Kayıt tarihi

  • Son ziyareti

  • Kazandığı günler

    1

Everything posted by mustafa2116

  1. Araştırma konusu olan piramit araştırmayı yapan araçaları etkilediğinden ispatlandı.Buna bende katılıyorum Ama kafa kurcalayan öyle bir nokta varki bunu net açıklayamıyorlar. Pramit günümüzde de şu anki zmanıyla aynı hızda. İşte cevap sorun neresi saat yanılmalrı neden oluşyuor ışık hızı derken neden duraksanıyor.?? Herşey doğada belli bir hızda bu nedenle hızı etkileyen herşey zamanıda etkilemiş gibi oluyor. Işık hızı daha hızlı olamazmı. Yada ışık hızından daha hızlısı olamazmı olur niye olmasın... Maddeyi etkileyen nesne maddenin yavaşlamasına ve değişiminin geçikmesine neden olmakta. Bilim adamlrıda buna zamanda atlama demekte. Cevap basit ama bunu kafa kurcalayacak kadar karışık anlatan insanın hayal gücü.. pramitin cevresinde zaman yavaş akmıyor yavaş akan kavramı burda maddenin değişim süreci. Zaman yine aynı bu kez değişen maddenin yavaş şekilde değişmesi ve yapsının daha uzun sürede bozulması. Açıklayıcı olmuştur sanırım..
  2. mustafa2116

    Zaman Nedir?

    Felsefen karışık ve kafa karıştırıcı. Düşünce gücünü elealırken helde bilgi aktarırken insani algıyı irdelemek baştan hatalı bir taştışma ortaya atar. çünkü algı ve seçicilik insandan insana değiştiği gibi insanın aynı durumdaki halindede değişir. Değişim-zaman-olgu-vaka-hareket- yada diğerleri bir bütünün işleyişe geçtiği şekildir. Bu bir insanın nefessiz bir ortamda susuzca yaşatmak ve bedeni olmadan araştırmakla eşdeğer. Bir araştırmada Gerçektende sonuca ulaşmak istiyorsanız onun kullandığı materyalleri tek tek değil bütünüyle araştırmanız gerekir. İnsan oğlu zaman kavramını 1-2-3 anlamla yapılandırmamış. Bunun açık nedeni süreye saat geçen güne harekete hep zaman diye tarif etmesi. Bu durumda da algıyı devreye koymak bir birinden farklı anlamlar çıkarılmasına neden olacak. Araştırma konusu ne ise onu araştırmak ve algıyı bu şekilde devreye koymak daha net cevaplar verdiriken her seferinde zamanla insan algısını ele almak zamanı kürdanla eşdeğer tutmaya benzemekte. Yazının başındada bildirdiğim gibi Felsefeniz karışık ve kafa karıştırıcı..
  3. Senle aynı şeyi anlattık ama sorun sen parçacıktan genele ulaşmaya çalıştığıdan küçük bir hata oluşmuş oldu. Bense anlatımımı parçacığı ele alırken genelinde farklı davrandığını açıklayarak ele aldım. Ama bu hata diye kabul ettiğim benim düşüncemdir. Mantıkande aynı şeyleri düşünmemeiz biraz or olurdu. Parçacık insan olarak ele alınsın bunlardan kimileri erken ölür kimileri geç ölür. Geç ölenler geleceğe yolculuk yapanlar diye kabul edersek bunu topluma yansıtamayız. işte Genel Kanıdaki yanılma burda. Çünkü geleceğe giden insan yeni gelenlerle o anki kurallarla geleceğe gitti. Kendi zamanı durmadı yada yavaşlamadı sadece o anki durum yavaşlama yaşattı. Toplumsal olan bütün bireyler için geçerli olmayabilir ama 1 bireyin zaman atlaması neden toplumda geçerli olsunki?. Parcadaki zaman yavaşlamadı yavaşlayan parcanın kendi zaman normal seyrine devam etti sade parça durumu itibariyle bir değişiklik yaşamadı. Buda zamanın 1 değil binlerce şekli olduğunu kanıtlar..
  4. Belli oranda saçma kalmaktanda kurtulamıyor TheUniverse Aynı zaman diliminde hareket eden parça düşüncesini ele alın. Örnek: elimizde 4 tane taş var bunlalardan biz dörüncü taşız. Şimdi taşlardan 1. taşı şık hızına çıkartalım ve 1 sene bu hızda bırakalım 1-2 hafta geçmiş gibi gelecektir. Bunu biz anladık ama 2. taş aynı zamanda kaldı. 3. taşta öyle Bu kez 3. taşı bu geziye çıkartalım oda aynı denklemle 1-2 hafta geçmiş gibi olacak. 4. taş izleyicilik yaptı ve 3. taş iyice yaşlandı diğer taşlarsa genç kaldı.??(??) Hayır tamda öyle değil. Aynı zaman diliminde ister ışık hızına çıkın işterse ışık hızını geçin yavaşlayan zaman dilimi sizin alanınızla sınırlı olabilir(??!!??). Ancak 1 senedir gezip durduğunuz bu süreçte bu taşlara eklenir ama 1-2 hafta eksiltilerek. Çünkü onlar 2 haftayı geçiridiklerini biliyor siz onlara 365 gün yerşne 351 gün vermelisinizki 1 senedir gezdikleri görülsün. Değişen sadece deyneydeki verilen süreç. Burdanda şu sonuç çıkar ki zaman aynı anda farklı yerlerde tek düze hareket etsede parçaya görede şekillenir. Ama genel geçerde değişmez. Karadeliğin etradında 5 sene dönenler 10 sene sonraya gidiyorsa bu zaman sadece onların hisseddiği zamandır. Bedenen yapılan yavaşlamanın verdiği bir zamansal değişikliktir. Bunu bir yerde daha okumuştum. Adamın anlatımı aynen buna benziyordu. Zaman aynı zaman ama değişen parçanın hissediği:)).
  5. HACI senle aynı şeyi farklı şekilde konuştuğumzu yazlarından anladım. Olgu ile zaman birbirlerine bağlı bunu zmanın bir özelliği olarak bildirdim ama zamanı olgudan ayırmak diye birşey yok Aynı anlatımı ben özellik diyerek anlatmıştımsen zamanla vakayı birleştirererk anlatmışsın.
  6. Tasarımda kusur ararken nasıl bir kusursuzu seçtiğinize bağlı olduğunu hiç unutmayın. Biz öyle bir evrende yaşıyoruzki içinde bizim düşündüğümüzün milyalarca katı canlı bulunmakta ve bunlar bir yerlerde yaşamakta. Bu canlılarında yaşaması gerekir. Siz bana genetik bozukluluk cevreden oluşmaz diyorsunuz ben bunu size rahat rahat cevreden oluştuğunu kanıtlarım. Siz klonlamayı etkin yaparken oluşan hatadan bahsediyorsunuz ama bu hatayı oluşturandan çevre. Allah konusuna gelince kusursuz olan daima yaşayacak diye bir kural yok orda. Aynı zamanda daha iyi yaşayacak diye bir kuralda yok. Yapılan genel hatada zaten burda Hasalık neden var sorusunun cevabını hep hatalı yaratım olarak algılamaktalar oysaki hastalık bir hata değil bir değişimdir. Evrimi reddetmediğimi Açıkca ifade edebilirim ama katılamdığım yönlerinide kabulş etmem. Madem evrim tek bir canlıdan üredi otları oluşturan bu canlılık hayvanı oluşturan canlılıktan neden ayrı. Madem herşey belli sıraya göre oldu bu milyarlara yüklerken hata nede oluyor. Evrim devam eden kalıcı olan yada - olmayan yapı sonucuta buda allahın yaratma süreci olmuyormu. Tanrıyı herşeyi bilmeye iterken eğer insanlara bunu en düzenli şekliyle verseydi en kötüyü nerden algılayacaktı. Tanrı bunu biliyor derken kafamızı bulandıran soruları nerden nasıl sorcaktık. Allah inanırım ama Evrimin allahı soyutlamasından yada dışalasından ziyade bir yaratma süreci olduğunuda kabul ederim. Şimdi ne demek istediğimi anlamış olabildinmi bilmiyorum. Hata Oluşum yada olay değil Bakışın Hatası.Kimse En süperi bilmeyince genetik değişikliklerde oluşan hataları hata sanarlar oysaki onlarda bir canlının yada mekanizmanın o anki hareketinden oluşan olaylardır. Bu bir hata değil yada raslantı değil bir süreçten ibarettir. Zİhinde dışardan etkilenir ve şekillenir Kim konuşmayı bilmeyen bir çocuğa bir anda binlerce kelimeyi öğretebilirki?? Ancak çevreden etkilenir ve bunu öğrenir..
  7. Zaman soyutsal süreçtir ama bu soyutluluk somut olan maddenin hareketinin sonucu oluşan bir tasvirdir.Zaman hareketlerden ibaret olduğu içinde OLGU özelliğinide taşır..
  8. Katılmamak elde değil. ))
  9. Doğal sellek dediğiniz bu olmuyormu:??? Akıl hastları yada diğerlerini yöneltiyorsun bana Onlarında yaşamalrı belli sınırlar içinde düzgün çalışmış olmuyormu?? Cevaba cevap verirken savundıklarınında gerçek birer canlı olduğunu ve onlarındanhasta dahi olsa çoklu-tekli can taşıdıkları gerçek olmuyormu:? Genetik bozukluklar diyorsun. genetik bozukluklar cevre değişimiyle oluşuyor. Ve genelde doğa onları ayıklıyor. Sonradan hastalananları demişsin hastalıkta kendi işini yapmış oluyor. Cevap olarak soruyu sana yöneltiyorum. bunlar düzgün çalışan parça hata nerde...
  10. Arabaya dünyanın petrolünü taksan dahi olmuyor ama c4 le patlatırsan öteki dünyaya geçebiliriz belki, hem zamanda da yolculuk olur :::
  11. onların paradoz dedikerini cevaplayabilirim(belki.) Eğer geçmişte geleceten gelip babanı öldürmek istiyorsan kurşunun çıktığı an zman sıfır olur. Yani kurşun ne çıkar nede vurabilirsin. Bu paradox dedikleri çekim. ancak söz konusu ses olayını izlediyseniz orda sesin sürekli yükseldiğini bildirmekte. işin aslında böyle bir şey yok ses megafona manyetizmada bulunduğundan o sesi vermektedir. Işık yol aldığı miktardada kaybolmaktadır. Paradox diye cevap verdikleri düşüncede solucan deliğini mantığa tuturmaya çalışanlar olayın birde oluşumunda mantıksallığın net devam edeceğini düşünüyorlar. Silah ateş alsa dahi kurşun tene hem değecek hemde değemeyeçektir. çünkü tene değidiğinde geçmiş silincek tene değmediğinde hareket devam etcektir. Sonucunda zaman atlamaya tabi kalcak ve kurşun hemtene değerek heme ölüm yada yaralama yapmadan karşıya geççektir:). Aynısını bıçak yada diğerleri içinde geçerli kılın.Sorun yok geçmişe gitsek dahi yapabileceğimiz sadece kendi bazımızda sapgibi izlemek olacak etkide bulunamicaz tepki göstemicez. Kaldıki solucan deliklerini yakalamak diye tabir ettikleri sisteminde gerçeklik payı tahminden ibaret.Belli örenekleri soyut olan bir yapıya yöneltiyoruz:???
  12. Zamanda yolculuk geleceğe yönelik olabilir ama geçmişe yönelik olamaz. Bilim gelişirde insanı atomlarına ayırıp geleceğe saklarsa buda bir zaman yolculuğu olur ama geçmişe gitmek olmayan bir veriyi olur kabul etmekten başka bişi değildir.. Videolar süper paylaşım için tsk.. Facede yayınladım hemen ..
  13. Bilgiye Belli oranda sansür konulduğu doğru ancak Varsayımların henüz gerçek kanıtları olmadığı ortadayken İnsanın evrimini bir maymuna benzetmekte akıllıca değil. Darvine belli oranda katılmaktayım evrimin belli oranlarını desteklerim ama Aşırı derecede de bunu kabul etmem. Bilim önce araştırmayı ortaya koyar. Sonra bu araştırmaya kanıt koyar. Ancak benim evrimi destekleyenlerde ( aşırı evrimciler [Garipseyebilirsiniz Sonuçta ben 1 tanrıya inanan biriyim]) gördüğüm küçük bir yanılgı bulunmakta belki sizde katılırsınız. Evrimi gerçek kabulediyorum. Ancak evrimi öyle sıfıra soyutlamak helede nerde ne bulduysan evrime dayamak onu kanıtlamak için kırk dereden su getirmekte aşırılığı göstermekte. Bilim teknik dergisi sansür yeme nedenini bilmiyorum darvini birçok kitap anlatmakta ama farklı bir anlatımı yapmış olabilir. eğer elinde yazı olarak bulunduran varsa paylaşırsa sevinirim. Şimdi bana ne işin var bu forumda diye yazanlar olur ancak araştıran biriyim kimseye Allah var diye kanıt sunamayacağım gibi kimseyede sen böyle neden düşünüyorsun diyede karşı çıkamam. Aklım yattığınca herşeyle ilgilenmeye çalışırım..
  14. İnsan beyni verileri raslantıyla işeler ana raslantı sonucuda ürettiği yolları kullanarakta bu verilere geri ulaşır. Nöronlar dış dünyaya bağlı oalrak şekillenir dışardan gelen (gürültü tekil olmuş)ses ışık tat koku gibi yapıları bize işler. Beynimiz dışardan aldığı verileri işler ve düşünme sürecine saklar. Düşünme sürecimizi hafızamız oluşturur buda düşünme gücümüzün alıcı-verici ile sınırlandırıldığını gösterir. Hayal gücümüzüde oluşturan hafızamızdır. Ama burda unutulan veriler yada alıcılardan alınan hatalı bilgiler daha ön plana geçer. Haya gücümüz aynı zamanda bir savunma mekanizmamızdır ama bu baştan aşşağı bir savunma olmadığından düşüncemizi ençok etkileyen veri rüya yada hayalimizi kontrol altına alır. Bilgisayar hata yapmaz değil yapar. Her nekadar programlamayı mükemmel yapsakta çevre içinde olan biligsyar manyetik dalgalanmalardan etkilenir ve sapmalar oluşur. bu sapmalar sadece manyetikten değil bulunan ortamdaki herşeyden oluşabilir. Bir suyun dökülmesi elektirik kesilmeleri yada voltaj düşüklükleri. Tıpkı insan gibi oda hafızaya giden işlemlerde dış etkenlere bağlı olduğundan yolda yaşanılan soruna hatayla cevap verir. Bilgisayarda 1-0 arası akım grafiğiniz tamda dediğiniz gibi işlemez. Devre direnci 0,02 volta kadar düşüyorsa bu 1 olarak kabul edilir. Buda devredeki elektirik miktarının gösterilmesinde devre dirençlerininde etkin rol oynadığını gösterir. Dediğiniz metot Standart olarak kabul gören bir teoriden ibarettir. Satran konusuna gelince dediğiniz aynen geçerlidir. Yazılımda herkesi hüsrana uğratmamak gerek. Düşünsenize en küçük bir açığınızda şahmat olacak bir yapıdasınız...
  15. Zamanı ve insanı anlamaya çalısan insandır. Bunu 2. yada 3. gözden araştırmak alinin yada mehmetin zihinsel düşüncesiyle araştırmaya çalışmaktır. Zamanı evrenin açısından inceleyebilmek için var olan evrenin bir bilgi alış verişine zihinsel bir yapıya yada dahasına ihtiyacı varıdır. Zamanı incelerken yada onun geçtiği süreyi hesaplarken olgu diye bildirdiğiniz bilginin gerçekleştiğini zaten göreceksiniz. Zaman geçen bir süreçtir. Bu süreci geçtiği mekandan ayırıp incelemk nefessiz ortamda insanın yaşamasına bezetmek gerekir. Zamanın oluşumunu sağlayan evrenin varlığı buda zamanı mekana ve bir süreye dönüştürür. Evren sonsuzdan gelse dahi evren var olduğu için zaman var. Ama bilgiyi aktarma süreci diye de tabir edebileceğimiz olgu zaman bazına çıkartıldığında bilimsel açıdan araştırılması daha zor hale gelmektedir. atom oluştu-evren oluştu(yada tersi)evrende gezegenler canlılar oluştu bu süreç bir tetikle başladı yada hep bu şekildeydi( Bir tetikle başladığına inanırım Atom oluştutulabilirken ve yok edilebilirken atomu sürekli orda kılmak hatalı çıakrımlar oluşturur) sonuçta bir tetiklenme oluştu ki dünya oluştu ve zaman işleyişe başladı. Şimdi bu büyük olguyu bilime araştırtabiliyormusunuz? Bilim deniyor ön hipotezlerle bişiler üretiyor. Meddeyi nötür ortamda oluşturtabiliyor ve çoklu ortamda ise yok edebiliyor. Bu atom bazında atom-antiatom teorilerininde bir kanıtını oluşturmuyormu. Antiatom atomla çarpıştığında elde hiçbirşey denilen birşey klaıyor ama bu hiçbirşeydende birşeyler çıkabiliyor. Evrende bir noktada yada bir kaç noktada evrenin oluşumunu sağlayan birşeylerde olmalı.Tabi bu oluşumada evren dersek hata olur. Bilgisayarda Hardisklere veri saklarken 1-0 işlemi oluşut Hardisk gözü yapıyı işlemeden önce o levha boştur ne 0 değerini nede 1 değerini içerir ama elektirik geldiğinde 1 yada 0 değeri oluşur. İşte evrenin şeklide oluşumu etkiye bağlı bir yada binlerce yapının oluşumuna bağlıdır. Eğer evren olarak biz herşeyi ortaya atıyorsak dünya dediğimizdede bu herşeyi ortaya atmaktan çekinmemek lazım.. Ve son olarak. Evren Zamansızdır. Çünkü Evrende insan hiçbir etkiye sahipdeğildir.Evreni anlamaya çalışan insan kendi ürettiği zaman kavramıyla bunu anlamaya çalıştığından tam anlamıyla bir cevap alabilirmi bilinmez. Yine evren Kendine has bir zamana bağlıdır. Bu çelişki gibi gelsede İnsanın düşündüğü zaman tek bir çizgiden ibarettir ama evrende olaylar yada oluşumlar hep birlikte oluşur. Buda insanın bildiği zamanın bilmediği zamanlarlada çatışmasını ve reddedmesini sağlar. İşte bu yüzden evren hem zamanlı hemde zamansızdır.Bir yabancıya saat kaç diye sorduğumuzda anlamaz ve belki onun saat dilimide farklıdır. Zaman dünya üzerinde bile farklılık gösterirken neden evrende tam zıttı bir şekil almasın. Zaman bir süreçse bunu bilim nasıl incelesin. Soyut bir değer olan zaman deney tüpüne nasıl girsin. Zaman kavramı bizim konuşmalarımıza verdiğimiz sesli kavram gibidir farkı insanın aklını kurcalayan süreçleri kapsadığından sürekli tartışma konusu oluşudur.
  16. Bir bilgisayar programcısı olarak bile dediklerinize katılmıyorum. Bukadar yapıyı bir araya toplamak birde düzgün çalışmasını sağlamak üzerine birde yan ürün üretebilemsini sağlamak ve buna ROBOTluk demek Biraz uçuk bir fikir.. Siz düşünün Çevrenizi araştırdığınızda hayvanlarda neden akılyok onlar yan ürün üretmiyormu???
  17. Yazılarınızı okudum Ama Belli oranda katıldığım kadar belli ordanda bilimsel felsefenize katılmıyorum. Evreni mekan olarak ele alabiliriz ancak bu mekanı ilerleten sorusunuda zaman olarak verdiğimizde zamanın geçtiğiyer de evren olmuş olmuyormu. Bana göre evren yoktan var edilebilir ama yokluk kavramını insan neye bağlıyor onuda çözmek gerkmezmi. Gerçekten evren önce atomlardanmı oluştu yoksa atomlar oluştuktan sonramı oluştu. Soru araştırmaya giremeyecek kadar geniş bir soru cevapta haliyle zamansal yapıya seslenen insandan geliyor. Bilimde zamanın bir parcası ama zaman bir varlık değil bir olgu bu nedenle mekanını verdiğiniz zamanda ister istemez mekansız oluyor. Olgu için mekan şart değildir. Evreni zamansızdır dmişsiniz ancak evrendeki zamanla dünyadaki zaman farklılık gösterir. Buda şunu kanıtlarki Olgu(zaman) heryerde aynı hissedilmez. Türklerin kavimler göçüyle oluşturdukları insan karmaşası ve kültür kaynaşması uzun süreli bir olgudur. Burda zaman kaç mekan kullanmıştır da (5-15?) mekana ihtiyaç duymuştur.. Bu kavilmer göçü bile 1 senede olmadığı gibi 300 senyide aşmıştır ilk gelenin öldüğü son gelininde garipsediği ırklarda çıkmadımı. İşte zaman İnsanın düşüncesinde tek cizgi gitsede evrende tümü birden yaşanılan bir olguyu gösterir.
  18. İnsan aklı bilinç altından gelen bazı bilgiler içerir. Bu biligler tıpki bilgisayar gibi bir işlem yapar. Anlatacağım benzetme biraz karışık gelebilir ama bu şekilde net anlatabilirmi diye düşünüyorum. Bilgisayarda bir donanımı kullanabilmek için onun uyumlu olduğu yazılımıda kurmanız gerek. İşte bu yükleme insan beynindede belli oranda benzer. Ekranda gördüğümüz resimler normal yaşamımızda gördüğümüz görüntüler beynimizde yer eder ve tıpkı donanımı kullandıran yazılım gibi benzeri bir yapıda ortaya çıkar. Bunda beynimizin algılaması algılama hızı yada o anki ruhi halimizde etkilidir. Kendimizi eğer melek şeytan cin zombi diye belli oranda bile şartlasak beynimiz bu şartlanmaya bir kalkan oluşturmaya çalışmakta soyut gerçekliği ancak dikkatle çözümlemeye çalışmaktadır. Aşırı dikkatte algı yanılsamalarının oluşmasına neden olur..
×
×
  • Create New...