Jump to content

Psikiyatrik Hastalıklar ve Beslenme İlişkisi


Sputnik
 Share

Recommended Posts

Depresyon, otizm ve hatta şizofreni gibi ağır hastalıkların sağlıklı beslenme ile ilişkisi araştırılıyor. Bilimsel açıdan çok ilerleme var ama tedavilere pek yansıdığını görmüyoruz. Genellikle ketojenik diyet veya düşük karbonhidrat diyeti tavsiye ediliyor. Bu alandaki güçlü kanıtlara rağmen, psikiyatristlerin çoğunun bu sağlıklı beslenme-diyet konusuyla ilgilenmemesinin nedeni ne olabilir? 

İlgilenen var ama sayıca çok az. Birde sadece otizm hakkında konuşuyorlar. 

Link to comment
Share on other sites

Çok normal bence. Uzun bir süre taş devri diyetine göre beslendik. Vücut biyolojimiz buna alıştı, buna göre evrimleşti. Ve evrimin tedriciliğinin yanında, bizler çok hızlı bir şekilde diyetlerimizi değiştirdik. Bugün sağlıklı beyni olan insanların bile beslenme sebebiyle kortizol seviyeleri tavan yapıyor, sadece beslenme nedeniyle tüm gün stres peşlerini bırakmıyor. 

Görüyorum ki bu yılda bile hala sadece edebiyat yapan psikologlar var, hiçbiri biyolojimizle ilgilenmiyor. Günümüz psikiyatristlerinin de böyle bir yeniliğe hemen ayak uyduracağını sanmıyorum. 

Link to comment
Share on other sites

1 saat önce, Plütoncu yazdı:

Çok normal bence. Uzun bir süre taş devri diyetine göre beslendik. Vücut biyolojimiz buna alıştı, buna göre evrimleşti. Ve evrimin tedriciliğinin yanında, bizler çok hızlı bir şekilde diyetlerimizi değiştirdik. Bugün sağlıklı beyni olan insanların bile beslenme sebebiyle kortizol seviyeleri tavan yapıyor, sadece beslenme nedeniyle tüm gün stres peşlerini bırakmıyor. 

Görüyorum ki bu yılda bile hala sadece edebiyat yapan psikologlar var, hiçbiri biyolojimizle ilgilenmiyor. Günümüz psikiyatristlerinin de böyle bir yeniliğe hemen ayak uyduracağını sanmıyorum. 

Evrim ağacı sitesinde şöyle bir yazı buldum. Şurası gerçekten ilginç;

Alıntı

Paleopatologların iskeletlerden elde ettiği çıkarımlar arasında tarih boyunca insan boyundaki değişim öne çıkmakta. Yunanistan ve Türkiye’de buzul çağının sonlarından kalan iskeletlere bakıldığında erkekler için ortalama uzunluk cömert bir rakam olan 1,75 m ve kadınlar için de 1,65 m idi. Tarıma geçişle birlikte boylar dramatik şekilde kısaldı; M.Ö. 3000’e gelindiğinde erkekler için ortalama 1,60 m ve kadınlar için 1,52 m. Klasik dönemde boy uzunluğu hafif derecede arttı, ama günümüzde Yunanlılar ve Türkler hala uzak geçmişteki atalarının ortalama boy uzunluğuna erişmiş değil.

Tarıma geçişle birlikte boy ortalaması kısalmış. Başka bir yerde, taş devri insanlarının beyinlerinin daha büyük olabileceği iddiasını okumuştum. 

Link to comment
Share on other sites

Tarıma geçişle birlikte bir sürü hastalık ortaya çıkıyor zaten; diyabet, yüksek kolesterol vb. 

Taş devri beynimiz, öyle evrimleşti ki tarım devrimi bir sürü uyumsuzluk yarattı. Eskiden istediğimiz yiyecekleri her zaman bulamıyorduk, bulduğumuzda da sonuna kadar tıkınmamız ve alabildiğimiz kadar kilo almamız gerekiyordu. Ama tarım devrimi yiyecek fazlasını ortaya çıkardı, bu da genlerle birleşince durum ortada; obezite, aşırı beslenme, şeker komaları, insülin direnci... 

 

Link to comment
Share on other sites

Bilhassa depresyonun düzgün beslenmeden ziyade gün içinde yaşanan stresle (iş, okul, geçim sıkıntısı) alakası olduğunu düşünüyorum. 19./20. yüzyıldaki sanayileşme sürecinden sonra insanlarda daha fazla koşturmaca var. Herkes bir oraya bir buraya habire koşturuyor.

Link to comment
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
 Share

×
×
  • Create New...