Jump to content

Leaderboard

Popular Content

Showing content with the highest reputation on 10/05/2015 in all areas

  1. Bilissel bilim, zihnin ve islevinin icdisiplinini bilimsel calisir. Bilisselligin ne oldugunu, ne yaptigini nasil calistigini, iceler/arastirir. Bu arastirma/inceleme, zekayi ve davranisi da icerir. Ozellikle, enformasyonun, sinir sistemi (insanlar ve digger hayvanlar) ve makinelerde (ornek bilgisayar) nasil temsil edildigi, isleve kondugu, donustugunu (algi, konusulan dil, hafiza, sorgulama ve his alanlarinda) icerir. Bilissel bilim, psikoloji, yapay zeka, felsefe, sinir sistemi bilimi, dilin yapi ve isleyisi, ve antropolojiyi de icerencok sayida arastirma/inceleme disiplininden olusur. Dusuk duzeyli ogrenme ve karar mekanizmasindan, yuksek duzeyli mantik ve planlamaya, sinir system dongusunden, moduler beyin organizayyonuna kadar,analizin bir cok duzeyine yayilir. Bilissel bilimin asli kavrami, "Dusunmek, en iyi sekilde zihindeki takdim edici yapilar ve hesaplama icerikli islevlerin, bu yapilarda hareket etmesine gore anlasilir. Bilişsel bilim, beyinin çeşitli alanlardaki soyut verimini araştırır. Terim ilk defa 1973 yılında Christopher Longuet tarafından kullanıldı. 1976 yılında Cognitive Science dergisi yayınlanmaya başladı. 1979 yılında Cognitive Science Society (Bilişsel Bilim derneği) adıyla bir dernek kuruldu. İlk bilişsel bilimler konferansı, 1979 Ağustos'unda Kaliforniya'da toplandı. Bugün Asya, Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya'da pek çok bilişsel bilim programında bu alanda eğitim, öğretim ve araştırma etkinlikleri yapılmaktadır. Bilişselci yaklaşımın savunucuları, davranışçı yaklaşımın görüşlerini eleştirirler. Davranışçılığın bilimsel düşünceye hakim olduğu bir dönemde, 1950'lerin sonunda Noam Chomsky'nin dilin doğuştanlığını vurgulaması, zihin ve beyin araştırmalarında önemli bir dönüm noktasıdır. Davranışçılar, dili bir alışkanlık kazanma süreci olarak tanımlarken, Chomsky, dilin biyolojik bir temeli olduğunu, doğuştan gelen bir yetinin, sosyal ortamda süreç içinde edinime dönüştüğünü ileri sürmüştür. Bilissel Bilimciler David Chalmers-Noam Chomsky-Antonio Damasio-Daniel Dennett-Gerald Edelman-Leon Festinger-Jerry Fodor-Douglas Hofstadter-David Rumelhart-James McClelland-Jeffrey Elman-Daniel Kahneman-George Lakoff-George A. Miller-Marvin Minsky-Seymour Papert-Steven Pinker-Karl Pribram-John Searle-Herbert Simon-Alan Turing v.b. Onemli Kavramlar Awareness · Cognitive dissonance · Comprehension · Consciousness · Imagination · Intuition. Percept (object of perception).Memory-Attention · Higher nervous activity · Intention · Learning · Mental fatigue · Mental set · Thinking · Volition Cognition-Bilis Bilimde, bilis; tum zihni yetilerin ve islevlerin bilgilenme, dikkat, hafiza, isleyen hafiza, muhakeme ve evaluasyon sorgulama hesaplama, problem cozme, karar alma, kavrama, konusulan dil uretimi v.s. ile iliskili toplamidir. Bilis, insanoglunca bilincli ve bilincsiz, somut ya da soyut, ayni zamanda sezgisel (konusulan dilin bilgisi gibi) ve kavramsal (konusulan dilin modeli gibi)dir. Bilissel isleyis, olan bilgilenmeyi kullanir ve yeni bilgilenme ortaya cikarir.
    1 point
  2. Genelde bazi kavramlar anlam ve icerik olarak karistirilmaktadir. Bu mesajda yukaridaki iki kavram arasindaki farki acikliyacagim. Olay (actuality)- Belirli bir zaman, yer sar ve durumda meydana gelmis, olmus bitmis gozlemi olan bir harekettir. Olgu(Fact)- Bilimsel olarak olmuslugu, teori ile ortaya konmus, teorisi test edilmis ve gozlem veren matematiksel/mantiksal Fiziksel ve de sosyal bir bilgidir. Olayda, olmusluk sadece o an yer zaman durum ve sart icin gecerlidir. Baska bir zaman icin gecerli degildir. Yani gozlem olarak bir daimilik icermez. Dolayisi ile yanlislanmasi da mumkun degildir. Bilimsel bir icerigi yoktur. Belirli bir teorisi ve de test edilebilirligi de yoktur. Olgu da ise olabilirligi, gozlemsel olarak yanlislanabilene kadar gecerlidir ve bilimsel olarak baglayicidir, tartisma disidir. Zamansal bir icerigi yoktur, cunku deneyimi her zaman yapilabilir. Gozlem olarak yanlislanabilene kadar, daimilik icerir. Yanlislanabilmesi gozlem ile mumkundur. Tamamen bilimseldir. Test edilebilen teorisi vardir. Isigin hizi bellidir ve olculebilir. Bir olgudur ve gozlem verir. Eger isigin hizi yine gozlem ile yanlislanabilirse, bu olgu gecerliligini yitirir. Herhangibir seyin hizi ise bir olaydir. Sadece o an o yerdeki o fenomenin o sart ve durumdaki gozleme verdigi olcumdur. Ayni fenomen olsa bile baska bir yerdeki zamasndaki sart ve durumdaki hizinin olcumunde ayni sonucu vermeyebilir. Ayrica her bir fenomen, her bir farkli sart, durum, zaman ve yer icin de hizin olcumu degiskendir. Her bir olcum de bir olaydir. Olay genelde bir hareketin kendi zaman yer ve sartinda olusmasidir. Iste bu olusumun dile getirilmesi o olayin aciklanmasidir. Kisaca olayin mantiksal olabilirlik olasiligi olmus ve yerine gelmistir. Yanlislanmasi mumkun degildir. Olgu da ise mantiksal olabilirlik olasiligi, hem teorisinin test edilmesi hem de her seferinde yerine getirilebilmesi gecerliligi vardir. Gozlem ile yanlislanabilir. Mesela evrimsel olarak, bir kisim canlilarin dogumu bir olgudur, yani "canlilar dogar, yasar ve olurler" Bunu daimi gozlemlemek de bu cumleyi teorik olarak pratikte test etmekte mumkundur. Burada bir zaman belirtimi, yer belirtimi, durum ve sart belirtimi v.s. yoktur. Yalniz, "Ali'nin dogumu" olaydir. Hem bir olgunun gozlem veren bir parcasidir, hem de Ali o yer, zamasn, durum, sart ta dogmustur. Bu dogum, zamansal olarak bitmistir ve yanlislanamaz. Kisaca soyle de diyebiliriz. Olgu daimi gecerlidir ve zamansizdir. Yanlislanabilir Gozlemi de daimidir. Olay oldugu an gecerlidir ve zamanlidir. Yanlislanamaz Gozlemi sadece o zaman, yer, durum ve sart icin gecerlidir. Hem olayi veren fenomene/lere hem de yer, zaman, sart ve duruma gore de degiskendir. Burada olgu ve olayi, gercek ya da dogru ile karistirmamak gerekir.
    1 point
  3. Insanoglu turu ya da evrimsel adiyla homo sapiens sapiens; hic bir kavramsal deger ya da bilgi ile dogmaz. Butun degerleri ve kavramsal bilgiyi yasamdan ogrenir. Butun ogrendiklerini de kendi zihni temelinde uygulama ya da uygulamamasi da kendisine aittir. Burada onemli bir not; Insanoglu KAVRAMSAL DEGER YA DA BILGI ILE DOGMAZ, AMA KAVRAMSAL DEGER VE DE BILGIYI YARATACAK/TURETECEK BEYIN YETISI ILE DOGAR. Yani bir zihniyet ile dogmaz, sadece ZIHIN YETISI ILE DOGAR. Beyninin tum zihinsel faaliyetinin degersel kavramsal bilgisini yasamindan ogrenir. Kisaca, insanoglunun bir dogasi da dogalligi da yoktur. Insanoglu her turlu davranisini dogumdan sonra ogrendigi kavramsal degerler ve bilgi ile yonlendirir. Insanoglunun vucudunu yonlendiren her turlu davranisi onun beyninde yer etmis her turlu kavramsal deger ve bilgi temelindedir. Insanoglunun dogasi ve dogalligi onun beyninde yarattigi dusuncesini davranisa sisteme duzene kurumlasmaya ve de her turlu bilgiye tasiyarak; yasam ve iliskisinde somutlastirmasidir. Insanoglunun davranisi yine insanoglunun ZIHINSEL YAPILANDIRILMISLIGIDIR. Beynin soyutlamis degerve bilgileri yonlendirir, vucut da davranir. Iste sekilci ve formek mantik, sadece davranan vucudu gorur ve onun arkasindaki zihniyeti algilayamaz ve degerlendirmez. Vucudun davranisini da yine sekilci ve formel olarak; sadece fiziksellige biyolojiye evrime v.s. temelli DOGAYA VE DOGALLIGA BAGLAR ve boylece bu kavramsal deger ve bilgi ile yapilandirilmis doga ve dogalliga kendini teslim eder. Buna da kadercilik ya da determinizm der. Ya da bir akilli tasarima, yaraticiya tanriya v.s. baglar. Kisaca, insanoglu kendisini kendi yarattigi ve somutlastirdigi deger ve bilgilerle kendine teslim eder ve teslim alir. Iste bu temelde de insanoglu kendi bunyesinde kontrol eden/yoneten/yonlendiren v.s. ile kontrol edilen/yonetilen/yonlendirilen diye iki ana kutuba ayrilir. Etken olanin edilgen olan uzerindeki ustunluk ve hakimiyeti de; bu dogallik masalinin yaninda, guc otorite iktidar hukuk hak yasa kanun mukafat ceza v.s. temelli kurum ve kurumsallasmis duzen ve sistem ile saglanir. Bunun temeli "Korku felsefesi" ve yarattigi "suru psikolojisi" ve de yetistirdigi "emir kullari ve robotlasmis" lardir. Burada insanoglunu suru psikolojisi korku felsefesi biat kulturu temelinde evrimsel, biyolojik, ontolojik, teolojik, yaratilissal, dogal, fizik otesi temelli her turlu dogal/fenomenal zihniyet; AYNI TESLIMIYETIN TEMELINI TASIR. Her turlu dogumdan itibaren dogana giydirilen etik ideolojik inancsal deger veri ve tabu tasiyan ve core faith temelinde egoyu olusturan bilincaltina yerlesmis ve otomatiklesmislerle yapilan ve uygulanan zihinsel davranislar, bu teslimiyetin urunudur.
    1 point
×
×
  • Create New...